Derviş'in ''Özal'' olma şansı
Yüzyıldır bildiğimiz tek formülü uyguluyoruz. Ekonomiyi uçurumun kenarına getirdikten sonra elimizi açıp dışarıdan para dileniyoruz. Bir de iyi bir dilenci bulduk mu, keyfimize diyecek yok! 12 Mart muhtırasından sonra Atilla Karaosmanoğlu modeli fiyaskoyla sonuçlandı. 12 Eylül'ü müteakip dizginleri ele alan Turgut Özal, yıllarını bürokrasi içinde geçirmesinin yanı sıra yabancı finans çevrelerindeki itibarıyla krizi aşmıştı. Özal'ın en önemli özelliği 'yerli' olmasıydı.
28 Şubat ekonomisi, gelinen bu noktada 'süper kurtarıcı' olarak Kemal Derviş'i transfer etti. Hepimizin ortak dileği, Devlet Bakanı Kemal Derviş'in başarılı olması. Tersi ise tek kelimeyle felaket!
Peki, Kemal Derviş Almanya ve Amerika'da piyasaların kan kadar ihtiyaç duyduğu parayı devşirebilecek mi? Derviş bunu yapabilirse Özallaşabilir.
Siyasetin derin labirentlerinde böyle bir fobi yaşanıyor. Özal gibi bir trend yakalayan Derviş'i kimse tutamaz!
Ama, Özal'ın yaptığı sadece para bulmak değildi. Devleti çok iyi tanıması ve kararları ivedi biçimde hayata geçirmesiydi.
Devletçilikten serbest piyasa ekonomisine ilk adım niteliğindeki 24 Ocak kararları alındığında, başaktör Özal'dı ve ardında Demirel hükümetinin tam desteği vardı.
Özal, 12 Eylül yönetiminde aynı ağırlığını korudu. 1983'te tek başına iktidara gelirken ilk bir ay içinde baş döndürücü kararları uygulamaya koydu.
O kararların meyvelerini sekiz yıl süresince aldı. Bu topraklarda sonuç almak isteyenler ellerini çabuk tutmalı. Biraz aceleci olan Türk kamuoyu cömertçe verdiği desteği kısa sürede geri alabilir.
Bugüne kadar rüzgar Derviş'in istediği yönden esti. Büyük beklentilere giren halk artık konuşma yerine icraat bekliyor.
Derviş yeni bir Özal olabilir mi? Derviş'in en büyük destekçisi Başbakan Bülent Ecevit. Onun dışındakilerin rahatsızlıkları gazetelerin sayfalarını işgal etmeye başladı bile...
ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın "Derviş politikaya girmeyecek, 2 yıl sonra ABD'ye dönecek." şeklindeki açıklaması bizzat Derviş tarafından yalanlandı.
MHP'li Tarım Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp'in sözleri de yenilir yutulur cinsten değil: "Ecevit anlamıyor, Kemal Derviş belasını getirip başımıza attı."
Koalisyon ortaklarının açıklamaları Derviş'in arkasındaki siyasi desteği kuşkulu hale getiriyor. Bu da zaten gönülsüz olan yabancı sermayenin yurda gelmesini iyice zorlaştırıyor.
İçeride güven ortamı oluşmadan, kara delikler kapanmadan, siyasal iktidar programa sahip çıkmadan Türkiye'nin çıkış yapması mümkün değil.
Siyaset son şansını kullanıyor. Bu haliyle iflas bayrağını çeken siyaset esnafı kıskançlık ve hasislik yapıp Derviş'in önünü keserse, tarih onları hiç de iyi yâd etmeyecek.
Ülkenin esenliğe çıkması, ekonomide alınacak radikal önlemlerin cesaretle uygulanmasına bağlı. Her yönden gelebilecek salvolara karşı risk alabilen bir Derviş'e ihtiyaç var.
i.karayegen@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
25/
01/
2001...
Çıkış noktası
29/
01/
2001...
Çiller: Bakanın istifası yetmez
01/
02/
2001...
Sağduyu ihtiyacı
09/
02/
2001...
Hesaplar sil baştan
15/
02/
2001...
Su-i misal, emsal olmaz
22/
02/
2001...
Krizin kimseye faydası yok
01/
03/
2001...
Türkiye üçüncü krizi taşıyamaz
04/
03/
2001...
Hiçbir parti barajı aşamıyor
09/
03/
2001...
"Amerika Türkiye'ye muhtaç, biz de Amerika'ya"
17/
03/
2001...
Bu yol AB'ye çıkmaz
|