GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

26/03/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Sağlık

Otomobil 

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



RÖPORTAJ 

Aydın HASKEBABÇI



ALFEMO dört kıtada

İzmir'in önde gelen iki mobilya markası Alfemo ve Konfor kısa sürede hızla büyümeyi başardı. İki ortak Ali Davulcuoğlu ve Feyzullah Çetmen tarafından 1989 yılında başlayan mobilya üretimi gittikçe genişleyerek İdaş'ın mobilya üreticiliğine ve oradan da Alfemo Mobilya olarak kendi markalarının oluşumuna kadar uzanmış. Alfemo'nun ardından Konfor markasını da bünyesine katan bu ortaklık, günümüzde Türkiye çapında 650 bayiye ulaşmış durumda.

Ramazan Davulcuoğlu - Alfemo&Konfor Mobilya

1968 Konya doğumlu. İzmir Ticaret Lisesi ve ardından hukuk fakültesinden mezun oldu. 1995 yılında ağabeyinin sürdürdüğü çizgide mobilya üretimine hız verdi. Halen şirketin üretim ve ihracat ayağını yürütüyor.

Geçtiğimiz günlerde üretim tesislerinizden birinde önemli bir yangın geçirdiniz. Bu yangın olayı nasıl gerçekleşti?

Türkiye'de maalesef sünger imal edip de yanmayan tesis yok gibi. Bizde de yangın, sünger tesisindeki kimyasal reaksiyon sonucu oluşmuş bulunuyor. Süngerin soğumaya bırakılması esnasında kızışması ile yangın başlıyor ve neticede hızla yayılıyor. Ama hamd olsun can kaybımız olmadı ve tesisimiz de sigortalıydı. Bütün bayi arkadaşlarımız ve dostlarımız da bize bu konuda sonsuz destek verdiler. Yanan binanın yerine inşaallah en kısa zamanda yenisini yapacağız.

Şu anda fabrika olarak üretim ne durumda?

Biz Alfemo ve Konfor olarak üç ayrı fabrikada üretim yapıyorduk. Bunlardan birisi modüler mobilya tesisimiz, diğerleri ise yatak ve koltuk üretim tesisleri. Yanan tesisimizde yatak ve koltuk üretiminin bir kısmı gerçekleştiriliyordu. Şu anda biz üretimi diğer fabrikaya kaydırdık ve 50 bin metrekare kapalı alana sahip iki tesisimizde üretime devam ediyoruz. Üretim ve satış noktasında şu anda hiçbir sıkıntımız yok. Hatta yangının olduğu gün yurtdışı için hazırladığımız 6 konteyner malın yerine bir hafta içinde yenilerini yapıp gönderdik. Şu anda da ne ihracatımızda ne de yurtiçi ürün teslimatında hiçbir sıkıntı yok. Yangına rağmen Alfemo ve Konfor olarak bin 100 kişi ile faaliyetteyiz. Piyasaların normal seyrine girmesi ile birlikte vardiyayı artırarak üretimi 2-3 katına çıkarma imkanına da sahibiz.

Son yaşanan ekonomik kriz ve dövizdeki dalgalanma mobilya sektörünü nasıl etkiliyor?

Öncelikle enflasyonlu ortamdan enflasyonsuz ortama geçişle birlikte stok ve pazar politikaları çok farklılık arz ediyor. Biz bunu geçen sene yaşadık. Bu son dalgalanmada ise biz krize rağmen ne mal satışını durdurduk, ne de hemen tüm ürünlere zam yaptık. Zam oranını ancak yüzde 12 civarında tuttuk. Piyasanın biraz oturmasını bekliyoruz. Son krizde biz ilk olarak vadeleri azalttık ve 7 taksite çektik. Bayilerimiz ise taksitleri toplamada ilk planda zorlandılar; ancak yavaş yavaş piyasa oturuyor.

Bakan Kemal Derviş'in gelişi ile birlikte yeni bir ekonomik programdan söz ediliyor. Siz bir sanayici olarak Sayın Derviş'ten neler bekliyorsunuz?

Son 1,5 yıldır uygulanmaya çalışılan ekonomik program sonuçsuz kalıp insanların psikolojik beklentileri boşa gidince herkesin aklında bazı şüpheler var. Ama hakikaten memleketimiz dinamik bir ülke, işletmelerimiz de öyle. Biz tabir caizse krizlere karşı 'komando' gibi olduk. İnanıyorum ki bugünleri de atlatırız. Ama mali piyasalarda yaşanan olaylar ortaya çok olumsuz tablolar çıkarıyor. Önümüzdeki aylarda batan işletmeler de göreceğiz. Ancak hükümet açısından güven tazeleme adına yeni bakanımız Kemal Derviş'in olumlu bir etkisi olacaktır. Siyasetçilerin de desteği ile inşaallah tüm sorunların üstesinden gelebiliriz.

Sizin mobilya sektörü ile ilk tanışıklığınız ne zamana dayanıyor?

Rahmetli babam Yusuf Davulcuoğlu'nun 1976 yılında kurduğu İzmir Gültepe'de mobilya mağazamız vardı. Babamın vefatından sonra Ali ağabeyim 15-16 yaşlarında iken bu işleri idare etti. Zaman içinde bu mağazaları çeşitli pazarlama tekniklerini kullanarak dörde çıkardık. Halı ve mobilyada yaptığımız kampanyalara binlerce insan katılırdı. Mağazanın kapısına gelen mallar daha kamyondan inmeden satılırdı. O yıllarda kampanya uygulaması pek yok iken biz o zamandan taksitli satışlara başlamıştık. Ortağımız Feyzullah Bey'lerin ise 50 yıllık üreticilik yönü vardı ve koltuk imalatı ile uğraşırlardı, bir taraftan da mağazalarında bu ürünleri satıyorlardı.

Üretime ne zaman fiilen başladınız?

Biz 1989 yılında İstanbul Döşeme Anonim Şirketi İdaş'ın Ege Bölgesi'nde ana bayiliğini alarak iki aile birlikte Yatak Pazarlama AŞ'yi (YATPA) kurduk. Böylece toptancı üretici dönemimiz başladı. Bu dönemde İdaş'ın Ege satışlarında müthiş bir sıçrama oldu. Sektördeki hızlı gelişmeye de bağlı olarak onların isteği üzerine ilk fabrikamızı kurarak 1994 yılında lisans alarak koltuk imalatına başladık. O yıllarda İdaş marka oturma grubu ve kanepenin lisanslı tek üreticisi bizdik. Bu yıllarda yurtdışı fuarları gezerken yabancı firmaların koltuğun yanı sıra modüler mobilya da sattıklarını gördük ve 1997 yılında modüler mobilya üretme fikri ağırlık kazandı. Zaten son yıllarda tüm Avrupa'da panel ve modüler mobilya büyük bir hızla yaygınlaşıyor. Biz de bu alanda yatırım yapmadan önce Almanya'dan Vimeks, Vella Grup gibi markaların ürünlerini ithal ederek mağazalarımızda satmaya başladık. Deneme amaçlı bu satışlarda fiyat dışında büyük ilgi olduğunu görünce bu yatırımı ülkemizde yapmaya karar verdik.

Alfemo fikri böylece doğdu sanırım.

Evet, sonuçta büyük yatırımlarla 1998 yılında modüler mobilya üretimine girdik. Bu arada İdaş'a üretimimiz devam ediyordu. Ancak modüler mobilyayı kendi markamızla çıkarmaya karar verdik. Markaya isim vermeden önce çeşitli ajanslara danışarak 500 ayrı isim tespit ettik. Ancak sonuçta Ali ve Feyzullah ağabeylerin ismi ile modüler mobilyayı birleştirerek 'Alfemo' ismini verdik.

 

Yeni bir marka oluşturmak kolay oldu mu?

Modüler mobilya zaten yeni bir ürün olduğu için mağazalarda ilgi görmesine rağmen tek başına yetersiz kaldı. Bunun üzerine biz de İdaş'ta edindiğimiz tecrübeler ışığında koltuk ve ev tekstili için yeni bir fabrika kurarak üretime başladık. Bayilerimizin isteği üzerine yatak üretimine de 1999 yılı başında başladık. Böylece yataktan koltuğa, modüler mobilyadan ev tekstiline kadar dörtlü ana grubun üretimine başlamış olduk. Şu anda da ülkemizde bu dört ürünü bir arada üreten iki gruptan biriyiz. Modüler mobilyada kaplama hammaddesi olarak oldukça kaliteli olan Durolin malzemeyi kullanıyoruz. Durolin ısıya, rutubete dayanıklı, solmaz, aynı zamanda da silinebilir özellikte.

Yatakta Konfor markasının size geçmesi nasıl oldu?

1990'ların başında İdaş, ürettiği yatağın yanında bizim ürettiğimiz koltukları satıyordu. Biz ise pazarın hızla büyüdüğünü görüp daha fazla üretip satmak istiyorduk. Kendileri ile pazarlama çalışmaları konusunda hemfikir olamayınca biz yaklaşık 1,5 yıl önce İdaş'la ayrıldık. Bu arada Konfor markasının el değiştirdiğini ve satılacağını öğrenince ona talip olduk. Konfor, Türkiye'de ilk yaylı yatağı üreten bir marka, ilk kurucusu da bir Musevi. Şu anda da kendisi yaşıyor ve bizim ürettiğimiz Konfor ürünlerini İstanbul'da satıyor. Biz de o yıllarda bilinen bir marka olduğu için Konfor'u alarak pazara girmek istedik. Şu anda da Konfor markasını daha ileri noktalara getirdik.

Alfemo ve Konfor olarak her iki markaya özgü satış stratejiniz nedir?

Bayi sayımız halen Alfemo'da 300'ü geçti. Konfor'da ise 1,5 yıl içinde 350 satış noktasına ulaştık. 12 bölgede de ana bayimiz var. İstanbul ve İzmir'de ise kendi bölge müdürlüklerimiz faaliyette. Antep ve Adana dışında tüm Türkiye'de bayilerimiz bulunuyor. Sürekli en kaliteli ürünleri ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Zaten bizim sloganımız da "En çok değil, en kaliteli". Bunu yurtdışına yaptığımız ihracatlarda da görüyoruz. Modüler mobilyada yeni trendleri yakından izliyoruz. Ar-Ge grubumuz dinamikliği ile hemen yangından sonra 5 yeni modeli piyasaya sürdü. Ev tekstilinde ise Avrupa modasını yakalamak için halen İngiliz ve Fransız designerlar ile çalışıyoruz. Ayrıca değişik modeller ile her kesime hitap edebilmeyi amaçlıyoruz. Örneğin; Lina modelimiz ile yatak, koltuk ve sandık ihtiyacını bir üründe gideriyoruz.

Şu anda kaç ülkeye ihracat yapıyorsunuz?

Halen 4 kıtada 22 ülkeye ihracatımız var. Yurtdışına zaman zaman mal gönderme yerine bu ülkelerin birçoğunda distribütörler aracılığıyla çalışıyoruz. Özellikle Hollanda, İsrail, Yunanistan ve Bulgaristan gibi 4-5 ülkede bu konuda iyi mesafeler aldık. Bugün İsrail'de 5-6 farklı yerde Alfemo showroomları var. Alfemo ve Konfor olarak kendi markamızla bir yerlere gelmeyi amaçlıyoruz. Bu yıl, geçen sene gerçekleştirdiğimiz ihracatı en azından üçe katlamayı hedefliyoruz. Ocak ayında Almanya'nın Köln kentinde sektörün en önemli fuarlarından biri olan Möble Messe'ye oldukça büyük bir standla katıldık. Mayıs ayında yine iki farklı ülkede düzenlenecek mobilya fuarlarına katılıyoruz.

Yabancı firmalarla ileride işbirliği yapmayı düşünüyor musunuz?

Biz Hollanda'da bir firma ile Avrupa çapında bir dağıtım ortaklığına gitmeyi düşünüyorduk. Polonya'da da bir projemiz vardı. Ancak şimdilik bu projeleri erteledik.

Şirket içinde görev ve iş bölümü nasıl? Yıllık üretim rakamlarınız nedir?

Ağabeyim Ali Davulcuoğlu Alfemo AŞ Yönetim Kurulu başkanlığının yanı sıra grubun pazarlama faaliyetlerinden sorumlu. Feyzullah Bey ise YATPA AŞ'nin yönetim kurulu başkanlığının yanı sıra grubun bütün satınalma ve finansman işleri ile ilgileniyor. Ben ise grup içinde üretim ve ihracata bakıyorum. Alfemo ve Konfor markalarıyla halen sektörde bulunan ilk 3-4 firma arasında olduğumuzu rahatlıkla söyleyebilirim. 2000 yılında modüler mobilyada 162 bin modül, 175 bin adet kanepe, 45 bin takım oturma grubu, 275 bin parça yatak baza, 400 bin parça da ev tekstili üretimi gerçekleştirdik. Bu yıl ise iç pazardaki daralmayı ihracata yönelerek aşmayı planlıyoruz. Ancak dış ticarette navlun ücretleri son aylarda oldukça arttı.

Şirket olarak kriz dönemlerinde bile reklama büyük önem veriyorsunuz. Bu özel bir şirket politikası mı?

Artık reklam bizim sektörümüz hatta tüm sektörler için özellikle marka imajı oluşturmaya çalışan tüm işletmeler için vazgeçilmez bir unsur. Biz reklamı adeta üretimin, satış ve pazarlamanın bir parçası haline getirdik. İmkan elverdiği ölçüde ve piyasa gerektirdiği kadarıyla reklam yapmaya her zaman devam edeceğiz. Bunu da tüm firmalara tavsiye ediyoruz.

Mobilyada yeni moda renkler ve desenler hakkında da bilgi verir misiniz?

Müşteriler artık daha büyük ürünler yerine daha fonksiyonel ürünleri tercih ediyorlar. Biz de bu tarzdaki ürünlere ağırlık veriyoruz. Ayrıca son dönemde natürel renklere ilgi artıyor. Metal ise ahşapla bütünleşti ve evlere de giriyor. Oturma gruplarında ise daha modern ürünlere bir kayış yaşanıyor.

İleride şirket olarak yeni hedefleriniz var mı?

Biz Torbalı'da yapımı devam eden sanayi bölgesi içerisinde 155 bin metrekarelik bir arsa aldık. Burada ileride ekonomik şartlar olumlu geliştiği takdirde şirketin büyümesi ile beraber bu projeyi bir an önce realize edeceğiz. Bu arada Ege ve Marmara Bölgesi'nde satışlarda elde ettiğimiz başarıyı tüm Türkiye çapına yaymayı hedefliyoruz. Bu hedeflere ulaşmak için de çok çalışmamız gerektiğine inanıyoruz.



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.