Poli Alkış- Hem polise hem vekile
Bir süredir internette kurulan ‘e–group’u izliyorum. Vatandaş canının sıkıldığı konuları vekiline buradan duyurmaya çalışıyor. İki milletvekili var ki, bu mailleri sürekli takip ediyor ve mümkün olduğu kadar cevaplandırıyorlar. Bir tanesi DSP’li Uluç Gürkan, diğeri de ANAP’lı Emre Kocaoğlu. İkisine de tebrikler.
Geçenlerde Kocaoğlu’nun başka bir olayını duydum. Ankara’daki trafik kontrolleri sırasında Kocaoğlu aynı gün iki defa aşırı hızdan polise yakalanmış ve cezayı yemiş. Kendisine ceza yazan polislerin sicil numaralarını alan Kocaoğlu, ertesi gün İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ı arayarak bu numaraları vermiş ve polislerin ödüllendirilmesini istemiş. Sebep ise, milletvekili olduğunu bildikleri halde, kendisine ceza kesme konusunda hiç tereddüt etmemeleri.
Hem polislere, hem de vekile bu örnek davranışlarından dolayı alkış.
Poli Fıkra
Tamam çocuklar fazla sıkıştırmayın. İş Güvencesi Kanunu'nu çıkaracağız dedik ya!
Poli Gaf - Fransız kalmadık
Sözde Ermeni soykırımı tasarısı Fransız Meclisi’nde onaylanıp kabul edilir edilmez, arka arkaya öyle şeyler yaşandı ki...
Neler olmadı ki, Sağlık Bakanımız, Fransa’ya karşı aşı ve ilaç ambargosu uygulayacağını, Tarım Bakanımız bu ülkeden yapılan ithalâta sınırlama getirileceğini, Ulaştırma Bakanımız haberleşme uydusu konusunda Fransa’ya yeni sipariş verilmeyeceğini söylediler.
Fransa Büyükelçimiz Türkiye’ye geri çağrıldı. TRT, Fransız kanalı CFI ile yollarını ayırdı. İki ülke arasındaki planlı ziyaretler iptal edildi. Konu MGK’da ele alındı. Askerî ihalelerden Fransa çıkarıldı. Alcatel’in aldığı ihale iptal edildi. Hatta mankenlerimiz bile Fransız ürünlerini kullanmayacaklarını açıkladılar. Yetmedi Hülya Avşar, Fransız aktör Alain Delon ile oynayacağı Lancia Köprüsü adlı filmi reddetti.
Bu arada Meclis’e bir misilleme teklifi bile sunuldu. Onlar Ermeni soykırımını benimsiyorsa, biz niye Cezayir’deki soykırımını tanımayacaktık ki?
Hepsini tek tek yazamıyorum, çok şey yapıldı. Ama hepsi Fransızlar tasarıyı kabul ettikten sonra. Peki sevgili Dışişlerimiz, Fransa Büyükelçisi gelip, “Özür dilerim. Sanırım biz bu tasarıyı kabul edeceğiz.” dediğinde lobimiz ya da lobiniz neredeydi?
Gaza gelmeyin, vurmayın!
Tansu Çiller, Meclis kürsüsünde. Hükümet politikalarını eleştiriyor. Partili il ve ilçe başkanları ise heyecan içinde TRT 3’ten onu izliyor. Gaziantep İl Başkanı Cemal Altunbaş da bunlardan biri. Konuşma bitince etrafındakiler, “Hadi genel başkanı ara, bir tebrik et. Bizim de selam ve saygılarımızı ilet.” diyorlar.
Kendi ifadesiyle “gaza gelen” Cemal Bey, sarılıyor telefona, çeviriyor numarayı. Karşısında bir bayan sesi:
– Şu anda genel başkan ile görüşemezsiniz!
Hafta içinde Genel Başkan Tansu Çiller’in de katıldığı İl Başkanları Toplantısı’nda anlatıyor bu hikâyeyi Altunbaş. Cemal Bey, “Bana sizi aramamı söyleyenlere bir şey de diyemedim.” ile noktalıyor sözünü.
Çiller, “Beni can evimden vurdun.” diyor ve devam ediyor:
– İl başkanlarımın arayıp da bana ulaşamamaları gibi bir durum olamaz. Ben bana rahat ulaşabilmeniz için bütün ortamı oluşturdum. Fakat o sıralarda birkaç gün rahatsızdım. O günlere gelmiş olabilir.
Siz siz olun, gaza gelip de genel başkanınızı can evinden vurmayın.
Poli Fıkra - Talihsiz
Biliyorsunuz, Ramazan Bayramı ile yılbaşı tatili birleştirilmiş ve memurlara 10 günlük bir tatil sağlanmıştı. Bu tatilden milletvekilleri de yararlandı. Fıkra bu ya, vekillerimizden birisi bu 10 günlük tatili Avrupa’da değerlendirmeye karar vermiş. Bu konuda daha tecrübeli bir meslektaşı ise ona nasihat vermiş:
– Avrupa’ya gideceksen, mutlaka; ama mutlaka İtalya’ya da git, gör! demiş.
Neyse efendim tatil bitmiş bizim vekil geri dönmüş. Meclis kulisinde arkadaşlarına ballandıra ballandıra Avrupa’yı anlatıyormuş. Arkadaşı hemen atılıp sormuş:
– Nasıl? İtalya’ya da gittin mi? Dediğim kadar güzelmiş, öyle değil mi?
Bizimki suratını buruşturmuş ve arkadaşını cevaplandırmış:
– Gitmesine gittim de... Sanırım bizimki çok talihsiz bir döneme rastgeldi. Roma harabe halindeydi ve Venedik’i de sel basmıştı!..
Eski alışkanlıklar
Geçen hafta Meclis’in en önemli gündem maddesi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer hakkında verilen gensoruydu. 'Beyaz Enerji Operasyonu' çerçevesinde verilen gensoru, hükümeti oluşturan partilerin oylarıyla reddedildi. Red oyları sadece hükümete ait değildi. DYP sıralarından da ret oyları vardı.
Oylama sonuçlandı. Tunceli Milletvekili Kamer Genç, 'ret' oyu vermişti. Bunun farkına çabuk vardı ve yanlış oy kullandığını söyleyip, oturumu yöneten Meclis Başkanı’na değiştirtti. Ama yanlış oy kullandığının farkında olmayan bir DYP’li daha vardı: Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Yalçınkaya.
Yalçınkaya ise kendini DYP Meclis Grubu’nda savundu ve arkadaşlarından özür diledi:
–Muhalefet olarak Genel Kurul’a getirilen yasalar için sürekli 'ret' oyu kullanıyoruz. Ben de bu alışkanlıkla gensoru için 'ret' oyu vermişim, dedi.
|