Medya diş gösterince!
Zordur.. Gerçekten zor.. Sayın Kemal Derviş'in 'bu krizi atlatırsak, ekimde gerçek kıyamet geliyor' imasından sonra Türkiye'nin yöneticilerinin işinden bahsetmiyorum. O zorluk bile, medyaya karşı durabilmenin zorluğunun yanında lolipop eğlencesi kalır..
'O kadar büyüyelim ki, biz batarsak ülke batsın' düşüncesiyle habire şişen, irileşen medyanın bu ülkenin paçasından aşağı doğru çekiştirmesi sonucunda eylemi görüp buna karşı çıkanların işleri zor..
Nazlı Ilıcak bir milletvekili.. Beğenin ya da beğenmeyin inandığı fikri ne pahasına olursa olsun açıklayan, savunan, kavgasını veren bir kişi.. Etibank olayının üzerine gidince bir gazete hakkında hemen yazı dizisi başlattı..
Federasyon başkanı borcunu ödemeyen bir Tv kanalından alınca canlı yayın hakkını, bir anda ne gayr-ı meşru ilişkisi kaldı, ne kişisel ahlaksızlığıyla ilgili olmadık iddialar..
İşte bu sebeple bu ülkenin adam olması zor..
Medyanın elini bu ülkenin yakasından çekmesi nasıl imkansız ise, dev balinanın dişlerinin arasına sığınan küçük balıkların iri kütle ile beraber dibe vurması kaçınılmaz..
Enerji, iletişim, gıda, ulaşım, finans ve dağıtım, haberleşme..
Bir grup ya da kesim bunların tamamını elinde tutuyorsa o ülkenin işi zordur.. Bankanın iliğini tek nefeste 'hüp' diye yutup yine ülkenin güllük gülistanlık olduğunu yazdılar..
İçişleri Bakanı sert açıklamalarda bulunuyor.. Ciddi ve haysiyetli ülkenin medyası bu tür durumlarda savunma refleksini harekete geçirmez.. Hemen ertesi gün bakana; "İçişleri Bakanı'nın şimdiye kadar çözmesi gereken yüzlerce faili meçhul cinayet ve yolsuzluk dosyalarının hesabını vermek yerine 'Medya terör estiriyor' mazeret ve kolaycılığına sığınması, insaf ve gerçekle bağdaşmaz. Sayın İçişleri Bakanı'nın kişisel beceri eksikliğinden kaynaklanan tüm olumsuzlukları hayali bir medya terörüne dayandırması alışkanlık haline gelmiştir." demez. Kendi içindeki hortumcuları, kredicileri, iş takipçilerini, hem gazeteci hem holding yöneticisi insanları sorgulamak yerine, düne kadar dürüstlük abidesi olarak sunduğu ve kamuoyu yoklamalarında ilk üç sırada yer alan bir isme saldırmaz..
Tantan'a bunlar yapılırsa, sıradan vatandaşa neler yapılmaz..
İçişleri Bakanı'na her türlü ayak oyunu ima edilip, diş gösterilirse devletin diğer kurum ve kuruluşlarında çalışan dürüst insanlara neler yapılmaz siz düşünün!
İşte bu yüzden işi zor bu ülkenin.
Hem de çok zor...
Olmayana ergi
Bu satırlar yazılırken henüz Türkiye-Makedonya milli maçı oynanmamıştı. Millilerimizin bir önceki maçını izleyen biri olarak pek umut taşıdığımı söyleyemem. Tarihinin belki de en kolay grubunda, yine kulüpler bazında tarihinin en iyi futbolunu oynayan bir ülkenin milli takımı bu olmamalı diye düşünüyorum..
Beyni olmayan bir orta saha, tek golcü ile şişirme toplarla gol arayan bir ülke, galibiyeti bulursa bile bu sadece 'tesadüfen' olur. Şenol Güneş elbette yerel ve iyi bir insan. Ancak bitime 7 dakika kala oyuna alıp, top ayağına değmeden maçı tamamlayan Tayfun, hocası ve yapılan değişiklik hakkında ne düşünüyordur acaba? Skoru değiştirmek isteyen bir hoca, maç biterken dakika geçirmek istercesine neden oyuncu değiştirir? İnşaallah ben yanılırım.
Transfer
Mali kriz ülkeyi sarsıyor. Küçük esnaf habire kepenk kapatıyor, işçiler ardı ardına kapı önüne konuluyor. Ancak bir spikerin 2 milyon dolara başka kanala transfer olduğunu öğreniyoruz. Akla iki şey geliyor, ya medya krizden etkilenmiyor ya da gazeteci haberden başka işler de yapıyor! Yoksa neden milyon dolarlar havada uçuşsun?
n.hazar@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
05/
03/
2001...
Adam 'bayram' dedi, tam ağlamaklı
07/
03/
2001...
Post-Modern Cibali Karakolu
09/
03/
2001...
TEM'de kes Medya havası olsun
11/
03/
2001...
Futbolun derin devleti
14/
03/
2001...
'Denize atılmış şişe'den
17/
03/
2001...
Yengeç sepeti
20/
03/
2001...
Mahremiyetin iğdiş edilişi
21/
03/
2001...
Bir fotoğrafın düşündürdükleri
24/
03/
2001...
Eshab-ı medya ve derin uyku
27/
03/
2001...
YÖK'ler ülkesi
|