'Sine-i millet' çatladı
Kapatma davasında birtakım siyasi oyunlar oynandığını düşünen Fazilet Partisi, daha önce de birkaç defa dillendirdiği 'sine–i millet' görüşünü önceki gün yineledi. Ancak bu düşünce basına yansıyınca, parti içinde farklı sesler kendini gösterdi.
FP Genel Başkan Yardımcısı Bahri Zengin, partisinin sine–i millete döneceği yönündeki haberleri değerlendirirken, "100 milletvekili ile ara seçime gidip 80'ini başka partilere hediye edecekseniz bu etkili olmaz." dedi. Zengin, Parlamento'da düzenlediği basın toplantısında, 'sine–millet'i konuşmanın henüz erken olduğunu söyledi. "Bazı şeyler konuşulmaz, yapılır." görüşünü ifade eden Bahri Zengin, sonucu etkili olabilecek çözüm yollarına başvurulması gerektiğini kaydetti.
Gül: Sakız ettiler
Kayseri Milletvekili Abdullah Gül de, "sine–i millet"in önemli bir kavram olduğunu, ağızda pelesenk yapılmaması gerektiğini vurgulayarak, bu görüşü seslendiren parti yöneticilerini eleştirdi. FP'li Gül, şöyle konuştu: "Sine–i millete gidiyoruz denildiği zaman bu hemen hayata geçirilmelidir. 100 milletvekili ile sine–i millete gidip 10 milletvekili ile geri dönmenin bir anlamı da yoktur. Genel seçimi zorlayamıyorsanız, bir sonraki genel seçimlere kadar siyaset yapmaz, halkın içinde olursunuz."
Parti yönetiminin daha önceleri birkaç kez benzer çıkışta bulunduğuna işaret eden Abdullah Gül, "Dönüyorum deyip dönmezseniz bu, millete karşı güvensizlik oluşturur. Sine–i milletin yalancı çoban hikayesine çevrilmememesi gerekir. Millete gidip bir süre siyasete dönülmeyecekse ben de o zaman sine–i milletten yana olurum." dedi.
Fikir jimnastiği
FP'li kurmayların konuya ilişkin görüşleri şöyle:
Genel Başkan Yardımcısı Veysel Candan:
'Sine–i millet' konusu, fikir jimnastiği şeklinde tartışıldı. Milletvekilleri kapatma davası sonrasında seçime gitmeye yönelik konuları yüksek sesle düşündüler. Gelişmeleri bekleyip, kararımızı vereceğiz.
Genel Başkan Yardımcısı Ertan Yülek:
Kapatma davasında önce 50 kişinin milletvekilliğinin düşürülmesi istendi. Sonra bu sayı ikiye indi. Hukuk sayı ile ölçülemez. Milletvekili olarak kalma hadisesi, bir siyasi görüş olarak değil de sırf bir makam olma durumuna gelebilir ki, elbette böyle bir yerde, bu oyunu bozmak lazım.
Genel Sekreter Suat Pamukçu:
Sine–i millet seçim yolunu açmak amacıyla düşünülebilir.
'Birlikte yaşam' tartışması
Medeni Kanun Tasarısı'nın ele alındığı Adalet Komisyonu'nun dünkü toplantısı yine tartışmalı geçti. 'Birlikte yaşayan birden çok kimsenin oluşturduğu topluluğun belirlenen bir ev başkanı varsa, evi yönetme yetkisi ona ait olur.' hükmü bazı üyelerin tepkisini çekti.
FP'li Ramazan Toprak, 'birlikte yaşam' ifadesinin 'evlilik dışı ilişkileri' artıracağını savundu. MHP'li Mehmet Gül ise, "Avrupa ülkelerinde birlikte yaşayan homoseksüeller var. Birlikte yaşamı özendiren bir düzenleme getirilmesi sakıncalar doğurur." dedi. Daha sonra verilen bir önerge ile, 'birlikte yaşam' yerine 'aile halinde' ibaresinin kullanılması kararlaştırıldı. Bu arada tasarıda yer alan, 'zamanaşımı' kelimesinin yazım biçiminde komisyonda imla kuralı tartışmasına sebep oldu. ANKARA (Zaman)
15 günde kanun ÇIKMAZ
Başbakan Ecevit, ekonomik program kapsamındaki yasal düzenlemelerin Meclis'ten bir an önce geçirilmesini isteyen Kemal Derviş'e, "15 günde 15 kanun çıkmaz." karşılığını verdi. Ecevit, Meclis çalışmalarının tavsamasından ve ortaklarının devam için gerekli hassasiyeti göstermemelerinden yakındı.
Başbakan Bülent Ecevit, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'in dış kaynak için üzerinde ısrarla durduğu 15 yasanın 15 gün içerisinde Meclis Genel Kurulu'ndan çıkarılmasının mümkün olmadığını söyledi.
Ecevit, partisinin dün yapılan grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. Yeni ekonomik program kapsamında yer alan 15 yasa tasarısının içeriğinin henüz kendilerine intikal etmediğini vurgulayan Ecevit, "Zaten 15 yasanın 15 gün içerisinde çıkarılması mümkün değil." dedi. ANAP ile MHP arasında yaşanan tartışmalara ilişkin bir soruya ise Ecevit, "Koalisyon adabı tartışmasına beni karıştırmayın." karşılığını verdi.
DSP Kurultayı'na ilişkin partisi içerisinde bir huzursuzluk bulunmadığının altını çizen Başbakan, "Tüm partilerde huzursuzluk var; DSP'de ise uyum var." görüşünü dile getirdi.
Meclis çalışmaları tavsadı
Ecevit, DSP grubuna yaptığı konuşmada ise, Meclis çalışmalarının tavsamasından yakındı. Bunun hem Meclis'in hem de partilerin saygınlığına gölge düşürdüğünü anlatan Ecevit, üstü kapalı bir biçimde hükümet ortakları ANAP ve MHP'nin Meclis çalışmalarına katılmamasından şikayet etti. Ecevit, şunları kaydetti:
''Meclis çalışmalarına devamlılık bakımından asıl sorumluluk koalisyon ortağı partilerindir. Bu konuda DSP'nin örnek tutumu, geçen dönemde olduğu gibi bu dönemde de bütün partilere örnek olmaktadır. Verimli ve uyumlu bir hükümet ve Meclis çalışmasıyla Türkiye, ekonomik bunalımı kısa sürede aşabilecek güçtedir. İvedilik taşıyan tasarılar sırasını aldıkça, Meclis'in yeniden hızlı bir tempoyu yakalayacağına inanıyorum. Verimli, hızlı ve uyumlu bir yasama çalışması, ekonomimizin esenliği bakımından zorunludur.''
Bu arada, Kemal Derviş'i ABD'de yaptığı "Sayın başbakan'la sık sık görüşüyoruz." şeklindeki açıklamasının hatırlatılması üzerine, Ecevit'in, "Kendisiyle hiç görüşmedim." demesi dikkat çekti. ANKARA (Zaman)
'Köşk'vari tasarruf
Başbakan Bülent Ecevit, ekonomik krizi gerekçe göstererek kamu kurumlarında iğneden ipliğe her konuda tasarrufa gidilmesini istedi. Başbakan Ecevit'in bugüne kadar yayınladıkları içinde en kapsamlısı olan tasarruf genelgesi, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in uygulamalarını akla getirdi.
Genelgede, ödenekten istihdam ve idari yapıya, gezilerden ulaşım ve elektriğe her konu yer alıyor. Kamu kaynaklarının etkin kullanımından herkesin sorumlu olduğu belirtilen genelgeye göre, kamu kurum ve kuruluşları ödenek talebinde bulunmayacaklar.
Tasarruf istenen konular:
lElektrik, su, doğalgaz ve telefon gibi giderlerin faturaları gecikmeden ödenecek. Bunlar için duyulan ek gider tasarruf edilerek kurumların kendi bünyelerinde temin edilecek. lFonksiyonlarını yitirmiş birimler ile bina ve tesisler tasfiye edilecek. Norm kadro uygulamasına ivedilikle başlanacak. Yeni kurulan birimlere, eleman fazlası olan kuruluşlardan personel aktarımı yapılacak.
lYurtdışı geçici görevlendirmeler asgari seviyede tutulacak.
l1 Şubat 2001 itibariyle telefon konuşması kontör sayısı bir önceki yılın aynı ayındaki kontör sayısının yüzde 80'ini geçmeyecek. Bedeli aşan konuşmalara özel konuşma statüsü uygulanacak. Şehirlerarasına açık olmayan telefonlar, cep telefonuna da kapalı olacak.
lKullanılmayan yerlerdeki kaloriferler kapatılacak. Isının muhafazası için gerekli önlemler alınacak. Isı 20 dereceyi geçmeyecek.
lServis araçlarının fazla mesafe yapmaması için işe geliş gidişlerde personel belli merkezlere toplanacak. İşyerlerinde elektrik sobası ve elektrikli araçlar kullanılmayacak. Açık bırakılan lambalar söndürülecek. Su kullanımında israf önlenecek.
lHatıra, hediye ve eşantiyon türü işler yapılmayacak. Kırtasiye envanteri yapılacak ve bu aşılmayacak.
Derviş'i ben teklif ettim
ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Kemal Derviş'i Merkez Bankası başkanı olarak hükümete öneren ve bakanlık talebine ilk olumlu yaklaşan koalisyon ortağının kendisi olduğunu söyledi. Önceki akşam TBMM Genel Kurulu'nun kapanmasının ardından olağanüstü toplanan ANAP Grubu yaklaşık 5,5 saat sürdü.
Alınan bilgiye göre, toplantıda konuşan Genel Başkan Mesut Yılmaz, sonuna kadar hükümeti desteklemek zorunda olduklarını ifade etti. "Türkiye önemli bir dönemeçten geçiyor." diyen Yılmaz, Devlet Bakanı Kemal Derviş hakkındaki değerlendirmeleri de cevaplandırdı. Derviş'i Merkez Bankası Başkanlığı için kendisinin önerdiğini açıklayan Yılmaz, Derviş'in bakan olmak istediğini söylediğinde hükümetin diğer ortaklarının tereddüt göstermelerine karşın bu isteği ilk kez kendisinin kabul ettiğinin altını çizdi. Yılmaz, ekonomik programın ayrıntılarının de 15 Nisan'da açıklanacağını bildirdi.
Yılmaz, ANAP'ı zor tutuyor
Toplantıda konuşan Yozgat Milletvekili Lütfullah Kayalar'ın da halka rağmen politika yapılamayacağını vurgulayarak, "Cumhurbaşkanı'nın halk desteği yüzde 70, Derviş'in desteği yüzde 60, hükümeti oluşturan 3 partinin ise yüzde 20–25 civarında." dediği öğrenildi. Trabzon Milletvekili Eyüp Aşık da, konuşmasında 55. hükümet dönemindeki yatırımları sıralayarak, "Beğenilmeyen o hükümet döneminde 3. Boğaz köprüsü, Kurtköy Havaalanı, Çanakkale geçişi konuşuluyordu. Şimdi ne yapılıyor? Bankaların görev zararları nereye harcandı?" şeklinde konuştu.
ANAP Olağanüstü Grup Toplantısı'nda, ekonomik program konusunda belirlenen uyarıların hükümet ortaklarına iletilmese kararlaştırıldı. ANKARA
Güngör özgürlük sınırını aşmış
MHP, partiden ihraç edilen İçel Milletvekili Ali Güngör'ün, 'düşünce ve ifade özgürlüğünün boyutlarını aştığı'nı savundu. Af Kanunu görüşmeleri sırasında Meclis'te yaptığı konuşma sebebiyle 27 Ocak 2001 tarihinde MHP'den ihraç edilen Ali Güngör'ün 'ihraç kararının iptali istemiyle' açtığı davaya başlandı.
Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davanın dünkü duruşmasına, davacı Ali Güngör, avukatları Mehmet Eroğlu ve Nail Karaaslan ile davalı MHP Genel Başkanlığı'nın avukatı Şevki Karagözoğlu katıldı.
MHP'nin avukatı Karagözoğlu, mahkemeye, Güngör'ün dava dilekçesine karşı partinin beyanlarını içeren cevap dilekçesini sundu. Karagözoğlu'nun dilekçesinde, Güngör'ün TBMM'deki konuşmasında, düşünce ve ifade özgürlüğünün boyutlarını aştığı kaydedildi. Dilekçede, "Ali Güngör konuşmasında, eleştiri boyutlarını kasten aşarak Genel Başkan Devlet Bahçeli ve partinin bakanlarına hakaret etmiştir." denildi. Bir parti içinde yer almanın doğal sonucu olarak, davranış ve tavırlarında tutarlı olması, partinin amaç ve ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi gerekirken Güngör'ün, bunlara uymadığı savunulan dilekçede, "Daha önceki tavır ve davranışlarındaki tutarsızlık ve uyumsuzluk hususlarında Güngör'ün dikkati, sözlü olarak çekilmiştir." görüşüne yer verildi. Dosya incelemeye alınarak, duruşma ileri bir tarihe ertelendi. ANKARA
MHP salonu vermedi
Aşırı kalabalık sebebiyle geçtiğimiz hafta grup toplantısını MHP'nin salonunda yapan DYP, bu defa salonu alamadı. DYP'nin dünkü grup toplantısına Bursa, Aydın, Siirt ve Ankara'dan çok sayıda partili katıldı. Grup salonunun partilileri almaması üzerine DYP yönetimi, toplantıyı MHP'nin kullandığı salonda yapmak istedi.
Ancak bu talep MHP tarafından, 'Çalışma yapacağız.' gerekçesiyle reddedildi. DYP Grup Başkan Vekili Turhan Güven, MHP'nin salonu kendilerine vermemek için gerekçe ürettiğini söyledi. Güven, "Tespit ettirdim. Salon boş. Hiç bir şey yapmıyorlar. Kapıları kapalı." dedi. DYP lideri Tansu Çiller de, grupta yaptığı konuşmada, salonun verilmemesini üstü kapalı eleştirdi. Çiller, "Gürülüyor ki buralara sığmıyoruz. Zaten baştan beri yerimiz burası değildi." dedi.
Konuşmasında, yolsuzlukların üzerine giden jandarmanın susturulmaya çalışıldığını savunan Çiller, Türkiye'ye yapılacak yardımların bazı yasalarının çıkarılmasına bağlanmasını da 'onursuzluk' olarak niteledi.
Af ona da yaradı
TBMM tarafından dokunulmazlığı kaldırılan Van Bağımsız Milletvekili Mustafa Bayram, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek olan 1997 yılındaki cinayet davasından ceza alsa dahi hapis yatmayacak. Bayram, Şartla Salıverme Yasası'ndan yararlanacak.
Van Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Şinasi Aygün, dosyanın Van'a gelmesiyle birlikte Bayram'ın ifadesinin alınacağını belirterek, "Bayram, söz konusu cinayetle ilgili ceza alsa bile Şartla Salıverme Yasası'ndan faydalanacak." dedi.
Bayram hakkındaki dosyada "Kasten adam öldürme, silahla yaralama, kavgada silah boşaltma, ölümle biten kavgaya katılma." suçlamalarında bulunuluyor.
raporuyla belirlendi. VAN
|