GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

16/12/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



RAMAZAN 

Sertliği eriten adam: Ahmet Taşgetiren

Taşgetiren'in beş erkek çocuğu var. 'Kızınız' diyecek oluyoruz, 'Kızımız yok; ama inşaallah gelinlerimiz olacak.' diye araya giriyor. O en kritik konularda bile nazik davranan, samimi ifadeler kullanan bir yazar. Kendine ve okuyucularına vermeye çalıştığı ölçüsü onu farklı bir insan kılıyor.
Çocuklar büyükten küçüğe Çağrı, Mahmut Tuğrul, Ömer, İbrahim Safa ve Emre. Ahmet Taşgetiren, ülkemizde geniş bir kamuoyunu ve özellikle de İslami hassasiyete sahip insanları, fikirleriyle etkileyen bir yazar. Halen Yeni Şafak'ın başyazarlığı görevini yürüten ve Altınoluk Dergisi'nin de Yazı İşleri Müdürü olan Taşgetiren'i daha yakından tanıtmak istedik. Bir iftar daveti ile evinde buluştuğumuz Taşgetiren, 'bir gazetecinin özel dünyasını' bizlerle paylaştı.

NEFİSLE yalnız kalmak var ya!

İnsanlar arasında gayet düzgündür. İbadetini yapar, günahlara uzak durur. Ama kimsenin olmadığı bir mekanda nefsine yenilir. Yalnızlık tehlikesi onu alır götürür. Günahlar insan ve imtihan için vardır. Kendisine nefis verilen insan ancak bu yolla test edilip dayanma ve sabrı ölçülebilir.

Her zaman mütebessimdi

Yüzünde, ışıldayan bir parlaklık ve neşe vardı. Herkese ama herkese selam verirdi. Her zaman mütebessimdi. Yüzünde daima ışıldayan bir parlaklık ve neşe ifadesi vardı. Resulullah âdet üzere kullanılan hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı. Cabir b. Abdullah'ın ifadesine göre Resulullah kendisini her gördüğünde daima tebessümle selamlar ve hüsnükabul gösterirdi.

Olgunluğa imrenmek: MÜNAFESE

Başkasında görülen bir olgunluğa imrenip ona yetişmek veya daha ileri gitmek için nefislerin güzel şeylerde yarışması duygusudur ki nefsin şerefinden ve gayesinin yüceliğinden kaynaklanır.

O iftarın tadı damağımızda kaldı

Eşlerimiz işte, biz arkadaşlarla birlikte iftar açtık. Ramazan ayını evlerimizde, gönüllerimizde misafir edeli iki hafta oluyor. Nasıl değerlendirelim bugünleri ne ile süsleyelim derken; birlikte okuduğumuz mukabeleler bize teselli verir oldu. Efendimiz (sas) ile Cibril (as) arasında karşılıklı okunan Kur'an-ı Kerim ruhunu yeniden canlandırıyor.

Esma-il Hüsna: Er -Raûf (Pek re'fetli)

Allâhu Teâlâ büyüktür, zengindir, kudret eliyle yarattığı ve isterse bir lâhzada yok edebileceği mahlûkâtından hiçbirine muhtaç değildir. Fakat Allâh'ın bu gınâsı mahlûkâtına karşı re'fet ve rahmetine mâni' değildir.

PEYGAMBER (sas) nasıl bir insandı?

Size bir ÖNERİMİZ var...

İnananları incitenler apaçık bir günah yüklenmişlerdir

İyi huy gibi itibar vesilesi olacak şey yoktur

Gençlik bir bahar gibi geçecek



Ramazan 2000

1'nci Gün

2'nci Gün

3'ncü Gün

4'ncü Gün

5'nci Gün

6'ncı Gün

7'nci Gün

8'nci Gün

9'ncu Gün

10'ncu Gün

11'nci Gün

12'nci Gün

13'ncü Gün

14'ncü Gün

15'nci Gün

16'ncı Gün

17'nci Gün

18'nci Gün

19'ncu Gün

Editör
Serhat Şeftali
s.seftali@zaman.com.tr



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.