GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

31/03/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



 


Görmeyin bunları

Esenboğa Hava Limanı'nı Ankara'ya bağlayan Samsun yolu güzergahını düzenleme çalışmaları yapılıyormuş. Güya devlet büyüklerimiz, kendilerini ziyarete gelen yabancı büyüklerin, çevredeki gecekondu manzaralarını görmelerinden rahatsız oluyorlarmış. Çevre düzenlemesi yapılır ve yol kenarları da ağaçlandırılırsa, çirkin(!) gecekondu manzaraları da ortadan kalkmış olacak! Bütün problemler gibi, buna bulduğumuz çözüm böyle işte. Problemin kendisiyle uğraşacağımıza, üstüne tül örtüyor ve rahatlıyoruz. Yeni yapılan düzenleme çalışmalarına yapılan harcamalar, büyük ihtimal, fakir gecekondu sakinlerinin biraz daha fakirleşmesine yol açacak. Asıl üstü örtülmesi gereken, utandıracak manzaralar karşısında sus pus oturuyoruz.

Televizyon ekranları birer sirk alanına, gazeteler gücü ellerinde bulunduranlara yağ çekme aletine dönüşünce garibanın çilesini anlatmak kime kalacak? Sanıyorum çok kişinin ilgisini çeken Deniz Feneri gibi programları bunun dışında tutmak gerekiyor. Memleketin yayın namusunu benzeri programlar kurtarıyor.

Her gün onlarca, yüzlerce, binlerce çaresiz insan kurtuluş kapısı aramak için günlerce dolaşıyor. Bir kısmı ise içine kapanmış vaziyette ölümünü bekliyor. Hangi birine yardımcı olacaksınız. Ama Tıpkı kumsaldaki milyonlarca denizyıldızı gibi, bir tanesinin hayatının devamını sağlamaya vesile olabilseniz, vicdani anlamda rahatlamanızı sağlar.

Belki bu sıralar bazı gazetelerde haberleri yayınlanmıştır. Recep Ordu, milyonlarca denizyıldızından biri. Kendisi kalp ameliyatı olmuş. Eşi de defalarca neşter altına yatmış. Recep Ordu bunları unutmuş, siroz hastası genç kızı Latife'nin yüz milyarı aşan ameliyatı için para bulmaya çalışıyor. Büyük şehirlerde saat satıp hastane parasını çıkaracak. Bu yüzden şehirlerde aç susuz kaldığı oluyor. Yeşil kart mı dediniz? Ne işe yarıyor o? Siz bilmiyor musunuz SSK'lı hastaların bile sıra almak, muayene ve tedavi olmak için doktorlara para verdiğini?

Bütün bunları görmezden gelelim: Bazılarının üstüne tül örtelim, bazılarının ise toprak. Nasıl olsa bir gün bizim üstümüze de atılacak bu ölü toprağı!




Danket

Bu anket işine fena sarıldık. Olur olmaz yerde, olur olmaz şeyler için anket yapıyoruz. Ne işe yarıyor, kimler katılıyor, kimler takip ediyor belli değil. Bazen anketin düzenlenme biçimi de bir tuhaf oluyor. Tıpkı aşağıda bir örneği görüldüğü gibi. Objektifhaber.com'da, ankete katılanlara "Haberleri hangi kanaldan izliyorsunuz?" diye soruluyor. İşaretlenecek kanal sayısı dört. İzlenme oranları ise ortalama yüzde 30 civarında. Bazen bu gazetelerde, bazen siyasi parti anketlerinde yaşanıyor. Anketi yapanların (varsa eğer) kafasına dank eder mi bilmiyoruz. Niyetleri başkaysa, yine de bundan bir sonuç çıkarmaları gerekiyor. Laf olsun diye anket yapmıyorlarsa! İşte anketin dün öğleden sonra saat 14.30 itibariyle sonuçları:

Bu ankete 1437 kişi katıldı

KANAL D: 81 oy ile % 5

ATV : 195 oy ile % 13

STAR : 93 oy ile % 6

SHOW : 69 oy ile % 4

DİĞER : 999 oy ile % 69.




Ara rejim

Ara rejim tartışmaları imajımızı zedeliyormuş. Olabilir. İmajımızı zedeleyebilen bu ara rejim nedir ki? Kara rejim midir? Para rejim midir? Yoksa sara rejim midir? Çok mu aradık bu ara rejimi? Peki zedelendiği söylenen imajımız nedir? Paramız pul olmuş, halımız çul olmuş, milletimiz yabancılara kul olmuş. Bütün bunlar imajımızı zedelememiş de, ara rejim tartışmaları zedelemiş öyle mi?

Siz hiç "Ölü yüzünü pudralamak!" diye bir deyim duydunuz mu? Bazılarının yaptığı, ölüye makyaj yapmaktan ibaret. Millet yoksulluktan kırılıyor. Devlet adamlarımız avuç açmadık ülke bırakmıyor. İnsanımız memleketten kaçmanın yollarını arıyor. Siz imajımızı düzeltiyorsunuz öyle mi? Afferin size! İnanın, ara rejim bile bu kadar imajımızı zedelemezdi.




Hır isteyen

Hır gür isteyene malzeme mi yok. İngiliz BBC televizyonu yapımcısı Michael Wakelin, bilgisayar teknolojisi ile Hz. İsa'nın imajına yakışır en gerçekçi görünümü elde etmiş. Bu teknoloji dinozorların animasyonu ve görüntüsü için kullanılan teknolojinin aynısıymış. Gazeteler bu çalışmanın 'hır istemeyen' Hıristiyanlar tarafından çok tartışılacağını yazıyor.

Şu BBC'deki yapımcı Türkiye'ye gelip, hır isteyen ama Hıristiyan olmayan dinozorlar için de bir çalışma yapsa ne iyi olur değil mi? Kim bilir, belki bizim dinozorların kafatası ile Almanya'daki Mesih'imiz arasında da bir bağ kurulabilir.

Bilgisayar teknolojisi bu, 'yök olmaz' demeyin neden olmasın!..

Mustafa Özke




Duvar

Sabah'ın kağıdı bitiyormuş. Üç tane daha vardır!




Yürüyün

Uzmanlar, kalp krizi riskimizi azaltmak istiyorsak sık sık yürüyüş yapmamızı tavsiye ediyorlar. Eğer her gün düzenli olarak yürüyorsanız bu, kalp krizi geçirme riskinizi yarı yarıya azaltıyormuş. Aslında son derece yararlı bir tavsiye. Yürümenin sadece kalbinize değil, cebinize de büyük faydası olduğu açık. Hele de, belediye otobüslerinde bir biletin 500 bin Türk Lirası'na çıktığı düşünülürse.

Biz zaten yürüyoruz. Birileri de habire yürütüyor. O da dengemizi bozuyor.



s.karakis@zaman.com.tr         h.sutay@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.