GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

07/03/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



FİKİR PLATFORMU 

Faruk MERCAN



Emlak kralı anlatıyor

Nevzat Ak, polisteki sorgusunda Teşvikiye Caddesi üzerindeki iş merkezini Sabah Gazetesi ve ATV'ye kiraya verdiğini belirtiyor. Polis, Samandıra'daki yerin satın alındığında imar izni olup olmadığını merak ediyor. Ak, "Bu yeri ilk satın aldığımda imar izni yoktu, imar iznini ben aldım." diyor.

1945'te İstanbul'da dünyaya gelmiş, 1970'te İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni bitirmiş. Önce 1971'de Florya'da bir kafeterya işletmiş, iki yıl sonra Aksaray Yeraltı Çarşısı'nda bir dükkan satın almış, ayrıca bu tarihlerde Beyoğlu'nda iki konfeksiyon mağazası açmış.

1985'te İstanbul Osmanbey'de tekstilciler için işyeri yapmaya başlayıp inşaat sektörüne girmiş. Arazi alım satımı yapmaya başlaması işte bu döneme rastlıyor. Dava dosyasındaki polis ifadesinde, "Daha sonraki yıllarda ise arazi projelendirme işine heves duyarak bu işe atıldım." diyor. 2 Aralık 2000 günü İstanbul Organize Suçlar Polisi tarafından gözaltına alınıp yedi gün boyunca sorgulanırken verdiği bu ifadesinde mesleğini "Arazi Proje Geliştirmesi" olarak belirtmiş.

24 Şubat'taki duruşmada söyledikleri

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in kayınbiraderi Ali Şener'in, "Türkiye'de gayrimenkul konusunda bir numaradır." dediği "Emlak Kralı" Nevzat Ak'tan söz ediyoruz. Nevzat Ak, Sarıyer Ayazağa'daki 60 dönümlük orman arazisini Ali Şener'le birlikte sahte belgelerle üzerine geçirmek suçlamasıyla gözaltına alınmıştı. Halen cezaevinde ve İstanbul 1 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi'ndeki davanın ilk duruşmasına 24 Şubat günü çıktı ve kendisinden "Emlak Kralı" olarak söz edilmesine itiraz etti: "Bir sosyal lince tabi tutuluyorum. Nedenini bilemiyorum; ama tapulu yerlerime ve projelerime saldırılıyor. Hayali emlak kralı çıkardılar, taşlayıp duruyorlar."

Ancak polis, Nevzat Ak'a son derece ilginç sorular sormuş. Örneğin sorulardan biri şöyle: "Gerek Ayazağa köyündeki söz konusu araziyi, gerekse buna benzer başka yerlerde aynı şekilde ormandan çıkarılma arazileri alarak avukatlarınız kanalı ile dosyalar hazırlatıp arazinin bulunduğu köyün nüfusuna kayıtlı olan bir şahsın üzerine zilyet hakkını (mülkiyeti devlete ait bu araziyi fiilen kullanma hakkı) devrettikten sonra işlemleri takip ettirmekte, ayrıca kendi adına zilyet hakkı olan şahıstan satış vaadi sözleşmesi aldığınız, para karşılığı söz konusu arazileri zilyetlik hakkı bulunan şahıslardan satın aldığınız, bu arazilerin tapu işlemlerini kendi adınıza yürütemediğinizden araziler üzerinde sizin adınıza zilyetlik hakkı iddia edebilecek kişiler bulduğunuz ve bu şahısları belli bir ücret ödeyerek söz konusu arazilerin işlemlerini bu şahıslar üzerinden yürüttüğünüz anlaşılmaktadır. Neden bu tür ormandan çıkma arazileri satın almayı tercih ettiğinizi açıklayınız?"

İlgi duyduğu arazilerin özelliği

Nevzat Ak, "Bu tür arazilere karşı ilgim yok, çünkü Yalıköy ve Ayazağa köyü dışında böyle bir arazi ile ilgilenmedim." diyor ama, polis Ak'ın ilgilendiği bu türden çok miktarda arazi sıralıyor. Çatalca'da, Sarıyer'de, Gökçeada'da Nevzat Ak'ın üzerine geçirdiği yerleri sıralıyor.

Orman kadastrosu tarafından orman rejimi dışına çıkarılan bu topraklar kanunlara göre Milli Emlak Müdürlüğü'ne geçiyor. Orman köylüsü de, mülkiyeti devlete ait bu araziyi fiilen kullanma hakkı kazanıyor. "Zilyetlik hakkı" denilen bu toprağı ekip biçme hakkı, devralınabiliyor ve alınıp satılabiliyor. Milli Emlak, bu tür yerleri belirli sürelerde Orman Köylüsüne Toprak Edindirme Kanunu uyarınca satışa çıkarıyor. Bu arazilerin değerini de oradaki yerel yönetimler tayin ediyor.

Polise göre Nevzat Ak, işte bu tür arazilerle ilgileniyor ve bunları kendi elemanları vasıtasıyla üzerine geçiriyor. Sarıyer'deki arsa da buna örnek gösteriliyor. Ak ise bu arazinin sahibi Bedia Ataç'ın yeğeni ile birlikte kendiliğinden bürosuna geldiklerini ve burayı 1991 rakamlarıyla 600 milyon liraya satın aldığını belirtiyor.

Gökçeada'da aldığı 38 ayrı arsa

Polis, Nevzat Ak'ın Gökçeada'da tam 38 adet taşınmazı bu yollarla üzerine geçirdiğini tespit etmiş. Ak'ın bu soruya cevabı şöyle oluyor:

"Zilyetlik, bir yerin nizasız fasılasız, 20 yıl kullanma suretiyle elde edilen bir haktır. Buradaki malikler, yani hak sahipleri 20 yılı çok aşkın bir süre buraları ekmiş, biçmiş ve sürmüşlerdir, elde etmiş oldukları zilyet haklarını zilyetliğin devri sözleşmesi ile zilyetlik sahibi Maria Malkoç'tan tek başıma satın aldım."

"Bizim yapacağımız, oraların ekilip biçilip sürdürülmesinin devam ettirilmesidir." diyen Ak, tarla ve zeytinlik olan bu arazileri bu amaca uygun olarak kullanacağını öne sürüyor.

Polis, "Ali Şener ile birlikte satın aldığınız Ayazağa köyündeki araziyi de aynı şekilde zeytinlik olarak mı kullanmayı düşünüyorsunuz?" deyince de, "Hayır ekip biçmeyi düşünüyordum." cevabını veriyor. Haklı olarak polis de, bu kadar çok ve ayrı yerlerde alınan arazilerin ekilip biçilmesinin kendisine ne menfaat sağladığını merak ediyor. Bu soruyu, "Ekip biçme olarak bir menfaat sağlamamıştır." cevabıyla geçiştiriyor.

Bu işleri yaparken kime danışıyor?

Dosyadan, emekli bir kadastro müdürünün (Nazmi Oktay) bütün bu işler için Nevzat Ak'a danışmanlık yaptığı anlaşılıyor. Ak, bu kişiyi şöyle anlatıyor: "Bilgili ve dürüst bir adamdır. Oldukça sık danışmanlığına başvururum. Feraiz hukuku Osmanlı'nın kullandığı miras hukukudur. Gayrimenkuller oradan bize intikal ettiği için bu hukukun doğru bilinmesi gerekmektedir. Feraiz hukukunu ve uygulamasını iyi bilir. Ayrıca Tapu Kadastro Müdürlüğü yaptığından dolayı bugünün şartlarını da bilir."

İstanbul'da kurmayı düşündüğü otokente yönelik sorulara cevap veren Ak, "Bu projedeki dükkanların metrekaresi 1.100 dolardan satılıyor. Ancak satış yapılan kişilere tapu verilmiyor, satış sözleşmesi yapılıyor. Bu kişiler adına Etibank'tan kişi başına 99 bin dolar kredi kullanılmış, ancak bu krediler otomatik olarak sizin hesabınıza aktarılmış." sorusuna ise şu cevabı veriyor:

Avrupa'nın en büyük otokent projesi

"Otokent projesi çizilmiş, tasdik edilmiş ve inşaat ruhsatı alınmıştır. 11,5 yıl vade ile yurtdışından finansmanı bulunmuş, çelik konstrüksiyon olarak yapılan ve çeliklerin ilk iki partisi gelmiş olup fiilen inşaatına başlanmış bir projedir. Kendi alanında Avrupa'da ve Türkiye'de en büyük otomobil satış projesidir. Bununla ilgili olarak Etibank, otokentten yer alacaklara 6 yıl vadeli tüketici kredisi vermektedir. Satış fiyatımız metrekarede 1.100 dolardır. İnşaatın seyrine göre önümüzdeki günlerde bu fiyat yükseltilecektir. Kat irtifakı tapuları hazırlanmış vaziyette tapu müdürlüğündedir, önümüzdeki günlerde verilecektir..."



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 454 1 454 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.