GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

18/03/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Recai GÜLLAPDAN

Aykırı Bakışlar

Yıkılmadık ey kaari; Ayakdayız çok şükürdür!

Aziz kaarilerim; sayınız ki ahir zemandır; sizden cüdâ kaldığım şu yirmi gün zarfında gerek aziz Türkiya’mızın ve gerek ise şu fakiyrin mütevazı sütununun başına gelmeyenler kalmamıştır.

Her neye istinad ediyor iseniz sıkı tutunmanızı recâ ederim; zira zemin altımızdan kaymakta olup, bugünden yarına itimad olunabilecek bir merci kalmamış gibi görüneyor.

Gördünüz mü ey azizler, bohrandı mohrandı derken bizim kazatanın üçüncü kat sâkinleri, Barbaros Hayreddin Paşa’nın Bahr–i Sefîd donanması gibi dosta huzur, düşmana dehşet telkîn eden gözelim ilâve kazatamızın rûhuna El Faatiha çekmiş bulunayorlar. Üstelik vaziyeti bayram arifesine denk getirmelerindeki idarecilik dehâsına ne demelidir?

Efendim sizlere daha evvel bir mıktar çıtlattı idim: “Nazara geliyoruz, ilave kazatamız fıstık gibi olmuştur; gençler kıt imkânlarla canavar gibi kazata neşredeyorlar” demekle kalmamış, ilâvenin yüzsuyu hörmetine bedava tevzii olunan Zeman kazatasını bile tirac iytibarı ile kat be kat geçtiğimizi şuracığa alenen derc etmiş idim. Hakiykat de tam bu merkezde idi. Esasen kazata muhitindeki çaşıtların vâsıtası ile üçüncü katta mukim idareci takımının ilâve kazatamıza fenâ halde bir eyilik düşündüğünü istihbâr edeyor idim fekat i’tiraf ederim ki muvaffakiyetimiz şu fakiyri bir mikdar gurura sevk etti; “Bundan ba’de bu ilâve kazatamızı değil üçüncü kattakiler, İngiliz Kıraliçası gelse yıkamaz” şeklinde bir tefâhura kapılmış olmaklığım bizi açık düşürmüştür ve netekim buyrunuz ilâvemizin yerinde yeller esmektedir!..

Bunun hesabını sormayacak mıyız ey kaarî, hükmî şahsiyyatımıza tevcih olunan bu meydan okumalar karşısında tırsacak mıyızdır acebâğ (hatiften; hâşâ ne demek; estağfirullah sesleri!) Bunlar bizi resmen ve alenen kendi kazatamızı bizzat neşretmeye mecbur bırakayorlar bilmiş olasınızdır. Bu işin âhırı bizzat “Cerîde–i Recaî” nâmıyla –gayrı yevmî mi olur, haftalık mı denk düşer– bir kazata te’sisine kadar gider bilmiş olasınız (bu tehdidim aziz kaarilere değil, bizzat üçüncü katta mûkim zevâta müteveccihtir; lâkin siz dahi tetik durunuz aziz dâvâ ve silah arkadaşlarım benim) Vâkıa evet, kazatamız neşriyattan kaldırılmazdan evvel üçüncü kat sâkinlerinden ba’zı zevât –sağosunlar– tilefonla arayaraktan vaziyeti izaha yeltenmediler değildir; “Aman efendim iktisâdî bohran patlamışmış da, dolar başını alıp, bilmem tâ nerelere gitmiş imiş de.., yürecikleri kan ağlayor imiş de.., an karîbü’z–zemân vaziyet düzelince tekrar neşrine kıyâm olunacakmış da.., estek de.. köstek de...” Onları sükûnet ve ibret ile dinledikten bâ’de tek kelime etmeden tilefonu kapattımdı. Zira söylenecek bir söz yok idi. İlâve kazatası olaraktan bizzat Zeman kazatasından daha fazla tirac husûle getirmenin bir bedeli olacağı âşikâr idi bâhusus.

Ben bizzat şahsan kendime acımıyorum ey kaari, gencecik ekib arkadaşlarım ve rüfekaama acıyorum; netekim birçok kaarî–i güzînim derhal tilefonla arayarak nâmıma bir web sahifası açuben oracıkta müstakil kazata neşr itmem içün lâzım gelen hıdmeti vaadetmişlerdir; eksik olmasınlardır. Lâkin ey kaarî, biz öyle dar günde tekneyi terk eden takımından değilizdir çok şükür. Netekim bizzat siz aziz dâvâ ve silah arkadaşlarımdan gelen kesîf meyil ve mektup bombardımanı mukabilinde üçüncü sahifada fakiyre peçete kadar bir sütun tahsis edilmiş bulunmaktadır. Eğer ben şahsan Recai isem, bunu üçüncü kattakilerin yanına koymayacağım tabiidir. Netiyce itibariyle ilâve kazatamıza yazık edilmiştir; fekat bizler bu dâvâdan kat’iyyen vazgeçmiş değilizdir. Günün birinde ilâve kazatamız yeniden neşv ü nemâ bulacaktır inşaallah.

Hâmiş–i mühimm: İrfan Bey bilâderimin yirmi gün evvelsi, bizzat ism–i şerîfimi Hercai Kıllaptan şeklinde tesmiye sûretiyle işlediği fâcianınhesâbını görmeyi unutmuş değilim; haftaya ânın da kârı itmâm olunacaktır efendim; merak buyurulmasındır bizzat!


r.gullapdan@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.