GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

16/03/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



HABERLER 


Bunların hepsi numara

"Numarayı numara olsun diye veriyorlar. Uygulama yok." MERNİS projesinin fikir babası Prof. Dr. Osman Altuğ, vatandaşa birçok numara verilmesinin yanlış olduğunu belirterek "Bir adama çok numara verirsen çok karılı–çok kocalı hale getirirsin. Bunlar birleştirilerek tek numara verilmeli." dedi.

Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman Altuğ, vatandaşa vergi numarası verilmesi ile başlayan, kimlik numarası dağıtımı ile devam eden uygulamaların numaradan öteye gitmeyeceğini iddia etti.

Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) projesinin fikir babası olan Prof. Dr. Osman Altuğ, CHA'ya yaptığı açıklamada, "Numarayı numara olsun diye veriyorlar. Uygulama yok, bir şey yapıyormuş gibi gözüküyorlar. Bir adama çok numara verirsen, farklılık olursa çok karılı–çok kocalı hale getirirsin. Senin dört tane, beş tane adresin varsa ben seni nerden bulacağım da nereye tebligat yapacağım? Bunların hepsi birleştirilerek tek numara verilmeli." dedi.

Her şey kontrol edilmeli

"Sağlıklı bir yönetim için kontrol ve denetim kaçınılmazdır. Türkiye Cumhuriyeti'ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek istiyorsak; başta vatandaş envanteri olmak üzere her şeyi kayda almak, envanterini çıkartmak zorundayız." diyen Osman Altuğ "Türkiye'de ilk uygulama vergi yönünden perakende tedbirlerle yapıldı. 1994'te hazırladığım tasarı kanunlaştı. Her gerçek kişiye bir vergi numarası verilmesi uygulaması bu kanunla kanuni zemine kavuşturuldu. 78 maddelik kayıt dışı ekonominin kayıt içine alınmasını sağlayan kanun tasarısının sadece bir maddesi hayata geçirildi. 77 madde daha var." diye konuştu.

Projenin ikinci aşaması

Kendi projesinin ikinci aşamasında vatandaşlık kartı belgesinin yattığını belirten Altuğ, "Vergi numarası ile vatandaşlık numarası aynı olacak. Tekkim (Tek Kimlik) adı verilen bu numara; vatandaşın hem nüfus kaydını tutacak, hem vergi, hem adli, hem idari kimliği, aynı zamanda seçmen kimliği olacak. En önemlisi banka kimliği ve kredi kartı olarak kullanacak bunu. Bu kart ile alışveriş yapabilecek. Nüfus saymak için insanları evinde tutup daha sonra da yanlış saymışız filan demeyeceğiz. Büyük meblağlı nakit parayı da kaldıracağız. Her işlemi bu kartla yapabilecek. Büyük parayı kaldırınca insanlar büyük parayı mecburen kartla ödeyecekler. Böylelikle harcamalar ve paralar kayıt altına alınacak." şeklinde konuştu.

Projenin asla bir fişleme manası taşımayacağını da belirten Altuğ, yıllarca sahipsiz kalan MERNİS projesine sahip çıktığı için İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'a teşekkür borçlu olduğunu sözlerine ekledi. (Altan Cankut / İSTANBUL cha)




Kimlik numaranızı öğrenin

İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen MERNİS projesi çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına verilen kimlik numaraları, internetten de öğrenilmeye başlandı.

Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarının nüfus kayıtlarına verilme işlemlerinin 28 Ekim 2000 tarihi itibariyle tamamlanmasının ardından vatandaşlar, kimlik numaralarını öğrenmeye başladılar. Daha önce herhangi bir nedenle nüfus cüzdanı değiştirilmesi, ilk defa nüfus cüzdanı alınması ya da nüfus idarelerinden nüfus kayıt örneği çıkartılması halinde öğrenilebilen Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün internet sitesine de yüklendi.

Vatandaşlar, "www.nvi.gov.tr" adresiyle ulaşılan sitede kendilerinden istenilen nüfus kayıt bilgilerini doldurduklarında, ileride, nüfus, vergi, sağlık ve askerlik gibi alanlarda merkezi olarak tutulacak bilgilere tek numara aracılığı ile ulaşılmasına imkan sağlayacak kimlik numarasını öğrenebilecekler.




Aydın'da gergin saatler

Polis, evlerinde arama yapmak istedi. Buna karşı koyan Aydemir kardeşlerden Resul Aydemir çıkan arbedede hayatını kaybetti. Aydemir'in yakınları taşla sopayla polisin üzerine yürüdü.

Aydın E Tipi Cezaevi çevresindeki evlerin rutin denetlenmesi sırasında yaşanan kargaşada bir kişi hayatını kaybetti. Aydın Devlet Hastanesi morguna kaldırılan Resul Aydemir'in yakınları ve mahalle sakinleri hastane önünde toplandılar. 300 kişilik grup devlet ve polis aleyhine slogan attılar.

Aydın Emniyet Müdürlüğü ekipleri rutin aramalar çerçevesinde Osmanyozgatlı Mahallesi Telsiztepe mevkiinde, E Tipi Cezaevi çevresinde bulunan Resul Aydemir isimli vatandaşın evini de aramak istedi. Aydemir'in, polis ekiplerinin arama isteğine karşı çıkması üzerine çıkan tartışmanın büyüdüğü ve mahalle sakinlerinin de katılmasıyla kavgaya dönüştüğü belirtildi. Olaylarda ağır yaralanan Resul Aydemir (30) Aydın Devlet Hastanesi'ne kaldırılmak istenirken yolda öldü. Süleyman(27) ve Abdullah Aydemir (25) de gözaltına alındılar.

Büyük tepki var

Resul Aydemir'in cenazesini almak üzere Aydın Devlet Hastanesi'ne giden bir grup vatandaş, hastane önündeki polis barikatını aşmak istediler. Söz konusu kişiler, ellerindeki sopa ve bıçaklarla polislere saldırarak Resul Aydemir'in polis otosunun çarpması sonucu öldüğünü iddia ettiler. Kalabalık grup daha sonra hastane önünden, Atatürk Bulvarı'ndan Osmanyozgatlı Mahallesi'ne slogan atarak yürüdüler. Polis yürüyüşe müdahale etmedi.

Emniyet'ten açıklama

Aydın İl Emniyet Müdürlüğünden, Resül Aydemir'in ölümüyle ilgili bir açıklama yapıldı. Açıklamada "Evin polis ve jandarma tarafından aranması sırasında aile fertlerinden bazıları fevri hareket ederek evin aranmasını engellemeleri ve mani olmaları üzerine, polise mukavemette bulunulmuş ve bu sırada daha önceden kalp ve sinir tedavisi gördüğü bildirilen Resul Aydemir, olay yerinde fenalaşmış, sağlık ekibi tarafından Devlet Hastanesi'ne kaldırılmasına karşılık vefat etmiştir." denildi. (Osman Akçay / AYDIN cha)




Tekirdağ açıklarında deprem

Tekirdağ açıklarında öncaki gece meydana gelen 4,0 büyüklüğündeki depremde can ve mal kaybı olmadığı bildirildi.

Tekirdağ Valisi Cemalettin Sevim, ilçelerle de temas kurulduğunu belirterek, ilde yıkım veya yaralanma olayı meydana gelmediğini söyledi. Vali Sevim, saat 22.34'te Tekirdağ'ın güneyinde, denizden karaya 10 kilometre mesafede, 4,0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini belirtti. Endişe edilecek bir durum olmadığını ifade eren Sevim, "Depremle ilgili olarak ilimizde herhangi bir yıkım veya zarar gören bir kişi yoktur." diye konuştu.




Paniğe gerek yok

Jeofizik Mühendisleri Odası Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ercan, Tekirdağ'da meydana gelen depremin beklenen büyük depremin yolunu gösterdiğini belirterek, "Paniğe gerek yok." dedi.

Prof. Dr. Ahmet Ercan, dün akşam Marmara Denizi Tekirdağ açıklarında meydana gelen 4 büyüklüğündeki depremin özellikleri ile ilgili bilgi verdi. Tekirdağ'da meydana gelen depremin olağan bir deprem olarak görülmesi gerektiğini kaydeden Jeofizik Mühendisleri Odası Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ercan, "Buradaki fayların gerilim biriktirdiği açık. Ancak, paniğe gerek yok. Büyük depremin işaretlerini bize aktardığı için önemli bir deprem olarak değerlendiriyoruz." dedi. Fatih Uğur / İSTANBUL (cha)




Tatbikatı gerçek sandılar

Çanakkale'nin Çan ilçesindeki deprem tatbikatında, yaralı öğrencilerin hastaneye taşınması, tatbikat yapıldığından haberi olmayan vatandaşları telaşlandırdı.

Vatandaşlar hastaneye akın ettiler. Kaymakamlığın düzenlediği tatbikat, çeşitli kuruluşlara ait kurtarma timlerinin katılımıyla, Çan Lisesi'nde yapıldı. Olası bir deprem anında yapılacak kurtarma çalışmaları sırasında alınacak önlemler ve yaralı öğrencilerin kurtarılarak ilk sağlık müdahalesinin yapılması, gerçeğe uygun canlandırıldı. Vücutlarının çeşitli yerlerine sargı bezi sarılarak üzerleri kırmızıya boyanan öğrenciler, ambulanslarla Devlet Hastanesi'ne taşındı.

Bu sırada bazı vatandaşların, tatbikatı gerçek sanıp heyecana kapıldıkları görüldü. Yaralıların durumlarını ve kimliklerini öğrenmek için hastaneye koşan vatandaşlara, tatbikat yapıldığı bildirilerek sakinleşmeleri sağlandı.




Endonezya sallandı

Endonezya'nın Sulavesi adasında Richter ölçeğine göre 6,1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Meteoroloji ve Jeofizik Kurumu, depremde can ve mal kaybı olmadığını bildirdi. Depremin yerel saatle gece yarısından sonra meydana geldiği, merkez üssünün adanın kuzeybatısındaki Toli Toli kentinin doğusunda olduğu açıklandı.




Sabancı'ya bir acı daha

Sabancı cinayeti sanığı 12 kişiden 8'i aftan yararlandı. Gıyabi tutuklu Akkol ve Fehriye'nin dosyaları ayrıldı. Duyar hakkındaki dava ölümü sebebiyle düştü.

Sabancı Center'da 9 Ocak 1996 günü düzenlenlenen ve Özdemir Sabancı, Haluk Güngör, Ayşe Nilgün Hasefe'nin ölümüyle sonuçlanan suikastla ilgili davada mahkeme son sözü söyledi.

Toplam 12 kişinin yargılandığı davada tek tutuklu sanık, suikast talimatı vermekle suçlanan Ercan Kartal'ın dosyası yargılanması süren başka bir dosya ile birleştirildi. Mustafa Duyar'ın davası ölümü sebebiyle ortadan kaldırıldı. Yakalanamayan diğer sanıklar Fehriye Erdal ile İsmail Akkol'un davası karar verilen dosyadan ayrıldı. Sekiz sanığın yargılanması ise, yasadışı örgüte yardım suçunun Şartlı Salıverme Yasası kapsamına girdiği için ertelendi.

İstanbul 1 No'lu DGM'de görülen Sabancı davasının karar oturumuna sanıklar gelmedi. Suikast tetikçilerinden 15 Şubat 1999 tarihinde Afyon Cezaevi'nde silahla öldürülen Mustafa Duyar'ın ölüm kaydı mahkemeye gönderildi. Antakya Nüfus Müdürlüğü'nden gelen ölüm kaydının okunması üzerine duruşma savcısı esas hakkındaki görüşünü bildirdi. Mahkeme heyeti, tetikçi Mustafa Duyar hakkındaki davayı ölümü sebebiyle ortadan kaldırılırken, gıyabi tutuklu sanıklar Fehriye Erdal ve İsmail Akkol'un dosyalarının ayrılmasını kararlaştırdı.

İdamla cezalandırılması istenen yasadışı terör örgütü DHKP—C'nin yöneticisi Ercan Kartal'ın davası bir başka örgüt davasıyla birleştirildi. Yasadışı örgüte yardımla suçlanan Fatma Erdem, Metin Narın, Ejder Göngür, Mehmet Gökmen, Ferhan Taş, Melek Akkaya, Nazlı Göngür ve Murteza Demirci'nin davası Şartlı Salıverme Yasası nedeniyle ertelendi. İddianamede, söz konusu sanıkların 4,5 ile 7,5'ar yıl arasında ağır hapis cezasına çarptırılmaları talep ediliyordu.

Bu arada, Sabancı ailesinin, Belçika'da gözaltında bulunan terörist Fehriye Erdal'ın Türkiye'de işlediği suçlardan dolayı yargılanması amacıyla açtığı davanın görülmesi, 3 Mayıs'a bırakıldı. (Bülent Ceyhan/ İSTANBUL (Zaman))




Ölmeden önce öldü

2001'de öleceğine inanan emekli öğretmen Erdem, mezarını hazırlayıp kabir taşına "Ölümü: 2001" yazdı.

Denizli'nin Baklan ilçesinde oturan Mehmet Zeki Erdem isimli emekli öğretmen, ölmeden önce mezarını ve mezar taşını hazırladı. Erdem, "1996 yılı 19 Aralık gecesi rüyama giren melek bana dedi ki: 'Allah sana 5 yıl daha ömür verdi.' Bu tarihten 5 yıl sonrasını hesapladığımızda 2001 yılı 19 Aralık'ına denk geliyordu. Ben de rüyadan sonra ilk iş olarak kendi mezarımı açıp mezar taşımı yazdım." dedi. Her cuma namazdan sonra mezarına geldiğini anlatan 69 yaşındaki Erdem, "Mezarımda dilediğimce yatarım. Huzuru burada buluyorum. Her insanın bir ayağı mezarlıkta olmalı. Bu sayede ne hırsızlık olur, ne de hukuksuzluk." diye konuştu. Hamit Kavak / DENİZLİ (cha)




Azer Bülbül gözaltına alındı

Sanat dünyasına ve sosyeteye uyuşturucu pazarlayan Neslihan Özkılıç'ın verdiği ifadeden sonra başlatılan VIP Operasyonu kapsamında Fatih Ürek'ten sonra sanatçı Azer Bülbül de gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkoik Şube ekipleri tarafından gözaltına alınan Bülbül, girişte, hiçbir kötü alışkanlığının bulunmadığını belirterek, ifade vermeye geldiğini söyledi. Unkapanı Plakçılar Çarşısı'nda gözaltına alınan Bülbül, elleri kelepçeli olarak Narkotik Şube'ye getirildi. Bülbül girişte ellerindeki kelepçeleri basın mensuplarına göstermemeye çalıştı.

Erkan Acar/ İSTANBUL (cha)




Ciner'in ortağına tutuklama

Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Talat Şalk, "Beyaz Enerji" soruşturması çerçevesinde, Park Holding'in sahibi Turgay Ciner'in ortağı Erhan Aygün'ün tutuklanmasını istedi.

Savcı Şalk, Aygün'ün tutuklanması istemiyle DGM yedek hakimliğine başvurdu.

Jandarma ekipleri, geçtiğimiz salı günü, "Beyaz Enerji" soruşturmasını yürüten DGM Savcısı Talat Şalk'ın talimatıyla harekete geçerek, Park Holding'in İstanbul Taksim'deki Genel İdare Merkezi ile yine holding bünyesindeki Park Elektrik Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Merter'deki merkezine operasyon düzenlemişti.

Şirket yöneticilerinin gözetiminde bu merkezlerde incelemeler yapan sivil jandarma ekipleri, bazı evrak ile muhasebe kayıtları ve bilgisayar kayıtlarına el koyarak incelenmek üzere Ankara'ya göndermişti.

Operasyon kapsamında Park Holding'e ait Ankara Gaziosmanpaşa'daki bir büroda da arama yapılmış ve bazı belgelere el konulmuştu.




Avrupa'ya şap yasağı

Tarım Bakanlığı'na bağlı Koruma Kontrol Genel Müdürü Hüseyin Sungur, Reuters'e yaptığı açıklamada, "Şap hastalığı görülen ülkelerden, örneğin Fransa ve İtalya'dan, süt ürünleri ithalatı yasaklanacak. Ama tamamı değil, mesela pastörize süt ürünlerinde yasak söz konusu değil. Ayrıca deri, yapağı ve yün ithalatına da yasak gelecek." dedi.

Sungur, Türkiye genelinde geçen yıllarda doğu sınırlarından kaçak giren hayvanlardan dolayı halen sadece 8 mihrakta (köyde) şap hastalığı olduğunu, bunların da karantina altında bulunduğunu belirterek şunları söyledi: "2000 yılında alınan önlemlerle özellikle doğu sınırlarından kaçak havyan girişi yüzde 99 oranında önlendi. Türkiye zaten Avrupa'dan et ithali yapmıyor. Geçen yıl sığırlar iki kez aşılandı. Bu yıl da nisan ayında tüm ülkelerdeki sığırlar şap hastalığına karşı aşılanacak. Bir de sadece hastalık görülen illerdeki koyunlar da aşılanacak."




İstanbul'da ekmek 150 bin TL

Megakentin bazı bölgelerinde 200 gram ekmeğin satış fiyatı 125 bin liradan 150 bin liraya çıkarıldı.

Zam yağmurundan ekmek de payını aldı. İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı Fahri Özer, son ekonomik krizin ardından un, elektrik ve akaryakıt fiyatlarında büyük miktarda artışlar kaydedildiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Son yaşanan krizden sonra ekmek fiyatları artmak zorunda. Ekmek fiyatları yaklaşık yüzde 30 oranında artacak. Görünüm öyle... Zaten fırıncılarımız belli bölgelerde gerekli fiyat artırımına gittiler. Daha önce 125 bin liraya satılan 200 gram ekmeğin fiyatı 150 bin lirayı geçmez. Bunun altında olabilir; ama 150 bin liranın üstünde olmasına izin vermeyeceğiz."

Halk Ekmek'te de zam

Bu arada İstanbul Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden Halk Ekmek AŞ tarafından üretilen ekmeğe de zam geldi. 200 gram halk ekmeğin fiyatı 60 bin liradan 75 bin liraya çıkartıldı. Halk Ekmek Genel Müdürü Mehmet Hadi Tunç maliyet artışlarından dolayı fiyat ayarlaması yaptıklarını söyledi. Ekmek zammıyla birlikte tepkisini yüksek sesle dile getiren vatandaşlar, "Önce ekmeğimizi katıksız bıraktılar şimdi ise ekmeksiz bırakıyorlar." diye konuştular. İşçi emeklisi Mithat Kurtulmuş, "Böyle insafsızlık olmaz." derken; fırın sahibi Abdullah Demircan, "Diğer ürünlere gelen zamlar nedeniyle vatandaşın gücü sadece ekmeğe yetiyordu. Şimdi ne olur bilmiyoruz." şeklinde konuştu.

Mustafa Özge / Kamil Oğuz- İSTANBUL (cha)




Dev Türk bayrağı

Çanakkale savaşlarının yoğun olarak yaşandığı Eceabat ilçesinin arkasındaki tepeye, betondan dev Türk bayrağı yapıldı.

Çanakkale'den ve Boğaz geçişi yapan gemilerden rahatlıkla görülen Türk bayrağının projesini başlatan Eceabat Belediye Başkanı Adem Ejder, bölgenin SİT alanı olması sebebiyle yapımı durdurulan bayrağı, vatandaşların geceleri çalışarak tamamlamış olabileceklerini söyledi. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu ile Eceabat Belediyesi arasında sorun haline gelen 45X37 metre ölçülerindeki beton bayrağın yarım kalmasını içlerine sindiremediklerini belirten vatandaşlar ise "250 bin şehit verdiğimiz bu topraklara, böyle bir Türk bayrağı yakışıyordu" diyerek, projeye sahip çıktılar.




Yüksek Mahkeme basına affı da görüşecek

Anayasa Mahkemesi, Şartlı Tahliye Yasası'nın bazı madde ve hükümlerinin iptali istemiyle yerel mahkemelerden yapılan başvurulardan 21'inin daha ilk incelemesini yaptı.

Anayasa Mahkemesi heyeti, dün yaptığı toplantıda, 21 başvurudan 16'sını esastan görüşmeye karar verdi. Yüksek Mahkeme'nin esastan görüşmeye karar verdiği ve yasanın kapsam dışında bıraktığı maddeler arasında 2. madde de bulunuyor. Söz konusu bu madde, basın yayın yoluyla işlenen suçlara ilişkin dava ve cezaların kapsamını genişletiyor. Yüksek Mahkeme'nin esastan görüşmeye karar verdiği düzenlemeler arasında 4616 sayılı yasanın hangi tarihe kadar işlenen suçları kapsadığını öngören "23 Nisan 1999 tarihine" ibaresi de bulunuyor.




Asgarî ücret eridi

Halen brüt 139 milyon 950 bin, net 102 milyon 369 bin 600 lira olan yürürlükteki asgari ücretin, son ekonomik krizden ötürü yaklaşık 50 dolar düzeyinde aşındığı bildirildi.

Türk—İş'e göre, tespit edildiğinde brüt 205, net 178 dolara tekabül eden yürürlükteki asgari ücret, son ekonomik kriz nedeniyle brüt 148, net 108 dolara indi. Asgari Ücret Tespit Komisyonu'na işçi tarafının başkanı olarak katılan Türk—İş Genel Eğitim Sekreteri Salih Kılıç, yürürlükteki asgari ücretin DİE'nin tespit etmiş olduğu yüzde 29 oranında değil, 6'şar aylık dönemler için hedeflenen enflasyon olan yüzde 22 oranında artırıldığını kaydetti.

Mevcut asgari ücretin, tespit tarihinde 7 puan eksik olarak belirlendiğine dikkati çeken Kılıç, son ekonomik krizden ötürü ücrette 50 dolara yakın aşınma meydana geldiğini söyledi. Yeni zamlarla asgari ücretlinin satın alma gücünün de büyük ölçüde azaldığını vurgulayan Kılıç, şunları dile getirdi:

'Komisyon çağrılsın'

"Asgari ücrette meydana gelen bu aşınmanın hükümet tarafından iyi niyet doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesi zorunluluğu doğmuştur. Hükümet asgari ücretteki bu reel erimeyi dikkate almalıdır. Burada görev Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nu çağırmaya yetkili olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan ile ekonominin yeni patronu Devlet Bakanı Sayın Kemal Derviş'e düşmektedir."

Kılıç, hükümetin özel indirim tutarını düşürme yetkisini kullanarak, asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını da istedi.




Rus uçağı kaçırıldı

Moskova'ya gitmek için İstanbul'dan havalanan Rus yolcu uçağı iki kişi tarafından kaçırılarak Medine'ye indirildi. Korsanlar kadın, çocuk ve yaşlıları serbest bıraktı.

İstanbul–Moskova seferini yapan Rusya Federasyonu'nun Vmukova Hava Yolları'na ait bir Tupolev–154 tipi yolcu uçağı, iki Çeçen tarafından kaçırıldı. 11.45'te Atatürk Hava Limanı'na inen Tupolev–156 tipi yolcu uçağı, 59'u Türk 162 yolcu, bir bebek ve 12 mürettebat ile birlikte İstanbul–Moskova seferi için saat 13.57'de havalandı. Kalkıştan sonra saat 14.10'da pilot 'Çeçen olduğunu zannettiği yolcu tarafından kaçırıldığı' ikazını yaptı. Korsanların olay sırasında bıçak kullandığı ve pilotlardan birisinin hava korsanlarıyla boğuştuğu öğrenildi. Boğuşma sırasında uçak 400 metre irtifa kaybetti. Uçakla ilk aşamada sağlanan temasta, Atatürk Hava Limanı'na geri dönmesi istendi. Ancak, uçağı kaçıran korsanlar, bu talebi reddettiler. 59'u Türk 162 yolcu ve bir de bebeğin bulunduğu uçak, rotasını değiştirerek önce Antalya'ya yöneldi, daha sonra Suriye sınırında Türk hava sahasını terk etti. Uçak, Türkiye'yi terk ettikten sonra rotasını Suudi Arabistan'a çevirdi, Medine Havaalanı'na indi.

Kadın ve çocukları bıraktılar

Çeçen korsanlar, Rus uçağının Medine'ye inmesinden 4 saat sonra kadın, çocuk ve yaşlılarla göğsünden yaralanan kabin görevlisini serbest bıraktılar. Yaralı görevli hemen hastaneye kaldırıldı.

Çeçenistan'daki savaşın sona erdirilmesini isteyen hava korsanlarıyla Suudi Arabistan yetkilileri hemen görüşmeleri başlattılar. Reuters'e telefonla açıklama yapan Suudi Arabistan Sivil Havacılık Müdürü Ali El Halef, görüşmeleri bir heyetin sürdürdüğünü ve eylemin kısa sürede sona erebileceğini bildirdi. El Halef, serbest bırakılan kadın ve çocukların sayısının 20'den fazla olduğunu kaydederken, bazı Suudi yetkililer bu sayının yaklaşık 40 olduğunu açıkladılar. Korsanlar uçağın ikinci pilotunu yiyecek için gönderdiler. Pilot yeniden uçağa döndü.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA da uçakdaki yaklaşık 15 kişinin uçağın arka kapısından kaçmayı başardığını ve bunlara gerekli tıbbi yardımın sağlandığını duyurdu.

Rusya özel birlik kurdu

Öte yandan Rusya, uçağın kurtarılması için özel bir birlik oluşturdu. Kremlin'in Çeçenistan sözcüsü Sergey Yastrjembski uçağın kurtarılması için iç istihbarat servisi FSB tarafından bir güç kurulduğunu ve birliğin Medine'ye gitmek için hazır olduğunu açıkladı. Ancak Suudi yetkilileri birliğin ülkeye gelmesine izin vermedi. Yastrjembski, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in direktifi ile FSB Başkan Yardımcısı Vladimir Proniçev başkanlığında, gelişmeleri izlemek ve müdahale etmek üzere bir de özel masa oluşturulduğunu belirtti.

Öksüz: Güvenlik sorunu yok

Bu arada Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, uçağın kaçırılmasının ardından gazetecilerin Atatürk Hava Limanı'nın güvenliği ile ilgili sorusu üzerine, "Güvenlik bakımından bizim tarafımızdan bir ihmal olacağını sanmıyorum." dedi. Öksüz, bıçağın Atatürk Hava Limanı'ndan uçağa sokulduğunun iddia edilemeyeceğini, bu olayın önceden hazırlanmış olabileceğini de söyledi.

Bu arada, uçağın kaçırılmasından sonra Kremlin'de bir kriz masası oluşturuldu. İnterfaks ajansının haberinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in başkent Moskova'da bulunmadığı, pazartesi gününden bu yana Sibirya'da tatilde olduğu kaydedildi.

Öte yandan, Rus yolcu uçağının kaçırılmasından sonra Ankara Esenboğa Hava Limanı'ndaki güvenlik önlemleri artırıldı. Emniyet yetkilileri, güvenlik önlemlerinin yeniden gözden geçirildiğini ve denetim noktalarındaki önlemlerin en üst düzeye çıkarıldığını bildirdiler.

Uçak kaçıranlarla bir ilişkimiz yok

Rahman Duşuyev: Çeçenistan Cumhurbaşkanı Aslan Mashadov'un Türkiye temsilcisi Aslan Duşuyev ise Rus uçağını kaçıranlarla herhangi bir ilişkilerinin olmadığını açıkladı. Çeçenistan'da Ruslara karşı başarılı bir mücadele sürdürdüklerini belirten Duşuyev, "Uçak kaçırma gibi olayları tasvip etmiyoruz. Bu olay bizim tamamen aleyhimizedir ve Rusya'nın işine yarayacaktır." dedi.

Korsanlar baba-oğul

Rus yolcu uçağını kaçıran kişilerin Süfyan Arsayev ile İbrahim Arsayev adlı baba–oğul oldukları belirtildi. Korsanların Çeçenistan'daki savaşın durdurulması için böyle bir eyleme giriştikleri belirtildi.

Çeçen yetkililer ise uçak kaçırma eylemi ile kesinlikle ilgilerinin olmadığını belirterek, olayda provokasyon ihtimaline dikkat çektiler. Rusya'nın uluslararası kamuoyunu Çeçenler aleyhine yönlendirmek için direnişin Suudi kaynaklı Vahhabistler tarafından yürütüldüğü iddiasını sürekli gündemde tuttuklarını hatırlatan Kafkas Vakfı Başkanı Mehdi Nüzhet Çetinbaş, kaçırılan uçağın neden başka bir ülkeye değil de Suudi Arabistan'a indirildiği ve hemen ardından Afganistan'a götürülmek istendiği sorularının provokasyon ihtimalini güçlendirdiğini söyledi. Rusya'nın uluslararası arenada son günlerde ortaya çıkan toplu mezarlar yüzünden gerçek yüzünü sergilemeye başladığını ifade eden Çetinbaş, "İyi niyetli dahi olsa, provokasyon olması muhtemel bu olaya bakarken Çeçenistan'da binlerce insanın öldürüldüğü gözlerden kaçırılmasın. Toplu mezarlar çıkıyor, Rusya zor durumda kalmamak için Çeçenleri terörist göstermek amacıyla bu insanları kullanmış olabilir. Olayın bir başka vahim tarafı da bir yılda 70 bin insanın öldürüldüğü Çeçenistan'da insanların artık patlama noktasına geldiği, çok kolay provokasyon ve kullanılmaya açık oldukları. Dünyanın gözü önünde binlerce insan katledilirken, bu tür vahim olayların suçlusu da bir anlamda buna seyirci kalan dünyadır." dedi. (Mustafa Gün / Cenk Türkezer / Mirza Çetinkaya - İSTANBUL-MOSKOVA cha)




Karamsarlığa düşmek yok

MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, ekonomik kriz dolayısıyla karamsarlığa kapılınmaması çağrısında bulundu.

Rekabet Kurulu'nun 4. yılı sebebiyle dün Ankara Hilton Oteli'nde düzenlenen 'Regülasyon ve Rekabet Sempozyumu'na katılan Bahçeli, "Ekonomik kriz, bizi birçok açıdan düşündürmeli, ama hiçbir zaman bir karamsarlık girdabına sokmamalıdır." dedi. Herkesin çok dikkatli ve özenli olması gereken böyle bir kritik süreçten, akıl ve sağduyu ile çıkılabileceğine dikkat çeken Bahçeli, "Türkiye geçirmekte olduğu sıkıntılı dönem içinde, kararlarını iyi verir ve verdiği kararları eksiksiz uygulamayı başarabilirse, büyüme yolundaki adımlarını daha hızlı ve devamlı bir şekilde atmaya başlayacaktır. Bunu ne pahasına olursa olsun başarmak, ülkemizin rotasını tekrar büyük ve güçlü Türkiye idealinin gerçek güzergahına çevirmek durumundayız." diye konuştu. Bahçeli, devletin aktif olarak piyasalarda yer almasının ciddi sorunları da beraberinde getirdiğini vurgulayarak, arzu edilen büyüme hızına ulaşmak, üretimde verimliliği artırmak gibi iktisadi amaçları gerçekleştirmek için rekabetçi ve istikrarcı piyasa ekonomisini tüm kurumlarıyla yerleştirmek gerektiğinin altını çizdi. Sempozyuma bakanlar A. Kenan Tanrıkulu, Şükrü Sina Gürel ve Yüksel Yalova konuşmacı olarak katılırken, Enis Öksüz de sempozyum'da hazır bulundu.

Selim Kuvel / ANKARA (Zaman)




Hollanda işkence mahkûmu

Hollanda'da, 1993'te polisin kötü muamelesi sonucu ölen gurbetçi Hüseyin Köksal'ın ailesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde açtığı davayı kazandı.

Hollanda hükümeti, 140 bin Gulden tazminat ödemeyi kabul etti.

1993'te Hollanda'nın Venlo kentinde kullandığı otomobille trafik kazası yapan, sonrasında olay yerine gelen polisler tarafından alkollü olduğu gerekçesiyle karakola götürülerek kötü muamaleye maruz bırakılan ve geçirdiği beyin kanaması sonrasında yaşamını yitiren Samsunlu gurbetçi Hüseyin Köksal'ın (32) ailesinin, Hollanda Devleti aleyhine açtığı dava sonuçlandı.

Yaklaşık 8 yıl süren ve Türkiye'nin de müdahil olarak katıldığı dava sonrasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, olayda polisleri suçlu bularak Hollanda'yı tazminata mahkûm etti. Mahkeme kararında, benzer olaylarda bugüne kadar verilmiş en yüksek bedel olan 140 bin Gulden tazminat ödenmesini esas alarak, Hollanda hükümeti ile Köksal'ın yakınları arasında bir protokol imzalanması kaydıyla davayı sonuçlandırdı.

Hollanda'dan özür

Karar sonrasında, Hollanda hükümeti ile davacı Köksal'ın babası Salih ve kardeşi Ercan Köksal arasında Hollanda'nın Hague kentinde bir protokol imzalandı. Protokolde, olaydaki sorumluluğunu kabul eden Hollanda, bunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlali anlamına gelmeyeceğini belirterek, şu görüşü savundu: "Hollanda hükümeti Hüseyin Köksal'ın ölümü ve bu ölümün nedenlerinden dolayı duyduğu derin üzüntüyü beyan eder. Bu metin, Hollanda hükümeti'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ihlal ettiği anlamına gelmez. Hollanda Hükümeti Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde davanın dostane çözümü çerçevesinde 140 bin Gulden maddî ve manevî tazminatı vermeyi kabul eder."

Köksal ailesinin avukatı Yalçın Korkmaz, yıllardır sürüncemede bırakılan davanın lehte sonuçlanmasından büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, "Türk devleti aleyhine açılan davaları jet hızıyla sonuçlandıran mahkeme, nedense bu davada oldukça ağır davrandı. Yıllarca hukuk savaşı verildi. Sonuçta adalet yerini buldu." dedi.




Maltepe'de 15 gözaltı

Maltepe Belediyesi'nde usulsüz imar işleri yapıldığı iddiasına ilişkin yürütülen operasyonlar kapsamında, 2'si belediye başkan yardımcısı olan 15 kişi daha gözlem altına alındı.

İstanbul Organize Suçlar Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, Maltepe Belediyesi'nde usulsüz imar işleri yapıldığı iddialarına ilişkin, 3 Şubat 2001 tarihinde başlattığı operasyonları sürdürüyor. Operasyon kapsamında, usulsüz imar işleri yapan çıkar amaçlı suç örgütü ile ilişkileri olduğu öne sürülen Maltepe Belediyesi'nin 2 başkan yardımcısının da aralarında bulunduğu 15 kişi daha, dün gözlem altına alınarak şubeye getirildi. Erkan Acar / İSTANBUL (cha)




Mazlum-Der'den ihbar hattı

Mazlum–Der İstanbul Şubesi, insan hakkı ihlallerine uğrayanların başvurabileceği bir "İhlal İhbar Hattı" açtı.

Her türlü insan hakkı ihlaline maruz kalan vatandaşlar Mazlum–Der'in 0 212 534 22 47 numaralı telefonuna veya ihlalihbarhatti@hotmail.com e–mail adresine şikayetlerini iletebilecekler.

Telefonla veya e–maille yapılan başvurular Mazlum–Der'in Hak İhlallerini İzleme Komitesi tarafından değerlendirilerek başvuran vatandaşlara çözüm önerilerinde bulunulacak, derneğin imkanlarıyla sorunun çözülmesine çalışılacak. Hatla ilgili tanıtım toplantısına Mazlum–Der İstanbul Şube Başkanı Ahmet Selamet, sanatçı Şanar Yurdatapan, Abdurrahman Dilipak ve hak ihlaline uğramış vatandaşlar katıldı.

Murat Toprak / İSTANBUL (cha)




PKK'da çatışma

Terör örgütü PKK mensubu teröristler arasında çıkan çatışmada 7 kişinin öldüğü, 5 kişinin de yaralandığı bildirildi.

Kandil Dağı'ndaki PKK kampında çıkan çatışmanın, para sorunundan kaynaklandığı kaydedildi. Para da verileceği vaadiyle kampa götürülen kişilerin, alacaklarını istemek üzere sözde Başkanlık Konseyi'nin bulunduğu binaya yürümek istedikleri, bu grup ile binayı korumakla görevli kişiler arasında çatışma çıktığı belirtildi.

Bu arada OHAL Bölge Valiliği sorumluluk alanında bulunan Şırnak'ta, bir grup PKK'lı ile çıkan çatışmada 9 terörist ölü olarak ele geçirildi. Operasyonun ardından bölgede arama tarama çalışmaları sırasında daha önceden teröristler tarafından döşenen mayına basan 1 güvenlik görevlisi de şehit oldu. cha/aa




Mazlum-Der'den ihbar hattı

Mazlum–Der İstanbul Şubesi, insan hakkı ihlallerine uğrayanların başvurabileceği bir "İhlal İhbar Hattı" açtı.

Her türlü insan hakkı ihlaline maruz kalan vatandaşlar Mazlum–Der'in 0 212 534 22 47 numaralı telefonuna veya ihlalihbarhatti@hotmail.com e–mail adresine şikayetlerini iletebilecekler.

Telefonla veya e–maille yapılan başvurular Mazlum–Der'in Hak İhlallerini İzleme Komitesi tarafından değerlendirilerek başvuran vatandaşlara çözüm önerilerinde bulunulacak, derneğin imkanlarıyla sorunun çözülmesine çalışılacak. Hatla ilgili tanıtım toplantısına Mazlum–Der İstanbul Şube Başkanı Ahmet Selamet, sanatçı Şanar Yurdatapan, Abdurrahman Dilipak ve hak ihlaline uğramış vatandaşlar katıldı.

Murat Toprak / İSTANBUL (cha)




Maltepe'de 15 gözaltı

Maltepe Belediyesi'nde usulsüz imar işleri yapıldığı iddiasına ilişkin yürütülen operasyonlar kapsamında, 2'si belediye başkan yardımcısı olan 15 kişi daha gözlem altına alındı.

İstanbul Organize Suçlar Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, Maltepe Belediyesi'nde usulsüz imar işleri yapıldığı iddialarına ilişkin, 3 Şubat 2001 tarihinde başlattığı operasyonları sürdürüyor. Operasyon kapsamında, usulsüz imar işleri yapan çıkar amaçlı suç örgütü ile ilişkileri olduğu öne sürülen Maltepe Belediyesi'nin 2 başkan yardımcısının da aralarında bulunduğu 15 kişi daha, dün gözlem altına alınarak şubeye getirildi. Erkan Acar / İSTANBUL



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.