EĞİTİMCİLERE hizmet zammı verilsin
Bütün toplumda emekleri var.. Ülkemizde iş hayatı çok yoğun geçen, madden ve manen yorucu, yıpratıcı görevler ifa eden, her bir insanımız üzerinde emeği bulunan sınırlı meslek mensupları var. Eğitim öğretim sınıfı ile din hizmetleri sınıfı mensupları bunların başında gelmektedir. Bu insanlar, kontrolü son derece zor, normal kapasitenin çok üstünde sınıfların olduğu okul ve üniversitelerde çalışmakla yetinmeyip, akşamları ve kendisine verilen dinlenme vakitlerinde evlerinde öğrencilerin ödev ve sınavlarını değerlendirmekte, her türlü rehberlik hizmetini üstlenmekte, her gün bir sonraki günün dersini hazırlamakta, ayrıca imkanları ölçüsünde kendini geliştirmek, yeni bilgilerle donatmak için çaba göstermektedir. Bu yorucu tempo onları diğer meslek mensuplarına oranla daha çabuk yıpratmakta; bedenen ve ruhen rahatsızlıkları artmaktadır. Yeni yetişmekte olan öğrencilerin gözünde her yönüyle mükemmel bir insan sembolü olan öğretmenlerimiz, ileri yaşın ve yaşadığı ağır sorumluluk yükünün vermiş olduğu stresli çalışma hayatının sonunda sembol insan görevini layıkıyla yapamamaktadırlar.
Din hizmetleri sınıfındaki imam—hatiplerle müezzin—kayyumlar da, toplumda sorumluluğu en fazla olan kimselerdendir. Onlarda da mesai kavramı, hafta sonu ve bayram resmi tatilleri yoktur. Gece—gündüz demeden üzerlerindeki görevleri layıkıyla yapmak için durmaksızın koştururlar. Normal görevlerinin yanı sıra, bağlı oldukları Diyanet İşleri Başkanlığı'nın emirleri doğrultusunda ihtiyacı olan vatandaşlarımıza akşam dersleri, çocuklarımız için yaz kursları; düğün, bayram, cenaze vb. sorumluluklar omuzlarındadır.
"5434 sayılı yasada polisler, subaylar, basın mensupları.. için söz konusu olan fiili hizmet zammını bu hizmet grupları için de gerekli görmekteyim." diyen Kocaeli Milletvekili Mehmet Batuk, bu amaçla TBMM Başkanlığı'na bir kanun teklifi verdi. Dileriz bu insanlarımız da eşitlik ilkesi gereğince bu haklarına kavuşur...
RTÜK, bbg'ye neden sessiz kalıyor?
Bir televizyonda yayınlanan "Biri bizi gözetliyor" isimli programı görünce (RTÜK)'ün neden bu yayına ses çıkarmadığını merak ediyorum. Böylesine utanç verici bir programla gençlerimizi nasıl bunalımlara sürükleyeceklerini yetkililer görmüyorlar mı?
Eğer RTÜK yetkilileri, bu programın yayınlandığından haberi yoksa haberdar ediyorum, haberi varsa gençlerimizin gelecekte ulaşılan yaşam ve hayaller arasında nasıl bunalımlar yaşayacaklarını, nasıl çukurlara düşeceklerini görmüyorlar mı? Lütfen biraz hassasiyet!.. Mustafa Akpiyal / Eğitimci
Doğum günü HEDİYENİZ kitap olsun!
Ülkelerin gelişmişlik seviyesinin o ülke halkının eğitim ve okuma alışkanlıklarıyla doğru orantılı olduğunu biliyoruz. O halde Türkiye'mizin her alanda gelişebilmesinin yolunun da insanımıza okuma alışkanlığı kazandırmaktan geçtiğinde hemfikiriz.
O halde gelin ağaçlarımızı yaş iken eğelim. Geleceğin Türkiye'sini oluşturacak çocuklarımıza şimdiden okumayı sevdirelim. Onlara yaşgünlerinde pahalı hediyeler, eşyalar, oyuncaklar yerine seviyelerine uygun ve kolayca bitirebilecekleri kitaplar hediye edelim. Yaşları küçük ise kitaplarımız da küçük ve ince olsun. Her sayfasında onların ilgisini çekebilecek rengarenk resimler bulunsun. Artık günümüzde her kitapçıda tüm yaş gruplarının seviyelerine uygun kitaplar bulmak mümkün.
Sadece yaşgünleri için değil, dini ve milli bayramlarda da bunu yapabiliriz. Evinize misafirliğe gelen akraba veya komşu çocuklarına da hediye kitaplar verebilirsiniz. Hatta bayram ziyareti için gelen çocuklara, küçük kitapçıklar vererek oturduğunuz mahallenizde yepyeni bir uygulama başlatabilirsiniz.
Ne dersiniz? Geleceğin Türkiye'si için böyle bir fedakârlığa katkıda bulunmaya değmez mi?
Erdal Tatar / Erzurum
|