GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

07/04/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Ali BULAÇ

Arka Plan

Öcü para

Son MGK toplantısında konuşulanlar, irticanın bir kere daha masaya yatırılmış olması, BTK'nın sunduğu rapor, halka, siyâsi görüş farkı gözetilmeksizin sıradan insanlara sorulduğunda, istisnasız herkesin ilk verdiği cevap şu oluyor: "Yahu kardeşim, bizim irtica ile uğraşacak halimiz mi kalmış? Baksana yoksulluk sınırına geldik dayandık."

Bunlar fantezi şeyler, uydurma, kurgu laflar değil. Son kamuoyu araştırmaları, bırakın toplumun genelinde, CHP seçmeni arasında da "irticayı tehdit görenler"in oranını yüzde 3,4 gösteriyor. Başörtüsü takmanın demokratik ve temel bir hak olduğunu söyleyenler yüzde 74, başörtülü kız öğrencilerin serbestçe okullara gitmesinden yana olanların oranı yüzde 62.

Peki bu rakamların herhangi bir değeri yok mu? Ülke derin bir ekonomik kriz içinde kıvranırken ve bu krizin önemli sebeplerinden biri "irtica ile mücadele" konsepti üzerinde oturtulmuş "örtük bir ara rejim" veya"postmodern darbe" ortamında açgözlü fırsatçıların 'laiklik, Kemalizm' diye bağıra bağıra devletin kaynaklarını hortumlaması iken, hiç kimsenin tehdit ve tehlike görmediği bir konsepti habire gündemde tutup ülkenin en geniş toplumsal kesimleri üzerinde baskı kurmanın anlamı nedir?

Özel ve kamu bankalarının kasalarını boşaltanların, devleti soyup soğana çevirenlerin bu ülkede en büyük "laiklik ve Kemalizm istismarcısı" oldukları apaçık ortaya çıkmış bulunmaktadır. Kimsenin şüphesi olmasın, eğer Mustafa Kemal hayatta olsaydı, siyasette ve ticarette Kemalizm'i bu şekilde istismar edenlere ne yapacağını en iyi kendisi bilirdi.

Mevcut konsept ülkeyi daha çok krizin içine sokuyor. Avrupa'da çalışan yüz binlerce insandan toplanıp da Türkiye'ye getirilmiş ve halk ortaklıkları şeklinde ekonomik hayata dahil edilmiş bulunan para üzerinde baskı kurmanın, bu paranın piyasaya katacağı canlılığı önlemenin, işsizlikten kırılan ülkede istihdam alanlarını daraltmanın herhangi bir ekonomik rasyonalitesi olabileceğini iddia edecek bir Allah'ın kulu yok. Her ülke bir milyon dolar daha parayı nasıl iç piyasama dahil edeyim diye çeşitli çareler ararken, biz sorun çıkarmadan, hiçbir ön şart koşmadan gelen parayı dışarı kaçırtmak için çeşitli çareler arıyoruz.

Mesut Yılmaz, '28 Şubat'tan sonra gereksiz yere ve vehimler sonucu bu sermayenin yurt dışına kaçırıldığını, bunun bugünkü krizin ortaya çıkmasında önemli rol oynadığını' söylüyor. Peki, grup toplantısında bu doğru tespiti yapan Sayın Yılmaz, aynı şeyleri MGK toplantısında dile getiriyor mu?

MÜSİAD Başkanı Ali Bayramoğlu'nun ortaya koyduğu rakamlar gayet ilginç: Son beş senede Türkiye'ye gelen yabancı sermayenin miktarı sadece 4 milyar dolar. Aynı süre içinde Avrupa'dan Türkiye'deki halk ortaklıklarına aktarılan para 10 milyar dolar. Üstelik bu para bizim işçilerimizin, dünyanın neresine giderse gitsin gözü Türkiye'de olan yurttaşlarımızın parası. Biraz daha gayret, teşvik ve güler yüz olsa, bir 10, hatta 20 milyar dolar daha getirtmek işten bile değil.

Sormak lazım: Dünyanın neresinde yatırım alanı ve kazanç peşinde olan sermayeye, paraya ideolojik ve politik yaftalar takılır da ülke dışına çıkarılmaya çalışılır? Ekonomide, ticarette, uluslararası sermaye piyasasında, para hareketlerinde var mı öyle şey? Dünyada kendine yatırım alanı arayan 1,5 trilyonluk dolardan Türkiye yüzde 3'lük bir payı bile zar zor elde edebilirken, Türk yurttaşlarının birikimleri para üzerinde siyasî baskılar kurmanın kimse mantığını anlayamaz. Bundan birkaç sene önce Türk işçilerinin sadece Alman bankalarında 110 milyar markları vardı. Türkiye, bu son krizi atlatmak için 10-12 milyar dolar için çalmadık kapı bırakmamışken, kendi yurttaşının parasını "öcü" ilan edip kaçırıyor. Ekonomi sözlüklerine yeni bir terim ekleyebiliriz. "Öcü para."


a.bulac@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

13/ 03/ 2001... Gariplikler ülkesi
15/ 03/ 2001... Kriz, program ve ana muhalefet
17/ 03/ 2001... İrtica ile soygun ekonomisi
20/ 03/ 2001... Üniversite kapatan ülke
22/ 03/ 2001... Her şey iyi olacak!
24/ 03/ 2001... Nevruz hurafesi
27/ 03/ 2001... Medyanın "altın çağı"
29/ 03/ 2001... Medyanın resmi
03/ 04/ 2001... Suyun kaynağı
05/ 04/ 2001... Tunuslaşmak


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.