Destek devam ediyor
Devlet Bakanı Kemal Derviş tarafından açıklanan ekonomik önlemler paketine işadamları destek verdi. TÜSİAD pakete destek vereceklerini açıklarken, İTO, Derviş'e 3 ay süre verilmesinden yana olduğunu açıkladı. Sendikalar ise destek konusunda temkinli davrandı.
İş dünyası ekonomik programa destek vermeye devam ediyor. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tüncay Özilhan, ekonomik önlemler paketine destek vereceklerini açıklarken, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Mehmet Yıldırım da Devlet Bakanı kemal Derviş'in istediği 3 aylık sürenin verilmesinden yana olduğunu açıkladı.
İşçi sendikaları destek konusunda temkinli yaklaşırken, Türk-Amerikan dernekleri destek vaadinde bulundu.
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, önemli olanın bundan sonraki aşamada programın altının doldurulması olduğunu söyledi. Özilhan başkanlığında TÜSİAD Heyeti'nin Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'ın da hazır bulunduğu, Başbakan Bülent Ecevit ile görüşmesi yaklaşık 40 dakika sürdü.
Özilhan, Başbakan Ecevit ile yaptığı görüşmeden sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulunurken, "ziyaretlerinin bir nezaket ziyareti olduğunu" belirterek "Ocak ayında TÜSİAD'da bir seçim oldu ve bu krizlerden dolayı ertelediğimiz ziyaretleri Sayın Cumhurbaşkanı'ndan başlayarak, Sayın Başbakan, Başbakan Yardımcısı Sayın Devlet Bahçeli ve Sayın Derviş ile yerine getirdik." dedi. Bu ziyaretlerde hem krizle ilgili görüşlerini aktardıklarını, hem de dün açıklanan programla ilgili görüşlerini ifade ettiklerini belirten Özilhan, programla ilgili görüşlerinde fazla değişik birşey olmadığını söyledi. Özilhan, şunları söyledi:
"Mali sektörde, gerek bankalar arasında, gerekse bankalarla reel sektör arasında Türk Lirası piyasası, döviz piyasası ve bono piyasası çalışmıyordu. Onun çalıştırılması için Merkez Bankası'nın devreye girmesini ve bir regülatör olarak bu uyumun sağlanması gerektiğini, aksi takdirde bu krizin gittikçe derinleşeceğini söyledik, ayrıca,bu krizin Ankara dışından İstanbul'dan nasıl göründüğü, tedavisi için de neler gerektiği hakkında görüşlerimizi aktardık. TÜSİAD ve özel sektör olarak her türlü desteği vermeye devam edeceğimizi belirttik."
"Türkiye'nin bunalımı atlatamama ihtimali var mı?" sorusu üzerine de, Özilhan, Türkiye'nin bunalımı atlatacağını, önemli olanın inançla ve herkesin aynı gemide bilindiğinin bilinciyle gereken çabayı göstermek olduğunu vurguladı. Özilhan, "Bu yolla önceki krizden olduğu gibi, bundan da çıkacağız." dedi.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yıldırım, Devlet Bakanı Kemal Derviş'e ilk 3 ay fırsat verilmesinden yana olduğunu söyledi. Yıldırım, "Programın içeriği henüz tam açıklanmış değil. Bugün Sayın Derviş'in bize bu konuda geniş bilgi vereceğini ümit ediyorum. Ön fikirli olmaksızın ilk 3 ay kendisine fırsat verilmesinden yanayım." dedi.
TOBB'dan eleştiri
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Fuat Miras, "Önlemler bu haliyle hiç birşey ifade etmiyor, reel sektör hiç dikkate alınmamış." derken, Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Zafer Çağlayan, "Dağ fare doğurdu." dedi.
Kayseri Sanayi Odası (KSO) Başkanı Mustafa Çapar ise, krizin fırsata dönüştürülerek istihdam ve üretimin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Sendikalar da temkinli
Ulusal Program öncesi ortaya konulan 'Acil Önlemler Paketi'ne işçi dünyasından destek gelmedi.
Hak-İş ve DİSK başkanları, kendi aciliyetlerinin; 'Acil Önlem Paketi' ile uyuşmadığını belirterek, ekonomideki daralma ve işsizliğin de en az finans kesiminin problemleri kadar önemli olduğunu vurguladılar.
Hak-İş Başkanı Salim Uslu, "Temkinliyiz. Umut verici, bizim ihtiyaçlarımıza denk düşen bir öngörü yok. Reel sektöre, üretime ve çalışanlara yönelik doğrudan bir düzenleme, hiç olmazsa bir öngörü ortaya konulmalıydı. Acil Önlemler Planı, bizim için çok tatmin edici değil." dedi. DİSK Başkanı Süleyman Çelebi de yaptığı değerlendirmede, "Açıklanan pakete bizim onay vermemiz mümkün değil. Kendilerine göre acil tedbirler. Bize göre bir şey yok." dedi.
MÜSİAD: Radikal karar yok
Öte yandan Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Ali Bayramoğlu da yaptığı açıklamada, "Sayın Derviş'in oluşturduğu ilk izlenim ekonomide son derece radikal kararlar alınacağı idi. Ancak ilk paket gösterdi ki, ülkenin yapısal sorunlarına ilişkin herhangi bir radikal karar yok. Dağ fare doğurmuştur." dedi.
Türk-Amerikan Dernekleri'nden Kemal Derviş'e tam destek
Amerika'daki Türk toplumunu temsil eden Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) ve Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi'nin (ATAA) yanı sıra sanal ortamda iletişim sağlayan bir medya kuruluşu olan "Turkish Forum" yöneticileri, ekonomiden sorumlu devlet bakanlığı görevine getirilen Derviş'e destek vaadinde bulundular.
Moral ve motivasyon kampanyası
İzmir Ticaret Odası (İZTO) "Ekonomik Kurtuluş Savaşı" kampanyası başlattı. İZTO'nun 28 Şubat 2001 tarihli meclis kararı ile başlatılan kampanya çerçevesinde gazetelere verilecek ilanlarla "Bu krizi aşarız." mesajı veriliyor. "Moral ve motivasyon" kampanyası çerçevesinde dört gün boyunca gazetelere verilecek ilanlarda Kurtuluş Savaşı fotoğrafları ve sloganları yer alacak. Cumhuriyet'in ilk yılları örnek alınarak başlatılan kampanya kapsamında, "Onlar başardı biz de başaracağız" denilerek, kriz sebebiyle toplumda kaybolan güvenin sağlanması amaçlanıyor.
(Ankara / İstanbul / Kayseri / İzmir (Zaman))
Derviş’ten örnek davranış
Devlet Bakanı Kemal Derviş, öğle yemeklerini, Hazine Yemekhanesi'nde, diğer personel ile birlikte yiyecek.
Edinilen bilgiye göre, Kemal Derviş'in, göreve başladığı ilk günden bu yana Hazine'deki personeli ve çalışma arkadaşlarını yakından tanımayı amaçladığı belirtiliyor.
Bakan Derviş'in yakın çevresi, bakanın, şeffaf bir çalışma yöntemini benimsediğini, bu sebeple, ast üst ayrımına girmeden bütün çalışanların fikrine saygı gösterdiğini ve resmi bir tavır içinde olmadığını vurguluyorlar. Bugünden itibaren, yemeklerini Hazine Yemekhanesi'nde yemeye başlayarak, bakan olarak bir ilke imza atacak olan Bakan Derviş'in davranış ve çalışma yönteminin, ekonomi bürokrasisi tarafından da desteklendiği kaydediliyor.
Iktisat da fonda
Erol Aksoy'un sahibi olduğu İktisat Bankası, BDDK kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildi. İktisat Bankası aktif büyüklük bakımından Türkiye'nin 20. bankası konumundaydı.
Bankacılık sektöründeki yaprak dökümü devam ediyor. Dün de Erol Aksoy'a ait İktisat Bankası, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)'na devredildi. İktisat Bankası ile birlikte fona devredilen banka sayısı da 13'e yükseldi.
BDDK tarafından dün ilk defa farklı bir üslup kullanılarak yapılan açıklamada, "Kaynaklarını, bankanın emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek şekilde hissedarlarının oluşturduğu sermaye grubuna aktaran" ifadesi kullanıldı. Açıklama, bankanın zararının özkaynakları aşarak yabancı kaynaklara sirayet ettiği, mali bünyesindeki zafiyetin, taahhütlerini karşılayamayacak boyutlara ulaşan ve faaliyetine bu haliyle devamının mevduat sahiplerinin haklarını ve mali sistemin güven ve istikrarını tehlikeye düşürdüğü ifade edildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İktisat Bankası TAŞ, TMSF'nin sahipliği altında, bugünden itibaren normal faaliyetini sürdürecek, yasalara uygun her türlü yükümlülüğünü yerine getirecektir. Tasarruf sahiplerinin endişe etmelerini gerektirecek bir durum söz konusu değil."
Denizli'de kuruldu
1927 yılında Denizli'nin önde gelen esnafları il ekonomisine katkıda bulunmak amacıyla İktisat Bankası'nı kurdu. 1984'e kadar çok şubeli mevduat bankası olarak faaliyet gösteren İktisat, 1984 yılından sonra ticari bankacılık olarak faaliyetlerini yeniden düzenledi. 1986 yılında Türkiye'nin ilk leasing şirketi İktisat Leasing'i kurdu, aynı yıl Türkiye'de ilk kredi kartı uygulamasını başlattı. Banka, Türkiye'nin ilk factoring şirketi olan Facto Finans'ın da iştirakçisi oldu. İktisat Bankası'nın grubunda bulunan şirketler şunlar: İktisat Leasing, İktisat Yatırım, Emek Hayat, Park Avenue Bank, Emek Sigorta, Facto Finans, MultiCanal, Cine5, Supersport, Maxi Tv, Playboy Tv, Show Radyo, Radyo Viva, Show Pa, Kablonet, ANet, İktisat Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, Show Basın, Avrupa ve Amerika Holding AŞ.
Hisseleri kapatıldı
İktisat Bankası'nın Borsa'da hisseleri işlem gören 3 iştiraki; İktisat Finansal Kiralama, Facto Finans ve Emek Sigorta hisse senetleri sıralar işleme kapatıldı.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen İktisat Bankası Yönetim Kurulu Başkanlığı'na, fon bankaları ortak yönetim kurulu başkanı Tevfik Altınok atandı. Genel müdürlüğe ise bankada Yönetim Kurulu üyesi Yalçın Amanvermez getirildi.
Öte yandan TMSF'ye yeni bankaların katılımı sürerken, Türk bankacılık tarihinde 30'un üzerinde bankanın tasfiyeye uğradığı belirlendi. Tasfiye olan 34 bankadan 6'sını kamu, 17'sini özel ticaret, 4'ünü mahalli, 4'ünü yabancı ve 3'ünü kalkınma ve yatırım bankaları teşkil ediyor.
(Sezai Şen / Ankara CHA)
Önce boşalttı sonra devretti
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından toplanan mevduatın hissedarlarına aktarıldığı gerekçesiyle el konulan İktisat Bankası'nın eski sahibi Erol Aksoy, ilginç bir açıklamada bulundu.
Kredileri hissedarların şirketlerine aktaran Erol Aksoy, mevduat çıkışları üzerine bankanın Fon'a devredilmesini kendilerininin istediğini bildirdi.
Aksoy, yaptığı yazılı açıklamada, Kasım ayında başlayan krizi takiben geçen bayram tatili boyunca bankacılık sektörüne yönelik bankaların tasfiyesi ve iflası konusunda oluşan spekülasyonların, İktisat Bankası'nda da 12 Mart Pazartesi günü mevduat çıkışına neden olduğunu kaydetti.
Sisteme şükran duyuyor
Bu eğilimin 13 Mart günü de devam etmesi üzerine, bankaya ait mevduat munzam karşılıklarının serbest bırakılması için Merkez Bankası'na başvurulduğunu belirten Aksoy, şöyle dedi: "Ancak bu imkanın sağlanmaması üzerine, aynı gün Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'na başvurularak, bankanın bu şartlarda yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlandığı ve devamının mümkün olmadığı gerekçesiyle, bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmesi tarafımızca istenmiştir."
Aksoy, "Bu karar ile her ne kadar 17 yıldır kendi çocuğum gibi gördüğüm ve Türkiye'de bankacılık sektöründe ihtisas bankacılığı gibi birçok yeniliğe imza attığımız, birçok bankacının okulu olan İktisat ve çalışanlarından ayrılmış olmanın üzüntüsünü yaşasam da, İktisat mudilerinin haklarının korunmuş olmasından dolayı sisteme şükran duymaktayım." dedi.
1 milyonun serüveni
Cumhuriyet'in ilk yıllarında bütün para birimlerinden daha değerli olan Türk Lirası, 77. yılda 3 milyonla çarpıldığında bir Kuveyt Dinarı, 1 milyonla çarpıldığında ise 1 Amerikan Doları edebiliyor.
Merkez Bankası önceki gün itibariyle 1 Amerikan Doları'nın gösterge niteliğindeki efektif satış fiyatını 1 milyon 6 bin lira olarak açıklarken, Kuveyt Dinarı, İngiliz Sterlini ve İrlanda Lirası'ndan sonra, 1 Amerikan Doları da 1 milyon liranın üzerinde işlem görmeye başladı.
Atatürk'ün sağlığında hemen hemen bütün yabancı para birimlerinden daha değerli olan Türk Lirası, Cumhuriyet'in 77. yılında 1 Kuveyt Dinarı'nın 3 milyonda biri ile ifade edilirken, İngiliz Sterlini'nin 1,5 milyonda biri ve Amerikan Doları'nın ise milyonda biri ile ifade edilecek.
Dolardan değerliydi
Cumhuriyet tarihinin ilk kâğıt paraları 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve bin lira olarak 1927 yılında basıldığında 1 Türk Lirası, 1 Amerikan Doları'ndan bile daha değerli idi. Türk Lirası, 1927'de 1,33 Amerikan Doları'yla ifade edilirken, 1930'lu yılların sonuna kadar hemen hemen her yabancı para biriminden daha yüksek bir seviyede seyretti.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında 1 milyon lira ise çok az kişi tarafından telaffuz edilebiliyordu. "Milyon" ancak bütçede yer alıyor, ne kadar değer ifade ettiği halkın büyük bir kesimi tarafından bilinmiyordu.
Nereden nereye!..
1 milyon lira, 1940'larda 100 bin adet cumhuriyet altını, 1950 ve 1960'lı yıllarda bir TIR dolusu araba ile ifade edilirken, 1980'li yılların başında başkent Ankara'nın güzide ilçelerinden Çankaya'da lüks bir ev satın almak mümkündü. Bugün ise bir milyon lira ile kasaptan yarım kilo et dahi alınamıyor. Bundan 19 yıl öncesine kadar, bir milyon lirayı bir arada görebilmek için zamanın en büyük banknotlarından bin tanesini bir araya getirmek gerekirken, 1 milyon lira bugün en büyük kâğıt para olma özelliğine bile sahip bulunmuyor. Türkiye'de 1980'e kadar en büyük kâğıt para bin lira iken, ülke, 1981'de 5 bin lira ile, 1982'de 10 bin lira ile tanıştı. İlk kağıt 20 bin lira 1988'de, 50 bin ve 100 bin lira 1989'da, 250 bin lira ise 1992'de tedavüle çıktı. Türkiye'nin milyonluk banknotlarla tanışması ise 1990'lı yıllara isabet etti. 1993'te 500 bin lira, 1995'te ise 1 milyon lira ilk kez piyasaya sürüldü. Ancak, bir milyon liranın piyasadaki en büyük kağıt para olma özelliği, iki yıl sürdü ve 1997'de bir milyon lira tahtını 5 milyon liraya bıraktı.
Paket, doları etkilemedi
Önceki akşam açıklanan ekonomik program çerçevesinde alınması gerekli önlemler paketini, piyasalar yeterli bulmadı.
Önlemler kısa vadede piyasaların yerine oturmasını sağlayıcı tedbirleri içermeyince döviz piyasasında bir değişiklik olmazken, dolar yabancı bankaların talebiyle yükselerek bankalararası piyasada 1 milyon 35 bin lirayı gördü.
Merkez Bankası (MB) kapanışta dolar kurunu alışta 1 milyon 7 bin 34, satışta 1 milyon 11 bin 891 lira olarak belirledi. Böylece TL'nin dolara karşı değer kaybı önceki güne göre yüzde 0,7, 22 Şubat'a göre ise yüzde 47,7 oldu. Kapalıçarşı'da ise dolar 1 milyon 17 bin liraya çıktı.
Bankacılara göre dolar fiyatının gerilemesi için MB müdahalesi ya da yabancı kaynak girişi gerekiyor. Yaz aylarında turizm, işçi giderleri ve ihracat artışıyla döviz likiditesi rahatlayınca doların fiyatı düşebilir. Önlemler paketinde MB'nin kısa vadeli aşırı dalgalanmalar haricinde döviz kurunun uzun vadede değerini piyasaya bırakacağı bildirildi. Bankacılar, bu durumda MB'nin dolar kurunun yerine oturması için kısa vadede piyasaya girmek yerine piyasanın oturmasını bekleyebileceğini söylediler.
(Harun Çümen / Ekonomi Servisi)
Elektriğe yüzde 10 zam
Elektrikte abone satış fiyatlarına yüzde 10 zam geldi. Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ'den (TEDAŞ) yapılan yazılı açıklamada, dolar kurunda meydana gelen artış nedeniyle, Hazine Müsteşarlığı ile varılan mutabakat sonucunda, abone satış fiyatlarının bugünden geçerli olmak üzere yüzde 10 artırıldığı bildirildi.
Açıklamada, artıştan sonra, sanayi çift terimli tarife diğer iller kilovattsaat (kwh) fiyatının 54.350 lira, sanayi çift terimli tarife kalkınmada öncelikli iller kwh fiyatı 50.250 lira oldu. Meskenlerde ise kalkınmada öncelikli meskenlerde elektriğin kwh fiyatı 59.500 liraya, diğer iller mesken elektriğinin kwh fiyatı da 64.350 liraya çıktı.
Faik Öztrak Hazine Müsteşarı
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkan Yardımcısı Faik Öztrak Hazine Müsteşarı oldu.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, Öztrak'ın Hazine Müsteşarlığı'na atanmasına ilişkin kararnameyi onayladığı öğrenildi.
Öztrak'ın atama kararnamesinin, mükerrer ya da bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor. Selçuk Demiralp'in emekliye ayrılmasından sonra, Hazine müsteşarlığı görevini vekaleten Müsteşar Yardımcılarından Ferhat Emil yürütüyordu.
Hazine’ye Halka arz çağrısı
Türkiye Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Başkanı Veli Sarıtoprak, Hazine'nin vatandaştan borçlanması konusundaki görüşlere destek verdi.
Sarıtoprak, gazetemize yaptığı açıklamada, yıllardan beri hakim olan zihniyetin birkaç para sahibini daha da zengin etmek için halkı fakirleştiren uygulamalarda bulunduğunu savunarak, "Yurtdışında en azından 3 milyon insanımız var. Bunların 150 bini iş güç sahibi. Bulundukları ülkeler için çok olmasa bile bizim için çok sayılabilecek mevduatları var. Bu yönden bakılınca Sayın Aygün ve Sayın Çağlayan'ın düşüncelerine katılıyor ve TÜSİAV olarak bu konuda üzerimize düşeni yerine getireceğimizi taahhüt ediyoruz." dedi.
Halk hazır
4-5 bankanın ve birkaç yüz ailenin para kazanması için ülke ekonomisini batıran yüksek faizlerle borçlanma hastalığından vazgeçilmesinin zaruri hale geldiğini vurgulayan Sarıtoprak, şunları söyledi: "Bu Türkiye'nin son şansıdır. Bu bunalımdan çıkmak için vatandaş fedakarlığa hazır; ama yüksek oranlardan devlete borç verenler hazır değil. Milletle birlikte olmadan hiçbir program başarılı olamaz. Bu nedenle vatandaştan borçlanılmalı. Başbakan ve yardımcıları çıkıp televizyondan vatandaşın desteğini istemelidirler. Hükümet bu öneriye sıcak bakmalı, milleti bir amaç etrafında birleştirmelidir. Bunu yapmazlarsa hiçbir Allah'ın kulu bu krizden çıkış yolu bulamaz. Hükümetler birkaç bankacının daha da zenginleşmesine, devleti daha çok kendisine bağlamasına göz yummamalıdırlar. Hep birlikte hareket edip, devleti haraca bağlayanları cezalandırmalıyız. Halk buna hazır, siyasilerin de hazır olmasını bekliyoruz."
(Sezai Şen / Ankara Zaman)
|