GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

10/02/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Faruk MERCAN

Bu vadinin bütün çocukları

Önce Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi savcısı Talat Şalk'ın, 11 Ocak 2001 günü medyada yer alan şu sözlerine bakalım:

"1991—1995 yılları Türkiye için önemli yıllardı. Kimse farkında değildi. DGM ve bize bağlı Terörle Mücadele Şubesi iyi çalışmamış olsaydı Ankara'da çok kan akardı... 1991—1994 yıllarında devletin otoritesi, Doğu ve Güneydoğu'da silinmişti... Bozukluk, Ankara'ya da yansıdı... O dönemlerde vazifemizi yapmamış olsaydık, Türkiye'de başka ihtiyaçlar doğardı. Asker müdahale etme ihtiyacı duyardı. Müdahale ederdi de."

Talat Şalk'ın, bu sözleri yalnızca Ankara polisi için kullandığını sanmayın. Bu sözler, aynı dönemde Necdet Menzir ve Hanefi Avcı'nın yönetiminde görev yapan İstanbul polisi için de geçerlidir. Polis ve savcılar, 1995'ten sonra da görevlerini tam yapmasalardı, faili meçhul olayların beslediği kaos ortamı yine hortlardı.

Demek ki, Türk polisi 12 yıldır devletin kendisine verdiği görevleri düzgün yerine getirmiş, Türkiye'nin yeniden olağanüstü şartlar yaşamasına izin vermemiş. Ve aynı dönemde, faili meçhullerin arkasındaki çok çeşitli ve karışık unsurlar, bütün çabalarına rağmen inisiyatifi ele geçirememişler.

'Konuyla ne ilgisi var?' demeyin, şimdi de İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi savcıları Ahmet Ayvaz ve Ercan Cengiz'in hazırladığı 48 sayfalık Sümerbank iddianamesinden birkaç satır okuyalım:

"O yıllarda bir kısım işadamlarının banka alma merakı ve bankalara büyük paralar ödenmesinin altında yatan nedenler şöyle sıralanabilir: 1. Devletin mevduata sağladığı garanti, 2. İşadamlarının ve özellikle bankalardan büyük çapta kredi bulma şansı olmayan işadamlarının kendi bankalarından rahatlıkla grup şirketlerine kredi sağlayarak grup bazında büyümeye bankayı payanda yapmak, 3. Şahsi servetlerini büyütmek."

Şahsi servetlerin nasıl büyüdüğünü, buna karşılık devletin hazinesinin nasıl boşaldığını ise şu satırlardan okuyalım:

"İç borçlanmada yüksek reel faiz ödenmesi, spekülatif amaçlarla dış kaynak akışını cazip hale getirmektedir... Dış kaynak akışını cazip hale getirmek amacıyla kamu kesimi dış borçlanma yapmamakta ve iç piyasada yüksek reel faiz vermektedir... Hazine, zaten küçük olan iç piyasada fonların önemli kısmına talip olmakta ve piyasanın en büyük aktörü olmasına karşın bir alıcı oligopolü karşısında kalarak adeta fiyat sormadan borçlanmaktadır. Yüksek reel faizler ülkeye spekülatif amaçlarla yabancı sermaye akışını cazip hale getirmektedir. Bu durumda kamu kesimince dış piyasadan borçlanılmayan fonlar özel sektör kanalıyla daha pahalıya yurda getirilmekte, bu sonuçta Hazine'nin dış piyasalardan borçlanmasına, fiyatları arttırmak suretiyle yansımaktadır." (Sayıştay'ın 2000 yılı Mali Raporu)

Türkiye'de yıllardır işte böyle bir bankacılık düzeni vardı. Patron, polis sorgusunda 1,5 milyar dolar kişisel serveti olduğunu itiraf ediyor; ama halkın parasına aynı özeni göstermemiş, bankayı batırmış. Bu işler, bankalar Hazine gözetimi altına alınıp yönetim kurullarına birer Hazine temsilcisi tayin edildiği sırada da sürmüş ve sonunda bankalara el konulmuş.

Ama bu dosyalar, sıradan bir hırsızlık vakasıymış (ekonomik suç) gibi adliyeye sevk edilince, doğru dürüst ifade vermeye bile tenezzül etmeyen patronlar halkın parasını geri ödememek için anlı şanlı avukatlarını hemen devreye sokmuşlar.

Ne zaman ki polis devreye girmiş, "Yapılan iş organize bir dolandırıcılık faaliyetidir." deyip bütün bu işlerin delillerini savcıların önüne koymuş. İşte o zaman, dışarıdan da getirilen büyük paralarla devletin nasıl bir saadet zincirinin kuşatması altında olduğu deşifre olmuş. 2000'le başlayan ve hemen her alanı kapsayan diğer operasyonlarla birlikte devletin Hazinesi bir yıl gibi kısa bir sürede birkaç katrilyon kâra geçmiş.

Demek ki Türk polisi, 1990—2000 döneminde terörle mücadelede gösterdiği performansı, bu kez yolsuzluklarla savaşarak göstermenin planlarını yapmış. Muhtemelen yine en az on yıl sürecek bu mücadelede de inisiyatifi eline almış. Bu iş de tıpkı terörle mücadele gibi, "Türkiye'de başka ihtiyaçlar doğurmadan" tamamen olağan şartlarda başarıyla yürütülür olmuş.

Böyle olunca, "Bizler 18 büyük aileyiz." diyen bu patronların, terörle olmadıysa yoksullukla halkın direncini kırıp ülkeye yeniden olağanüstü şartlar yaşatmak isteyen unsurların keyifleri bir daha kaçmış oldu.

İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın, Gaffar Okkan'ı Hendek'te toprağa verirken "Sakarya Vadisi'nde aileler çocuklarına ülkeye hizmet etmenin ibadet olduğunu aşılar." demesinden mi ilham aldılar bilinmez, "Emniyet Sakaryalılarla doldu." teorisini ortaya attılar.

Oysa, Sakaryalısı, Elazığlısı, Adanalısı, Edirnelisi hepsi bu vadinin çocukları. Onlar ne Sadettin Tantan'ın, ne de bir başkasının copları.

Onlar, bu vadinin bütün çocukları, yalnızca Türkiye'nin copları...


f.mercan@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

09/ 12/ 2000... Mafyanın böylesi görülmedi
16/ 12/ 2000... Yağmur altındaki o bir saat
23/ 12/ 2000... Elinde ajandayla müdür odasında
24/ 12/ 2000... Alnınızda DHKP-C'li mi yazıyor?
30/ 12/ 2000... Soğuk hava basarak işkencenin hikayesi
06/ 01/ 2001... 15 Mayıs 1974, 21 Aralık 2000
13/ 01/ 2001... Böyle derin devlete evet
20/ 01/ 2001... Sıradan hikâyeler
27/ 01/ 2001... Onun sözleriyle iz sürülünce
03/ 02/ 2001... 18 ailenin operasyonları


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.