GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

20/02/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



KÜLTÜR-SANAT 


Shakespeare: Bir Yaşam

Shakespeare'in zihni gelişimi ve dönemi genişçe anlatılıyor. Komser Şekspir filminin kahramanlarından İstiklal Karakolu'nun komiseri (Kadir İnanır), Şekspir büstünün açılışında kendince şöyle tanımlıyordu ünlü oyun yazarını: "Rahmetli Şekspir, yüreği vatan sevgisiyle dolu, önemli bir kişiliktir. Ömrünü amme hizmetine adamıştır. Karıncayı bile incitmemiştir. Fakir fukara dostudur." Oyunları birçok ülkede oynanan ve ünü kendi ülkesinin sınırlarını aşan Shakespeare'in hayatı, Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan hacimli bir kitapla (Shakespeare: Bir Yaşam) Türk okurların ilgisine sunuldu. Park Honan'ın 35 yıllık Shakespeare ilgisinin bir ürünü olan kitabı Bülent Bozkurt dilimize çevirdi.

Genel okur ilgisi

Kitap, genel okurla birlikte Shakespeare üzerine okuması olan ilgililere de hitap eden cinsten. Aynı zamanda araştırmacıların da taze bilgi bulacakları kitapla ilgili amacını Honan şöyle açıklıyor: "Bu kitapta benim amacım, bulgulara dayalı bir yöntemle Shakespeare'in yaşamı ile ilgili, bugün için bilinebilecek her şeyi ortaya koymak ve bir ölçüde yazdıkları ile yaşamı arasındaki ilişkiye değinmek." Honan bu amaçla, eldeki verilerin tarafsız ve güncel bir dökümünü yaptıktan sonra, bu verilere konuyla ilgili yeni malzemeler de ekleyerek ilgiyi artırıyor. Kitabın bir başka önemli yanı ise, şimdiye kadar Shakespeare ile ilgili üretilen asılsız bilgi ve faraziyelerden uzak durması. Honan bu konudaki hassasiyetini şu cümlelerle açıklıyor: "Bu kitap, Shakespeare'e, belgesel kayıtlarda yer almayan siyasi roller, renkli entrikalar yakıştıran biyografilerden farklı. Yaşamıyla ilgili hayali senaryolar veya özenli psikolojik teoriler eğlenceli olabilir; ancak bence bunlar inandırıcı olmuyor."

Yeni bilgiler

Şimdiye kadar Shakespeare ile ilgili bilgi yığını arasında bu kitabın sivrilmesinin nedeni ise, aslında ünlü yazarın zihinsel yolculuğuna ışık tutuyor olması: "Bu kitabın 'yeniler'i arasında en önemlisi Shakespeare'in zihninde ve varlığında oluşan zihinsel evrim. On yıllık çalışma sırasında, onun yaşamıyla ilgili bilinen her kaynağı araştırdım. Her ne kadar elyazmalarını kullandıysam da, Shakespeare belgeleri üzerinde yapılan geçmiş araştırmalardan ve çok sayıda ve çeşitli türden başka eserlerden yararlanmakta tereddüt etmedim."




'İki Dirhem Bir Çekirdek'

Prof. Dr. İskender Pala, Zaman gazetesinde deyimlerin öykülerini anlattığı yazılarını kitaplaştırdı. Atı Alan Üsküdar'ı Geçti, Bel Bağlamak, Ateş Pahası, Çizmeyi Aşmak, Cemaziyelevvelini Bilmek, Diş Bilemek, İki Dirhem Bir Çekirdek, Eşref Saati, Kabak Tadı Vermek, İpsiz Sapsız, Kaşık Düşmanı, Keçileri Kaçırmak, Küpünü Doldurmak, Sırra Kadem Basmak, Toprağı Bol Olmak, Yolunacak Kaz, Yok Devenin Başı...

Deyimlerimiz... Her biri birer öyküye sahip. Her birimizin kelime dağarcığında yer edinmiş birçok deyim vardır. Pek farkında olmasak da konuşmalarımızın arasına giriverirler, bazen bir şeyleri ifade edemediğimizde nasıl da yetişirler imdadımıza. Ya da savunduğumuz fikir ve düşünceleri karşı taraf üzerinde tesirli kılmak için kullanırız onları. Dilbilgisi içinde ise iki ya da daha fazla kelimeden meydana gelen ve kelimelerin öz anlamları dışında yeni bir anlam ifade eden söz grupları olarak tanımlanıyor.

Divan edebiyatı üzerine çalışmaları ile tanıdığımız Prof. Dr. İskender Pala, Zaman gazetesinde deyimlerin öykülerini anlattığı yazılarını kitaplaştırdı. Babıâli Kültür Yayıncılık'tan çıkan 'İki Dirhem Bir Çekirdek' isimli eserde 99 deyimin öyküsü anlatılıyor. İskender Pala, deyimlerin genellikle bir öyküye, bir efsaneye veya vak'aya dayandığını söylüyor ve bu öykülerin kaynaklarının aranıp bulunmasının da hayli meşakkatli bir iş olduğunu söylüyor. Osmanlı tarihleri, eski ansiklopedik eserler, tarih sözlükleri, tezkireler, letayifnâmeler, durûb–emsâl ve tarihî fıkra derlemeleri, muhtelif elyazması kitap ve mecmualar, bilimsel araştırmalar, folklor periyodikleri ve halk kültürü araştırmaları bu öykülerin bulunabileceği yerler. Deyimlerin öykülerini merak eden okuyucular için ilk elden başvurulabilecek bir eser 'İki Dirhem Bir Çekirdek'.




Başarıya götüren yol

Nesil yayınları arasında yer alan eğitimci-yazar Ali Erkan
Kavaklı'nın kaleme aldığı Başarıya Götüren Yol, özellikle genç öğrencilerin yaşanmış olaylarla hayata ilişkin daha somut tecrübelerle buluşmasını amaçlıyor.

Gençlere başarıya giden yolun geçmiş birikimlerden yararlanmaktan geçtiğini somut örneklerle öğütlüyor...




Safsata Kılavuzu

Yazar Alev Alatlı'nın internette kendi adını taşıyan bir tartışma ortamı, yani alevalatli@egroups.com adresli e–posta grubu kurulduktan iki ay sonra grup üyeleri arasında yaşanan yanlış anlamalar ve önyargılar nedeniyle verimsizleşir.

Karşıt görüşler etrafında oluşmaya başlanan gruplaşmalar, giderek bir uçuruma dönüşür. Bu aslında günümüz Türkiye gerçeğinin çok da uzağında değildir. Bu siteye katılımcıların taşıdığı bu önyargı ve yanlış anlamalar, Mehmet Sayım Karacan koordinatörlüğünde 'Safsata Kılavuzu' olarak kitaplaştı.




Aydınlardan...

Birçoğunu üniversitelerde akademik kürsülerden öğrencilerine ders anlatırken tanıdığımız aydınlar, 1994'ten itibaren İstanbul Çinili Camii'nde, cuma namazı öncesinde, bu kez cami kürsüsünden cemaatle buluştu.

Çinili Cami İmamı Ahmet Yüter'in gayretleriyle düzenlenen ve Türkiye'de bir ilk olan buluşma, cami kürsüsüne davet edilen aydınların, kendi uzmanlık alanlarından hareketle vaaz etmesi şeklinde özetlenebilir. Daha önce Aydınlar Geçidi ismiyle kitaplaştırılan aydın–cemaat buluşması, bu kez Aydınlardan Damlalar ismiyle 33 aydının sohbetine yer veriyor.




MGK-demokrasi

Anayasalarda 'temel hak ve özgürlüklerin sınırlama nedeni' olarak 'Milli Güvenlik' kavramı ve 'Milli Güvenlik Kurulu' ile ilgili çok fazla konuşulmuş olmasına rağmen, çok az şey yazılmıştır.

Son yılların en çok tartışılan konusu üzerinde analizler yapan Muharrem Balcı, bu kitabı hiçbir oluşumun hukuktan bağımsız düşünülemeyeceği gerçeğinden hareketle hazırlamış. Mer'i hukukta mevcut kurallar ve bu kuralları zorlayan kurumlar ile bu kurumların oluşturduğu siyaset, kitabın ana temasını oluşturuyor: Hukuk, Ordu, Siyaset.




Çok kültürlü mutfak

Sel Yayıncılık tarafından yayınlanan 'Çokkültürlü İstanbul Mutfağı' eserinde, İstanbul'da yaşayan Rumlar, Ermeniler, Museviler ve Türklerin yemek kültürleri, tanıklıkları ve tarifleri yer alıyor.

Dünkü İstanbul'a mutfak penceresinden bir bakışın bulunduğu eser; uskumru dolmasından lahana yaprağında midye dolmasında, Ramazan pidesinden paskalya çöreğine, erikli gelincik balığından

lüfer pilavına, Çerkez tavuğundan güllaca, mevsimlere ve doğadaki dengelere saygılı, dinî ritüellerle uyumlu, yeni tatlara ve deneylere açık bir yeme içme kitabı.




Tarihsiciliğin Sefaleti

İnsan Yayınları tarafından 'alternatif düşünce dizisi' başlığı altında yayınlanan Karl R. Ropper'in Tarihsiciliğin Sefaleti adlı eleştirel eseri, bilim ve sosyal bilim ilişkilerini inceliyor.

Kitabın üzerine kurgulandığı temel kavram tarih. Fakat yoksulluğu öne sürülen asıl fikir tarihsel yöntem değil; tarihin modern ve tehlikeli bir kavranışı olan 'tarihsici' düşünce tavrı. Tarihsiciliğin Sefaleti sadece, totaliter rejimlerin sonuçlarını görmüş bir insanın bu olayları yorumlayışı değil, günümüz felsefe problemlerini belirlemiş bir düşünürün felsefi görüşlerini ifade eden, sosyal ve empirik bilimlerde yöntem problemini ele alan bir eser.




Fareler ve İnsanlar

Fareler ve İnsanlar 'Kaderin sadece yalnızlıkla ödüllendirdiği, hepsi de aşağı sınıftan geleceksiz ve tutkusuz insanların ortasında tuhaf bir dostluk hikayesi.

Hikaye, birbiriyle olabildiğince zıt; ama aynı zamanda mükemmel bir bütünlük içinde yaşayan George ve Lennie'nin etrafında gelişiyor. George ve Lennie'nin arkadaşlığı bize, fareler ve insanlar arasında, bazan tamamen kayboluveren o ince çizgiyi anımsatıyor. Fareler ve İnsanlar'ın bütün kahramanları, derinlerine indikçe insanı üşüten bir biçimde yalnız, kurnazlıkları ve aptallıklarına rağmen masum, fettanlıklarına rağmen temiz kalplidirler...'




Zeugma yalnız mı?

2000 yılı, barajların kültürel mirasa etkileri ve özellikle de Zeugma etrafında tartışıldığı bir yıl oldu. 'Barajlar ve kültürel miras' üzerine birçok ketip neşredildi.

Bunlardan biri de Tarih Vakfı tarafından yayınlanan 'Türkiye'de Barajlar ve Kültürel Miras'. Daha önce aynı adla Gaziantep'te yayınlanan sempozyumun tebliğlerinden oluşan kitapta; İlhan Tekeli, Oktay Ekinci, Mehmet Özdoğan, Nezih Başgelen

gibi kültürel mirasa sahip çıkan ilim adamlarının makaleleri bulunuyor. Kitabın ikinci bölümünde ise İstanbul'da düzenlenen 'Zeugma Yalnız Değil' toplantısının sonuçları var.



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.