GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

01/04/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



SPOR              gülermisin /ağlarmısın

Kulüp mü, Klüp mü?

Her alanda olduğu gibi spor dalında da bir çok terim ve telaffuz dilimize yabancı lisanlardan girmiştir. Günümüzde hele hele spor alanında Türkçemize pek ehemmiyet veren yok gibi. Dil konusundaki duyarsızlığımızla utanılacak bir tavır sergiliyoruz. Her gün gazetelerimizin sütunlarından, televizyonlarımızdaki spikerlerimizin ağzından duyduğumuz ve aşinası olduğumuz bir kelimenin nasıl yazıldığını ve söylendiğini merak edeniniz olmuştur mutlaka. Kulüp mü?, Klüp mü? Gerçi bugüne kadar hiç kimse bunun nasıl yazılması gerektiğini bile tartışmadı. Ancak Kulüp sözcüğünün aslı İngilizce'de Clup. Türkçe'ye geçerken 'K' ile 'L' arasına 'U' nereden girmiş. 'Grup' sözcüğü ile aynı nitelikte bir sözcük olan Kulüp'e 'U' ekliyoruz da, 'Grup'u neden 'Gurup' yazmıyoruz. Birini 'U'lu almışız, diğerini 'U'suz...


Fatih Terim'in hesabı

Avrupa Kupaları'nda o dönem Almanya'nın ismini hatırlamadığım bir takımı UEFA Kupası'nda karşılaşıyoruz. Kamp yaptığımız otele oranın Restoran sahipleri gelip hem bizimle muhabbet ediyorlar, hem de kartlarını bırakıp bizi akşam yemeğine davet ediyorlar. Karşılaşmayı kazanamayacağımızı, moralimizin bozuk olması sebebiyle de davete icabet edemeyeceğimizi düşünüyorlar. Biz o gün oynadığımız karşılaşmayı 2–1 kazanıyoruz. Bütün kafile adeta bayram ediyor. Biz üç arkadaş aramızda anlaşıp ellerimizdeki kartlara bakarak birini tercih ediyoruz. Restoranta gidiyoruz. Bize bir ilgi bir ilgi sormayın. Eeee deplasmanda maç kazanmak kolay değil o dönemlerde. Biz üç arkdaş misafiriz ya, her tür yiyecek ve içecekle masamızı donattırıyoruz. Adeta bir kuş sütü eksik. Daha da ileri gidiyoruz, etrafımızdaki masaları ihya ediyoruz. Kalkma vakti geldiğinde garson beyi elinde hesap pörtföyü ile karşımızda buluyoruz. Tabii biz Türkiye'de misafirlerin hesap ödemesine alışkın değiliz. Hesaba bir bakıyoruz, neredeyse transfer ücretimizin bir taksidi. 

Garsonu kenara çekerek şunu söylüyoruz: Lütfen bu hesabı yarın otele getirerek G.Saray Futbol Şube Sorumlusu Turgan Ece'den tahsil edin. Ertesi gün bir gürültü ile uyanıyoruz. Turgan Ece sinir küpü. Belliki garson hesabı getirmiş. Ece bütün futbolcuları otelin lobisinde toplantıya çağırıyor. Sert bir uslupla elindeki faturayı havaya kaldırarak: Bu hesap kimlere ait. Olayın mümessili olarak hiç çekinmeden ben fırlıyorum ortaya: "Benim efendim" diyorum. 
O ana kadar sinirden kıpkırmızı olmuş, eli ayağı titreyen Turgan Ece'nin beni görünce yüzünde hafif bir şakınlık ve tebbessüm belirdiğini hatırlıyorum. Bir iki dakika karşılıklı bakıştıktan sonra Ece şu cümleleri sarfediyor: "Oğlum Fatih, yiyin, için fakat niye israf ediyorsunuz."


Erkasap'ın golleri

G.Saray'ın eski Fiorentina'nın yeni antrönörü Müfit Erkasap anlatıyor: Futbolculuk dönemimde bir zamanların ünlü kulübü Vefa ile oynuyoruz. Ben G.Saray'ın sağ kanadında görev yapıyorum. İlk golü rakip ağlara ben gönderiyorum. İkinci golü de ben atıyorum. İlk yarı bu skorla bitiyor. İkinci yarıda yine iyi oynayan biziz. Golleri atan ise yine benim. 90 dakika sonunda tam 4 gol kaydediyorum. Ama maçın skoru ise 2–2 bitiyor. Anlayacağınız ben iki kendi kaleme iki de rakip kaleye gol atmışım.


1903 yılında Saray Nâzırı Osman Paşa'nın oğullar tarafından Paşa'nın Beşiktaş Serencebey Koşuyokuşu'ndaki Konağı'nın bahçesindeki Müştemilat Binası'nda kurdukları Cimnastik kulübünde Osman Paşa'nın oğulları ile bir kaç arkadaşları idman çalışmalarına başlamışlardı. Ancak çok geçmeden Beşiktaş Muhafızı Yedisekiz Hasan Paşa kendilerini karakola çekmişti. Saray'ı ve Padişahı korumakla görevli bir nazır paşanın çocuklarının üstelik Paşa'nın konağı içinde saltanat aleyhine bir faaliyet göstermeleri beklenebilirmiydi hiç? Öyle olmasına rağmen, Yedisekiz Hasan Paşa, Onları karakolunda hayli terletmişti. Hatta gözlerini fena halde korkutmuştu. 

Saray Nâzırı Osman Paşa'nın araya girmesi ve II. Sultan Abdulhamit'i çocuklarının yaptıkları işin bir idman mektebi olduğuna ikna etmesi ile kurucular yakalarını Yedisekiz Hasan Paşa'nın gazabından kurtarmışlardı. Ancak kulüpleri Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Mektebi adını alarak faaleyitlerini sürdürmüştür. Bu kez Beşiktaş muhafızı Paşa onlara el sürememişti. 1905 yılında da Saray'a yakın kimselerin çocuklarının öğrenim gördükleri Mekteb-i Sultani'nin çatısı altında kurulan G.Saray Kulübü'nde Kadıköy'de oynadığı ilk maçlardan birinde zaptiyeler tarafından yakalanarak Selimiye kışlasına götürülen futbolcularının başlarına açılan büyük işlerden takımın İngiliz uyruklu futbolcusu Ahmet Robenson'un serbest bırakılır bırakılmaz İngiliz Sefarethanesi'ne koşarak durumu haber vermesi sayesinde sefirin işe müdahalesi ile Selimiye Kışlası'ndan kurtarılabilmişlerdi.

1907 yılında Kadıköy'de kurulan F.Bahçe kulübü ise, memlekette havanın biraz yumuşamış olması ve hemen ardından da meşrutiyetin ilanı ile başına işler açılmadan kurtulmuştu. Ancak kulübün ilk kurucuları arasında eski Black Stocking'lilerin bulunduğu da unutulmamalıydı. 

Futbol

Galatasaray

Fenerbahçe

Beşiktaş

Trabzonspor

Puan Durumu

Lig Fikstürü

Basketbol

Voleybol

Hentbol

Güreş

Motor Sporları

Diğer Sporlar

Eğitim Notları 

Şampiyonlar Ligi

UEFA Kupası

Şampiyonalar

Avrupa Ligleri

Sınır Ötesi

Panaroma

Federasyon Başkanları

Güler misin,
Ağlar mısın?

Spor Müdürü
Hayri Beşer

h.beser@zaman.com.tr

Editör
Osman Aykut

o.aykut@zaman.com.tr

| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.