GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

24/03/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Sağlık

Otomobil 

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



 


Ortodoksların cami isteği

Biz AB'ye girip girmeme konusunu tartışaduralım, Yunanistan bu işin kaymağını yemeye başladı bile. Yunanistan'a giden Mustafa Erkaya, gazetecilik damarıyla gittiği yerden bize de ilgi çekecek malzemeler gönderiyor. Buyurun okuyalım: Yunanistan, şu sıralar nüfusunu fazla göstermenin yollarını arıyor. Avrupa Birliği'ne girdikten sonra gelen maddi yardımlarla kalkınmada önemli aşamalar kaydetti. Fert başına alınacak yardımı çoğaltmak için geçtiğimiz pazar günü, Yunanistan'ı gezmeye gelenler bile sınır kapılarında sayıma tabi tutuldu. Bu arada Batı Trakya'da Gümülcine (Komotini) şehrinin Şapçı (Sapes) kasabasında konuşulan bir olay mizahi yönden oldukça ilgi gördü.

Hadise şu: Şapçı kasabasında hem daha fazla yardım almak, hem de Ortodoks nüfusu kalabalıklaştırıp Müslüman nüfusun etkisini azaltmak için Rusya'dan göçmen kabulü yapılır. Onlar için Rus mahallesi kurulur. Göçmenlerin kalması için görkemli villalar inşa edilerek sahiplerine dağıtılır. Bu arada kilise ihtiyaçlarının da giderileceği yetkililer tarafından açıklanır. Bunun üzerine Rus mahallesi sakinlerinden yapılan bir müracaat herkesi şaşırtır. Bir grup göçmen cami yapılmasını ister. Meğerse Ortodoks göçü sırasında müracaat eden Müslümanların varlığı gözden kaçmıştır. Tabii hemen gerekli tedbirler alınarak bu yanlışın önüne geçilir!




Giritli yalancı

Bir yazımız üzerine meşhur Girit bulmacasını hatırlatanlar oldu. Çözümsüz Girit bulmacasını hatırlarsınız şöyleydi: "Giritli bir yalancı, 'bütün Giritliler yalancıdır!' der. Bunu söyleyen de Giritli bir yalancı olduğuna göre, yalan söylüyordur. O zaman bütün Giritliler yalancı mıdır?"

Her neyse, bu yazının bazı kişilerle herhangi bir alakası yoktur! Var diyenlerin iddiası bizi bağlamaz.




Erime

şanan yüzde 35'lik devalüasyon en son Ocak 2001'de maaşlarına yüzde 10 yapılan memurların maaşını iki ayda eritmiş.

Bunda hükümetin ne suçu var ki? Malum bahar geldi, havalar eni konu ısınmaya başladı. Belki de yüzünü hafiften göstermeye başlayan güneş eritmiştir memurların maaşını, kim bilir!




Virüsün mesajı

Bugünlerde yine ortalıkta virüs haberleri dolaşıyor. Bu işlerle uğraşan şirketlerin bültenlerine göre şu anda ortalıkta yine iki tehlikeli virüs elini kolunu sallayarak dolaşıyor, bulaştıkları bilgisayarları perişan ediyorlarmış. Nasıl bir zihniyet, oturup bunları yazar, başka insanlara zarar vermeye çalışır bilmiyoruz; ama biz size başka bir virüsten bahsedeceğiz.

Bu virüsün adı, 'haksızlık'. Üstelik de son derece siyasi bir virüs. Espri falan da değil, son derece gerçek. Bu virüs, Filistinlilerin davasını destekliyor ve ekranda, "Sizden bunu beklemezdim' mesaji veriyormuş. Arkasından da, "Endişelenmeyin bu virüs zararsızdır. Sisteminize hiçbir şey yapmayacak. Virüsün amacı Filistin halkının kendi topraklarında barış içinde yaşamasına yardımcı olmaktır." yazısı çıkıyormuş. İşin en hoşu da, bundan sonra internet browseriniz çalışıyor ve sizi Filistin davasıyla ilgili sitelere yönlendiriyormuş.

Bakın bu virüsün mantığını anlayabiliyoruz. Bir mesaj vermeye çalışıyor. Ama ya diğerleri? O tahrip edici virüsler. Onları yazan beyinleri çözmek hiç de kolay değil.




Hurda şurda

Başbakanlığın bir genelgesi çarptı gözümüze. Kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen genelgede, KİT'lerin verimlilik ve karlılık ilkeleri doğrultusunda ekonomik gereklere uygun olarak çalışmalarının zorunlu olduğuna işaret ediliyor. Buraya kadar normal. Ama bir madde daha var. Onda ise KİT'lerin elindeki her türlü hurda malzemeyi MKE Hurda Sanayi İşletmeleri'ne devretmeleri isteniyor.

Anlaşılan hükümet, ekonomik krizden kurtulmak için, hurdalardan medet umuyor. Eğer hurda satarak, kâr elde etmeyi umuyorsanız, zaten en büyük hurda gözünüzün önünde. Onu niye görmüyorsunuz?




Fa-son-lar

12 Eylül askeri darbesinden sonra 16 Mayıs 1983 tarihinden bu yana kadar kurulan 100'ü aşkın siyasi partiden birçoğu 'fason parti'ymiş. Hatta adresleri bile sahteymiş. Bundan fazla şikayetçi olmamak lazım. Sonuçta, fason olmadıklarını söyleyen ve milletin sırtında taşıyıp Meclis'e soktuğu partilerin hemen hemen hepsi de fason iş yapmıyor mu? Ha kendileri fason, ha yaptıkları iş. Nasılsa ikisi de aynı kapıya çıkıyor.




Finduk

Bizim reklamlar orada da yayınlandı mı bilmiyoruz; ama, son günlerde Avrupa'dan da fındığa yoğun talep var. Bu yüzden fındığın kilosu serbest piyasada 200 bin lira prim yapmış. Ne kadar olmuş biliyor musunuz? Tam 1,5 milyon lira. Madem öyle, bizim kuruyemişçi, fındığın kilosunu neden 4 milyona satıyor acaba?




Günün duyurusu

Öğretmenim, banka çıkışında maaşımı düşürerek kaybettim. Bulsanız da pek işinize yarayacağını sanmıyorum. Hükümsüzdür.

Fatih Ordu




Enflasyon düşecek..! Deeervişim...

Nuri Kırmızıcı



s.karakis@zaman.com.tr         h.sutay@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.