“Yarı gizli” icraat
Bugün ortada kendi elimizle, kendi beceriksizliğimizle ortaya çıkan bir kriz, daha doğrusu “tabii olmayan bir felaket” ve bunun getirdiği bir fatura var. Tartışılan konu da, bu faturanın kimlere, ne şekilde ödetileceğidir.
Açıklanan tedbirlerin, düzlüğe çıkma, refaha ulaşma düzenlemeleri olacağını kimse sanmasın. İlk yapılanlar, “acı bir reçete” ve bir bedel ödemeden başka bir şey değil. Eğer bu fatura bedeli adil bir şekilde herkese dağıtılır, ödemenin üzerine de sağlıklı bir yapı oturtulabilirse düzlüğe çıkar, refahtan ve zenginlikten bahsedebiliriz.
Önceki gün Devlet Bakanı Kemal Derviş’in açıkladığı “Öncelikli Tedbirler Paketi”, faturanın yükünü kimlerin çekeceğinin ilk işaretlerini verdi. Adı “öncelikli” olan paketten, acilen uygulanabilecek sadece zamlar çıktı.
Açıklanan tedbirlerden dördü halkın genelini özellikle de dar gelirlileri çok yakından ilgilendiriyor:
1 - Başta enerji ve petrol sektörü olmak üzere, ithale dayalı ürünlerin fiyatları, kurdaki değişiklikleri, artan maliyetleri ve tümüyle ekonomik gerçekleri yansıtacak şekilde geciktirilmeden ayarlanacak,
2 - Tarımda devlet destekleme fiyatları, hedeflenen enflasyonu (TÜFE) aşmayacak şekilde artırılacak.
3 - Kamudaki memur ve sözleşmeli personelin maaşları hedeflenen enflasyon oranını yansıtacak şekilde ayarlanacak.
4 - Kamu işçilerinin ücretleri, istihdam kaybına yol açılmadan 1999-2000 dönemini kapsayan toplu iş sözleşmeleriyle sağlanan reel artışlar, bütçe imkanları ve kamu işletmelerinin ödeme kabiliyeti dikkate alınarak, kamu kesimi çalışanları arasında ücret adaleti gözetecek şekilde ayarlanacak.
İkinci madde, destekleme fiyatlarında çiftçiye verilecek zammın hedeflenen enflasyonu aşmayacağını gösteriyor. Üçüncü maddeden de memur için de aynı muamelenin söz konusu olacağını anlıyoruz. Dikkat ederseniz gerçekleşen değil, hedeflenen enflasyon. Hedef ile gerçekleşen oran arasındaki farkın yansıtılıp yansıtılmayacağı belli değil.
Dördüncü madde, üstü kapalı da olsa, kamu işçisine yapılacak zammın, memura verilenden daha az olacağını ifade ediyor. Yani memuru sefalet sınırının üstüne çıkarmak yerine, işçiyi o sınırın altına indirerek bir denge oluşturma niyeti seziliyor.
En önemli madde ise, en sona bıraktığımız birinci madde. Yani yediden yetmişe herkesi etkileyecek olan zamlar. İthale dayalı ürünlerin fiyatları aynen yansıtılacak. Yani dövizdeki artışa paralel olarak önce ithal ürünler ardından diğerleri zamlanacak.
Kısaca iğneden ipliğe her şeye zam gelecek. Nitekim, paketin açıklandığı akşam otogaz, tüpgaz ve akaryakıtta ilk uygulama görüldü. Parça parça yapılan zamlarla fiyatlar, devalüasyon oranına yaklaştırılıyor. Eğer devlet aldığı vergiden feragat etmez ise oran yüzde 50-55’i bulabilir.
Üç gün önce yüzde 11 ile yüzde 20 arasında zam yapan Kardemir bile dün bir zam daha yaparak fiyatlarını yüzde 4 ile 23 arasında artırdı. Yüksek zamlarıyla tanıdığımız TEDAŞ, ondan geri kalmadı. Bir süre önce yaptığı yüzde 10’luk zammın üstüne dün yüzde 10 ilave etti.
Belki bugün ya da yarın, çaya, şekere, Tekel ürünlerine, uçak biletlerine ve telefona... gelecek sıra.
Bu zamlar sonrasında enflasyon yeniden azacak, hayatını emeğiyle kazananların gelirleri daha da eriyecek, gelir dağılımı iyice bozulacak. Ödenmesi gereken bedel bir şekilde ödenecek.
“Yüksek enflasyon, devletin vatandaşın cebinden yarı gizli şekilde para çekmesidir.” şeklindeki tanımlama Bakan Derviş’e ait. Sayın Bakan, bu gerçeği açıkça söyleyen ilk bakan. 20 yıldır bu “yol” deneniyor. Hiç değilse “çekme” işlemi yapılırken birazcık olsun adil ve insaflı olunsa. Az kazanandan çok, çok kazanandan az çekilmese...
k.dikbas@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
13/
02/
2001...
1 satıp 7 almak
16/
02/
2001...
Ülkeyi değil, bataklığı kurutmak
20/
02/
2001...
Ne kötü bir zamanlama
21/
02/
2001...
Dünü kurtardık...
23/
02/
2001...
10 yıl öncesine götürdüler
27/
02/
2001...
Anadolu’dan krize bakış
28/
02/
2001...
Tarih tekerrür ediyor...
02/
03/
2001...
Kime ne satıldı açıklanmalı
06/
03/
2001...
Kâğıt ve sıfır hamallığı
13/
03/
2001...
Borç durumu
|