GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

07/04/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



POLİTİKA 


Sokak endişesi

Cumhurbaşkanı Sezer'le görüşen TBMM Başkan Vekili Sökmenoğlu, kendisinin ve bazı milletvekillerinin, ekonomik kriz sebebiyle sokağa taşan protesto gösterilerinden endişe duyduklarını söyledi. Bazı güçlerin sokaktan medet umduklarını belirten Sökmenoğlu, Türkiye'nin sırat köprüsünden geçtiğini vurguladı.

TBMM Başkan Vekili Murat Sökmenoğlu, esnaf protestolarını değerlendirirken, "Türk milletinin güncel yaşamını alakadar eden meselelerde sokağa çıkması, bazı güçlerin de sokaktan medet umması bizi endişelendirmektedir." dedi.

Dün Çankaya Köşkü'ne çıkarak, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'le yaklaşık 45 dakika görüşen Sökmenoğlu, çıkışta gazetecilere açıklamalarda bulundu. Sezer'i ziyaretinde, Cumhurbaşkanlığı'na vekalet ettiği sürede yaptığı çalışmalar konusunda bilgi verdiğini belirten Sökmenoğlu, TBMM'deki kanunların çok süratli biçimde çıktığını Sezer'e ifade ettiğini vurguladı. Sökmenoğlu, "Tek Türkiye Cumhuriyeti vardır ve tek TBMM vardır." görüşünün altını çizdi.

1 haftada iki kanun

Sökmenoğlu, "Kısa süre içinde 15 yasanın çıkarılmasına ilişkin temponun" sorulması üzerine, "15 günün bir haftası geçti. İki kanun geldi. 15 kanun daha önce TBMM'ye gelseydi bu tartışmalara hiç lüzum kalmayacaktı." diye konuştu.

Kendisinin ve bazı milletvekillerinin "toplumsal olaylardan fevkalade endişeli olduklarını" da ifade eden Sökmenoğlu, şunları söyledi: "Vatandaş bıçak kemiğe dayandığı için sokakta; ama sokaktan medet umanlar da her zaman olur. Türk milletinin güncel yaşamını alakadar eden meselelerde sokağa çıkması, bazı güçlerin de sokaktan medet umması bizi endişelendirmektedir. Sayın Cumhurbaşkanı da dün yurtdışından dönüşünde, aynı şeyleri çok net bir şekilde kamuoyuna yansıttı."

'Sırattan geçiyoruz'

Bir konsensüs ile yasaları çıkararak, sokağa vatandaşın çıkmasını önlemek ve provokasyona müsait olaylardan sakınmak gerektiğine inandıklarını dile getiren Sökmenoğlu, "Sokaktan medet umanlar kim olabilir?" sorusuna şu karşılığı verdi: "Herkes... Türkiye Cumhuriyeti, sıcak bir coğrafyada olan bir cumhuriyettir. Biz siyasiler dikkat etmemiz lazım, ulu orta beyanatlarla milleti daha fazla panikletmeye gerek yok, sağduyu her şeyin üstesinden gelir."

Cumhurbaşkanı ile görüşmesi sırasında, liderler zirvesi konusunun gündeme gelmediğini vurgulayan Sökmenoğlu, Türkiye'nin bir sırat köprüsünden geçtiğini, sadece TBMM'deki değil, dışardaki partilerle de diyalog ve uzlaşma arayışına girilmesi gerektiğini anlattı. Ülkedeki durumdan herkesin rahatsız olduğuna işaret eden Sökmenoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Bütün mesele, TBMM'de çözülmelidir. Milli iradenin nabzını tutan milletvekili arkadaşlarımızın, meseleyi Meclis'te halletme imkanları vardır. Tek Cumhuriyet, Tek Meclis vardır." ANKARA




Liderler canlı yayına çıksın

DSP'li Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz, Türkiye'nin çıkarması gereken yasalar konusunda 5 siyasi parti liderinin canlı yayında bir araya gelerek uzlaşmaya varması gerektiğini söyledi. Yılmaz, TBMM Kulisi'nde bir grup gazeteciyle sohbet ederken, Türkiye'nin çıkarması gereken yasaların sadece 15 yasayla sınırlı olmadığını belirterek, AB'ye girmek için yaklaşık 500 yasayı değiştirmek zorunda olduğunu kaydetti. Yılmaz, "Eğer Türkiye, bu sistemden çıkmak ve dünyaya uyum göstermek istiyorsa, bunları yapmak zorundadır." görüşünü savundu.

Bu yasaların çıkarılması için iktidar ve muhalefetin işbirliği yapması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu: "Bunun için 5 siyasi parti lideri, bir masa etrafında toplanıp uzlaşma aramalı. Şeffaf olması için canlı yayında, halkın önünde bu kararların altına imza atmalılar. Bunun nimetine de zahmetine de herkes ortak olmalı. 1 ayda 500 yasayı çıkaran Meclis, tarihe geçer. Sonra gerekiyorsa, seçime gidilsin. Bu, Türkiye'nin ortak çıkarına hizmet olur. Bunu kabul etmeyenler, kötü niyetlidirler." ANKARA




'Çıkış siyasette'

CHP lideri Deniz Baykal, ülkenin içinde bulunduğu durumdan siyasetin dışında bir çareyle çıkmanın mümkün olmadığını belirterek, "Siyasetsiz çıkış yok. Madem siyaset iflas etti, siyasetin dışından çare arayalım demek mümkün değil." dedi.

CHP Bilim, Yönetim ve Kültür Platformu'nun ilk toplantısının açılışında konuşan Baykal, işlevini hızla yitiren siyaseti yeniden saygın bir noktaya taşıyabilmek için yapılması gerekenleri tesbit etmeye çalıştıklarını anlattı. Türkiye'nin bir bunalımın içinden geçtiğini ifade eden Baykal, özetle şöyle konuştu:

'Herkes sahip çıkmalı'

"Bu bunalımı belli siyasi kadroya ya da belli bir siyaset düşüncesine ihale ederek rahatlamanın mümkün olmayacağını, sorunun çok daha derinde yattığını artık görmek zorundayız. Türkiye kötü yönetiliyor. Siyaset tedbir alan değil, günü geçiştirmeye yönelik bir hal aldı. Peki çıkış yolu ne? Siyasetsiz çıkış yok. Madem siyaset iflas etti, siyaseti bırakalım, siyasetin dışından çare arayalım demek mümkün değil. Bütün sorunların çözümü siyasetle mümkündür.

Yeni bir siyaset anlayışı ve yapılanması ülkenin sorunlarını çözebilir. Tam iktisatçı, tam hukukçu, tam mühendis ve tam siyasetçi olunduğu zaman sorunlar çözülür. Amerika'ya gitmeden, başkalarının önünde diz çökmeden çözülür. Toplumun her kesiminin siyasete sahip çıkması gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz ve bunun açılımını yapmaya çalışıyoruz." ANKARA




Meclis'in suçu yok

ANAP Manisa Milletvekili Ekrem Pakdemirli, halkın Parlamento'ya tepkisinin yanlış bir yönlendirme olduğunu belirterek, "Parlamento bugün doğrudan doğruya hükümete bağlı ve hükümetin istemediği hiçbir kanun geçmez. Halkın tepkisinin Meclis'e karşı değil, icraya karşı olması lazım." dedi.

TBMM'de gazetecilerin sorularını cevaplayan Pakdemirli, Anayasa'daki kuvvetler ayrılığı ilkesinin bugün uygulanmadığını anlattı. Bütün inisiyatifin hükümetin elinde bulunduğunu savunan Pakdemirli, şöyle konuştu: "Parlamento doğrudan doğruya hükümete bağlı bir organ. Anayasa'da kuvvetler ayrılığı var; ama böyle bir şey yok. Parlamento doğrudan doğruya hükümete bağlıdır ve hükümetin istemediği hiçbir kanun geçmez. Parlamento'nun nesi var? Benim de kanun tekliflerim var, geçiyor mu? Halkın tepkisi yanlış yere, yanlış yönlendirilmiş. Meclis'e karşı değil, icraya karşı olması lazım."

Kanun değil karar lazım

Acil önlem paketi içerisinde bulunan yasaların mevcut ekonomik duruma etkisi olmayacağını da ileri süren ANAP'lı Pakdemirli, asıl sıkıntının kanunda değil karar alıp uygulamada olduğunu vurguladı. Devlet Bakanı Kemal Derviş'in '15 günde 15 yasa çıksın' talebini değerlendiren Pakdemirli, şunları kaydetti: "Bunların hiçbiri, mevcut ekonomik duruma etmez. Şeker Yasası'nı geçirdik. Bu bir yıl sonra çiftçiye, ekonomimize yansıyacak. Şimdi Doğalgaz Yasası geldi. Yeni bir doğalgaz mı var yani, şu anda girişi mi olmuş? Doğalgazın en erken gelişi ağustos... Meclis, bir yıl önce hazırlanan Şeker Kanunu'nu bir gün de geçiriverdi. Ne olacak? Bizim bugün acil olarak uygulanacak Bakanlar Kurulu kararına ihtiyacımız var. Bakanlıkların yönetmelik, tüzük veya benzeri tedbirlerle yapılacak işleri acildir. Onları oturup halletsinler. Bizim sıkıntımız kanun değil, karar, kararname, tebliğ, yönetmelik." ANKARA




Esnaf muhalefet DİNLEMİYOR

Son günlerde hükümete yönelik protestolarını artıran esnaf, muhalefete de tepki gösteriyor. FP Genel Başkanı Kutan'ın Kapalıçarşı'yı ziyareti sırasında, bir grup esnaf ile partililer arasında arbede yaşandı. Olayı provokasyon olarak değerlendiren Kutan, 'millette, siyasetçi ve siyasete karşı ciddi anlamda bir güven erozyonu bulunduğuna' dikkat çekti. Esnaf Derneği Sekreteri Atilla Özbey ise, "Buradan hükümet üyeleri geçse belki infial olacaktı." dedi.

FP Genel Başkanı Recai Kutan'ın dün Kapalıçarşı esnafını ziyareti sırasında, bir grup esnaf ile 'hükümeti istifaya çağıran' partililer arasında arbede çıktı. Kutan ile Kapalıçarşı'ya gelen partililer, "Hükümet istifa", "Başbakan Kutan" sloganları attılar. Bu sırada bir grup esnaf ise "Yaşasın hükümet" sloganı atarak "yuh" çekti. Karşılıklı sloganların atılmasıyla ortalık gerginleşirken, esnaf grubu ile Kutan'ın beraberinde Kapalıçarşı'ya gelen FP'liler arasında arbede yaşandı. Zaman zaman yumruklaşmanın da olduğu arbede, araya giren diğer esnaf tarafından yatıştırıldı. FP Genel Başkanı Kutan ile beraberindeki partililerin bir bölümü ise İstanbul Kapalıçarşı Esnafları Derneği'ne girdiler.

Kutan: Güven erozyonu var

Kutan, dernek ziyareti sırasında yaptığı konuşmada, son zamanlarda yapılan yanlış icraat, soygun ve vurgunun nedeni olarak siyasetçi ve bürokratların görüldüğünü ifade ederek, "Millette, siyasetçi ve siyasete karşı ciddi anlamda bir güven erozyonu var." dedi. Kapalıçarşı'da görüştükleri esnafın kendilerine 'Bir an önce bizi bu hükümetten kurtarın.' dediğini anlatan Kutan, birçok dükkanın vitrininde satılık ve kiralık yazısı gördüğünü kaydetti.

Hükümet üyeleri ve hükümet ortağı siyasi partilerin milletvekillerinin vatandaşın içine çıkmaya cesaretlerinin olmadığını ileri süren Kutan, "Yürekleri varsa Kapalıçarşı'dan Mahmutpaşa'ya kadar yürüsünler görelim. Hiçbirinin buna cesareti yok." diye konuştu. Kutan, kendilerinin göğüslerini gere gere halkın arasında dolaştıklarını söyledi. Son kriz nedeniyle esnaf, çiftçi, işçi ve emeklinin demokratik haklarını kullanarak reaksiyonlarını ortaya koyduklarını dile getiren Kutan, "Türkiye'de, iç ve dış hainler var. Vatandaşlar demokratik haklarını kullanırken provokasyonlara gelmemelidir." uyarısında bulundu.

'Hükümet gelse infial olurdu'

Bu sırada söz alan FP Trabzon Milletvekili Şeref Malkoç, dışarıdan gelmiş bir grup provokatörün esnafı kışkırtmaya çalıştığını öne sürdü. Kapalıçarşı Esnafı Derneği Başkanı Hasan Fırat da çarşı esnafının krizden büyük oranda etkilendiğini, esnafın gerek çarşı içinde gerekse dışında her gün protesto yürüyüşü yaptığını söyledi. Dernek Genel Sekreteri Atilla Özbey de, "Buradan hükümet üyeleri geçse idi belki infial olacaktı. Size duyulan tepki de tüm siyasetçilere olan toplumun tepkisinin bir devamıdır." dedi. Kutan ve partililer ziyaretin ardından dernekten çıkarken, bir esnafın "Çarşıyı boşaltın siyasetçi istemiyoruz." diye bağırdığı duyuldu. Olaya FP'lilerin tepki göstermesi üzerine, söz konusu esnaf olay yerinden uzaklaştırıldı. İSTANBUL (Zaman)




Miting bugün

FP bugün İstanbul'da 'Yolsuzluğa ve Yoksulluğa Hayır' mitingi düzenliyor.

Miting sebebiyle bazı güzergahlar, araç trafiğine kapatılacak. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, FP İstanbul İl Teşkilatı'nca gerçekleştirilecek miting sebebiyle saat 09.30'dan itibaren Piyalepaşa Bulvarı ve E–5 Karayolu'ndan Çağlayan Meydanı'na giriş, Kağıthane Caddesi, Vatan Caddesi, bu caddelerden Çağlayan Meydanı'na çıkış bağlantı sokakları, Abide–i Hürriyet Caddesi, Darülaceze Caddesi'nden itibaren Çağlayan Meydanı'na kadar olan tali yol çıkışları, Dr. Cemil Bengü ve Taş Ocağı caddeleri, Eğitim Sokak ile Okmeydanı'ndan Kasımpaşa istikameti, E–6 Karayolu Ankara yönünden Kasımpaşa güzergahı, Şişli'den Darülaceze Caddesi yönü ulaşıma kapanacak.




İstifa istemek mantıklı değil

Liberal Demokrat Parti (LDP) Genel Başkanı Besim Tibuk, "(Bu hükümet istifa etsin) demek milletin hoşuna gider; ama mantıklı bir çözüm değil." dedi.

Mısır Çarşısı ile Tahtakale esnafını ziyaret eden Tibuk, sorunları dinledi ve krizin atlatılması sürecinde sabırlı olmalarını diledi. İşi kötü dahi olsa hiçbir esnafın ticaret kuralı gereğince bunu belli etmeyeceğine dikkati çeken Tibuk, "Eğer bugün esnaf sokağa çıkıyorsa bıçağın kemiğe dayanmasındandır." değerlendirmesinde bulundu. Herkesin 'muzdarip', olduğu iktidarın devrilip yerine başka bir hükümetin kurulma ihtimalinin zorluğuna işaret eden Tibuk, şöyle konuştu: ''(Hükümet istifa etsin) demek milletin hoşuna gider; ama mantıklı bir çözüm değil. Mecburen katlanacağız. Elimiz mahkum... Yapılması gereken bu hükümete doğru şeyler tavsiye edip yardımcı olmak." dedi. İSTANBUL




MHP'den tasarrufa katkı

TBMM'deki görevleri gereğince makam aracı verilen MHP'lilerden Ankara dışına çıkışta resmi oto kullanmamaları istendi.

Alınan bilgiye göre, MHP Grup Başkan Vekili Mehmet Şandır imzasıyla TBMM Başkanlık Divanı'nda görevli milletvekilleri ve komisyon başkanlarına birer yazı gönderildi. Şandır'ın yazısında, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik kriz sebebiyle tasarrufa özen gösterilmesi gerektiği vurgulanarak, toplumun tüm kesimlerinin buna katkıda bulunması gerektiği kaydedildi. Yazıda, TBMM'deki görevleri gereğince kendilerine makam otomobili verilen MHP'li milletvekillerinin de tasarrufa katkıda bulunması gerektiği belirtildi. Makam otomobilinin kent içinde kullanılmasında tasarruf ilkesine özen gösterilmesi önerilen yazıda, Ankara dışına çıkılması durumunda resmi otomobilin kullanılmaması istendi. ANKARA




BBP'den sağduyu çağrısı

BBP Genel Başkan Yardımcısı Hanefi Çelik, hükümetin feryatlara kulağını tıkadığını ve günü kurtarma telaşına girdiğini ileri sürdü.

Çelik, yaptığı açıklamada, hükümetin, "ekonomik istikrar diyerek, milletin hak ve hukukunu göz ardı ettiğini, ülkeyi uçuruma sürüklediğini" savundu. Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nce 11 Nisan'da Ankara'da yapılacak eylem öncesi, halkı sağduyulu olmaya davet eden Çelik şunları kaydetti: "Bu koalisyon döneminde ilkleri yaşadık. Toplumun çeşitli kesimleri iflasın eşiğine getirildi. İntiharlar arttı, dar gelirli cinnet getiriyor. Yarınları bir tehlike bekliyor." ANKARA




DSP Zonguldak İl Başkanı istifa etti

DSP Zonguldak İl Başkanı Abdullah Ergin, görevinden istifa etti.

Ergin, yazılı açıklamasında, "partisinin genel merkezi tarafından kendisine güvensizlik duyulduğunu hissettiği için" görevinden istifa ettiğini belirtti.



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.