Destek & Köstek
Milliyet'in dünkü sürmanşetinde Kemal Derviş'in "Politikaya girmeyeceğim" dediği pabuç kadar puntolarla ilan edilmişti!
Koalisyon ortakları, Derviş'in, Özal örneğinde olduğu gibi politikaya girip girmeyeceğini pek merak etmişler, bunun üzerine konuyu Derviş'e açmışlar. Derviş de, liderlere "Ekonomideki sorunları iki yılda çözüp, Amerika'ya döneceğim" demiş...
Kemal Derviş, bu habere itiraz ediyordu. Dün Almanya'dan şöyle seslendi: "Bunu yazan arkadaş, herhalde bir yerden yanlış bir bilgi aldı. Görevimde kalmakta azimliyim, fakat ayrılmak zorunda kalırsam sadece şehir değiştirebilirim, Amerika'ya dönmek gibi bir düşüncem yok."
Derviş, haberin bir kısmını yalanlıyor; ama "Ben politikaya girmeyeceğim, demedim" şeklinde bir ifade de kullanmıyor. Derviş'in liderlere ne dediği pek önemli değil. Burada, önemli olan iki husus var. Birincisi; koalisyon liderlerinin, (özellikle onlardan birinin) Derviş'in yakın gelecekte siyasette baskın unsur olup olmayacağı ile yakından ilgilenmesi!
İkincisi ise, haberin veriliş biçimi! Bu manşetin "Derviş üzerinden siyaset yapmayı düşünenlere" bir mesaj anlamı taşıdığı çok açık. Özetle, ilk bakışta son derece masum gibi görünse de, tamamen Derviş'in aleyhinde bir haber bu. Haber, sadece 'aleyhte bir sürmanşet' olmakla kalsa üzerinde durmaya da değmeyebilir. Fakat, kazın ayağı öyle değil...
Bu sürmanşet, Derviş'in hâlâ alamadığı siyasi destek, daha doğrusu siyasi köstek hakkında bize çok önemli bir ipucu veriyor!
Koalisyon ortakları "Derviş'e desteğimiz yüzde 99 değil, yüzde 100'dür" diyorlar, ama bir yandan da Derviş'e direnişin alttan alta geliştiği anlaşılıyor.
Bu, DSP'de pek su yüzüne çıkmıyor olsa da; özellikle ANAP ve de MHP, Derviş'e karşı giderek daha fazla gard alıyor. Derviş'in sağladığı kamuoyu desteğinin, daima 'siyasi' düşünme refleksi içindeki koalisyon ortakları tarafından hoş karşılanmadığı her geçen gün biraz daha ortaya çıkıyor.
Hakim kanaat şu: Eğer Derviş "başarılı" olursa, bu koalisyon ortaklarının kazanç hanesine yazılmayacak. Derviş'in başarısı için ise, siyasi destek en başta gereken şart! Peki Derviş başaramadığı zaman ne olacak? O vakit, herkes, tüm Türkiye kaybedecek! Derviş için "son şans, son ümit" yorumlarının yapılmasını da bu bağlamda bir kenara yazalım...
'Derviş'in başarması' dediğimiz hadise, yalnızca kısa vadedeki ya da yüzeydeki muhtemel başarılar değil. Yapısal reformları hükümet desteği olmadan veya Meclis'siz yapması mümkün değil. Bu yapısal reformlar olmadan da hiçbir yere varmak söz konusu değil. Hükümet ya da mevcut siyasi mekanizma ise, böyle bir olasılıkta kendi mevcudiyetinin temelden sarsılacağını rahatlıkla öngörüyor!
***
Böylesine tüm zincirleri birbirine bağlı bir denklemde, ümitli kalmanın ne denli zor olduğunu söylemeye gerek yok, sanırım...
Gerçek anlamda ümitli olmanın neye karşılık geldiği ortada... Yapılması zorunlu işler listesi, tastamam belli. Bunlara bilinçli olarak ayak diretilirken, çözümü hızla hayata geçirmek yerine ümit tacirliği yapmak toplumu kandırmaktan başka bir işe yaramaz...
Özellikle son birkaç yıldır "Enseyi karartmayın" felsefesinin lokomotifliğini yapan Çetin Altan, Clinton'ın TBMM kürsüsünde yaptığı konuşmayı müteakip "Çok kısa süre içinde çok güzel şeyler olacak" yollu konuşurken, son aylarda "Biz görmeyiz ama, 25–30 yıl içinde düzelir, bu işler" demeye başlamıştı. Dün baktım, o hâlâ Washington ekseniyle ilintili bir iyimserlikle "enseyi karartmayın"cı; fakat bir yandan da süreyi biraz daha erteliyor "Benim gibi düşünenlerin aldanıp aldanmadığı 2050'lerde iyice çıkar ortaya" diyor!
Yapısal sorunlarını çözmeyi her defasında erteleyen, çözüme ısrarla direnen Türkiye bu hayati yanlışını sürdürdüğü müddetçe, "Enseyi karartmayın" telkini, 'mahkeme gibi gün atarak' tedavülde kalır!
t.korkmaz@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
28/
02/
2001...
Parsadan değil, Pastadan!
01/
03/
2001...
Sakın ha, unutmayın!
04/
03/
2001...
İsim deyip, geçmeyin...
13/
03/
2001...
Derviş, toplantıyı biraz daha erkene almalı!
14/
03/
2001...
İki kurtarıcı, bir ipte oynamaz!
15/
03/
2001...
06.30 Uçağı!
16/
03/
2001...
Denizden sonra, Dervişmen de biterse...
20/
03/
2001...
Gidenler, CHP'nin Mütevelli Heyeti idi!
21/
03/
2001...
Dibi delik kova ile yangın söndürmeye gidilmez!
22/
03/
2001...
Tekaüt Dervişmen'den, Tedavüldeki Dervişmen'e...
|