Arnavutluk, Makedonya sınır sorununa çözüm arıyor
ANKARA (CHA) - Arnavutluk Dışişleri Bakan Yardımcısı Pellumb Xhufi, Makedonya-Kosova sınırı ve Sırbistan'ın güneyinde yaşanan çatışmalarla ilgili olarak ülkesinin görüşünü aktarmak ve destek istemek amacıyla Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Yiğit Alpogan ile görüştü. Xhufi, sorun çerçevesinde gündeme gelen Sırp birliklerinin sınır bölgelerine yerleştirilmesi girişimlerinden vazgeçilmesi ve çokuluslu bir gücün bölgede konuşlandırılması için Türkiye'nin siyasi ve askeri desteğini istedi.
Makedonya-Kosova sınırı ile Sırbistan'ın güneyinde meydana gelen çatışmalarla ilgili olarak Arnavutluk Hükümeti'nin resmi görüşünü iletmek üzere bölge ülkelerine ziyaretler yapan Arnavutluk Dışişleri Bakan Yardımcısı Pellumb Xhufi Ankara'ya gelerek Türk Dışişleri'ne bilgi verdi. Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Yiğit Alpogan ile görüşen Xhufi, NATO tarafından gündeme getirilen Sırp birliklerinin Makedonya-Kosova sınırına yerleştirilmesinin engellenmesi için Türkiye'nin desteğini istedi. Arnavutluk Hükümeti'nin, bölgede silahlı mücadele veren Arnavut gerillalarını desteklemediğini ileten Xhufi, sorunlu bölgeye Makedonya'nın da izni alınarak uluslararası bir gücün yerleştirilmesinin daha uygun olacağını ve Türkiye'nin de bu güç içerisinde askeri olarak temsil edilmesini istedi.
DIŞİŞLERİ ASKER GÖNDERMEYE SICAK BAKMIYOR
Dışişleri Bakanlığı kaynakları ise bölgede yaşanan her gelişmenin Türkiye'nin ilgi alanında bulunduğunu belirtiyorlar. Ankara, sorunlu bölgelerin statülerinin belirlenmesi için siyasi olarak çaba sarfetmenin daha uygun olacağı görüşünde. Türkiye halihazırdaki durumda Kosova bölgesine daha fazla asker gönderilmesine karşı. Ancak Ankara'nın tavrını Yunanistan'ın bölgede oynayacağı rol belirleyecek. Yunanistan'ın silahlı mücadele veren Arnavut milislerin temsilcileriyle gizli görüşmeler yaptığı belirtiliyor. Dışişleri Bakanlığı, Arnavut misafirine Makedonya'nın toprak bütünlüğüne yönelik çalışmaların engellenmesi düşüncesinde olduklarını iletti. SALİH BOZTAŞ - 12/3/2001
Makedonya'da sınır krizi
ANKARA- Balkanlar'da, son günlerde, Kosova ve etrafındaki bölgelerde her an patlaması beklenen kriz, başka bir yerde, yıllardır hassas dengeler üzerinde olan Makedonya'da ortaya çıktı. Preşova Vadisi'nde bir süredir artan gerginlikten ötürü dikkatler buraya çevrilmişken, büyük bir kriz haberi, önceki gün Makedonya'nın sınır köyü Tanusevçi'den geldi. Bölge ülkelerinin medyasında geniş yer bulan ve bir anda uluslararası boyut kazanan bu olayın temelinde, iki farklı boyutuyla "sınır" meselesinin olduğu ifade ediliyor.
Bölgeden gelen son haberlere göre, 75-150 kadar silahlı Arnavut grup, adı geçen köye gelerek, bölgedeki 3 Makedon askerini öldürdükten sonra, oraya gelen KFOR bünyesindeki Amerikan askerleriyle de çatışmaya girdiler ve ardından silahlarını ve giydikleri elbiselerini bırakarak, sivil olarak tekrar Kosova'ya çekildiler. Olay üzerine Makedonya, hemen askeri birliklerini alarma geçirdi. KFOR derhal olaya el koydu. Hatta Makedonya'nın ortodoks komşuları, hadiseyi, sanki "dini bir kimliğe" büründürürcesine Üsküp'e "destek" mesajları verdiler. Bölge ülkelerinden Bulgaristan, gelişmeyi, "Makedonya'nın toprak bütünlüğüne saldırı" olarak değerlendirerek, asker gönderebileceğini açıkladı. Yunanistan ise, "Makedonya'nın güvenliğini bütün imkanlarıyla savunacağını" duyurdu.
Olay birden bire bu noktaya nasıl geldi? Bu safhada özellikle cevabı merak edilen bu sorunun, o bölgeyi ve orada yaşananları bilenler için pek de hayret edilecek bir husus olmadığı belirtiliyor. Makedonya'nın yüzde 85'i müslüman ve bunun da çok büyük kısmı Arnavut olan şehri Kalkandelen(Tetova)'e bağlı Tanusevçi köyü, iki yıl önceki savaşta bu ülkeye büyük mülteci akınının yaşandığı Eleshan sınır kapısına yakın bir yerleşim yeri. Köyün nüfusunun tamamı Arnavut asıllı. Buranın hemen karşısında ise, Kosova sınırları içerisinde kalan bir Arnavut köyü, Debelde var. Eski Yugoslav döneminde aralarında her hangi bir sınır olmayan bu iki nokta'dan, "her türlü mal ve eşya" rahatlıkla nakledilebiliyordu. Makedonya, bağımsızlık ilanından sonra bölgede kendi otoritesini kurmak düşüncesiyle yoğun güvenlik önlemleri aldı. Buradaki asker sayısı bir köye göre genellikle daha çoktu. Kosova'da başlayan savaş ve ortaya çıkan yönetim boşluğu, zaten bünyesinde "büyük Arnavutluk" idealine sahip insanlar bulunduran Makedonya'yı daha da hassaslaştırıyordu. Ancak bölgenin çok fazla dağlık olması, silah dahil bahsedilen "geçişler"i önleyemiyordu. Makedon güvenlik güçlerinin aldıkları tedbirler, zaman zaman bölgedeki sivil halkı da ciddi şekilde rahatsız edecek boyutlara varıyordu. Tanusevçi köyünde geçtiğimiz şubat ayı sonlarına doğru, Makedon polisi ile yerli ahaliden bazıları arasında çıkan çatışmada bir Arnavut genci'nin öldürülmesi bardağı taşıran bir damla oldu. 25 şubat'ta bu köyden, çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk 160 kadar Arnavut, sınırı geçerek, Kosova'nın Debelde köyüne sığındılar. İlerleyen günlerde bunu yenileri izledi ve şu ana kadar 600'e yakın Arnavut Debelde köyüne sığındı.
Bu gelişmeler üzerine Kosova'dan Tanusevçi köyüne gelen, kimliği belirsiz 100 civarında maskeli ve siyah giyimli Arnavut asıllı oldukları belirtilen militan, bölgedeki Makedon askerleriyle girdiği çatışmada 3'ünü öldürdü. Olay, Makedonya'nın siyasi ve demografik yapı itibarıyla çok hassas olmasından ötürü, bir anda büyüdü ve zaten "ciddi güvenlik endişesi yaşayan bu ülkenin toprak bütünlüğüne saldırı" olarak algılandı.
Olayın arkasındaki diğer bir "sınır" meselesinin ise, Makedonya ile Yugoslavya Federasyonu arasındaki sınır hattının tespit edildiği müzakerelere, bu hattın çok büyük bir kısmının şu anda fiili sahibii olan Kosova Arnavutlarından kimsenin çağrılmamasının olduğu belirtiliyor. Bölgedeki gözlemcilerin ve bazı Arnavut kaynakların da doğruladığı bu gerekçe, Preşova'da yaşanan gerginlikte olduğu gibi Tanusevçi'de ortaya çıkan gelişmelerde de önemli bir faktör olarak kendini gösterdi.
Bölgedeki gözlemciler, olayın birden bire büyümesindeki önemli etkenlerden biri olarak da, "Kosova'daki gelişmelerden dolayı, son yıllarda ciddi 'ekonomik ve siyasi sıkıntılar' yaşayan Ortodoks Makedon yönetimin, Tanusevçi'deki olayı, sınırlarını ve bütünlüğünü korumak hesabıyla uluslararası camianın desteğini almak için kullanmak istemesini" gösteriyorlar. NEDİM YALÇIN - 7/3/2001
|