GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

16/12/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



 


TCDD'yle yolculuk işkencesi

Dünyada en güvenli yolculuk demiryolu ile yapılan yolculuk olarak bilinir. Gerek karayolu, gerekse de havayolu ile kıyaslandığında neredeyse hiç kaza olmuyor diyebileceğimiz taşımacılığın her yıl yüz milyonlarca yolcu ve milyarlarca ton yükün taşındığı demiryolu olduğunu istatistikler söyleyecektir.

Ülkemizde ise nedendir bilinmez bu taşımacılık adeta kaderine terk edilmiş durumda. Dünya yıllar önce hızlı trenleri icat edip uçak hızıyla yolcularını hedeflerine ve sevdiklerine ulaştırırken bizde eski teknoloji ve ilkel yolculuk şekli ne hikmetse devam ediyor.

Hal böyle olunca halk karayolu taşımacılığına yönelmiş ve karayollarımız kanyollarına dönüşmüştür. Buna rağmen güvenli demiryolu işletmelerine gereken önemin verilmemesi gerçekten düşündürücüdür.

Her gün binlerce sıkıntının yaşandığı bu yollarda bir örnek vermekle yetineceğiz.

"TCDD'nin Çukurova mavi treniyle yaptığım yolculuklarım esnasında yaşadıklarım beni çok üzdü. İki hafta önce yaptığım seyahatim sırasında herkesin yemek yediği, çay içtiği yemekli vagonda görevli şef garsonun yaptıklarından inanın çok utandım.

Şef garson bir tartışmaya girdiği diğer bir şahsa küfür ederek, kafa atarak herkesin gözü önünde saydı sövdü ve inanın hayatında duymadıkları küfürler karşısında herkes çileden çıktı.

Gel gör ki iki hafta sonra yaptığım seyahatte de (11.12.2000) Ankara'dan Mersin'e Çukurova mavi treninde bu şahsın para üzerini eksik vermesi ve sonra da 'Ben tamam verdim, sen yalancısın.' dedi. Ben de 'Gereken şikâyeti yapacağım.' deyince 'Hadi ordan p.....' deyip üzerime yürümesi beni çileden çıkarttı."

Bunlar sadece Atilla Avcı adlı bir vatandaşımızın anlattıkları. Diğerlerini fazla zamanınızı almamak için yazmıyoruz.

Bütün bunları duyunca insanımızın canı pahasına neden karayolunu tercih ettiği bir kez daha ortaya çıkıyor.

Şimdi yetkililerin çıkıp şu sorulara cevap vermesi gerekmez mi? Bu magandaların TCDD'nin adını kötüye çıkarma hakları var mı? Bunları burada istihdam etmekle insanlara zulmetmelerine fırsat vermek kimin hakkı?

Özel bir işletmeleri olsaydı müşteri memnuniyetine bu kadar mı dikkat edilirdi? Müşterinin huzurunu kaçıran insanlara tahammül ederler miydi? Dünya yaygın ve verimli bir şekilde kullanırken TCDD gibi güzide bir kurumun bilinçli bir şekilde gözden çıkarılması mı söz konusu?

Hadi demiryollarına yatırım yapılmamasını anladık; fakat mevcut personeli eğitmek, diğer sektörlerdeki gibi bir hizmet anlayışını onlara kazandırmak çok mu zor?..




PTT Almanya'ya faks gönderemiyor

Eski adıyla PTT'nin hizmetleri arasında posta, telefon, telgraftan başka bir de faks hizmeti olduğu herkesçe bilinen bir durum. Ahmet Hekim, bir gün Almanya'ya faks çekmek için en yakın PTT olan Ankara Kızılay'daki postaneye gider. Ancak görevliler Almanya'ya faks çekilemediğini söylerler. "Sadece burada mı çekilemiyor." diye sorduğunda ise PTT'nin Almanya'ya faks hizmetinin olmadığı belirtilir.

Avrupa'da en çok Türk vatandaşının yaşadığı ülkenin Almanya olduğunu düşünürsek Avrupa'nın diğer ülkelerine faks çekilebiliyor olsa bile Almanya'ya çekilememesi (hem de Türkiye'nin başkenti Ankara'da bile) akıl alacak gibi değil. "Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliğinin daha fazla telaffuz edildiği şu günlerde Almanya'ya faks çekilememesi ne kadar büyük bir eksiklik değil mi?" diye soruyor Ahmet Hekim.




PTT Müşaviri'nin açıklaması: Problem Almanya'dan

Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız PTT Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Mehmet Gökçen de PTT'den Almanya'ya faks gönderilememesini doğrulayarak problemin Alman posta yetkililerinden kaynaklandığını ifade etti.

Gökçen'in açıklaması şöyle:

"1.10.1999'dan beri maalesef Alman Devleti Posta İşletmesi yetkilileri Türkiye ile yapılan faks hizmetlerinin maliyetleri kurtarmadığından dolayı bu hizmeti durdurmuşlardır. Yani şu anda PTT vasıtasıyla resmi kanalla Almanya'ya faks hizmeti verilemiyor. Ancak özel faks haberleşmeleri konusunda bir problem yok.




Ehl-i Beyt ve Şeb-i Arus

Daha önce kapsamlı ciddi, faydalı hizmet ve faaliyetlerle halkın haklı beğenisini kazanmış Fermani Altun genel başkanlığındaki Ehl–i Beyt Vakfı, güzel bir faaliyete daha imza atıyor. 17 Aralık 2000 tarihinde saat 11.00'da Ataköy Crown Plaza'da vatandaşlarımıza Hz. Mevlana'yı anma töreni ve Şeb–i Arus programı düzenleyecek.

Dünya Ehl–i Beyt Vakfı Başkanı Fermani Altun, Evrensel Mevlana Aşıklar Vakfı Başkanı Mete Edman, Galata Mevlevihanesi Yaşatma Derneği Başkanı Gürcan Kaftan, Din Görevlileri Sendikası Başkanı Ahmet Yıldız, Türkiye İlahiyat Fakültesi Mezunları Derneği Başkanı Selahattin Yazıcı'nın organize ettiği törende aynı zamanda bir de panel tertip edilmiş. Mustafa Öz, Süleyman Uludağ, Mehmet Maksudoğlu, İskender Pala ve Zekeriya Beyaz gibi profesörlerin yanı sıra, Hasan Kanatlı, Abdullah ve Kadir Has ve ben de programa panelist olarak katılacağız.

Bunların yanı sıra Mevlevi korosu, semah ve halk ozanları kalpleri coşturacak.



n.bayhan@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.