Medeni 'karı'şıklık
Medeni Kanun Tasarısı'nın görüşülmesinde yine tartışma yaşandı. 288. maddedeki 'karı' sözcüğünün değiştirilmesine MHP'li Gül itiraz etti. Daha sonra yapılan oylamada, değişiklik reddedildi.
TBMM Adalet Komisyonu, Medeni Kanun Yasa Tasarısı'nın görüşmelerini, MHP ile Adalet Bakanı arasında krize sebep olan 80 maddelik 'mal rejimi' bölümünü atlayarak sürdürme kararı aldı. Komisyonun dünkü toplantısında, tasarının 'hısımlık' bölümünde 'soybağının kurulması', 'kocanın babalığı', 'tanıma ve babalık hükmü', 'evlat edinme' ve 'soybağının hükümleri'ni düzenleyen 47 madde kabul edildi.
Adalet Komisyonu'nun dünkü toplantısı, basının ve üye olmayan milletvekillerinin yoğun ilgisine sahne oldu. Toplantının başlangıcı basına kapalı yapıldı. Bu kısımda, içtüzüğün komisyon toplantılarına kimlerin katılabileceğini düzenleyen ilgili maddesi gereğinde, milletvekilleri, bakanla birlikte gelen uzmanlar ve Parlamento muhabirleri dışındaki izleyicilerin salona alınmaması kabul edildi. Bu yöndeki önerinin FP İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Şahin'den geldiği ve bunun komisyon toplantılarına katılan kimi kadın derneklerinin temsilcilerine yönelik olduğu öğrenildi. Bu karardan sonra dernek temsilcileri oturumu izleyemediler. MHP'li Salih Erbeyin ile DSP'li Ali Günay'ın da toplantının tümünün basına kapalı yapılmasını önerdiği; ancak bunun kabul görmediği aktarıldı.
FP'liler toplantıyı terk etti
Daha sonra, hükümet ortaklarına mensup milletvekillerinin verdiği, 'mal rejimini düzenleyen bölümle ilgili görüşmelerin ertelenmesi' konusundaki önerge ele alındı. FP'li Mehmet Ali Şahin, ertelemenin Anayasa ve Meclis İçtüzüğü'ne aykırı olduğunu savundu. FP'li Nazlı llıcak da, kadın-erkek eşitliğini getiren düzenlemelerin, aile içerisinde yalnızca eşi koruduğunu, evlatların ve anaların bundan yararlanamadığını anlattı. Ilıcak, "Adalet konusu siyaset haline getirildi." dedi. FP Erzurum Milletvekili Fahrettin Kukaracı, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün komisyona dayatmada bulunduğunu savundu.
Kendisine yönelik eleştirileri cevaplandıran Adalet Bakanı Türk, 'inat ve komisyonun tehdit edilmesinin' söz konusu olmadığını kaydetti. Bunun ardından yapılan oylamada önerge kabul edildi. Bunun üzerine FP'li Şahin partisine mensup diğer milletvekilleriyle birlikte toplantıyı terk etti. Komisyon Başkanı DSP'li Emin Karaa, düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olmadığını söyledi. FP'lilerin toplantıyı terk etmesinin ardından 47 maddelik "hısımlık" başlıklı kısmı görüşülerek yarım saatte kabul edildi.
'Karı tartışması'
Tasarının 'Evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşme' başlıklı 288. maddesindeki 'kocanın karı ile cinsel ilişkisi...' diye başlayan kısımda yer alan 'karı' kelimesinin değiştirilip değiştirilmeyeceği konusunda tartışma çıktı. Karı sözcüğünün değiştirilmesi talebine karşı çıkan MHP'li Mehmet Gül, "Karı—koca ifadesi toplumumuzda yıllardır yer alır. Karıbey mi diyelim? O zaman kocabey dememiz gerekiyor. Karıyı kaldıracaksak 'cinsel ilişki'yi de metinden çıkarmamız gerekir." şeklinde konuştu. Bakan Türk, "Kocanın, anası ile..." diye bir ifadenin konulabileceğini söyledi. DSP'li İsmail Aydınlı, "Çocuğun anası diyeyim." önerisinde bulununca MHP'li Gül yeniden söze girdi ve "Her çocuğun anası, karısı değildir. Karı—koca ifadesi açık, net..." dedi. Tartışma ardından madde geldiği gibi oylandı ve "karı" ifadesi tasarıdan çıkarılmadı. Medeni Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine, gelecek hafta "velayet" bölümü ile devam edilecek. ( Süleyman Kurt / ANKARA (Zaman))
Milletvekili hürdür
MHP Trabzon Milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu, Medeni Kanun Tasarısı'nın görüşmelerinde, 'genel başkanının altına imza attığı tasarıya aykırı hareket etmekle' suçlandığını ifade ederek, "Hür ve bağımsız bir milletvekili olarak genel başkanımın altında imza attığı tasarılarda görüşlerimi dile getirmeye ve bu yönde önergeler vermeye devam edeceğim." dedi.
Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün, Medeni Kanun Tasarısı'nı 'hükümet tasarısı' olarak sunduğunu kaydeden Bıçakçıoğlu, 1030 maddenin Bakanlar Kurulu'nda tek tek ele alınmadığını vurguladı. Bıçakçıoğlu, MHP olarak tasarı hakkındaki görüşlerini bir rapor halinde Bakan Türk'e sunduklarını söyledi. Kendisini ziyarete gelen kadınlarla tasarı hakkında konuştuğunu anlatan Bıçakçıoğlu, şöyle konuştu: "Beni ziyarete gelen kadınlarla görüşmelerim de yanlış aktarılıyor. Ben terbiyesizlik yapmıyorum. Eğer böyle algılanıyorsa, o zaman bu tasarı da aynı terbiyesizliği yapıyor. Cinsel birleşme ifadesi tasarının 288. maddesinde geçiyor. Karı ifadesi de iki yerde var. Bana çiçek veren kadınların bile bu tasarıyı okumadıklarını düşünüyorum."
Bizimki kadın iktidarı
DYP lideri Tansu Çiller, partili kadınlara siyasi öğütler verirken, "Yerel televizyonları iyi kullanın, her apartmanda çay toplantısı yapın. Üye kayıtlarına sahip çıkın.
5 Nisan'da ne yaptığımızı apartman apartman, sokak sokak anlatın." dedi. Çiller, kendi iktidarlarının öncelikli olarak kadın iktidarı olacağını da vurgulayarak, partililerden bunu bütün kadınlara iletmelerini istedi.
Çiller, dün yaşlıları ziyaretinin ardından partisinin "Genişletilmiş 81 İl Kadın Kolları Başkanları Bilgilendirme ve Değerlendirme Toplantısı"na katıldı. Kadınların "siyasete el koymaları" gerektiğini belirten Çiller, sandıksız demokrasiye "son" dediklerini ifade etti. Devalüasyon olmayacağı söylenmesine rağmen, bunun yapıldığını dile getiren Çiller, 5 Nisan kararlarıyla, kendisinin de aynı şeyi yapıp yapmadığının sorulabileceğini hatırlattı. Çiller, "Bu soruya verecek onurlu cevabınız var. Onu apartman apartman, sokak sokak anlatma kararlılığında olun, ben size güveniyorum." diye konuştu. Hedeflerinin, yeniden orta direği oluşturmak, üretimi artırmak ve işsizliği önlemek olduğuna dikkat çeken Çiller, salonda bulunanlardan, kadınları, "bir kadın hareketine davet etmelerini ve İstiklal Savaşı ruhuyla milletin meselelerine el koymalarını" istedi. Çiller, kendi iktidarlarının, öncelikli olarak, kadın iktidarı olacağını vurguladı.
Çiller, partisinin il kadın kolları başkanlarına, üye kayıtlarına sahip çıkmalarını, sıkıntılarını doğrudan genel merkeze iletmelerini, yerel televizyonları iyi kullanmalarını ve gerekirse her apartmanda çay toplantıları yapmalarını da önerdi. Toplantıda Çiller'e, 81 il kadın kolları başkanı adına bir plaket sunuldu. ANKARA (Zaman)
Çiller'den yaşlılara karanfil
Yaşlılar Haftası dolayısıyla, Keçiören Belediyesi Güçsüzler Yurdu'nda kalan yaşlıları ziyaret eden Çiller, Aşık Zekir Erdali'nin "Sefa geldin Tansu Bacım yaşlıların arasına" türküsüyle karşılandı.
Çiller, ziyareti sırasında yaşlılar ile teker teker tokalaştı ve kırmızı karanfil hediye etti. Gözleri görmeyen bir bayan elindeki kırmızı karanfili Çiller'e sundu. Bu arada, Çiller, Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok'a, "iyi hizmetler verdiği ve yaşlıların yanında olduğu için" teşekkür etti.
Devlet hurda satacak
Ekonomik kriz sebebiyle iç kaynaklara yönelen hükümet, bu konuda ilginç yöntemlere de başvuruyor.
Başbakanlık bütün kamu kurum ve kuruluşlarına bir genelge göndererek, 'kullanılamayacak duruma gelmiş araçların ve hurda malzemelerin HURDASAN'a satılmasını' istedi.
Ekonomik krizin yol açtığı sorunları çözmek için arayışa giren hükümet, iç kaynaklara yöneldi. Hükümet, aldığı kararla, kamu kurum ve kuruluşlarının elinde bulunan hurdaları satarak kaynak bulmaya çalışacak. Başbakan Ecevit bir genelge ile, kamu kurum ve kuruluşlarına, "Kullanılamayacak duruma gelmiş muharrik ve müteharrik araçları ve hurda malzemeleri HURDASAN'a satın." talimatı verdi.
Başbakan Ecevit'in söz konusu genelgesi geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Genelgede, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 1'inci maddesine atıfta bulunularak, söz konusu uygulamanın, "Verimlilik ve kârlılık ilkeleri doğrultusunda, milli ekonomi ile uyum içinde, ekonomik ve sosyal gereklere uygun olarak' yürütülmesinin önemine işaret edildi.
Genelgede 1971 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararı da hatırlatıldı. Söz konusu kararda, "tüm kamu kurum ve kuruluşlarının sahip oldukları her çeşit maden hurdaları ile bunların hurda halindeki halitalarının ve kullanılamayacak hale gelmiş bulunan araçların 6 ayda bir piyasa etütlerine dayanılarak yapılacak tespit ve teklifle, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca kabul edilecek fiyatlarda adı geçen kuruma satış suretiyle devirleri" isteniyor.
Ecevit imzalı söz konusu genelgede ilgili karar hatırlatılarak şöyle deniyor: "Söz konusu hüküm gereğince, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hurda Sanayi İşletmeleri (HURDASAN) AŞ, bu kararname kapsamında bulunan kurum ve kuruluşlardan, her türlü hurda ve malzemeyi toplama ve değerlendirme göreviyle yükümlü kılınmıştır. Bu nedenle, 7/2256 sayılı Bakanlar Kurulu kararı hükümleri çerçevesinde, her türlü hurda malzemenin, kamu kurum ve kuruluşlarınca HURDASAN AŞ'ye satış suretiyle devrinin temini hususunda gereğini önemle rica ederim." (Edip Ali Yavuz / ANKARA (Zaman))
Derviş'ten Meclis'e ilk cevap
Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, milletvekillerinin yazılı sorularına ilk cevabı önceki gün verdi.
Derviş'in, FP Aksaray Milletvekili Razaman Toprak'ın, kamu açıklarının finansmanında Merkez Bankası kaynaklarının kullanılıp kullanılmadığı yönündeki sorusuna verdiği cevap, hükümetin, koalisyon potokolüne uymadığını ortaya çıkardı.
Aksaray Milletvekili Ramazan Toprak'ın 22 Şubat tarihinde dönemin Hazine'den sorumlu Devlet Bakanı Recep Önal'ın cevaplaması için Meclis Başkanlığı'na verdiği soru önergesini yeni göreve başlayan Kemal Derviş cevapladı. Bakan Derviş, Ramazan Toprak'a önceki gün gönderdiği cevabında, konsolide bütçe açığının finansmanında, Merkez Bankası'nın kısa vadeli avans şeklinde kullanıldığını açıkladı. Derviş, şunları kaydetti: "Söz konusu madde hükmü uyarınca TC Merkez Bankası, her yıl geçen bütçe ödenekleri toplamının, bir önceki mali yıl genel bütçe ödenekleri toplamını aşan tutarının yüzde 12'sini geçmemek üzere Hazine'ye kısa vadeli bir avans hesabı açar. Bu oran 1996 yılında yüzde 10, 1997 yılında yüzde 6, 1998 yılı ve müteakip yıllar için yüzde 3 olarak tespit edilmiştir. Bu çerçevede kısa vadeli avans üst limiti 2000 yılı için 54,7 trilyon TL, 2001 yılı için 44,1 trilyon TL olarak belirlenmiştir."
Derviş'in verdiği cevapla, koalisyon protokolünün, "Ekonomik ve Sosyal Politikalar" alt başlığındaki, "Kamu açıklarının finansmanı için TC Merkez Bankası'nın kaynaklarına hiçbir koşul ve biçimde başvurulmayacaktır." hedefinin çiğnendiğini ortaya çıkardı.
Öte yandan, FP'li Toprak, Kemal Derviş'in cevaplaması istemiyle TBMM'ye bir başka önerge daha verdi. Toprak, bu önergesinde, Hazine tarafından bugüne kadar kimlerden ve ne kadar dış borç alındığını sordu. ( Sadullah Özcan / ANKARA (Zaman))
Recai Kutan: Kazıklanıyoruz
FP Genel Başkanı Recai Kutan, Hazine'nin hafta başında gerçekleştirdiği 'bono ihalesi'ni değerlendirirken, "Türkiye, halk tabiri ile her gün kazıklanıyor. Kazıklanan kimler? Sizler, bizler...'' dedi.
Adana Muhtarlar Derneği Başkanı Ramazan Özünal ile muhtarlar heyeti dün Yerel Yönetimler Yasa Tasarısı'nın kanunlaşması taleplerini iletmek üzere Kutan'ı ziyaret ettiler. Buradaki konuşmasında ekonomik krize ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kutan, bazı kişilerin devlet eliyle zenginleştirildiğini ifade etti.
Hazine'nin bono satış ihalesine gelen 7 katrilyonluk teklifi az bulan Kutan, ihaleye olan ilginin Kemal Derviş'e güvenin işareti gibi gösterilmesini eleştirdi. Hükümetin yüzde 193 faiz ile iç borçlanmaya gittiğini, 3 ay içerisinde yüzde 33 kârın dünyanın hiçbir yerinde görülmediğinin altını çizen Kutan, bu kârın dolar üzerinden yüzde 86'ya ulaştığına dikkat çekti. Kutan şöyle devam etti: "Türkiye, halk tabiri ile her gün kazıklanıyor. Kazıklanan kimler? Sizler, bizler... Bu faizler kimden ödenecek? Ortaya çıkan açığı gidermek için yeni vergiler gelecek, zamlar yapılacak. Yüzde 5'lik mutlu azınlık daha da zenginleşecek. 'Hadi aziz vatandaşlar, programın başarısı için fedakarlığa' diyecekler. Anadolu'da bir deyim var: 'Dertli söylegen olur' diye. Biz de dertliyiz ve söylegen olduk."
Kutan seçim beklentileri konusunda ise şunları kaydetti: "Eğer otobüs şoförü, otobüsü devirecek durumda ise akıllıca yapılacak şey otobüs şoförünü değiştirmektir. Otobüs şoförünü değiştirmenin yegane yolu milletin önüne sandığı getirmekten geçiyor. Şartlar uygun hale geldiğinde erken seçim kaçınılmazdır. Bunun zamanı, sonbaharda erken seçimdir.''ANKARA (Zaman)
Ilıcak'tan suç duyurusu
FP'li Ilıcak, Etibank konusunda zamanında tedbir almadıkları gerekçesiyle Hüsamettin Özkan ve Recep Önal ve bazı bürokratlar hakkında suç duyurusunda bulundu.
FP İstanbul Milletvekili Nazlı Ilıcak, Etibank'taki mali bünye bozukluğu konusunda zamanında tedbir almadıkları gerekçesiyle Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, Devlet Bakanı Recep Önal ile bazı ekonomi bürokratları hakkında suç duyurusunda bulundu. Ilıcak, dün Ankara DGM'ye gelerek, Etibank ile ilgili hazırladığı dosyayı, Savcı Nuh Mete Yüksel'e verdi. Yüksel ile bir süre görüşen Ilıcak, Bankalar Yeminli Murakıpları tarafından Etibank'la ilgili hazırlanan 9 Ekim 2000 tarihli rapor ile eklerini teslim ettiğini söyledi. Ilıcak, bu raporda, Etibank yöneticileri hakkındaki suçlamalar ile buna ilişkin delillerin bulunduğu ifade etti. Ilıcak, "Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) yeniden raporlar hazırlayarak, vakit kaybettiği izlenimi taşıyorum." diye konuştu.
TBMM dönüşümü sağlamalı
Türkiye Genç Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Muharrem Yılmaz, Türkiye'nin mevcut Seçim ve Siyasi Partiler kanunlarıyla seçime gitmesinin yarar sağlamayacağını belirterek, Meclis'i toplumsal dönüşümü sağlaması için göreve davet etti.
Yılmaz, "Meclis, tarihte kendisini krizle değil, toplumsal dönüşüm projesinin ana adımlarını atmasıyla yer almaya bakmalıdır." dedi.
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde öğrencilerle bir araya gelen TÜGİAD Başkanı Yılmaz, yaşanan krizin aşılması için kısa dönemde mali piyasalarla ilgili kararlar alınması gerektiğini söyledi.
Muharrem Yılmaz, Türkiye'nin gerek 1999 yılı sonunda gerekse bugün başlattığı programla yeni bir toplumsal düzene geçiş özlemini yaşadığını kaydetti. Mustafa Özge İSTANBUL (cha)
Program rantçıya yarayacak
BBP Genel Başkan Yardımcısı Hanefi Çelik, "Uygulamaya konulan ekonomik programla bir avuç rantçı, yüzde 200 kazanacak." dedi.
Çelik, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, hükümetin uygulamaya koyduğu ekonomik düzenlemeleri eleştirdi. Ekonomik programlarla "bir avuç rantçının" yüzde 200 kazanacağını ifade eden Çelik, söz konusu kesime verilecek paranın da, dar gelirli vatandaşın cebinden çıkacağını savundu. Hükümetin aylık enflasyonu 2 ay sonra yüzde 2 düzeyine indireceğini bildirmesine karşın, üç ay için yüzde 50 borçlanma gerçekleştirdiğini anlatan Çelik, iç borçlanmalarda bankaların devre dışı bırakılıp bonoların doğrudan vatandaşa satılması gerektiğini kaydetti.
BBP'ye büyük katılım
MHP'nin hükümetteki suskunluğu, 18 Nisan seçimlerinde, umduğunun çok altında oy alan BBP'ye yarıyor.
Son günlerde diğer partilerden partisine bazı transferler gerçekleştiren BBP'nin, pazar günü yapılacak bir törenle çoğunluğu MHP'li 1.750 kişiyi BBP'ye kaydedeceği belirtildi.
MHP başta olmak üzere FP, CHP, DYP, ANAP'ta görev almış yaklaşık 1.750 kişi pazar günü düzenlenecek bir törenle BBP'ye geçiyor. BBP Yenimahalle İlçe Teşkilatı tarafından, Kızılırmak Düğün Salonu'nda düzenlenen törene BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu da katılacak. Ülkedeki ekonomik krizin ortaya çıkması ve siyasetteki belirsizliğin, MHP ile ortak tabana sahip olan BBP'ye yaradığı yorumları yapılırken, çeşitli kamuoyu araştırma şirketleri tarafından yapılan anketlerde de BBP'nin seçimler sonrasında yükselen bir trend izlediği gözleniyor. EMİNE DOLMACI
ANKARA (Zaman)
Meclis'te fotoğraf sergisi
Son günlerde daha çok kavga görüntüleriyle gündeme gelen TBMM, bu kez sanatsal bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
Ankara Foto Muhabirleri Derneği'nin hazırladığı, Ankara Ticaret Odası'nın katkılarıyla oluşturulan 'Cumhuriyet'ten Günümüze Cumhurbaşkanları' konulu fotoğraf sergisi 27 Mart tarihinden itibaren 10 gün süreyle TBMM'de sanatseverlerle buluşacak. Foto muhabirlerinin gözüyle yansıtılan ve birçoğu ilk kez sergilenen yaklaşık 200 fotoğraf sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Sergide, Cumhuriyet tarihinin ilk cumhurbaşkanı olan M. Kemal Atatürk'ten son cumhurbaşkanı olan A. Necdet Sezer'e kadar tüm cumhurbaşkanlarının daha önce yayınlanmamış fotoğraflarının yanı sıra önemli tarihî olayları yansıtan kareler de yer alacak.
(GÜLHAN EK / ANKARA Zaman)
|