Servis ücretleri el yakıyor
Buzdolabı ya da bilgisayarınız bozulduğunda evinize gelmek isteyen teknik servis yetkilisine öncelikle "servis ücret bedeli"ni ödemeyi garanti etmeniz gerekiyor. Bilindiği gibi 4077 Sayılı Tüketici Yasası'na göre, ithalatçı veya imalatçı firmalar ithal ettikleri veya ürettikleri sanayi malları için garanti belgesi düzenlemek zorundalar. Garanti süresi, malın teslim tarihinden itibaren başlıyor ve asgari bir yıl sürüyor. Yasaya göre satıcı, garanti belgesi kapsamındaki malların garanti süresi içerisinde, gerek malzeme ve işçilik, gerekse montaj hatalarından dolayı arızalanması halinde malın işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep edemiyor. Ancak problem garanti süresi bittikten sonra başlıyor. Zaman Tüketici Köşesi'ni arayan birçok okurumuz beyaz eşya, kahverengi eşya grubu ve bilgisayar sektörü ile ilgili şikayetlerini gündeme getiriyorlar. Örneğin ocağı arızalanan bir müşteri üretici firmayı aradığında ürünün arızasından daha fazla servis ücreti ödemek zorunda kalabiliyor. Ya da bilgisayarı garanti kapsamında arızalanan bir tüketici, teknik servis yetkilisini evine getirebilmek için "servis ücret bedelini" gözden çıkarması gerekiyor. Aksi taktirde servis görevlisi eve gelmiyor. Bu bedelin hangi standarda göre belirlendiği ise kafalarda soru işaretleri bırakıyor. Belli ki her marka ve sektör kendi yöntemine göre bu rakamları uyduruyor. Bu iş bilgisayar sektöründe daha başka biçimde şekilleniyor. Şayet bilgisayarınızın arızasını tespit ettirmek istiyorsanız dolar cinsinden servise para yatırmanız gerekiyor. Ay—Pa şirket yetkilileri, SKY Bilişim'den alınan bilgisayarın garanti harici tamiri için kendilerinden 30$+KDV istendiğine dair şikayeti köşemize aktardılar. SKY Bilişim ve Tanıtım Halkla İlişkiler Müdürü Saadet Öztaşkın, garanti süresi bitmiş bir ürün servise ulaştırıldığında sorunun tespiti için standart bir servis ücretinin alındığını doğruladı. Sorun tespit edildiğinde ise çözüm için ayrıca "tamirat bedeli" tahsil ediliyormuş. Ama müşterinin tamir ettirip ettirmeme hakkı kendisine ait. Evet, gördüğünüz gibi bu konuda bir standardın bulunmaması tüketicileri servislerin insafına terk etmiş oluyor.
Karaman devlet memurlarını çileden çıkartan uygulama
Karaman'da görev yapan kamu personeline alışveriş yapacağı eczane dayatılınca bu durum bölgede görev yapan devlet memurlarını isyan ettirdi. Karaman ilimizde yaşayan devlet memurları bu yılın ocak ayında uygulamaya giren bir konuyu köşemiz aracılığı ile kamuoyuna duyurmak istediler. Uygulamaya göre Karaman'da bulunan kamu kurumları ve personeli adeta şehrin eczaneleri arasında paylaşılmış durumda. Müdür Başyardımcısı Ertuğrul Erşahince, Karaman Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi'nin 82 personeli adına tepkilerini bakın nasıl dile getirmiş: "Bizlerin hiçbir şekilde fikir ve düşüncesi alınmadan alışveriş yapacağımız eczanemiz tek taraflı olarak belirlenmiştir. Bu yaşadığımız çağa ve serbest piyasa ekonomisine ters uygulama hangi gerekçeye dayanırsa dayansın temel insan hak ve hürriyetleri başta olmak üzere her türlü hukuk kuralına temelden aykırıdır. Kıyıda köşede ve ihtiyacın çok üzerinde eczane açan kişiler ile hastasının aynı zamanda müşteri olduğunu düşünmeden onlara karşı hoş olmayan muameleler yapıp müşteri kaybeden eczacıların başını çektiği bu uygulama kamu personeli arasında tepki toplamaktadır. En azından yüzde 20'sini bizim ödediğimiz bir hizmeti kimden alacağımız kimi ilgilendirebilir ki? Kim hangi hakla bizim istediğimiz yerden alışveriş yapma hakkımıza sınır koyabilir? Bu hangi mantığın ve hangi düşünce sisteminin ürünüdür?"
|