GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

16/03/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



POLİTİKA 


Fişleme seferberliği

Ekonomide yaşanan kriz bütün ülkeyi sarsarken, devletteki fişleme operasyonları sürüyor. Batı Çalışma Grubu ve Başbakanlık Takip Kurulu'nun ardından, Başbakanlık bakanlıklara, 'irticai faaliyetlerin tespiti, izlenmesi ve önlenmesi' için "izleme grubu" oluşturmaları talimatı verdi. Uygulamayı hemen başlatan Sağlık Bakanlığı 5 kişilik bir ekip kurdu.

Başbakanlık, kamu çalışanlarına yönelik yeni bir 'fişleme' operasyonu için start verdi. Başbakanlık, bakanlıklara bir yazı yazarak, her bakanlığın kendi bünyesindeki, 'irticai faaliyetlerin tespiti, izlenmesi ve önlenmesi' amacıyla bir "izleme grubu" oluşturulması talimatını verdi. Teftiş kurulu başkanının da bulunacağı izleme grubu her ay sonu Başbakanlık'a düzenli bilgi verecek.

Bu uygulamaya ilk uyan Sağlık Bakanlığı 5 kişilik bir takip kurulu oluşturdu.

Kamu çalışanlarına yönelik 'fişleme' niteliğindeki talimat, şubat ayı içerisinde Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Şağar imzasıyla tüm bakanlıklara gönderildi. Yazıda, 'Atatürk ilke ve inkılapları çerçevesinde, Anayasa ve kanunlara göre yürütülen irtica (siyasal İslam) ile mücadeleye ilişkin temel esas ve tedbirlerin 15.05.2000 tarihinde onaylanan İrticai (Siyasal İslam) Faaliyetlere Karşı Yürütülecek Mücadele Stratejisi'yle yürürlüğe konulduğu' belirtildi.

'Stratejiye uyun'

Şağar imzalı yazıda, "Söz konusu stratejide devlet kurum ve kuruluşlarında irticai faaliyetlerde bulunan ve irticai sızmalara karşı kurumların kendi kendilerini koruyabilir hale gelmeleri amacıyla teşkilatlarında birimler kurmaları öngörülmüştür." deniliyor.

Yazının son bölümünde ise, yeni uygulama hakkında bilgi verilirken, şu ifadeler dikkat çekiyor: "Bakanlığınız teşkilatı ile ilgili kuruluşlarda irticai faaliyetlerin tespiti, izlenmesi ve önlenmesi, irticai faaliyetlere karşı yeterli bir denetim ve rapor sisteminin oluşturulması, kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge ve genelgelerin tam olarak uygulanmalarının sağlanması amacıyla yapılacak çalışmaları yürütmek amacıyla bakanlık müsteşarı başkanlığında bakanlık teftiş kurulu başkanı ile gerek görülen diğer birim yöneticilerinden oluşacak bir izleme grubu oluşturulmasını, grubun çalışmaları ile ilgili olarak her ayın sonunda Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu'na bilgi verilmesini rica ederim."

İlk uygulama Sağlık Bakanlığı'ndan

Bu yazının hemen ardından bakanlıklar, kendi bünyelerinde irticai faaliyetlerle ilgili olarak "izleme grubu" oluşturmaya başladı. Sağlık Bakanlığı, grubu oluşturan ilk bakanlık oldu. Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Haluk Tokuçoğlu, Başbakanlık Müsteşarlığı'na bir yazı yazarak söz konusu çalışmanın tamamlandığını bildirdi. Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen yazıda, istenen "izleme grubu"nun oluşturulduğu ve Bakan Durmuş'un onayının alındığı belirtiliyor.

Sağlık Bakanlığı ve ilgili kuruluşlarda irticai faaliyetlere karşı çalışma yapacak "izleme grubu" şu isimlerden oluştu: "Müsteşar Prof. Dr. Haluk Tokuçoğlu, Müsteşar Yardımcısı Doç. Dr. Semih Yalçın, Teftiş Kurulu Başkanı Yaşar Seyfi, Personel Genel Müdürü Saliha Çelik ve 1. Hukuk Müşaviri Doç. Dr. Hasan Tunç." Edip Ali Yavuz (ANKARA)




Derviş DSP'ye gelmedi

Başbakan Bülent Ecevit, ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'e, DSP'ye katıl önerisi götürdüklerini, ancak şu anda bunu düşünmediği cevabını aldıklarını söyledi.

zetecilerin sorularını cevapladı. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin, 'Derviş'in DSP'ye katılması önerisi'nin hatırlatılması ve Derviş'e böyle bir öneri götürüp götürmediklerinin sorulması üzerine Ecevit, teklifin olduğunu doğruladı. "Katılacak mı?" sorusuna "Şu sıralar öyle bir şey düşünmüyor." karşılığını veren Ecevit, Derviş'in teklifi kabul etmemesine herhangi bir gerekçe göstermediğini belirtti. Ecevit, "Bahçeli istedi mi?" şeklindeki bir başka soruyu ise , "Koalisyon ortakları olarak aramızda her şeyi konuşuruz."diye cevapladı.

Ecevit'e yakın bir isim ise MHP'nin teklifine tepki gösterdi. DSP'nin kendine özgü bir işleyişi bulunduğunu vurgulayan parti kurmayı, şöyle devam etti: ''Bir kimsenin DSP'ye üye olabilmesi için, kendisini ispat etmesi gerekir. Milletvekili arkadaşlarımız bile seçildiklerinde hemen parti üyesi olamazlar. Kimi zaman bir yıl kadar beklerler."

Teklif Bahçeli'den geldi

MHP'li Bayındırlık Bakanı Koray Aydın dün bir gazeteye verdiği demeçte, Derviş'in DSP'ye katılması önerisinin Bahçeli'den geldiğini, Ecevit'in de kabul ettiğini söyledi. Derviş'in dışarıdan bakan olarak atanmasına karşı çıktıklarını belirten Aydın, Bahçeli'nin Ecevit'e şu teklifi götürdüğünü açıkladı: "Koalisyonda boşalan alan DSP'ye ait. 4. ortak görüntüsünün giderilmesi için Derviş DSP'ye üye olsun."




'Hakça gelir' vurgusu

Başbakan Bülent Ecevit, önümüzdeki birkaç ayda enflasyonun yükselebileceğini belirtirken, çalışan kesimlerin enflasyona ezdirilmeyeceği sözünü yineledi.

Ecevit, "Sorunlarımızın ağırlığına karşın hakça bir gelir politikası izlenecektir." dedi.

Ecevit dün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, rant ekonomisinin yerini sağlıklı bir ekonomiye ve hakça bir düzene bırakacağını vurguladı. Ecevit şöyle konuştu: "Güven verici ve saydam bir progam dış kaynakları harekete geçirecek. Fakat kendi kaynaklarımızın da değerlendirilmesi gereklidir. Biz, birkaç aydır bu konuda ayrıntılı bir teknik çalışma yaptırıyoruz. Sonuçları açıklandığında iç kaynak sorunumuzun büyük ölçüde çözüldüğü görülecektir."

Bankacılık sektörünün rant ekonomisinden çok reel ekonomiyi destekler duruma getirilmesinin önemine işaret eden Başbakan, yeni ekonomik programın tamamlanmasının birkaç hafta sürebileceğini dile getirdi.

Hızlı tren hafife alındı

Bazı kamu yatırımlarının ertelenebileceğini, fakat 'yap-işlet-devret' modeliyle yatırım yapmaya talip olan dış sermaye kuruluşlarına kapıların açık olacağının altını çizen Ecevit şöyle devam etti: ''Nitekim son Bakanlar Kurulu toplantımıza, Türkiye'yi hızlı trenler ağına kavuşturacak böyle bir teklif gelmiştir. Program çalışmaları sürerken, hızlı tren konusunun görüşülmesi kimi kesimler tarafından hafife alındı. Ben bunu yadırgadım.'' ANKARA (Zaman)




Parti ayrımı gözetilmemeli

ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Devlet Bakanı Kemal Derviş'in DSP'ye geçişi yönündeki teklifleri değerlendirirken, parti ayrımı gözetilmeksizin ekonomik program üzerinde uyum sağlanmasını istedi.

Yılmaz, dün Slovakya'ya hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilerin sorularını cevapladı. Slovakya'nın AB'den sorumlu Başbakan Yardımcısı'nın daveti üzerine bu ülkeye gittiğini söyleyen Yılmaz, "Benzer bir konumda olan bizimle AB konusunda danışmalar yapmak arzusuyla beni bu geziye davet ettiler. Ama bu vesileyle aramızdaki ilişkileri gözden geçirme imkanı bulacağız." dedi.

Mesut Yılmaz, bir gazetecinin "Bahçeli, Derviş'in DSP'ye geçmesini istiyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?" sorusunu da şöyle cevapladı: ''Ben bunu kendi takdirine bırakıyorum. Benim orada bir tercihim yok; ama önemli olan bu kadar önemli bir dönemde, bu kadar kritik bir dönemde parti ayrımı veya partili ayrımı gözetmeden, hazırlanmakta olan ekonomik program üzerinde tam bir uyum sağlamasıdır. Şu ana kadar da onu sağladığımızı ve bundan sonra da çözeceğimizi düşünüyorum." ANKARA




MHP direniyor

Medeni Kanun Tasarısı görüşmelerinde yaşanan kriz, MHP'li milletvekillerinin “tasarıda değişiklik yapılması” ısrarı nedeniyle aşılamadı.

TBMM Adalet Komisyonu'nda dünkü görüşmelerinde “mal rejimi”ni düzenleyen 202. maddede “edinilmiş mallara katılım” yerine, “paylaşmalı mal ayrılığı” rejiminin kabul edilmesiyle kesilen görüşmeler sonrasında başlayan uzlaşma arayışlarından henüz sonuç alınamadı. Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün komisyonun MHP'li üyeleriyle yaptığı toplantıdan sonuç alınamazken, MHP'li milletvekillerinin “bazı şartlar karşılığında” ‘hükümet tasarısı'ndaki “edinilmiş mallara katılma rejimi”ni kabul edebileceklerini söyledikleri öğrenildi. MHP'li milletvekilleri, “edinilmiş mallara katılma rejimi”nin, İsviçre örneğinde olduğu gibi 4 yıl sonra uygulamaya konulması ve yasa yürürlüğe girdikten sonra evlenenlere uygulanmasını talep ettiler. Bakan Türk'ün, bu önerileri incelemeye aldığı öğrenildi.

Adalet Komisyonu Başkanı Emin Karaa, tasarı üzerinde uzlaşma arayışlarının sürdüğünü belirterek, “Mal rejimi, tasarının omurgasını oluşturuyor. Buradaki değişiklik, tasarının bütününü etkileyecek. Bu durumda görüşmelere devam edemeyiz. Yeniden bir alt komisyon oluşturmak gerekecek.” dedi. ANKARA




'Hacı mı oldun?'

DSP İstanbul Milletvekili Rıdvan Budak, uyarılarının dikkate alınması için sakal bıraktı. Partisinin grup toplantısına sakallı bir halde gelen Budak'ı arkadaşları soru yağmuruna tuttular.

Kimi arkadaşları, "Sen de mi hacı oldun?" diye takıldılar. Ocak ayında düzenlediği basın toplantısında, "Uygulanan ekonomik politikaların yatırım, üretim ve istihdama büyük darbe" vurduğu uyarısında bulunduğunu hatırlatan Budak, o zaman bunların dikkate alınmadığının altını çizdi. Budak, "Sakal bırakıyorum, belki hükümet de basın da beni dinler." dedi.




ABD'nin Derviş kulisi

ABD, Derviş'e destek için siyasî temas atağına geçti. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Robert Pearson, dün Başbakan Ecevit, ANAP lideri Yılmaz ve MHP lideri Bahçeli ile görüştü.

Türkiye'nin yaşadığı ekonomik krizin atlatılması için yardım etmesi beklenen ABD, ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'e destek için harekete geçti. ABD'nin Ankara Büyükelçisi Robert Pearson, dün Başbakan Bülent Ecevit, Başbakan yardımcıları Mesut Yılmaz ve Devlet Bahçeli ile ayrı ayrı görüştü. Başbakanlık Merkez Binası'na gelen Pearson temaslarında, hükümetin, ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'e ne kadar destek verdiği sorusuna cevap aradı.

Ecevit'ten güvence

Alınan bilgiye göre, yaklaşık 40 dakika süren Ecevit–Pearson görüşmesinde koalisyon ortakları arasındaki uyum ve ekonomik program gündeme geldi. Ecevit'in, Pearson'ın sorusu üzerine, ‘hükümette herhangi bir çatlak olmadığı, uyum içinde çalışmaların sürdürüldüğünü' söylediği belirtildi. Yeni ekonomik programın da konuşulduğu görüşmede, Pearson'ın, ‘Türkiye'nin yaşanan krizi aşmasından memnunluk duyacaklarını' ifade ettiği öğrenildi.

Büyükelçilik müsteşarı Jim Geofrey de, hafta başında DSP'li Uluç Gürkan ile bir araya gelerek, Derviş'e DSP ve hükümet ortağı diğer partilerin bakışını öğrenmeye çalıştı.

MHP'ye de ziyaret

ABD Büyükelçiliği Siyasi İşler sorumlusu Robert Silverman ise, MHP'nin nabzını tuttu. Önceki gün bir MHP genel başkan yardımcısını ziyaret eden Silverman, dün de MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural'la görüştü. Silverman, görüşmeler sırasında, “Krizden çıkmanız, ancak Derviş'e yüzde 100 destek vermenizle mümkün olur. Bu olursa, yardım ederiz.” derken, MHP'li yöneticiler, “Şahıslara destek yaklaşımını doğru bulmuyoruz. Desteğimiz programadır. O da tamdır.” karşılığını verdiler. MHP lideri Bahçeli de, dünkü görüşmesinde bu talebi ileten ABD Büyükelçisi Robert Pearson'a aynı cevabı verdi. (Zekai Özçınar- Süleyman Kurt - ANKARA Zaman)




Telaş paketi

DYP lideri Tansu Çiller, Devlet Bakanı Kemal Derviş'in hazırladığı "acil önlemler paketi’ni ‘yabancı bir gözün alelacele hazırladığı telaş belgesi’ olarak nitelendirdi. Pakette 20 Mart’ta yapılacak ihale ile ilgili herhangi bir çözüme yer verilmediğine dikkat çeken Çiller, hiperenflasyon uyarısında bulundu.

Çiller, GİK toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, 20 Mart'ta yapılacak kamu borçlanma ihalesi ile ilgili herhangi bir çözümün pakette yer almadığına dikkat çekti. Bu tarihte yapılacak borçlanmada, Hazine’nin satacağı tahvillerin Merkez Bankası tarafından para basılarak satın alınacağını iddia eden Çiller, bunun hiperenflasyona sebep olacağını söyledi. Çiller, “Eğer bu belge bir cehalet, bir telaş belgesi değil, bir başka şeyi kapama, örtme belgesi ise bu daha kötüdür. Türkiye’yi hiperenflasyona götürecek bir gelişme ile ilgili endişemi ifade ediyorum. Ayın 21’inde yapılacak ödeme için Merkez Bankası’nı devreye sokarsanız bunun anlamı monetizasyondur. Bunun anlamı para basmadır, bunun anlamı hiperenflasyondur.” diye konuştu.

Küskünlere davet

Bu arada DYP, 14 Nisan’da seçim startı veriyor. Sonbaharda seçim beklentisinde olan DYP lideri Tansu Çiller, 14 Nisan’da Ankara’da, Temsilciler Meclisi’ni toplayarak seçim hazırlıklarına başlayacak. Temsilciler Meclisi toplantısına partinin küskünleri de davet edilecek. DYP’li Hasan Ekinci, “Toplantıda sürpriz olabilir.” diyerek partiye katılımlar mesajı verdi. ANKARA (Cha)




Çiller, misafirlerini karıştırdı

DYP lideri Tansu Çiller, dünkü GİK toplantısı öncesinde Türkiye İnşaat Mühendisleri Odası yetkililerini kabulünde yine gaf yaptı.

Genel Sekreter Şevket Çorbacıoğlu, Genel Başkan Yardımcısı Akif Duman'dan oluşan heyeti kabul eden Çiller, Çorbacıoğlu'na bakarak, “Bizde adet önce misafire söz verilmesidir. Buyrun Sayın Duman.”dedi. Çiller'in bu gafı üzerine Çorbacıoğlu kendisini tanıtarak konuşmasına başladı. DYP lideri, basın toplantısında da önceki gün Meclis grup konuşmasında söyleyemediği 'halüsinasyon' kelimesini ısrarlı sorulara rağmen tekrar etmedi. Bir muhabirin “Hükümet halüsinasyon içinde mi?'' sorusu üzerine Çiller, “ “Hayaller deyin. Niye Türkçe konuşmuyorsunuz?” şeklinde konuştu. Çiller, dil sürçmesinin sebebinin sorulması üzerine de, bunu ‘Türkçe konuşma kararlılığı'na bağladı.




İnönü istifa etti

Prof. Dr. Erdal İnönü, kayıtlı olduğu CHP Beykoz İlçe Başkanlığı’na bir yazı göndererek, partiden ayrıldığını bildirdi.

Prof. Dr. İnönü, yaptığı yazılı açıklamada, son günlerde kendisini arayan birçok CHP’li arkadaşının bugünkü parti yönetiminin tutumundan rahatsız olduklarını ve kaybolan umutlarını canlandıracak bir yol göstermesini istediklerini ifade etti. Çeşitli fırsatlarla görüştüğü partili olmayan vatandaşların da açıkça siyasete yeniden etkin bir görev almasını önerdiğini belirten İnönü, 1998 seçimlerinin CHP tarihinde rastlanmamış bir sonuç verdiğini kaydederek, şöyle devam etti: “Genel başkan görevinden ayrıldı. Hemen toplanan kurultay yeni bir genel merkez yönetimi seçti. Parlamento dışında kalmak çok üzücü olmakla birlikte yeni atılımları hazırlamak için partiye birkaç yıl çalışma fırsatı da sağlamıştı. Bu fırsatı değerlendiren yeni yönetim üyelik yapısı, tüzük ve program açılarından yeniden yapılanmaya girişti. Gerçekleşen anlamlı katılımlar kamuoyunda parti itibarının yükselmeye başladığını gösteriyordu. Yazık ki yıllardır etkinliğini sürdüren hizipçi hareket erkenden genel başkanlık yarışı başlatarak bu gelişmenin sürmesini engelledi. Yarışa başka gruplar da katılınca yönetim tüzük kurultayı yerine seçim kurultayına gitmek zorunda kaldı. Ve eski yönetim yeniden partinin başına geçti. İşte bu yönetimin olumlu ilerlemekte olan yeniden yapılanma çalışmalarını durdurması, kendi grubunun partide egemenliğini tüzüğü zorlayarak kesinleştirme çabasına girişmesi bugün duyulan huzursuzluğu doğurdu. Hizipçi bir yönetimin demokratik yarışma yoluyla değiştirilemeyeceği düşüncesi geleceğe yönelik yaygın bir karamsarlık yarattı. Böyle bir süreçle vardığımız aşamada şimdi birçok partilimiz bu umut kırıcı durumdan kurtulmak için bir şeyler yapmamı, belki yeni bir parti kurulmasına öncülük etmemi istiyor.”

Bu kaygıları anladığını ifade eden İnönü, “Durumun üzücü olduğunu kabul ediyorum. Paylaştığım bu rahatsızlık nedeniyle de bugün kayıtlı olduğum Beykoz İlçesi Başkanlığı’na gönderdiğim bir yazıyla CHP üyeliğinden ayrıldığımı bildirdim. Bu istifamı açıklarken, durumun düzeltilmesinin benden beklenilmemesini de söylemek zorundayım” dedi.

Partili ve partisiz vatandaşların kendisine gösterdikleri ilgi ve güvene sonsuz minnettar olduğunu belirten İnönü, emeklilik döneminde bu kadar yol aldıktan sonra yeni bir parti girişimine öncülük etmeye kalkmanın akla uygun bir davranış olmayacağını, zamanını düşünerek ve yazarak geçirmek istediğini ifade etti. (İstanbul)




Program emperyalist

FP Genel Başkan Yardımcısı Lütfü Esengün, yeni ekonomik programı eleştirerek, "Bu, IMF, Dünya Bankası ve ABD direktifleri ile hazırlanmıştır, onların çıkarlarını gözeten bir programdır. Ulusal değil emperyalist bir programdır." dedi.

Esengün, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, programın 'yeni bir borç ödeme, faiz ödeme programı' olduğunu savundu. Bu arada, Esengün, Merve Kavakçı'nın milletvekilliğinin sona erdiğine ilişkin önceki gün TBMM'de okunan başkanlık yazısının hukuki değeri bulunmadığını da savundu. Esengün, Kavakçı'nın milletvekilliğinin sürdüğünü belirtti. ANKARA (Zaman)




Soruşturma önergesi

FP Konya Milletvekili Veysel Candan ve 56 arkadaşı, “Görevini ihmal ve kötüye kullanarak devleti zarara soktuğu” gerekçesiyle Devlet Bakanı Recep Önal hakkında soruşturma önergesi verdi.

Önergede, Önal'ın, Bankalar Yeminli Murakıp Raporlarını beklettiği, böylece özel bankaların içinin boşaltılmasına zemin hazırladığı, kamu bankalarını denetleyen Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’na yazı yazarak, kamu bankalarında görev yapan bürokratlar hakkında yargıya gidilmesini durdurduğu iddia edildi.




UP pazartesi açıklanıyor

Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, AB Komisyonu'na sunulacak Ulusal Program'ı (UP) pazartesi günü kamuoyuna açıklayacaklarını bildirdi.

Slovakya'nın başkenti Bratislava'da şehir turu yapan Yılmaz, UP'nin hazırlıklarının epey önce bittiğini kaydetti. Yılmaz,

" AB Konseyi'nin programı onaylaması ve yaşanan ekonomik kriz, UP'nin yeniden bir değerlendirmeye alınmasını gerekli kıldı. Pazartesi günü Bakanlar Kurulu'nda UP'ye son şeklini vereceğiz ve aynı gün de kamuoyuna açıklayacağız." dedi. BRATİSLAVA



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.