Kur'an'ın Altın İkliminde: Dağların hareketi
Sen dağları görür, onları yerinde duruyor sanırsın... (Neml, 27/88)Gelecekte bilim, teknik ve teknoloji daha da geliştiğinde, bunlara yeni mülahazaların ilave edileceği de açıktır. Yeter ki insanlar, Kur'an'a yönelip, bütün güçlerini onu anlamaya sarf etsinler. Evet insanlar, O'nu anlamayı hayatlarının gayesi haline getirdikleri zaman, Kur'an'ın keşfedilmemiş daha nice yanlarının açılacağı muhakkaktır. Dağların, bulutlar gibi yürümesi ve hareket etmesi öteden beri farklı yorumlanagelmiştir. Konuyla alakalı ayet-i kerimede meâlen Cenab-ı Hak, şöyle buyurur: "Sen dağları görür, onları yerinde duruyor sanırsın. Oysa onlar, bulutların yürümesi gibi yürümektedirler. (Bu) her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sun'u rasîn ve bediidir." (Neml, 27/88) Burada esaslı bir nükte var; o nazarı itibara alınmazsa, ayet yanlış anlaşılabilir. Bazıları bununla, Batı Avrupa'daki yürüyen dağları düşünebilir; ancak bu çok uzak bir te'vildir ve izaha muhtaçtır. Bu konuyla ilgili "Toprağa dâyelik yapan dağlar, zamanla eriyerek toprak haline gelir ki, bu halleriyle onları yürüyor kabul etmek düşünülebilir. Tabii birgün dağlar eriye eriye yok olup gider ve dolayısıyla câmid olmadıkları ortaya çıkmış olur." Bu da farklı bir yaklaşım tarzı.. ve tenkid edilebilir.
Ölçü veya yoldaki ışıklar: Kur'an
Kur'ân; insanoğlunun kıymet ve değeri ölçüsünde, onun kalb-ruh-akıl ve cismaniyetini nazar-ı itibâra alarak yüksekler yükseğinden nüzûl ile insanlık ufkunda tülû' etmiş, en mükemmel mesajlar ve ilâhî kanunlar mecmuasıdır.
His Dünyası: Hak Dostu
Hak dostu ezelin komşusu, ebet yolcusu,
Azığı, asâsı, yolu Allah'a emanet.
Hep tecelli avlar gönlünde ışıktan pusu,
Kemankeşi, yayı, oltası, ağı muhabbet...
|