GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

16/03/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Özcan PEHLİVANOĞLU

Hakem Gözüyle

Futbolu bile yönetemiyoruz

Ne garip bir durum içerisindeyiz bilmem görebiliyor muyuz? Ülke sorunları yüzyıllardır sırtımızın üstünde, sorunların getirdiği yüklerin azalmakta mı, yoksa çoğalmakta mı olduğu tartışılıyor.

Bana sorarsanız ibrenin ne tarafta olduğunu anlamaktan âcizim. Doksanlı yaşlarda bulunan dedeme sorarsam fevkalade iyi durumdayız. Yazar, çizer takımına bakarsak yükümüz ağırlaşmış. Tarihçilermiz edebiyatçılarımız geçmişi anlatırken bugün meydana gelen olayların onlarcasını benzer şekilde yaşadığımızı eserlerinde yazıyorlar. Yani anlayacağınız sabahleyin güneş doğuyor, akşam gece oluyor, zaman içinde insanlar ömürlerini tamamlayıp ebedi istirahatgahlarına çekiliyorlar; ancak sorunlar hep daim sırtımızda; ama azalan ama çoğalan bir yükle kalıyorlar.

Bunları bir kenara bıraktık, yirmi iki kişinin top peşinde koştuğu, maç kazanmak için gol atmaya çalıştığı ve sonunda şampiyonluk olan, kuralları çok karmaşık olmayan bir futbol olayını bile şöyle adam akıllı yönetip, bu işi çözdük diyemiyoruz.

Naklen yayın tiyatroları ile vatandaşlarımızın cebinden paralarının çekilip, mağdur edilmelerini mi anlatalım. Hakemliğin Türk Futbol Federasyonu’nun kuruluşu olan 1923’ten beri kanayan yarasına merhem bulamadığımızı mı söyleyelim. Özerk futbol yasasının getirdiği nimetleri teptiğimizden mi bahsedelim. Fanatikleri yola getiremediğimize mi dövünelim. Halen abuk sabuk "kutsal ittifak" ve benzeri tartışmalarda mı kalalım. Futbolun ve futbolun etkilediği sahalardaki yolsuzluklara mı dem vuralım. Ya da Galatasaray'ın şahsi başarılarını ülke futbolunu kalkındırdık naralarına dönüştürenlerle mi uğraşalım. Öff! Daha neler var...

Siz bir futbolu yönetemezseniz Türk seyircisi Parc des Princes Stadı'nda, hakem Metin Seval Siirt'te dayağı yer, Hagi Erol Ersoy'dan tükürükle hıncını alır. Birileri de ana okulu çocukları korosu gibi kimse duymasın; ama vazife yerine gelsin diye bağırırlar “Maçlara beş dakika geç çıkacağız”...


o.pehlivanoglu@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

15/ 02/ 2001... Aslan idare etti
20/ 02/ 2001... Hakemler nereye koşuyor?
23/ 02/ 2001... Ali Sami 'Alkış'larla...
25/ 02/ 2001... Hakem için zordu
27/ 02/ 2001... Lucescu'ya özgürlük
02/ 03/ 2001... Sporda altyapının önemi
06/ 03/ 2001... Bayramlık hakemler!..
09/ 03/ 2001... Kadın ve spor
12/ 03/ 2001... Akordsuz F.Bahçe
13/ 03/ 2001... Ezilen hakemlik


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.