GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

29/03/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Fikri TÜRKEL

Lobby

Film karelerinde saklananlar...

Oscar ödüllü Gladyatör'ün cirosu 550 milyon dolar. Türkiye'nin en büyük özel sektör şirketlerinden Arçelik'in cirosu 510 milyon dolar. Filmlerin seyir ciroları yanında taşıdığı toplumsal mesajlar da bir o kadar önemlidir.

Cast Away, film olarak tatsız olsa da ekonominin içinden biri olarak farklı bakış açıları kazandığımı söyleyebilirim. Çağdaş bir Robinson Crouse versiyonu ne gibi ekonomik mesajlar içerebilir?

Her Amerikan filminde olduğu gibi, Cast Away de, global mesajlar içeriyor... Bu seferki mesaj, lojistik...

Film baştan sona Fedex veya Federal Express kargo şirketi üzerine kurulu...

İyi bir reklam filmi...

Her ne kadar Cast Away, Gladyatör kadar ciro yapamamış olsa da, verdiği mesajın daha büyük ekonomik değer taşıdığını söyleyebilirim.

Fedex'in bir filme sponsor olmasından öte, önümüzdeki 20 yılda etkinliğini sürdürecek olması büyük önem taşıyor. Evet ister lojistik deyin, isterse kargo taşımacılık, önümüzdeki yıllarda en fazla gelişen sektör olacak.

Fedex'in kurucusu Frederick W. Smith hakkında ondan aldığım bir sözü aktarmak istiyorum.

Smith, Harvard'da eğitimini yapar. Mezuniyet tezi olarak da kargo taşımacılığını seçer. Tezini verir. Aldığı not D+. Amerika'da en yüksek not A, en düşüğü ise F'dir. D+, lütfen geçiyor demektir.

İtiraz eder, tez hocasına, "Lütfen okuyup yeniden değerlendirin." diye ricada bulunur. Profesör, tezin ilk sayfasını açar, D+'yı göstererek "Benim değerlendirmem bu." diyerek kestirip atar.

Smith, tezinde haklıdır. Yeni bir kargo sistemiyle başarılı işler yapılabilecektir. 1971'de Fedex'i bu hırsla kurar. Fedex bugün dünyanın en yaygın kargo ağıdır. Yıllık cirosu 18 milyar dolardır. Türkiye'nin en büyük grubu Koç Holding'in cirosu 13 milyar dolar. Peki Frederick W. Smith, üniversite profesöründen nasıl intikam alıyor? Şimdi yönetim binasının giriş holünde şu anlamda bir yazıya yer vererek:

"Bilen yapamaz,

Yapan bilemez,

Bilmeyenler Harward'da ders verir."

İstanbul'un zirve noktası...

Oscar zirvelerinden İstanbul'un en yüksek noktasına geliyoruz.. Yani İş Bankası kulelerinde 41. kata... İstanbul'un bu noktadan görünüşü muhteşem.

Bankaların krizde olduğu bir dönemde, bir bankanın bir adım öne çıkması, ekonominin içinde olanlar için bir rahatlık hissi veriyor. Bu his sadece davette değil, İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince'nin demeçlerinde de var. Bugünlerde konuşan tek bankacı o. Rahatlıkta, Aria'nın ve 81 iştirakinin önemli etkisi olduğunu inkar etmemek lazım.

Aslında, İş Kuleleri'ni görmenin yanında Özince'nin söyleyecekleri benim için daha önemliydi.

İş Bankası'nın ardında 81 iştiraki olan bir topluluk, bir holding gibi bakılmalı. Öyle ki, banka Şişecam'a 1,6 milyar dolar yatırım yaparken çok ses veren Aria'ya 650 milyon dolar yatırım yaptı. İştirakler deyince, Özince yeni bir kavramı daha literatüre katıyor. Her ne kadar, bunun teorik yapısı oluşmamış olsa da; grup artık İş Birliği Topluluğu olarak anılacak. "Birlik" ifadesi şirket topluluklarında ilk defa kullanılıyor.

Aria yatırımı, daha çok İtalyanların vizyonu doğrultusunda bir seçim gibi, geldi. O yüzden GSM'deki sıkıntılar Özince'yi pek sarsmamış gibi. Fakat yine de, olanları sindiremiyor. Roaming sözleşmesi başlarını ağrıtacak. Bir de 900, 1800 meselesi var.

Özince, ne olursa olsun, baz istasyonlarıyla, roaming sözleşmesiyle sonuna kadar iddialarını sürdüreceklerini belirtiyor.

İş Bankası'na "kız" benzetmesi yapıyoruz. En azından son günlerdeki imajı bu... Mesaj da malum: "İsteyin yeter". Yabancıların bakış açılarını soruyoruz. Kızı "istiyorlar" mı? "Evet; ama kızın bileği kuvvetli. Herkesin talip olmaya yüzü olamaz." diyor.


f.turkel@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

11/ 01/ 2001... Konut hayalinin KEY’i
18/ 01/ 2001... Bir Deniz Akkaya yazısı
01/ 02/ 2001... Maç yayınları
08/ 02/ 2001... İlanların dili
15/ 02/ 2001... Bir ülke yeniden nasıl yapılanır?
22/ 02/ 2001... Tarkan, Aria ve marka ruhu
01/ 03/ 2001... Kriz yazılmaz, yaşanır...
08/ 03/ 2001... Derviş’le ilgili ben de yazmıştım...
15/ 03/ 2001... Kriz ve yaşama duygusu...
22/ 03/ 2001... Niye cep telefonunuzu değiştirirsiniz?


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.