GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

14/02/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



 


Açık teşekkür

Ekranlarda ne tartışılırsa tartışılsın, vatandaşın günlük derdi pek fazla değişmiyor. Karşılaştığı dağ gibi problemler gün geçtikçe büyümeye devam ediyor. Tıpkı Mustafa Kızılay’ın sıkıntılarını, çaresiz biçimde teşekküre çevirmesi gibi.

Bu mail’i posta kutumuzda bulduk. Hayli zamandır bekleyen bu mesaja artık (gecikmiş bile olsa) yer verelim diye düşündük:

“Açık teşekkür.

1999 yılı Ağustos ayında 90 km/saat hızla giderken, beni durdurup 11 milyon 300 bin lira ceza yazan trafik polisine, cezamı peşin olarak ödememe ve bana makbuz vermesine rağmen ayrıca düzenlemiş olduğu tutanağı iptal etmeyip işleme koyduğum için...

İnternet üzerinden gelirler.gov.tr adresinde trafik cezalarımızı görebilmemizi sağlayan Maliye Bakanlığı’na...

Bu sitenin varlığından beni haberdar eden arkadaşlarıma...

Durduk yere site girip, “Cezam var mı?” diye bakmamı sağlamak üzere beni dürtükleyen şeytana...

Sitede görülen ceza borçlarının kendi vergi dairemizden ödeneceğini belirten yazıyı yazana...

Kendi vergi dairem olan Göztepe Vergi Dairesi’nde benim aslında nakil vasıtalarıyla ilgili daireye gitmem gerektiğini belirten memura...

Nakil vasıtalarıyla ilgili dairede, ödemeye dair makbuzumu gördükten sonra, “Beyefendi işiniz çok kolay. Ancak bunu Ümraniye Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi Müdürlüğü’nde halledebilirler.” diyen memura...

Ümraniye’deki binanın zemin katında başvuru için birinci katta müdür yardımcısı beyi görmem gerektiğini belirten memura...

Birinci katta beni güler yüzle karşılayıp salonun diğer tarafındaki falanca beye gönderen 1. müdür yardımcısına...

Sorunumu dinleyip, makbuzumu gördükten sonra makbuzun bir fotokopisini çektirmemi ve bir dilekçe yazarak getirmemi, çözümün çok kolay olduğunu bildiren falanca beye...

Makbuzun fotokopisini çeken ve dilekçe için kağıt sağlayan kırtasiyeciye...

Makbuz fotokopi ve dilekçemi alarak, beni evrak–kayıta havale eden 2. müdür yardımcısı beye...

Havale edilmiş dilekçemi kaydeden memura...

Memur beyin havale edilmiş ve kaydedilmiş dilekçe ve makbuz fotokopisini alıp bilgisayarda bir şeyler yaparak bir düzeltme fişi elde ettikten sonra beni gönderdiği müdür beyin 1. sekreterine –ki kendisi müdür beyin servisleri dolaşmakta olduğunu nazikçe belirtip, oturarak bekleyebileceğimi de eklemiştir.

Müdür bey geldiğinde, evrakımı onay için bir başka müdür yardımcısı beye götürdüğünü, alıp gelirsem imzalatacağını bildiren müdür beyin 2. sekreterine...

Evrakımı onaylayan 3. müdür yardımcısı beye...

Kendisine 2. sekreteri tarafından sunulan evrakımı imzalayan müdür beye...

Tüm imzaları tamamlanmış evrakı alıp bana bilgisayar ekranında cezamın silinmiş olduğunu göstererek içimi rahatlatan memur beye bir kez daha... Bu arada memur bey ek bir hizmet olarak 1999 yılına ait iki adet, 2000 yılına ait bir adet de motorlu taşıtlar vergisini yatırmamış göründüğümü, bankaya yatırdıysam, böyle durumların olduğunu, üzülmememi, makbuzlarla tekrar kendisini ziyaret edersem onları da sileceklerini belirtmiş ve beni ziyadesiyle mutlu etmiştir.

Kozyatağı, Kadıköy, Ümraniye, Üsküdar, Beşiktaş ve Levent arasında beni taşıyarak toplam 14 milyon 950 bin liramı alan taksi şoförü ve motor kaptanı arkadaşlara...

Böylesine harika bir sistem kurarak toplam 5 memur, 2 sekreter, 3 müdür yardımcısı ve 1 müdürün benden toplanan vergilerle aldıkları maaşlarını bana hizmet vererek hak etmiş olmanın iç huzuruyla yaşamalarını sağlayan Maliye Bakanlığı’na bir defa daha...

Yarım günümü bu işlerle harcayıp ancak 11.30’da işe gelebilmeme rağmen bu yarım gün için maaşımı kesmeyerek, yarım günlük maaşım üzerinden de bu sisteme vergi verebilmemi sağlayan işyerime...

En derin, en içten, en samimi duygularla teşekkürü bir borç bilirim.”




Şubat muhabbeti

Şubatın hemen başında bir nüfus memurunun yaptığı hatadan bahsetmiştik. Nüfus cüzdanına bakılırsa küçük Semra’nın doğum tarihi şubatın 30’uydu. Daha beteri de varmış meğerse. Başka bir vatandaşın doğum günü şubatın 31’indeymiş. Mahkemeye vermiş. Hakim “Ne var bunda itiraz edecek?” diye düşünmüş. Ama müracaat edildiği için de kıyak geçmiş ve bir gün indirim yapmış. Sonunda doğum tarihi için mahkemeye müracaat eden kişinin şubatın 30’unda dünyaya geldiğine karar verilmiş.



s.karakis@zaman.com.tr         h.sutay@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.