Ara rejim kâbusuna vize yok
Amerika gördü, biz hâlâ farkında değiliz: Dürüstlük şart. Sadece Türkiye'ye söylemiyorlar bunu; Kenya'ya, Gürcistan'a ve birçok ülkeye aynı tavsiyede bulunuyor: Yolsuzlukla mücadelede samimi olmadan, özelleştirme tamamlanmadan, sistemi revize etmeden para yok!
Hatta IMF, daha ileri giderek Kenya'dan Yolsuzlukla Mücadele İdaresi'nin kurulmasını istemiş.
Basına da yansıdı; Bush'un en yakını, açıkça Türkiye'de siyasi ahlak yoksunu olan siyasetçilerin bulunduğunu söylüyor.
Baba Bush'un Ulusal Güvenlik Danışmanı Emekli General Scowcroft, "Siyasi sistemi bozuk olan, yolsuzlukların sürdüğü kuşkusu yaratan ülkelere kaynak göndermeye ABD halkının ve Kongresi'nin her zaman itirazı olmuştur." diyor.
Devlet Bakanı Kemal Derviş'in elinin boş dönmesinin temel nedeni bu. Ülkede güven ortamı olmadan, gönderilen paralar uygun şekilde kullanılacağına ilişkin şüpheler varlığını sürdürdükçe yabancı kredilerin gelmesi mümkün değil.
Büyük beklentilerle göreve başlayan Kemal Derviş son umut olarak kamuoyuna sunulmuştu. Bundan da bir şey çıkmayınca duvara gelinmesi gibi bir durum ortaya çıktı. Bu durumda bazı siyasilerden 'ara rejim' uyarıları gelmeye başladı.
Peki, ara rejim çözüm mü? Ara rejimin örneklerini 12 Mart 1971 Muhtırası'ndan sonra bolca gördük. Meclis'ten birinin önderliğinde kurulan teknokratlar hükümeti iki yıldan fazla yönetimde bulundu.
Nihat Erim, Ferit Melen ve Naim Talu'nun başbakanlığında kurulan bu hükümetler hiçbir soruna çare bulamadığı gibi, 12 Eylül 1980'e götüren sürecin tohumlarını attı. Cepheleşmelere, kamplaşmalara gebelik yaptı; flu dönemin pek çok mağduru oldu.
Kör topal götürmeye çalıştığımız demokratik bir sistemimiz var. Anayasal düzen ve hukukun üstünlüğü en büyük güvence. Müslüman bir ülke olarak laik ve demokratik yapı bölge için büyük önem taşıyor.
FP' Grup Başkan Vekili Bülent Arınç'ın, 15 acil yasa için verdiği avansı hükümet iyi değerlendirmeli. Bu toz duman arasında dünkü MGK'dan da sağduyulu bir açıklama geldi.
Bu gibi tartışmalar yersiz bulunarak, "50 yılı aşkın demokrasi tecrübesi bulunan ve AB'ye girme aşamasında olan Türkiye'nin dış kamuoyundaki imajını zedeleyecek nitelikte bulunmuş ve üzüntüyle karşılanmıştır." denildi.
Yine MGK'nın açıklamasında, TBMM ve hükümete, dolayısıyla siyasete olan inanç tazelendi.
Asker ve sivillerden kurulu MGK'nın demokrasiye olan güvenini tazelediği bu açıklaması, ara rejim arayışçılarını hayal kırıklığına uğrattı, piyasaları rahatlattı ve siyasi atmosfere rahat bir nefes aldırdı.
i.karayegen@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
29/
01/
2001...
Çiller: Bakanın istifası yetmez
01/
02/
2001...
Sağduyu ihtiyacı
09/
02/
2001...
Hesaplar sil baştan
15/
02/
2001...
Su-i misal, emsal olmaz
22/
02/
2001...
Krizin kimseye faydası yok
01/
03/
2001...
Türkiye üçüncü krizi taşıyamaz
04/
03/
2001...
Hiçbir parti barajı aşamıyor
09/
03/
2001...
"Amerika Türkiye'ye muhtaç, biz de Amerika'ya"
17/
03/
2001...
Bu yol AB'ye çıkmaz
24/
03/
2001...
Derviş'in ''Özal'' olma şansı
|