GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

31/03/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Faruk MERCAN

Merkez Bankası'na kadar uzanır mı?

Son dört yılda ismi çok ön plana çıkmış bir müfettişle konuşuyoruz. Bir ara, "Eğer Eze Zeytin dosyası olmasaydı Ünal Korukçu cumhurbaşkanı adayıydı." dedi.

Ünal Korukçu, 10 yıl gibi uzun bir süre İş Bankası genel müdürlüğü yaptıktan sonra, bankanın Erol Evcil'in Eze Zeytin şirketine verdiği kredi dosyaları ortaya çıkınca emekliye ayrılmak zorunda kaldı. Ardından Selçuk Yaşar'ın Yaşar Holding'inde yöneticilik görevi aldı. Ünal Korukçu'nun ismi bir ara muhtemel bir teknokratlar hükümetinin de başbakan adayı olarak geçmişti.

Ünal Korukçu olayını anmamın bir sebebi var. Merkez Bankası (MB) başkanlığı görevinden ayrıldıktan sonra, Türkbank olayındaki rolüyle ilgili olarak hakkında çeşitli yazılar yayımlanan Süleyman Gazi Erçel, Fatih Altaylı'ya gönderdiği cevapta şu ilginç cümleyi de kullanmış: "İleride siyasî istikbalim olur diye düşünenlerin buna mani olmak için beni yıpratmalarına ve çamur atmalarına göz yummayacağımın bilinmesini isterim." (26 Mart 2001, Hürriyet).

Gazi Erçel'i bu kadar kızdıran şey, bir gün önce Selçuk Yaşar'ın şu sözlerinin yayınlanmış olmasıydı: "Yaşarbank'ın bütün batık kredilerinde Sayın Erçel'in imzası vardır... Sayın Erçel pahalı dolar aldı, ucuza sattı. Banka büyük zarar gördü... Basındaki dostları sayesinde kendini çok başarılı gösterip ödüller aldı ve MB başkanı seçilme başarısını elde etti..."

Arşivlere baktım. Selçuk Yaşar, kendisine ait Yaşarbank'ın batmasından Gazi Erçel'i sorumlu tutan sözleri birçok defa dile getirmiş.

Gazi Erçel, Türkbank ihalesinde emniyet istihbaratının gönderdiği Korkmaz Yiğit'le ilgili yazının gereğini yapmamakla suçlanmasına yönelik suç duyurusu ve haberlerin kendisi MB başkanlığından ayrıldıktan sonra ortaya atılmasını, "Türkiye'de devlete hizmet cezasız kalmaz kuralını en iyi bilen bürokratlardan biriyim." kinayeli yaklaşımıyla değerlendirdi. Ama Selçuk Yaşar, o daha MB başkanı iken düşüncelerini birkaç kez dile getirmiş.

Acaba Gazi Bey kendisinde ne tür bir "siyasî istikbal" görüyor, doğrusu bilmiyorum. Ancak, Selçuk Yaşar'ın sözlerinden sonra, 21 Şubat 2001 günü yaşanan ekonomik krizle birlikte MB başkanlığı görevinden ayrılmak zorunda kalmış olması, onun "siyasî istikbali"ni zedelemişe benziyor. Tıpkı Ünal Korukçu'nun Eze Zeytin dosyasıyla siyasî istikbalini kaybetmesi gibi. İlginç olan Korukçu'nun da, Gazi Erçel'in de ortak paydalarında Selçuk Yaşar'ın bulunması.

Erçel ile ilgili arşiv taraması yaptığımda ilginç bir özelliği daha ortaya çıktı. Taha Kıvanç'ın 27 Haziran 2000 tarihli Kulis'te yazdığına göre, Bilderberg toplantılarının müdavimlerinden biriymiş. Ama geçtiğimiz yıl yapılan toplantıya nedense davet edilmemiş. Erçel, galiba Rüştü Saracoğlu'ndan sonra en fazla yüksek sesle eleştirilen ikinci MB başkanı oldu. Uluslararası ölçekteki para trafiğini çok iyi bilen, Kıbrıs'ta ve Panama'da birer bankası olan eski MİT görevlisi Tarık Ümit, Rüştü Saracoğlu dönemi ile ilgili şu garip anlatımlarda bulunmuştu:

"Bugün Merkez Bankası'nı idare eden bir grup var... Siz bunu dile getirdiğiniz zaman karşınıza öyle güçler çıkıyor ki, vatan haini oluyorsunuz... Şimdi Türkiye'de bir sistem var. MB dünya borsasında elindeki stok, fazla kullanmadığı parayı faize veriyor. Diyelim ki dünya standartlarındaki reel faiz, 1,2 misal. Merkez Bankası'ndaki parayı 1,8'e gönderiyorum... Ama bu paranın gerçek miktarı 1,35 değil, 1,8. Tabii cebe atıyor parayı, hadise bu."

Acaba MİT yönetimi, Tarık Ümit ve Hakkı Yaman Namlı'nın MB ile ilgili anlatımlarını polise aktarmayı düşünür mü bilmiyorum. Ancak üç gün önce sohbet ettiğimiz bir üst düzey emniyet yetkilisi şu sözü kullandı: "Türkiye'de Hazine polisi kurulmadan, mali polisin şimdiki yapısıyla bu para ilişkileri çözülemez."


f.mercan@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

27/ 01/ 2001... Onun sözleriyle iz sürülünce
03/ 02/ 2001... 18 ailenin operasyonları
10/ 02/ 2001... Bu vadinin bütün çocukları
17/ 02/ 2001... 26 Ekim 1993, yer Ankara
24/ 02/ 2001... Başımıza bu da geldi
03/ 03/ 2001... Tantan’a göre medya problemi
10/ 03/ 2001... Jandarmanın Malki dosyası (1)
11/ 03/ 2001... Jandarma'nın Malki dosyası (2)
17/ 03/ 2001... Yener Kaya'nın operasyonları
24/ 03/ 2001... Gazi Erçel: Yiğit, uçakta Çakıcı'yı anlattı


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.