Eğilime karşı değilim
CHP'de değişik eğilimlere karşı ciddi eğilim işaretleri görülüyor. Tıpkı ANAP'ın kuruluş yıllarında görülen 4 eğilim, bu defa CHP tavanında bir araya gelecek gibi. Bizim gibi, bu eğilimlerin bir araya gelip görüşmesini, anlaşmasını isteyenler olduğu gibi, farklı eğilimlerdeki insanların konuşmasından ciddi rahatsızlık duyanlar da var.
Baykal, ısrarla CHP'nin genel başkanı olarak halka yakınlaşmaya ve onları anlayıp dinlemeye çalışıyor. Baykal'ın yakınlaşmaya çalışması nispetinde, muhalifler rahatsızlıklarını sergiliyorlar. Bunların bir kısmının partiyle uzaktan yakından alakası da yok. Yeter ki, vatandaşa (yani halka) yakın durmasın. Adı halkçı parti olarak kalsın.
Dedik ya, bunlar ANAP'ın 4 eğiliminden de rahatsız olmuşlardı. Herhalde aynı ülkede yaşayan insanların birbirleriyle anlaşmaları yerine, kavga etmeleri daha fazla hoşlarına gidiyor. Rahmetli Cemil Meriç'in dediği gibi "Herkes kendi adasına sürgün, (70 milyon) Robinson" olarak yaşamamızı istiyorlar.
Sadece Baykal için geçerli değil bu temennimiz. Keşke bütün partiler halkı anlama yolunda ciddi adım atabilseler. Bizdeki partiler, vatandaşı anlama, onun problemlerini çözme yerine, vatandaşların başına bela oluyorlar: Sürekli aidat topluyor, kavga ettiriyor ve her fırsatta tepelerine biniyorlar. Seçim zamanı gelince de aşiret tarzı parti adaylarını vatandaşın başına tebelleş ediyorlar.
Ondan sonra da deniliyor ki: "Saltanat kaldırıldı. İktidar babadan oğula geçmiyor!" Erdal İnönü'nün nasıl parti genel başkanı olduğuna bakan yok.
Tavuk suyuna çorba
Uzmanlar –ki bu Amerikan Hastanesi uzmanlarından Ayşe Fidan Aykut oluyor– her yıl bu zamanlarda grip vakalarının arttığına dikkat çekiyor. Önerileri ise, her fırsatta antibiyotik alınmaması. Onun yerine, tavuk suyuna çorba ve C vitamini almak gribe daha iyi geliyormuş.
C vitaminine lafımız yok da. Şu tavuk suyuna çorba yerine nane limon olsa olmaz mı? Hani daha ucuz ya!
Boykot
Fransızlara karşı yapılması düşünülen boykotlar daha başlamadan hız kesti. Sebebine gelince, boykot başlatmayı düşünenlerin bir kısmı, Fransızlardan daha samimiyetsiz değil. Bir yandan protesto yapılmasını tavsiye ederken, diğer yandan reklam yapıp mal satıyorlar.
En ilginci ise kartel medyasının yaptığıydı: Gazete sayfalarında Fransa'ya karşı eylem hikayeleri. Gazete arasında 'insert' dedikleri reklam broşürleri. Tekrar ediyoruz, Fransızlar bunlardan daha samimi gibi görünüyor.
İşin kolayı
Konya'da işleri kötü giden bir işyeri sahibi, durumunu düzeltmek için normal piyasa düzeninin dışına çıkmış ve hırsızlık yapmaya başlamış. Sonuçta da Sanayi Çarşısı'nda soygun yaparken yakalanmış. İşin en güzel yanı ise işyeri sahibinin yakalandıktan sonra söylediği sözler:
"İşçilerimin maaşını ödemek için bu işe kalkıştım."
Sosyete falcısı
Anadolu Ajansı'nın bir haberi vardı. Tütsü, mum, birkaç otantik dekorasyon malzemesiyle gelecek üzerine fantastik varsayımlar üreten sosyete falcılarının günlük kazançları 500 milyon ile 1 milyar lira arasında değişiyormuş.
Başkalarının geleceklerini okuyabiliyorlar mı bilinmez; ama doğrusunu isterseniz, bu falcılar kendi geleceklerini iyi okuyup, nasıl para kazanacaklarının yolunu doğrusu iyi görüyorlar.
SORUNUN ZORU:
"Osmanlı, 600 yıl durdu durdu da tam Ruslarla savaşırken, tam düşmana değil de müttefike ihtiyacı olduğu zaman mı Ermenileri kesmeye karar verdi?"
Yavuz Aydemir
Değişiklik
Hükümet ortakları, "Beyaz Enerji Operasyonu" ile su yüzüne çıkan büyük ihalelerdeki yolsuzluk ve usulsüzlükleri engellemek ve bürokratların daha kolay sorumluluk almalarını sağlamak için İhale Kanunu'nu değiştirme kararı almış.
Alsınlar efendim. Bundan sonra bir zararı olmaz. Atı alan Üsküdar'ı çoktan geçti zaten.
Derin uyku
Atatürk Havaalanı'nda 50 yaşında bir adam yakalandı. Adam, burayı kendine mesken tutmuş ve özellikle yurtdışından gelen yolcuları avlıyormuş. Bugüne kadar tam 50 kişiyi uyutup 70 milyar liralarını çarpmış. Derin uykuya, derin darbe...
|