GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

16/03/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Tamer KORKMAZ

Denizden sonra, Dervişmen de biterse...

Tansu Çiller, DYP Meclis Grubu'nda Dervişmen'in göreve getiriliş biçimini eleştirirken, halüsinasyon kelimesinde takıldı: "Türkiye gibi bir ülkeyi bu tür halüsanattan...
...Bu tür hayali girişimlerden... halüsyondan... halusi.. halus.. halu.. halis..."

Tam yedi defa denediği halde söz konusu kelimeyi doğru telaffuz edemeyen Tansu Hanım, Türkiye'nin Dervişmen marifetiyle halüsinasyon yaşadığını söylemeye çalışıyordu...

Çiller'in 'dil sürçmeleri' meşhurdur, fakat bu sonuncusunu ayrı bir yere koymak gerekiyor.

Telaffuzu kolay bir sözcük değildir, halüsinasyon; ne var ki görmesi, daha doğrusu gördürülmesi hayli kolaydır, bu topraklarda...

Politikacılar da, Egemen Medya da, bu işte ustadır...

Halüsinasyonun kralını, aylardır "Ekonomimiz iyi yolda, her şey çok güzel olacak, on yıl önümüzü görebiliyoruz." diyenler görmüş ve de gördürmüşlerdir! Son büyük ekonomik kriz, çölde görüldüğü sanılan 'vaha'nın gerçekte vaha falan olmadığını ziyadesiyle gösterdi.

İllüzyon kelimesi de bu bağlamda halüsinasyon ile akrabadır...

Son illüzyon, Ulusal Program tabiriyle yapıldı. Böylelikle 'IMF'den bağımsız' bir program çağrışımı hedeflendi!

***

"Ulusal Program" neden var? Deniz bittiği için!

Geçen sonbaharda on yıl önümüzü görebiliyor iken, iki üç hafta içinde "denizin bittiği" anlaşılıverdi! Uzun süredir "denizin bittiğini" özenle halkın gözünden kaçırmaya çalışanlar, bugünlerde sıkça kullanır oldu, "Artık, deniz bitti!" repliğini...

"Deniz bittiği için" ta Amerikalardan Dervişmen ithal edildi. Dervişmen için hiçbir yüksek sıfat üretiminden kaçınılmadı. "Derviş tam Meclis kürsüsünde yemin ettiği esnada, Başbakanlık ve de Hazine koridorlarında uçarken görüldü!" muhabbetine şunun şurasında pek bir şey kalmadı....

Dervişmen, gazetecilere tüm nezaketini koruyarak, "Beni bu hale biraz da sizler getirdiniz." diyordu. Bir şey daha diyordu, Dervişmen: "Maalesef çok aciz durumdayız! Mucize beklemeyin. Çarenin tümünün ne olduğunu ben de bilmiyorum."

Görüyorsunuz, Dervişmen, kendisine Biyonik Adam muamelesi yapanlar gibi sunmuyor, hadiseyi!

Dervişmen kişisel planını da yapmış görünüyor. Başarısızlık halinde Türkiye'yi terk etmeyeceğini, ancak şehir değiştirebileceğini söylüyor.

Görevi bırakmasının söz konusu olmadığını vurguluyor, fakat görevini yerine getiremez hale geldiği zaman da, noktayı koyma hususunda bir an bile tereddüt etmeyeceğini söylemeye çalışıyor.

Dervişmen'in tüm konuşmalarını birlikte düşündüğümüzde gerekli siyasi desteği bulup bulamayacağı konusunda ciddi kuşkuları olduğu anlaşılıyor! Dervişmen, enerjisini Ankara'nın geleneksel politik entrikalarıyla uğraşmaya harcayabilecek birisi değil...

Dervişmen, adam markajı altında başladı, maça. Oyunun ilerleyen dakikalarında, hükümetin alan savunmasına geçmesi de gündeme gelebilir.

Hükümet, BDDK konusunda 'alıştığı usul'e göre davranıp, Dervişmen'e çalım attı. MHP, Derviş'in koalisyonun dördüncü ortağı pozisyonunda bulunmasından rahatsızlığını açığa vurdu. Nihayetinde, Dervişmen "Bankalarda hiçbir sorun yok." dedikten yalnızca üç gün sonra İktisat Bankası'na el kondu. Dervişmen bu gelişmeyi "O BDDK'nın işi!" diye yorumladı...

Denizden sonra Dervişmen de biterse, o vakit bunun faturası çok ağır olacak. O vakit, halkın ödeyeceği müthiş faturaya, hükümetin ödeyeceği siyasi fatura eklenecek. Daha vahimi, siyaset 'kurumu'nun yıpranışı görülmemiş bir noktaya yükselecek...

Ekonomiyi de belirleyen mevcut siyasi mekanizmayı reforma tabi tutmadıkça 'kaoslardan kaos beğenmek' düşüyor, bizlere!!!


t.korkmaz@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

21/ 02/ 2001... Sezer'in Pozisyonu
22/ 02/ 2001... Uyumlu Çankaya ile Uyumsuz Çankaya!
23/ 02/ 2001... Ödenen Faturalar & Ödenmeyen Faturalar
27/ 02/ 2001... Ya siyasi reform, ya da siyasi reform!
28/ 02/ 2001... Parsadan değil, Pastadan!
01/ 03/ 2001... Sakın ha, unutmayın!
04/ 03/ 2001... İsim deyip, geçmeyin...
13/ 03/ 2001... Derviş, toplantıyı biraz daha erkene almalı!
14/ 03/ 2001... İki kurtarıcı, bir ipte oynamaz!
15/ 03/ 2001... 06.30 Uçağı!


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.