Sonunda gazeteciler de paketlendi
İnternette bir sürü haber kanalı var. Çoğu, haberi takip etmede radyo ve televizyonları dahi sollamaya başladı. Ekonomik dünyayı sarsan krizin benzerini önceki gün medya yaşadı. Gazeteleri paketleyip bayilere göndermeye alışık olan patronlar, bu defa gazetecileri paketleyip gazete önüne koydular. Basın tarihinde misli görülmemiş bir kıyım yaşandı. Gazetecilerin, ağız tadıyla bir bayram daha görmesine fırsat verilmedi. Zaten çoktan beridir atılma korkusunu yüreğinin bir yerlerinde muska gibi taşıyıp duran gazeteciler, acı gerçeği kabullenmek zorunda kaldı. Binlere ulaşan işsiz gazeteci sayısı biraz daha kabarıklaştı. Gazeteci ordusu 28 Şubat tarihinde kurban verdi.
Milliyet gazetesinde, Türkiye'nin en umulmadık kulis haberlerini yazan Berrin Cankat, kendi gazetesinden atılacakları duymamıştı. Belki de kulağına kar suyu kaçırdılar! İnternette Sabah gazetesinin "Son dakika" haberi diye bir şey kalmamıştı. Hürriyet'in "Son dakika" haberlerinde atılan gazetecilerden haber yoktu. Halbuki diğer siteler şakır şakır gelişmeleri aktarıyordu. Her pazartesi, gazete yayın yönetmenlerinin (tabir yerindeyse) övünme günüdür. Bu köşelerde, bulundukları gazetenin nasıl gündem oluşturduğu ballandıra ballandıra anlatılır. Önümüzdeki pazartesi için merakla bekleyeceğiz: "Kendileriyle alakalı tek satır yazmadan, yazarlarımızı toptan nasıl attık?" diyecekler mi bakalım?
Biz dönüm noktalarına çok önem veririz. 28 Şubat 2001 tarihi, Türk basını açısından dönüm noktası oldu. Laik, liberal, demokrat denmeden herkesi işsizlik giyotininin önüne atıverdiler. İşsiz gazeteciler, toplu kıyım işini başlatan Sabah Grubu'na minnet borçludur! Yakında gazeteciler arasında tehlikeli bunalımlar başlarsa da hiç şaşırmayın...
Promosyonla, ıvır zıvırla, magazinle 3 milyon sınırını aşmaya çalışan gazetelerin sayısı bu gidişle 1 milyona doğru düşer herhalde... Kan kaybı sadece atılan gazetecilerle alakalı da değil: Güven meselesi.
Aşağıdaki listede yer alan internet siteleri ise, neredeyse dakika başı atılan veya atıldığı söylenen gazetecilerle alakalı gelişmeleri duyurmaya çalıştılar.
http://www.dorduncukuvvetmedya.com/
http://www.haberatak.com/
http://www.medyakronik.com/
http://www.haberturk.com/
http://www.haberline.com/
http://www.internethaber.com/
http://www.objektifhaber.com/
http://www.ajanturk.com/
http://www.sonsaniye.net/
http://www.ferhatbaris.com/
Duvar yazısı
Kurban gelmeden yazar kıymalarınız promosyon olarak gazetelerden.
İndi-bindi
Fazilet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan son ekonomik krizden hükümeti sorumlu tutarak istifasını istedi. Bunu dillendirirken de şunları söyledi:
– Yetti artık zulmünüz. Milletin sırtından ne zaman ineceksiniz? Hayırdır, yoksa o sırta binecek yeni gönüllüler mi var?
Mafyaya direnin
İstanbul Valisi Erol Çakır, otopark mafyasıyla mücadele için belediyelerce önlem alınması gerektiğini söyledi. Bunu söylerken de, "Eğer yolları işgal ediyor, para alıyorlarsa, kulağından tutun atın."
Sayın valimiz bunlardan biriyle hiç karşılaşmamış sanırım. Öyle kulağından tutturup kendini attıracak olsalardı, hiç mafyalığa soyunurlar mıydı onlar?
Umutlar satılık
İstanbul'da Ataköy'ün merkezinde bir vatandaş göğsünde 'satılık' levhasıyla bir teneke bidonun üzerinde oturuyor. Kendine 'ciddi' bir alıcı çıkıncaya kadar, fiyatını açıklamayacağını da ciddi ciddi söylüyor. Sebep açık: Vatandaş, Türkiye ekonomisinin düzeleceği konusunda umutları tükenince çare olarak kendini satılığa çıkarmış. Sen utanma ey vatandaş, Türkiye'nin umutlarını satılığa çıkaranlar utansın!
Rüşvet
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı'nın yaptırdığı rüşvet ve yolsuzluk araştırması sonuçlandı. Araştırmaya göre halkımızın yüzde 18'i, son iki yılda en az bir defa rüşvet vermiş. Siz o rüşveti verene değil de verdirenlere bir sorun isterseniz.
İdare
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Çankaya Köşkü'nden indikten sonra, hükümetin icraatları ile ilgili en sert sözleri şu günlerde söylüyor. Siyasete ısınıyor mu, soyunuyor mu bilinmez; ama Demirel son olarak çıkıp açıkça, "Türkiye'nin daha iyi idare edilmesi lazım!" dedi. Ne gerek var canım! Mevcut hükümet, maslahata uygun ne güzel idare edip gidiyor işte!
Umut fıkrada
Aydın Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri bundan böyle vatandaşlara güleryüzlü davranacak ve sempatik görünmek için fıkra anlatacaklar. İlk etapta ise zabıtalara vatandaşa anlatmaları için 15 fıkra öğretmişler. Peki iş bu 15 fıkra biterse ne olacak? Zabıtalar kendi fıkralarını kendileri mi üretecekler; yoksa, yeni fıkra depolayıp yola öyle mi koyulacaklar? Bu bir... İkincisi ise, eğer fıkralardan amaç, vatandaşın yüzünü güldürmekse işiniz gerçekten zor. Bu ekonomik şartlarda, değil fıkra anlatmak, vatandaşı bağlayıp yere yatırsanız, ayaklarına tuz döküp keçilere bile yalatsanız amacınıza biraz zor ulaşırsınız.
Sigara
Bir iki gün önce ülkemizdeki en fuzuli harcamalardan birinin sigara diğerinin de cep telefonu olduğunu yazmış, buna bir de özel otomobilleri eklemiştik. Danimarka'da uluslararası bir kuruluş, bizi onaylarcasına bir karar aldı. Zürih Finans Kurumu'nun Danimarka Şubesi, bundan böyle sigara içmeyen çalışanlarına normal haftalık izinlerinin yanı sıra haftada bir gün daha izin yapabilme imkanı sağlayacak. İçenlerin maaşlarından bir kesinti yok; ama sigara içmeyenler aynı paraya bir gün daha fazla izin yapacaklar. Darısı canım ülkemizdeki kuruluşlara.
|