GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

31/12/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Avni TARHAN

Güreş Dosyası

Minderde de af...

Türk güreş tarihinin en başarılı bölümü olan serbest güreşimiz 2001'e merhaba demeye hazırlandığı şu dönemde son yılların en zor dönemini geçirmekte.

2000 Sydney Olimpiyatları'na plansız ve deneyimsiz antrenörler nezaretinde hazırlanıp tam bir ay önce Sydney'e götürülüp motivasyon eksikliği ve her türlü sıkıntının olduğu bir zeminde olimpiyatlarda mindere çıkan serbestçilerimiz, olimpiyat tarihimizin en kötü sonuçlarından birisini almış oldu. Keşke iş bununla sınırlı olsa. Tamamen yönetim ve teknik kadronun yanlışları yüzünden meydana gelen bu büyük hatanın kurbanı Harun Doğan ve Yüksel Şanlı oldu.

Biz şimdi elimizi vicdanımıza koyalım ve serbestin 1970–2000, 30 yıllık bir geçmişine bir göz atalım. 1970 yılında (1) sırası ile 1972'de (1) ve aradan tam 11 yıl sonra 83'te Reşit Karabacak ve 89 Ahmet Ak, 90 (1), 91 (2), 92 (1), 93 (3), 94 (1), 95–96–97 (3), 98 (2) ve en son 1999 Harun Doğan'la bu 30 yıl zarfında 18 altın madalya kazanabilmişiz.

Bu istatistiklerde yıllık ortalama bir tek altın madalya bile değildir. Bağ bozumuna uğratılan serbestimizin 2001 Avrupa Şampiyonası'nda ne yapabileceğine bir bakalım: Milli takımın banko iki adamı olan Harun ve Yüksel cezalı. Bu şartlarda bizim Avrupa şampiyonasında altın almamız adeta imkansız hale geldi.

Millet Meclisimiz tarafından çıkarılan af sonucu binlerce insanımızın ailesine ve sıcak yuvalarına kavuştuğu şu dönemde aynı merhametin ve hoşgörünün de serbestteki bu iki şampiyonumuz için gösterilmesi, Türk güreşinin bugünü ve geleceği açısından büyük yararlar sağlayacaktır. 2004 olimpiyatlarında başarı yakalayarak 2008'in organizasyonunu alabilmemiz için sporda başarılı bir performansımızın olması gerekli.

Kol kırılır yen içinde kalır misali kırgınlıkları ve dargınlıkları bir kenara atarak millet ve büyük devletimizin menfaatlarını ön plana alarak sporda da bir af ilan edilmesi gereklidir. Bu hadise ne Harun ne Yüksel hadisesi olmayıp, tamamen Türkiyemizin uluslararası alandaki sportif itibarını üst mertebede tutma hadisesidir. 2001 Avrupa Şampiyonası'nda sıfır çekmenin ne yararı var?

Sydney sonrası Sayın Ünlü'nün "çıkarılacak af spor affını kapsamaz cezalılar cezasını çekecek" şeklinde bir açıklamasını duymuştum. Evet Sayın Ünlü, bu olumsuz tabloda acaba Türk sporunda yönetici bazındaki yetkililerin hiç kusuru yok muydu? Sayın Başbakanımız'ın bayram öncesi tüm olumsuz şartlara rağmen ve hem milletvekillerinin, hem de milletimizin büyük çoğunluğunun içine sindiremediği halde, "Buradan geriye dönüş olmaz" diyerek af için gösterdiği çaba ortadadır. O zaman siz neden gerekli duyarlılığı göstermiyorsunuz? Harun ve Yüksel'in olmadığı 2001 Avrupa şampiyonasının sonucunu lütfen uzmanlarımızla mütalaa eder misiniz?

Evet sayın bakanım: 2001'e ramak kala dağılan ve hazana dönen tarihin altın kulvarı serbest güreşimizin tekrar bir motivasyon, birlik ve beraberlikle kucaklaşarak yoluna devam etmesi, güreşimize gönül vermiş milletimizin en büyük beklentisidir.

Ayrıca, iki şampiyonumuzun affını güreş kamuoyu da sabırsızlıkla beklemektedir. Son söz olarak: Yönetimin katı tutumu ile birlikte milli takım tecrübesi olmayan, Rusya'da hiçbir milli takımı çalıştırmayan Sergei Jumin nezaretinde aylarca plansız ve sistemsiz çalıştırılarak Sydney'e götürüldüler, hem de 27 gün önce bir güzel ata sözümüzde "İnsan kendisine yakışanı yapar" denmekte.

Ben de diyorum ki, sporun tüm çilelerini yaşayan ve bilen bir bakan olmanız hasebiyle af rüzgârının bu iki gencimiz üzerine esmesine vesile olmanızı size yakışanıdır diye düşünmekteyim. Çünkü bu Türk güreşi için acil gerekli. Karar sizin!


a.tarhan@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

14/ 11/ 2000... Yaklaşım tarzı ve güreşimiz...
16/ 11/ 2000... Güreşte tarihi seçim
17/ 11/ 2000... Şansal'a büyük destek
18/ 11/ 2000... Akıl unutur, defter unutmaz!
23/ 11/ 2000... Seçimler ve sonrası
25/ 11/ 2000... Kulüpler ve güreş
01/ 12/ 2000... Güreşte zaman farkı
17/ 12/ 2000... FILA ve kurallar!
28/ 12/ 2000... Güreşte büyük sempozyum...
30/ 12/ 2000... Osman Şansal'dan milenyum atağı


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.