Hedef, eksen ülke
Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Türkeye'nin AB üyesi ve Avrasya'da eksen bir ülke olmak istediğini belirtti. ABD yönetimi ise Ankara'ya desteğini yineledi.
Washington'da temaslarda bulunan Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Türkiye'nin AB'ye tam üye olmak hususunda kararlı olduğunu belirterek, ''İki hedefimiz var: Biri gelişen Avrasya gerçeğinde eksen ülke olmak, diğeri ise Avrupa Birliği'ne katılmaktır.'' dedi.
''Ralph E. Ropp Founder'' adlı kuruluş'un Washington ''National Building'' müzesinde, onuruna düzenlediği yemekli toplantıda konuşan Dışişleri Bakanı İsmail Cem, ''Türkiye'nin AB savunma örgütünün geliştirilmesini desteklediğini ve buna katılmak istediğini'' belirtti. İsmail Cem, ''ABD'nin, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik arayışlarında kendisine tam destek verdiğini de'' hatırlattı.
Çıkarlar örtüşüyor
Konuşmasında Türk–Amerikan ilişkilerine de değinen Bakan Cem, ''her iki ülkenin de demokrasi ve özgürlük değerlerini paylaştığını, iki ülke çıkarlarının pek çok yerde örtüştüğünü.'' söyledi.
''Türk–Amerikan ilişkilerinin sadece ideallerden ibaret olmadığını, Balkanlardan Bosna, Kosova, Ortadoğu, İsrail–Arap anlaşmazlığı, Irak ve Körfez sorunu, Kafkaslar ve Orta Asya'ya kadar iki ülkenin çıkarlarının aynı olduğunu'' ifade eden Cem, bu alanların aynı zamanda Türkiye'nin tarihi ve kültürel coğrafyasının parçası olduğuna dikkat çekti. ''Türkiye'nin, hem Araplar hem de İsrail'in güvenine sahip ender ülkelerden biri olduğunu'' kaydeden Dışişleri Bakanı, ''Türkiye'nin, ABD'nin bu Filistin–İsrail sorununun çözümü konusunda ısrarcı olmasını arzuladığını, ancak bunu tarafsız ve adaletli biçimde yapması gerektiğini'' ifade etti.
ABD desteği sürecek
Toplantıda söz alan ABD Başkanı George Bush'un sağ kolu kabul edilen Beyaz Saray Genel Sekreteri Andrew Card ise, Türkiye ile ABD arasında çok derin stratejik, kültürel ve ticari bağlar bulunduğunu belirtti ve ''Bush yönetiminin Türkiye'nin müreffeh bir geleceğe ulaşması için yardımcı olmaktan kaçınmayacağını'' söyledi.
Card, Bush yönetimi temsilen konuştuğunu ifade ederek, Türkiye'nin ABD'nin yakın dostu ve müttefiki olduğunu belirtti. Card, ''Aramızdaki ilişkinin kökenleri çok derinlere uzanmakta ve stratejik, kültürel ve ticari her alanı kapsamaktadır. ABD, Türkiye ile olan stratejik ortaklığına tamamiyle sadıktır. Amerika, Türkiye'nin Avrupa'nın parçası olmaya devam edeceğine ve gelecekte AB ve Batı kurumlarına katılacağına inanmaktadır. Balkanlar, Kafkasya, Ortadoğu başta olmak üzere pek çok alanda ortak çıkarlarımız var.'' dedi.
Dışişleri Bakanı Cem, programında yapılan yeni düzenlemeyle, Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice ile bugün bir araya gelecek. Cem, yarın da Başkan Yardımcısı Dick Cheney ve Dışişleri Bakanı Colin Powell ile görüşecek. Washington
'Kıbrıs sorun olacak'
The Washington Institute adlı düşünce kuruluşunun Türkiye uzmanı Alan Makovsky, yeni ABD yönetimi ile Türkiye arasında önümüzdeki günlerde ortaya çıkabilecek en büyük problemin, Kıbrıs Rum yönetiminin AB'ye üyelik sürecine ilişkin olacağını söyledi.
ğını söyledi.
Türk-Amerikan Konseyi'nin yıllık toplantılarında konuşan Makovsky, Kıbrıs Rum yönetiminin AB'ye kabulüne destek veren Yunanistan'ın, ''Kıbrıs'ı almazsanız, biz de AB'nin genişlemesini veto ederiz.'' tehdidinde bulunacağını, bu yüzden de ABD'nin siyasi bir tercih yapmak zorunda kalacağını savundu.
İki seçenek
Makovsky, bu durumda önünde iki seçenek bulunan ABD'nin, ya ''AB bizim kulübümüz değil'' diyerek elini çekme seçeneğine gideceğini, ya da ''Kıbrıs AB'ye yaklaşmalı'' diyerek Türkiye'nin tepkisini çekeceğini söyledi. ABD'nin, Kıbrıs Rum yönetiminin AB'ye kabulüne destek veren yaklaşımı seçmesinin, Amerikan çıkarlarına ciddi bir tehdit olduğunu vurgulayan Makovsky, Türkiye'nin, NATO'nun kanat ülkesi olduğunu hatırlattı. Makovsky, ''ABD, Türkiye'nin AB üyeliği için lobi yapıp yapmayacağını seçmek zorunda kalacak'' dedi. Washington
Rumların oyunu
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ''Rumların, Türkiye ile Avrupa Birliği'nin askeri kanadını Kıbrıs'ta karşı karşıya getirme oyunu oynadığını'' söyledi.
Denktaş, BRT'nin Akis programında yaptığı açıklamada, AB'ye karşı olmadığını belirterek, AB'nin Yunanistan'ın şantajına boyun eğmesinden kaynaklanan bir tedirginlik içinde olduğunu dile getirdi. Denktaş, KKTC her türlü ambargo altındayken AB'ye güvenmediğini kaydetti. Halkın 1974 öncesine geri dönmeyeceği sağlam bir anlaşma istediklerini, yeniden yırtılıp atılmayacak bir barış yapmaya çalıştıklarını anlatan Denktaş, sağlam bir anlaşmanın iki devlet esasına dayanacağına işaret etti. Denktaş, ''Yeni bir kağıt anlaşması yapmayız. Devletimizi kurduk, pazarlık konusu yapmayız. Bu bir oldu bittidir. Rumların (Kıbrıs cumhuriyeti) sahte unvanını alması da bir oldu-bittidir. Kıbrıs iki oldu-bitti ile karşı karşıyadır. Bu iki oldu-bitti arasında işbirliği köprüleri kurmak lazım.'' dedi. Rauf Denktaş, ''AB treni kaçıyor, acele etmeliyiz.'' değerlendirmelerine de katılmadığını belirtti. Lefkoşa
Paris'ten iddialı açıklama
Fransa Genelkurmay Başkanı General Kelche, ''Biz, yıl sonu itibariyle Avrupa gücünün operasyonel varlığını ilan ederiz.'' dedi.
Fransa Genelkurmay Başkanı General Jean–Pierre Kelche, Avrupa Ordusu'nun, kendi komuta ve planlama gücüne sahip ve NATO'dan bağımsız bir kuvvet olacağını söyledi. İngiliz gazetesi The Daily Telegraph'a demeç veren Kelche, Avrupa Ordusu'nun operasyonel varlığının NATO ile bu konuda yapılacak anlaşma henüz olgunlaşmamış olsa bile bu yılın sonu itibariyle açıklanması gereğini ifade ederken, Fransa'nın güç dengesinin ABD'den Avrupa'ya kaydırılması gereğine inandığını, bunun yolu olarak da Avrupa'nın askeri gücünün artırılmasını gördüğünü bildirdi.
Açıklama sorun olacak
General Kelche, 'Ne olursa olsun biz kendi takvimimizi uygularız. NATO ile görüşmeler tümüyle kilitlense bile bu bizim hatamız olmaz ve biz yıl sonu itibariyle Avrupa gücünün operasyonel varlığını ilan ederiz.' dedi. Kelche, Paris'in NATO'ya bağlılık duygusunun son derece güçlü olduğunu, ancak bunun bile Avrupa'nın kendi savunma gücünü çoğaltmasına engel teşkil etmeyeceğini söyledi. Kelche böylece NATO'nun gücünün de katlanacağını savundu.
Askeri çevreler, bu son derece iddialı açıklamaların NATO'nun bölünmemesi konusunda titiz bir tutum içinde olan ABD kadar, Washington yönetimini rahatsız etmemek için azami dikkat sarf eden Londra'yı da kızdıracağını düşünüyor. The Daily Telegraph gazetesi, ''AB ile NATO arasında AGSK ile ilgili olarak yürütülen görüşmelerin Türkiye'nin talepleri noktasında kilitlendiğini, Türkiye'nin operasyonlarda daha çok söz sahibi olmak istediğini'' belirtti.
Fransa Genelkurmay Başkanı General Kelche bu açıklamalarıyla Bush yönetimine Avrupa Gücü'nün NATO'dan bağımsız bir yapı olmayacağı yolunda güçlü garantiler vermeye çalışan İngiltere Başbakanı Tony Blair'in bu çabalarını da bir anda yerle bir etmiş oldu. Londra
Satış kesinleşti
Rusya Başbakan Yardımcısı İlya Klebanov, Rusya'nın, İran'a 'mutlaka' silah satacağını; ancak bu silahların hava savunma sistemi komplekslerinden ibaret olacağını söyledi. Moskova'da dün bir basın toplantısı düzenleyen Klebanov, İran'la silah satışı konusunda şu ana kadar herhangi bir anlaşmanın imzalanmadığını da iddia ederken, görüşmelerin uzmanlar seviyesinde sürdüğünü haber verdi. Mirza Çetinkaya / Moskova
PKK ve DHKP-C'ye İngiliz darbesi Yasaya onay
İngiltere İçişleri Bakanı Jack Straw tarafından hazırlanan ve aralarında terör örgütleri PKK ile DHKP-C'nin de bulunduğu 21 uluslararası terörist örgütün İngiltere'deki faaliyetlerinin yasaklanmasını öngören yasa, parlamentoda kabul edildikten sonra Lordlar Kamarası'nda da onaylandı.
Lordlar Kamarası'nda önceki akşam yasayla ilgili olarak başlatılan görüşmeler yaklaşık 5 saat sürerken, 20'ye yakın üye görüşlerini dile getirdi.
Parlamentoda büyük çoğunlukla kabul edilen yasa üzerinde görüş bildirenler arasında terör örgütü PKK'ya yakınlığıyla tanınan Lord Avebury, Lord Rea ve Barones Williams da yer aldı. Lord Rea, bahse konu edilen 21 organizasyonun temsilcileriyle Lordlar Kamarası'nda bir araya geldiklerini anlattı. Rea, isim vererek, terör örgütü PKK'yı da savundu. Lord Avebury de yasaklanan 21 organizasyonun yardım toplama faaliyetlerinin yasak kapsamına alınmasını eleştirirken bu paranın terörizme kanalize edildiğine dair sağlıklı delil bulunmadığını da öne sürdü.
Tartışmanın son bölümünde söz alan Barones Williams da öteki iki lordun iddialarına destek verdi. İngiltere İçişleri Bakan Yardımcısı Lord Bassam ise tartışmalar başlamadan önce, terörizmin hem İngiltere sınırları içinde hem de uluslararası alanda büyük bir tehlike yarattığına dikkati çekti. Üyelerden yasanın onaylanmasını isteyen Bassam, listenin çok dikkatle hazırlandığını, örgütlerin yasaklanmasıyla ilgili kriterlerin, güvenlik birimleri, istihbarat örgütleri, polis teşkilatı ve Dışişleri Bakanlığı'nın uyarı ve tavsiyeleri dikkate alınarak yapıldığını anlattı.
PKK terör örgütü
Bassam, listenin Lordlar Kamarası'nda kabulünden sonra yeniden İçişleri Bakanı Straw'un önüne gideceğine dikkati çekti. Straw'un nihai kararından önce listedeki örgütlerin itiraz hakları bulunduğunu, bundan sonra da örgütlerin 3 emekli yargıcın oluşturduğu bağımsız komisyon nezdinde temyiz hakları bulunduğunu anımsatan Bassam, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından yasayı çiğnediği belirlenenlerin karşısında ise polisin ve savcılıkların olacağını kaydetti.
Bassam, PKK ile Halkın Mücahitleri örgütü arasında fark bulunmadığını da vurguladı. Londra
Ortadoğu kan revan
Barış görüşmelerinin kesintiye uğradığı Ortadoğu'da şiddet yeniden kol gezmeye başladı. Dün Batı Şeria'da gerçekleştirilen bir intihar saldırısında 3 kişi ölürken, Gazze'de bubi tuzağı ile oynayan Filistinli bir çocuk ile Batı Şeria'da da İsrail askerlerinin attığı göz yaşartıcı bomba sonucu yaşlı bir Filistinli kadın hayatlarını kaybettiler.
İntihar saldırısı, İsrail'in Batı Şeria sınırına yakın Sdeh Hemet köyü yakınlarındaki benzin istasyonunun otoparkında meydana geldi. Bir grup öğrencinin, Batı Şeria'daki Yahudi yerleşim yeri Kedumim'deki okullarına gitmek için köy yakınlarındaki benzin istasyonunda okul otobüsünü beklerken meydana gelen saldırıda, saldırgala birlikte 2 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.
Gazze'de bubi tuzağı
Saldırının sorumluluğunu, Hamas örgütünün askeri kanadı 'İzzeddin El Kassam Tugayı' üstlendi. Bir örgüt üyesi, Reuters'e telefonla yaptığı açıklamada, 'Kalkilya ile Kfar Saba arasında yolun kesiştiği bölgedeki saldırıyı ve önceki gün Kudüs'ün Yahudi semti Fransız Tepesi'ndeki saldırının sorumluluklarını üstlendiklerini' bildirdi. Kudüs'te önceki gün meydana gelen iki ayrı patlamada bir kişi ölmüş, çok sayıda kişi yaralanmıştı.
Öte yandan, Gazze Şeridi'nde Filistinli bir çocuğun, arkadaşlarıyla yerde bulduğu bubi tuzağı olduğu tahmin edilen bir çift eldiveni almaya kalkmasıyla meydana gelen patlamada öldüğü, 3 çocuğun da yaralandığı bildirildi. Görgü tanıkları ve hastane yetkililerinin açıklamalarına göre, 12 yaşında olduğu tahmin edilen çocuk, Gazze Şeridi ile Mısır arasında sıkı kontrol altındaki sınır bölgesi yakınında yerde bulduğu boks eldivenlerini almaya çalışırken meydana gelen patlamayla havaya uçtu. Hastane yetkilisi Rıdvan El Akras, eldivenleri İsraillilerin bölgeye fırlattığının tahmin edildiğini belirtti.
Batı Şeria'da Filistinli yaşlı bir kadın, İsrail askerlerinin attığı göz yaşartıcı bomba yüzünden yaşamını yitirdi. Filistinli hastane yetkilileri, Hairiah Halil Salah (70) adlı kadının, Cenin kenti yakınlarında Caba köyündeki evinde bulunduğu sırada, tutuklama için köye gelen askerlerin, köylülerin direniş göstermesi üzerine göz yaşartıcı bomba attıklarını belirttiler.
Yerleşimci terörü
Batı Şeria'nın El Halil kentinde, Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilerin bazı araç ve evlerini ateşe verdikleri bildirildi. Filistinli görgü tanıkları, yerleşimcilerin bu eyleminden sonra kent merkezinden ve ateşe verilen evlerden dumanlar yükseldiğini söylediler. Yerleşimcilerin belediyeye ait bazı kamyonları da yaktıkları bildirilirken, El Halil'in güneyindeki Dura köyünde çıkan çatışmada kalbinden vurulan 11 yaşındaki Filistinli bir çocuk, hastaneye kaldırıldı. Dış Haberler Servisi
Araplarda Irak çatlağı
Ürdün'ün başkenti Amman'da yapılan Arap Birliği zirvesinde, Filistinlilere destek ve maddi yardım taahhüdü çıkarken, Irak–Kuveyt anlaşmazlığının çözümüne ilişkin bir gelişme sağlanamadı.
Devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı, 22 üyeli Arap Birliği'nin iki günlük zirvesi sonunda yayımlanan nihai bildiride, İsrail'e yönelik boykotun yeniden canlandırılması yönündeki girişimlerin harekete geçirilmesi kararı alındı.
Arap Birliği Genel Sekreteri İsmet Abdülmecid tarafından okunan nihai bildiride, İsrail hükümetinin, barış sürecinden ve 1991'de Madrid'de üzerinde anlaşılan ilkelerden vazgeçmesinin yaratacağı sonuçlar hakkında uyarıda bulunulurken, İsrail'e karşı ayaklanan Filistinlilerin korunması için bölgeye uluslarası güç gönderilmesi ve İsrailli 'savaş suçlularının' yargılanması çağrısı yapıldı. Arap ülkeleri devlet ve hükümet başkanlarının zirve öncesinden beri, 6 gündür üzerinde çalıştığı Irak–Kuveyt sorununa ilişkin anlaşma önerisinin en son dün sabah şekillendiği, ancak bunun da Irak tarafından reddedildiği belirtildi. Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Sabah El Ahmed El Sabah, kendilerinin de kabul ettiği anlaşma önerisinin Irak tarafından reddedildiğini açıkladı.
Irak Dışişleri Bakanı Muhammed Said El Sahaf, Amman'da gazetecilere yaptığı açıklamada, Arap Birliği zirvesinin başarısız olduğunu; bunun sorumlusunun da Kuveyt olduğunu söyledi. Amman
Kaddafi şaşırttı
Libya lideri Muammer Kaddafi, 'Şartlı olarak İsrail'i tanımaya hazır olduğunu ve bu ülkenin Arap Birliği'ne girmesini kabul edeceğini' söyledi. Kaddafi'nin şartları ise şunlar: Bütün Filistinlilerin işgal edilen topraklara dönmesi, İsrail'in kitle imha silahlarını yok etmeyi kabul etmesi ve Kudüs sorununu çözmesi.
Yeni operasyon
Makedon ordusu, ülkenin kuzey sınırındaki tepelerde Arnavut gerillalara yönelik yeni bir saldırı başlattı. Yetkililer, operasyonun çatışma bölgelerinde Arnavut gerillaların kalan son mevzilerinin de temizlenmesi amacıyla yapıldığını söylediler.
Ordunun saldırı başlattığı bölgenin, doğudaki Lipkovo köyünden batıdaki Brest köyüne kadar uzandığı, gerillaların mevzilerinin bulunduğu Gracane, Malino Mala ve Gosince'yi de kapsadığı kaydedildi.
Makedon ordusunun Kalkandelen civarındaki tepelerden Arnavut gerillaları atmasından sonra krizin sonuna yaklaşıldığını bildiren Makedonya yönetimi, 'kent terörü' konusunda uyarıda bulundu. Hükümet sözcüsü Antonio Milosovski, 'Hala kent terörizmi tehlikesi söz konusu.' dedi. Makedonya Cumhurbaşkanı Boris Trajkovski de, ordunun operasyonun insanlar arasında güven tazelediğini belirterek, Arnavut gerillaları mağlup ettiklerini ilan etti. 2 haftadır meydana gelen çatışmalar yüzünden, ülkenin kuzey ve kuzeybatısından 20 binden fazla kişinin iç kesimlere doğru geldiği bildirildi. Dış Haberler Servisi
Danimarka'dan Filistin'e destek
Danimarka Dışişleri Bakanı Mogens Lykketoft, İsrail'in işgal altında tuttuğu Filistin topraklarında yeni yerleşim birimleri açmasını barışı engelleyen bir bariyer olarak nitelendirdi. İsrail'in yeni yerleşim birimleri kurmasının Cenevre sözleşmesine aykırı olduğunu belirten Lykketoft, bu durumun sadece şiddeti arttıracağını söyledi.
Lykketoft, AB ülkeleri ile İsrail arasında imzalanan ticaret anlaşmasında sadece İsrail topraklarında üretilen malları kapsadığını belirterek, 'İsrail anlaşma maddelerine aykırı olarak işgal altında tuttuğu malları da AB ülkelerine ihraç ediyor. Bu konu AB Komisyonu ve AB Dışişleri Bakanları'nın gündemine defalarca geldi. Artık bu konuda ciddi bir araştırma yapmalıyız.' dedi.
Mogens Lykketoft'un açıklamalarına Başbakan Poul Nyrup Rasmussen destek vererek, yeni yerleşim birimlerinin barışa giden yolda en büyük engel olduğunu söyledi. İsrail'in Kopenhag Büyükelçisi Yitzhak Elban ise Başbakan Rasmussen ve Dışişleri Bakanı Lykketoft'un İsrail hakkındaki açıklamalarına tepki gösterdi. Hasan Cücük / Kopenhag
BM kararına ABD vetosu
ABD, Batı Şeria ve Gazze'de sivilleri korumak için bölgede uluslararası bir gözlem gücü oluşturulmasını öngören BM Güvenlik Konseyi kararını veto etti. ABD'nin veto ettiği karara Bangladeş, Kolombiya, Jamaika, Mali, Mauritus, Singapur, Tunus, Rusya ve Çin destek verirken, İngiltere, Fransa, İrlanda ve Norveç çekimser kaldı, Ukrayna ise oylamaya katılmadı. Konsey'de konuşan Amerikalı yetkili James Cunningham, karar tasarısının dengesiz ve uygulanamaz olması nedeniyle makul olmadığını belirterek, 'Karar politik gerçekten daha çok siyasi tiyatroyu andırıyordu.' dedi. Filistin Yönetimi ise, ABD'nin veto kararını 'talihsizlik' olarak niteledi. New York / Amman
Bosna'nın Hırvat sıkıntısı
Boşnak-Hırvat Federasyonu ordusundaki Hırvat askerlerin büyük bölümünün, önceki gün milliyetçi partilerin firar çağrısı yapmasının ardından kışlalarını terk ettiği bildirildi. Savunma Bakanlığı'ndan adının açıklanmasını istemeyen bir yetkili, ordudaki 8 bin Hırvat askerin büyük bölümünün kışlalarını terk ettiğini belirtti. Yetkili, milliyetçilerin, Hırvat askerler arasında karışıklık çıkarmak istediklerini söyledi. Federasyondaki milliyetçi Hırvatlar, iktidara gelen yeni sivil ve askeri yetkilileri reddettiklerinin işareti olarak, ''geçici olarak firar edilmesi'' çağrısında bulunmuşlardı. Saraybosna
V. Putin sivil kadro seçti
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, hükümette bazı kadro değişiklikleri yaptı. Savunma Bakanlığı yardımcılığına ilk kez Lubov Kudelina adlı bir kadın atanırken, Putin'in yeni kadrosunda asker yerine sivillerin ağırlıklı olarak atandığı gözlendi. Putin, dün imzaladığı kararnamelerle özellikle kolluk kuvvetleri kadrolarını ciddi bir şekilde değiştirdi ve geleneksel olarak askerlerin atandığı makamlara sivilleri getirdi. Savunma Bakanlığı'na Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey İvanov getirilirken, onun yerine de İçişleri Bakanı Vladimir Ruşaylo tayin edildi. Yedinstvo Partisi lideri Boris Grızlov, İçişleri Bakanı olurken, Savunma Bakanlığı'dan alınan İgor Sergeyev Devlet Başkanlığı Stratejik İstikrarlık Müşaviri vazifesine, İçişleri Bakanlığı'dan alınan Ruşaylo ise Devlet Güvenlik Konseyi Sekreteri görevine atandı. Mirza Çetinkaya / Moskova
|