Araç saltanatına son
Ekonomik kriz, kamuyu da zorunlu tasarrufa itti. Kamudaki taşıt saltanatına Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan bir genelge ile son veriliyor.
Maliye Bakanlığı'nca hazırlanan taşıt genelgesiyle makam aracı kullanımı ciddi şekilde sınırlanıyor. Genelgeye göre, müşteşar, yüksek yargı başkanları, rektörler, Diyanet İşleri Başkanı, vali, emniyet müdürleri ve kaymakamlar dışındaki bütün kamu görevlilerinin makam aracı kullanma saltanatına son veriliyor.
Ayrıca, genel müdürler ve daha alt kademelerdeki kamu görevlilerinin de makam aracı kullanımı kaldırılıyor. Şoför kadrolarındaki şişkinlik ve akaryakıt israfı da önleniyor.
Esaslar belli oldu
Bakan Sümer Oral'ın talimatıyla Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan kamuda taşıt kullanımına ilişkin yeni düzenlemenin esasları belli oldu. Başbakanlık genelgesiyle uygulamaya konulması beklenen esaslar, son yıllarda taşıt kullanımına disiplin getirerek, bu alandaki savurganlığı önleyecek en kapsamlı ve en önemli düzenlemelerden birisi olarak niteleniyor.
Yüzde 30 tasarruf
Maliye Bakanlığı'ndan alınan bilgiye göre, yeni düzenlemeyle kurumların ellerinde bulunan binek ve station wagon tipi araçların en az yüzde 30'u tasfiye ediliyor. Taşıt Kanunu'na ekli 1 ve 2 sayılı cetveller ile Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve istihbarat birimlerince münhasıran güvenlik, asayiş, trafik ve istihbarat hizmetlerinde kullanılanlar ile koruma altında bulunan kişilere tahsisli olan taşıtları hariç tutan düzenlemeyle şu esaslar getiriliyor:
Sınırlı kişi araç
Genelgenin yürürlüğe girmesinin ardından sadece Taşıt Kanunu'nda sayılan kişiler makam aracı kullanabilecek. Şoförün şoförle taşınması uygulaması sona erecek: Halen kamudaki makam şoförleri, başka bir şoför aracılığı ile evden alınıyor. Daha sonra makam aracına binilip, kamu görevlisinin evine gidiliyor. Akşam da bunun tersi yapılıyor.
Ticari araç
Kamu taşıtlarından servis aracı olarak yararlanması öngörülenlerin sabah-akşam geliş ve gidişleri, ikametgahları aynı yerde veya birbirine yakın güzergahta bulunanlar dikkate alınarak, tek bir taşıtla gerçekleştirilecek. Yeni uygulama ile makam aracı kullanımı son bulan genel müdürler, taşıt havuzunda bulunan araçlarla işe gidip gelecek. Ancak, taşıtlar tek bir genel müdür yerine aynı lojmanda oturan veya birbirine yakın yerde bulunan birkaç genel müdürün işe geliş-gidişini temin edecek. Genel müdürler, isterlerse servis aracı yerine işe geliş-gidişlerde parası devletçe karşılanmak üzere ticari taksi kullanacak. Kamu görevlileri, gün içinde görev için bir yere giderken de, havuzdaki servis araçlarını kullanacak.
Tek araç
Makamlarına taşıt tahsis edilenler birden fazla taşıt kullanamayacakları gibi hangi kaynaktan temin edilirse edilsin, Taşıt ve Bütçe Kanunu'nda kendileri için öngörülenin dışında başka bir cins taşıta binemeyecek. Kamu taşıtları resmi hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla kullanılacak ve bu taşıtlar özel işlerde, tatil günlerinde ve servis aracı olarak kullanılamayacak. Hiçbir makamın, birimin ve şahsın kullanımına tahsis edilemeyecek ve bu amaçla bekletilemeyecek. Kamu taşıtlarının resmi görev dışında kullanılmasının önlenmesi amacıyla, görevin sona ermesinden sonra bütün taşıtlar, resmi garaj veya parka çekilecek.
Akaryakıta da sınırlama
Akaryakıt sarfiyatının asgari düzeyde tutulması amacıyla, idareler, taşıtlar için aylık ve yıllık bazda azami limitler belirleyecek ve tasarrufu sağlayıcı düzenlemeler yapacak. Limitin çok üzerinde akaryakıt kullanımı durumunda, nedeni sorulacak. Ve hiçbir kamu taşıtına "resmi plaka" dışında başka bir plaka takılamayacak. Ancak güvenlik nedeni ile ihtiyaç duyulması halinde, sadece Taşıt Kanunu'na bağlı cetveller ile emir ve zatlarına, makam hizmetlerine tahsis edilmiş olan taşıtlara sivil plaka takılabilecek. Bunun yanında kamu taşıtlarının önüne, hangi kuruma ait olduklarını belirten bir levha konulacak. Trafik polisleri de buna uyulup uyulmadığını denetleyecek. Bu şekilde vatandaşın da kamu taşıtlarının özel işlerde kullanılmamasına dönük oto kontrolü sağlanacak.
Talimat çıkarılacak
Taşıt genelgesinin uygulama yetkisi merkezde bakanlarda, illerde ise valilerde olacak. İllerde defterdar ve bakanlık il müdürlerinin servis araçlarıyla eve gidip gelmeleri ve diğer esasları Valiler belirleyecek. Uygulamaların takibi için de bütçe uygulama talimatı çıkarılacak.
Döviz, 1 yılda ikiye katlandı
Esnafı sokağa döken, piyasaları kilitleyen dolardaki fiyat artışı ile ilgili tartışmalar sürerken, ABD Doları'nın son bir yıl içinde yüzde 100'den fazla değer kazandığı, bu rakamın aynı süredeki enflasyon rakamının 2,5 katı olduğu belirtilerek, vatandaşların dikkatli olması istendi.
Verilere göre geçen yıl aynı gün 589 bin 500 lira olan ABD Doları, bir yılda yüzde 102 oranında artışla dün 1 milyon 191 bin liraya ulaştı. Bu arada 1 milyon 300 bin lirayı da gördü. Alman Markı ise 289 bin 300 lira olan fiyatını yüzde 90,12 artışla 550 bin liraya çıkardı. Aynı dönemde altındaki fiyat artışı yüzde 83 olurken, İMKB- 100 indeksi yüzde 48,57 değer kaybederek 16 bin 17 puandan, 8 bin 237 puana geriledi.
Nisan ayı başı itibari ile son bir yıldaki enflasyon rakamı ise TEFE'de yüzde 35,1, TÜFE'de ise yüzde 37,5. Bir başka şekilde ifade etmek gerekirse döviz fiyatları son bir yıl içinde yaşanan iki kriz sonrasında, meydana gelen enflasyon rakamının 2,5 katı bir artış gösterdi. Döviz fiyatlarının son kriz ile birlikte oldukça fazla yükseldiğini belirten uzmanlar, önümüzdeki ay açıklanacak nisan sonu itibariyle enflasyon rakamı ile bunun bir parça gerileyeceğini belirterek, "Eğer enflasyonda yüzde 10'luk bir artış olursa, yıllık artış yüzde 50 olur. Döviz sabit kalsa bile, enflasyonun 2 katı artmış olacak. Önümüzdeki aylarda meydana gelecek enflasyon artışlarına göre bugün döviz kuru şu olur bu olur demek çok yanlış. Rakamlara bakılacak olursa döviz kısa vadede kazandırmış olsa bile orta vadede kaybettirecek." diye konuştular.
Bir bankacı ise, "Dolar 45 gündür yüksek seviyelerde. Müdahale yapılmadı. Bu nedenle vatandaşın zihninde (Demek ki düşmeyecek, daha da artacak) düşüncesi oluşmaya başladı. Bu fikir oluşursa dolar daha da artar. Şu anda bizi arayan müşterilerimiz TL'yi dolara çevirmek istiyorlar. Ancak biz bunun kısa ve orta vadede iyi bir tercih olmayacağını hatırlatarak, vazgeçirmeye çalışıyoruz. Ama yine son söz vatandaşın tabii." dedi.
(Sezai Şen / Ankara Zaman)
800 bin lira hayal
IMF'den emekli iktisatçı Zühtü Yücelik, doların 800 bin lira olmasının hayal olduğunu belirterek, 1 milyon 500 bin lira olmasının ise başarı olacağını söyledi.
Uluslararası Para Fonu'nda (IMF) 26 yıl çalıştıktan sonra emekli olan iktisatçı Zühtü Yücelik, Türkiye'nin ne Uzakdoğu, ne de Rusya'daki ekonomik krizden ders aldığını öne sürdü. Yücelik yaptığı açıklamada özellikle Rusya krizinin, finans kaynaklı olması nedeniyle Türkiye'deki krizle aynı özellikleri taşıdığını, ancak o dönemin yetkililerinin, bundan ders çıkaramadıklarını iddia etti. ABD'de görevli olduğu süre içinde birçok ülkenin vergi sistemi ve vergi reformlarını izlediğini belirten Yücelik, IMF'nin, emperyalist bir kurum olmadığını, ülkelerin ekonomilerine yön vermeleri için yol gösterici olduğunu söyledi. Yolsuzlukların sona ermesi için kamunun ekonomiden çekilmesi, asli görevlerine dönmesi gerektiğini kaydeden Yücelik, "Kamunun ekonomik faaliyetleri, rant yaratmaktadır. Bütün bunlar yolsuzluğa zemin hazırlamaktadır. Devletin küçülmesi zorunluluktur." dedi.
Zühtü Yücelik, geçmişte IMF'ye verilmiş sözlerin tutulmadığını, bu yüzden IMF'nin artık söz değil, yapılmış işler görmek istediğini ve 15 yasanın çıkarılması gereğinin buradan doğduğunu söyledi.
Yücelik, yasalar çıkmadığı takdirde, Türkiye'yi zor bir dönemin beklediğini söyledi.
SEKA’dan yüzde 20 zam
Türkiye Selüloz ve Kağıt Fabrikaları Genel Müdürlüğü (SEKA), gazete kağıdı ile bazı kağıt ve karton çeşitlerinin fiyatlarına yüzde 20 oranında zam yaptı.
SEKA Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, Balıkesir'de üretilen gazete kağıdının KDV hariç ton fiyatı 410 milyon liradan 492 milyon liraya, Aksu Müessesesi'nde üretilen kağıdın ton fiyatı da 395 milyon liradan 474 milyon liraya yükseltildi.
Ürün / Yeni Fiyat (TL)
Gazete Kağ. (Balıkesir) / 492.000.000
Gazete Kağ. (Aksu) / 474.000.000
1. Hamur Kağ. (60 gr) / 683.000.000
Beyaz Sülfit Selüloz / 683.000.000
Kromo Karton (300 gr) / 336.000.000
Dosyalık Karton (300 gr) / 370.000.000
Gri Karton (300-840 gr) / 240.000.000
Sigara Kağıdı (24 gr) / 2.430.000.000
Alarko’dan örnek yatırım
Alarko Carrier tarafından Gebze'de yapılan ve 19 milyon dolara mal olan üretim tesisi hizmete girdi. Gebze Organize Sanayi Bölgesi'nde 60 bin 500 metrekarelik alanda kurulan ve 1 yılda tamamlanan tesisin açılışı Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli tarafından yapıldı.
Bançeli, ekonomik kriz ve durgunluk dönemlerinin aşılmasının en önemli ve gerçekçi yolunun, yeni üretim ve istihdam alanları açılmasına bağlı olduğunu belirterek, Alarko'nun bu yatırımı ile örnek bir girişimcilik sergilediğini söyledi. Alarko Şirketler Topluluğu Başkanı Üzeyir Garih, uluslararası bir kurum olmayı hedeflediklerini belirterek, klima alanında 6 milyar dolarlık cirosuyla bir dünya devi olan Carrier ile eşit şartlarla ortaklık geliştirdiklerini ve yeni açtıkları tesiste yıllık 20 milyon dolarlık ihracatı hedeflediklerini açıkladı.
Alarko Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı İshak Alaton ise fabrikanın, Türkiye'nin ihracat potansiyelini artıracağını söyledi.
Yeni açılan tesiste klima santralları, klima cihazları, soğutma grupları, kat kaloriferleri, fan coiller, soğutma kuleleri, hava apareyleri, brolür, pompa ve hidrofor üretilecek. GEBZE (Zaman)
Erzurum’a turistik otel
Erzurum'un kış turizm merkezi Palandöken'de, Polat Holding tarafından yaptırılan Polat Rönesans Otel'in açılışı görkemli bir törenle yapıldı.
Adnan Polat, Erzurum'un tarihi bir geçmişi olduğuna işaret ederek, "Erzurum asırlar boyunca devletlere başkentlik yapmış bir şehirdir. Ancak son zamanlarda Türkiye'nin en geri 3 ilinden biri konumuna gelmiştir. Erzurum bunu hak etmiyor. Eğer ülke kalkındırılmak isteniyorsa Doğu'ya da Batı gibi sahip çıkılmalı. Doğu kalkınmadan batı gelişemez. Belli bir yerlere gelen insanların memleketlerine dönerek kâr gözetmeksizin yatırım yapmaları gerekmektedir. Bu otel de bunlardan birisidir. Palandöken'de turizmin gelişmesi isteniyorsa hergün İstanbul'dan direkt uçak seferleri konulmalıdır. Biz işadamları olarak Erzurum'un kalkınması için üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. Devlet de aynı şekilde üzerine düşeni yapmalıdır." şeklinde konuştu.
Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sakıp Sabancı ise yatırım yapan işadamlarına destek olunması gerektiğini vurgulayarak, "Allah'a dua ediyorum krizden kurtulabilmek için. Vefat eden Ayhan Şahenk gibi İbrahim Polat gibi işadamları bu ülke için gerekli. Onların yaptığı bir vefa ve fedakârlık örneğidir." dedi.
(Abdullah Özyurt / Erzurum Zaman)
Müsteşar Tüzmen: Avantaj sağladık
Dış Ticaret Müsteşarı Kürşad Tüzmen, Türk Lirası'nın değer yitirmesiyle ihracatta yeni bir avantaj sağlandığını belirterek, "İhracat avantajı yakaladık, vakit geçirmeden yerinde kullanmalıyız." dedi.
Tüzmen, beraberindeki işadamları heyetiyle geldiği Dubai'de temasları öncesi bir değerlendirme toplantısı yaptı. Kürşad Tüzmen, Türkiye'nin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile 300 milyon dolar ihracatı, 40 milyon dolar ithalatı, Kuveyt ile de 70 milyon dolar ihracatı, 150 milyon dolar da ithalatı olduğunu söyledi. Bu ülkelerin Türkiye'deki serbest bölgeler için son derece önemli bir partner konumunda olduğunu kaydeden Tüzmen, "Son 18 ayda bu ülkeler fiyat artışından dolayı 3 misli petrol geliri sağladı. Bunu ihraç ürünlerimizde değerlendirmemiz lazım." şeklinde konuştu.
G-7’lerden 6 milyar $
Hazırlanan ekonomik programa dış yardım çerçevesinde G-7 ülkelerinden 6 milyar doların gelmesi bekleniyor. Miktar, Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) daha önce verilmesi planlanan 6,25 milyar dolarlık kaynağın öne çekilmesiyle birlikte 12 milyar doları aşacak.
Bu rakama Dünya Bankası'nın ülke yardım kredisi, yapısal reformlar ve mali sektör uyum kredisi çerçevesinde bir kısmını kullandırdığı toplam 5 milyar dolarlık kaynak dahil değil. Edinilen bilgiye göre, sanayileşmiş 7 Batılı devletten (ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Kanada) oluşan G-7 ülkeleri, Türkiye'ye 6 milyar dolarlık bir destekte bulunacaklar. G-7 ülkelerinden gelecek kaynağın 6 milyar doların altında kalması durumunda, IMF'nin yapacağı yardım miktarı artabilecek.
Maktaş ve Piyale’den devam
Maktaş Makarnacılık TAŞ ve Piyale Dr. Oetker şirketlerinin, faaliyetlerine ara vermediği ve her iki şirketten de işten çıkarmaların söz konusu olmadığı bildirildi. Şirket yetkilileri, şirketleri ile ilgili olarak piyasalarda bir süredir devam eden "üretime ara verdi", "iflas etti" ve "işçiler işten çıkarılıyor" söylentilerinin doğru olmadığını söyledi.
Yetkililer, son aylarda ekonomide yaşanan krizin etkilerini diğer şirketler kadar hissettiklerini vurgulayarak, Maktaş Makarnacılık TAŞ'de 400, Piyale Dr. Oetker'de ise 130 çalışan bulunduğunu ve tümünün işlerine devam ettiğini belirttiler. Yetkililer, Maktaş ve Piyale Dr. Oetker'in ülkede yaşanan zorlu ekonomik şartlar altında çalışanını, tedarikçilerini ve müşterilerini mağdur etmemek için büyük çaba harcadığını ifade ettiler.
|