GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

11/03/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Faruk MERCAN

Jandarma'nın Malki dosyası (2)

Bursa'ya gidip Erol Evcil'in tepkisini, vücut dilinin ne anlatacağını öğrenmek istedim. Aniden şirkete gittim, dışarıda karşıladı, rengi soluk ve heyecanlı idi... Bursa Emniyet Müdürlüğü'nün Erol Evcil'le sıkı ilişkiler içerisinde olduğunu öğrendik. İstanbul Emniyeti'ne giderek Başkomiser Şentürk'le (Demiral) görüştüm. Bir-iki numara verdim. Teknik takiple bir şey elde edip edemediklerini sordum. Bir müddet sonra Şentürk bana Erol Evcil'in 'Yüzbaşı bu işi çözecek, ben de yurtdışına gideceğim.' dediğini nakletti.

Evcil'in yüzbaşıdan kaçışı

Nesim Malki öldürüldüğü tarihte, Türkiye'deki bir numaralı iplik pazarlamacısı olmasının yanında Kıbrıs'ta iki bankanın sahibiydi ve Sümerbank'ın da yüzde 50 ortağıydı.

Suikastın meydana geldiği Bursa, İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığı'nın görev alanıydı. Bu yüzden İstanbul Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Mehmet Yüklü, İstihbarat Timi Komutanı Yüzbaşı Kadir Tahir'i olayı araştırmakla görevlendirdi. Malki suikastını nasıl araştırdıklarını, binbaşı rütbesindeyken 16 Kasım 1998 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığı'nda yazdığı bilgi notunda şunları belirtiyor:

"Cinayetin işlendiği tarihten üç gün sonra Bursa iline Atsubay Ali Rıza Tanık ile birlikte gittik. Olay yerini inceledikten sonra Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığı ile temasa geçtik. Nesim Malki'nin bütün bağlantıları İstanbul'da olduğu için bir gün sonra döndük. Ertesi gün Malki'nin eşi, kızı, enişteleri, arkadaşı Yosef, Korkmaz Yiğit, ev hizmetçisi bayanı İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'na çağırdık. Şahıslarla biz sadece mülakat yaptık, yazılı ifadelerini almadık, ifadelerini Bursa'dan yanımızda getirdiğimiz astsubay yazılı olarak aldı...

Malki'nin ticari ilişkilerini yakınlarından dahi saklayarak yapması, ilişkilerinin kayıt ve kuydu olmaması nedeniyle ancak çevresindeki insanlarla araştırma ve diyaloglar sonucu bir şeyler öğrenebiliriz, düşüncesi ile işyerinde çalışan kişiler, akrabaları ve arkadaşları, daha sonra öğrendiğimiz ticari ilişkileri olan kişilerle uzun mülakat yaptık. Bu çerçevede önemli olabilecek iş ilişkilerini bileceğini tahmin ettiğimiz Erol Erkohen, Korkmaz Yiğit, Emlakbank eski Genel Müdürü Şükrü Karahasanoğlu, Mali Müşavir Emre Burçkin, Hayyam Garipoğlu, Emin Cankurtaran ve şirkette çalışanlarla görüştük. Korkmaz Yiğit daha sonraki görüşmelerimizde 10-15 gün sonra Erol Evcil'den bahsetti...

Maddi delil bulamadık

Bursa'da daha önce tanıdığım Emekli Astsubay Bekir ... beni telefonla arayarak, Bursa'ya geldiğimizde neden kendisini aramadığımızı, Bursa'da bizi misafir edecek çok iyi abileri olduğunu söyledi, kendisine ulaşabileceğimiz bir telefon numarası istedim. Arayacağımı söyledim. Telefonu araştırdığımızda Erol Evcil'in şirketine ait olduğunu tespit edince, Bursa'ya acele gidip Erol Evcil'in tepkisini vücut dilinin ne anlatacağını öğrenmek istedim. Aniden şirkete gittim, dışarıda karşıladı, rengi soluk ve heyecanlı idi. Havadan sudan konuştuk, üniformalıları çok sevdiğini, misafiri olmamızı istedi. Bize araç tahsis etti, aşağıya kadar uğurladı, aracın kapısını iterek, sert tavır gösterip kararlı olduğumu hareketlerimle anlatmak istedim...

Korkmaz Yiğit'le birkaç görüşmeden sonra, kendisine güven sağladığımızı kendisi beyan etti ve Erol Evcil'le olan alacak verecek ilişkilerinden bahsetti. Bursa Emniyet Müdürlüğü'nün Erol Evcil'le sıkı ilişkiler içerisinde olduğunu öğrendik. Dönemin Emniyet Müdürü Ahmet Demir, Yusuf İlhan, Sebahattin veya Selahattin Sever, Özel Harekat'tan bazı memurların sık görüştüğünü öğrendik. Olayın üzerinde 1,5-2 ay kadar çalıştık, bu süre zarfında somut maddi deliller bulamadık...Tahkikat süresince maddi deliller elde edememiş olmamız olayı aydınlatamamamıza neden olmuştur."

Savcılık ifadesinde anlattıkları

Binbaşı Kadir Tahir 26 Ocak 1999 tarihinde İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcısı'na verdiği ifadede ise ana hatlarıyla şunları belirtti:

"Ben 1994-1996 yılları arasında İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığı'nda İstihbarat Tim Komutanı olarak görevliydim. İstihbarat timlerinin görevleri öncelikle terör olaylarına ilişkin, ikincil olarak da her türlü kaçakçılık faaliyetlerine ilişkin istihbari bilgiler toplamaktır... Genel asayiş konularına ilişkin görevler de zaman zaman bizim time verilirdi. Mesela Nejat Daş isimli uyuşturucu kaçakçısının kaçması olayından sonra takip ve araştırmayı da benim timim yapmıştır. Bölge Komutanlığı'nda benim timimden başka tim yoktu.... Bu esaslar doğrultusunda çalışırken Bursa'da Nesim Malki cinayeti işlendi. Cinayetten iki ya da üç gün kadar sonra o zamanki Bölge Komutanı Tuğgeneral Mehmet Yüklü beni çağırarak bu cinayeti araştırmamızı emretti... Biz araştırmamıza Bursa'dan başladık ben önce olay mahallini gördüm. Olay anında aracı kullanan şoförle görüştüm. Bursa Jandarmasıyla görüştüm. Onlardan olayla ilgili bilgi aldım. Bursa'da, Bursa Emniyeti'nin bu işle ilgili iyi niyetli olamayacağı yönünde duyumlar aldığım için emniyetle görüşmedim. Bu işi Bursa'da çözemeyeceğime, İstanbul ilişkilerini araştırmam gerektiğine kanaat getirip Bursa'da bir gün kaldıktan sonra İstanbul'a geldim. Bursa'dayken Erol Evcil'le görüşmemiştim. İstanbul'a döndüğümde Nesim Malki'nin eşiyle, çocuklarıyla ve ortağıyla görüştüm. Onlardan cinayetin çözümüne yarayacak herhangi bir bilgi alamadım. Bana anlattıklarından anladığım sonuç Nesim Malki'nin çok kapalı, gerek kişisel gerekse ticari ilişkileri açısından hiç kimseye bir şey anlatmayan bir insan olduğu idi. Katı acımasız bir ticaret adamı imiş. Nesim Malki'nin telefon fihristinden ve aldığım duyumlardan tespit ettiğimiz kişilerin telefon numaraları ve görüşme dökümlerini almak amacıyla telefon idaresine yazı yazdım. Bu arada İstanbul Emniyeti'ne giderek çeşitli vesilelerle tanımış olduğum cinayet bürosunda çalışan Başkomiser Şentürk'le (Demiral) görüştüm ona elde ettiğim telefon numaralını verdim. Hatırladığım kadarıyla bir iki numara verdim. Bu konuda teknik takiple bir şey elde edip edemediklerini sordum. Aradan bir müddet geçtikten sonra Şentürk'le yaptığım bir görüşmede Şentürk bana Erol Evcil'in bir telefon görüşmesinde konuştuğu kişiye 'Yüzbaşı bu işi çözecek, ben de yurtdışına gideceğim.' dediğini nakletti. Ancak Erol'un kim ile konuştuğunu söylemedi... Ben sonradan Gülben Ergen-Erol Evcil ilişkisini basından öğrenince bu kişinin muhtemelen Gülben Ergen olduğu kanaatine vardım. Hatırladığım kadarıyla o dönemde Erol da yurtdışına çıktı bir ay kadar kaldı. Ben bu araştırmaya başladıktan on beş gün sonra Nesim Malki'nin iş ilişkisi bulunduğu kişilerle görüşmeye başladım. Erol Evcil'le de ilk defa tekrar Bursa'ya gidip görüştüm...

Çukurca'ya tayinim çıktı

Sonra maktulün Sümerbank'ta Hayyam Garipoğlu ile ortak olduğu duyumu gelince cinayetin de para için işlenmiş olduğu kanaati olduğundan, şüphelerim Hayyam Garipoğlu üzerinde yoğunlaştığından Hayyam'la görüştüm. Şükrü Karahasanoğlu buradan araştırmamın içine girdi. Erol'un irtibatlarını araştırdığımızda Burhanettin Türkeş'le irtibatlı olduğunu öğrenince Burhanettin'i araştırdık. Bursa'da Burhanettin'in ülkücü mafya ilişkisinde olduğunu öğrenince onu araştırdık. Şükrü Elverdi'nin Burhanettin'le ortak olduğunu ve Erol'la da yakın olduğunu tespit ettik...

Bu arada Bölge Komutanı'nın isteği üzerine 2 Ocak 1996 tarihli raporu yazdım. O raporu yazdığımda demin söylediğim bulgulara daha ulaşmamıştım. Daha doğrusu bulgu değil de duyumlara henüz ulaşmamıştım. Ben elde ettiğim bütün duyumları Bölge Komutanımıza aktarıyordum. Aslında zaman geçtikçe iş soğudu başka işler ortaya çıktı. Korkmaz Yiğit'le birkaç kez görüştüm; ancak Korkmaz Yiğit'e ben sonuca yaklaştım anlamında bir şey söylemedim. Böyle bir beyanı varsa doğru değildir...

Bölge komutanımızın bu bilgileri ne yaptığını bilemem; ancak bana bilgileri ilgili Jandarma birimine vermem konusunda bir talimatı olmadı. Zaten böyle usul de yoktu. Oluşan bu dosyayı adli mercilere intikal ettirmek amacıyla hazırlamamıştık. Yalnızca kendi işimizin takibi açısından oluşmuş bir dosya idi. Resmen hazırlanmış dosya değildi. 1996 yılının Mayıs ayında benim tayinim çıktı. Temmuzda ayrılıp Çukurca'ya gittim sonrasını bilemiyorum..."


f.mercan@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

06/ 01/ 2001... 15 Mayıs 1974, 21 Aralık 2000
13/ 01/ 2001... Böyle derin devlete evet
20/ 01/ 2001... Sıradan hikâyeler
27/ 01/ 2001... Onun sözleriyle iz sürülünce
03/ 02/ 2001... 18 ailenin operasyonları
10/ 02/ 2001... Bu vadinin bütün çocukları
17/ 02/ 2001... 26 Ekim 1993, yer Ankara
24/ 02/ 2001... Başımıza bu da geldi
03/ 03/ 2001... Tantan’a göre medya problemi
10/ 03/ 2001... Jandarmanın Malki dosyası (1)


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.