Esnaf sokağı sevdi
Birbirinden ilginç yöntemlerle hükümeti protesto gösterilerini sürdüren esnaf, Kemal Derviş'in programını hazırlarken isteklerinin dikkate alınmasını istiyor.
Yurdun dört bir yanında hükümeti protesto etmek için sokaklara dökülen esnafın eylemleri bitmiyor. İstanbul'da Bayrampaşa esnafı yine sokaklara döküldü. Bankalar Caddesi'nde toplanan 500 kişilik esnaf grubu caddeyi uzun bir süre trafiğe kapattı. Esnafı temsil eden tabutu uzun süre omuzlarında taşıyan göstericiler, slogan atarak Bayrampaşa sokaklarını dolaştılar.
Göstericiler olaysız bir şekilde dağıldı. Kardal'da da Çınar Caddesi'nde toplanan esnaf, davul eşliğinde Bankalar Caddesi ve Saraylar Caddesi'ndeki bütün esnafı eyleme katılmaya çağırdı. Polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı yürüyüşte hükümet istifaya çağrıldı. Daha sonra bir basın açıklaması yapan esnaf olaysız dağıldı. Şirinevler'de Fetih Caddesi üzerinde kepenklerini kapatarak toplanan yaklaşık 250 esnaf, Şirinevler Sadettin Tantan Meydanı'na doğru yürüdü. Hükümete kırmızı kart gösteren esnaf grubu, Şirinevler Meydanı'na girişte polis engeliyle karşılaştı. Polisin kurduğu barikatın önünde alkışlarla protestolarını sürdüren grup, İstiklal Marşı okuduktan sonra, yürüyüşe başladıkları Fetih Caddesi'ne yöneldi ve polisin müdahalesiyle dağıldı.
Ankara'da 54 gözaltı
Son günlerde sıcak görüntülerin yansıdığı Ankara'da da dün yine hareketli saatler yaşandı. Mamak'ta gösteri yapmak isteyen grubun tamamı gözaltına alındı. Bir grup NATO Yolu'na çıkarak yürüyüş yapmak istedi. Polis kordonuna alınan göstericilerin tamamı olan 2'si bayan 54 kişi gözaltına alındı. Ankara'da bir başka eylem Tuzluçayır'da gerçekleşti. Burada bir grup eylemci caddeyi trafiğe kapatmak amacıyla barikat kurup kasaları yaktı. Çevik Kuvvet eylemci grubu panzerlerle su sıkarak dağıttı. Grubun dağılmasının ardından Hacı Erci isimli vatandaş ilginç bir eylem gerçekleştirdi. İç çamaşırı dışındaki tüm kıyafetlerini çıkartan Erci, büyük bir hızla Çevik Kuvvet'in bulunduğu yere kadar koşup, tekrar geri döndü.
Kayseri'de olaylar
Kayseri'de esnaf protestosu, şehrin önemli alışveriş merkezleri olan İstasyon Caddesi, Kapalıçarşı, Kazancılar Çarşısı, Kale Çarşısı, Bankalar Caddesi, Vatan Caddesi, Yeraltı Çarşısı, Sivas Caddesi, Fuzuli Caddesi ve Düveönü Meydanı'nda bulunan çok sayıda işyerinin saat 10.00 sıralarında kepenkleri kapatmasıyla başladı. Kayseri Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından düzenlenen protestoda Çevreyolu Kavşağı'nda toplanan çok sayıda kişi, polisin belirlediği toplanma merkezi olan Veteriner Fakültesi kavşağına gitmek yerine, Cumhuriyet Meydanı'na yöneldi. Grubun önünü panzerlerle çeviren polis, Cumhuriyet Meydanı'na gidilmesine izin vermedi. Polis, uyarıları dinlemeyenleri cop kullanarak dağıttı. Grup liderlerinin uyarıları üzerine grup, miting toplanma merkezine yöneldi. Miting, Anadolu Fuarı önünde sona erdi. Bu arada, Kayseri'de Cami-i Kebir Mahallesi esnafı hükümeti protesto etmek ve satış yapamadıklarını göstermek için yolu trafiğe kapatarak voleybol oynadı. Eski Sanayi esnafı ise okey oynayarak hükümete tepki gösterdi.
Osmaniye'de de esnaf bir protesto yürüyüşü yaptı.
Esnafın cenaze namazı
Eskişehir'de, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne bağlı esnafların yaptığı toplantıda, saygı duruşundan sonra esnaf adına bir açıklama yapan Kahveciler Odası Başkanı Ekrem Birsen, esnafın isteklerinin, açıklanacak ekonomik programda yer almasını istedi. Eyleme destek vermek isteyen CHP merkez ilçe yönetimi meydana sokulmadı.
Çorum'un Alaca ilçesindeki Sanayi Sebze Pazarı'nda toplanan esnaf, hükümet aleyhine sloganlar atarak Cumhuriyet Meydanı'na yürüdü. Burada konuşan Alaca Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Güngör Şirin, "Bizler hakkımızı almak için yürüyoruz." dedi. Esnafın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıyı anlatmak için miting alanına bir de tabut getirildi.
Provokasyon uyarısı
Adapazarı'nda, ekonomik krizi protesto eden kamyoncular, esnafın temsili cenaze namazını kılıp, kontak anahtarlarını sokağa attılar.
Öte yandan, son günlerde esnaf, çiftçi ve işçilerin gösterilerine sahne olan Kahramanmaraş'ta, esnafa 'sakin olun' çağrısında bulunuldu. Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek, Emniyet Müdürü Sadullah Alkan, Ticaret ve Sanayi Odası (KATSO) Başkanı Mehmet Balduk ile Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ejder Gürsoy çarşıları gezip esnafla sohbet ettiler ve muhtemel provokasyona karşı dikkatli olunmasını istediler.
Halk siyasî bedel istiyor
Yaşadığımız ağır ekonomik kriz ülkemizde ilk kez esnaf kesimini de sokağa döktü. Bugüne kadar devletten maaş alan kitleyi temsil eden işçi ve memurların eylemleri söz konusu olurken, kendi kazançlarını kendisi temin eden bir kitleyi temsil eden esnafın kendiliğinden sokağa dökülmesi, yaşanan problemin büyüklüğü hakkında ipuçları veriyor.
Farklı alanlarda uzman isimler esnaf ve genel olarak toplumun her kesiminin, 'Türkiye'yi bu güne getirenlerin bedelini ödemesini beklediği' yolundaki ortak kanaate sahip. Uzmanların konuyla ilgili görüşleri şöyle:
Tantan: Sokak çözüm değil
İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizin sokakta çözülmesinin mümkün olmadığını söyledi.
İçişleri Bakanı Tantan, Beşiktaş Kaymakamlığı ve Belediye Başkanlığı’nca hazırlanan Afet Yönetim Merkezi’nin açılışında yaptığı konuşmada, ülkenin durumuna bakıldığında, ekonomik sıkıntılar ve onunla birlikte siyasi sıkıntıları bahane ederek, ülkeyi kaosa sürüklemek isteyenler olduğunu ancak bunları halkın yakından izlediğini kaydetti.
Bu hareketleri, halkın, kendi iradesi doğrultusunda yok edeceğini ifade eden Tantan, şunları söyledi: “Ülkeyi kaosa götürmek isteyenler şunu bilmelidirler ki, Türkiye Cumhuriyeti devletinin gücü halkının iradesinde noktalanmaktadır ve bunu hiçbir gücün yıkması mümkün değildir. Türk milleti birçok kriz ve sıkıntıyı aşmasını bilmiş olmasına rağmen birtakım sıkıntıların sokakta çözülmesi mümkün değildir. Çağdaş ülkelerdeki gibi, biz de kendimizin çağdaş olduğunu iddia ettiğimize göre, bunların hukuk devletinin kuralları içinde çözülmesi gerekir. Bu hareketlerden menfaat umanlar şunu bilmelidirler ki, o menfaatin altında kendileri de kalabilirler. Bu sıkıntılardan millet olarak çıkmak zorundayız. Hiçbir kimseden, yerden destek beklememeliyiz.”
Polis de can
Üst üste gelen toplumsal olaylar polisi de yordu. Her sesini duyurmak isteyenin boy gösterdiği Ankara'da ise polisin durumu çok daha zor.
Tuzluçayır'da krizi protesto için yolu kapatan ve kasaları yakan gruba panzerlerle su sıkıldı. Gösteriyi başarıyla dağıtan Ankara'nın emniyet müdürleri Kutlay Çelik, İsmail Baş ve yardımcıları eylemin sona ermesinden sonra Süleyman Ayten Caddesi üzerinde bulunan çimlendirilmiş kavşakta bağdaş kurarak yorgunluklarını giderdiler. (Sedat Güneç / ANKARA cha)
14 Nisan'da gözdağı verecek
Türkiye esnaf eylemleri ile sarsılırken, memur ve işçi örgütlerinin oluşturduğu Emek Platformu, hükümete karşı 14 Nisan'da tüm Türkiye'de meydanlara inecek.
Emek Platformu üyesi Memur–Sen Genel Başkanı Fatih Uğurlu, 14 Nisan'da yapacakları eylemle hükümetin düşebileceğini söyledi. Uğurlu, "Yaşanan fiili durumdan da, zamanında yapılan uyarılara kulak tıkayan sorumsuz, başarısız, beceriksiz hükümet sorumludur." dedi.
Memur–Sen Konfederasyonu'nun eğitim alanındaki sendikası olan Eğitim–Bir Sendikası, üye sayısının yüksekliği sebebiyle İstanbul'da 3 şubeye ayrıldı. Eğitim Bir–Sen İstanbul 1 No'lu Şubesi Yönetim Kurulu tarafından üyelere yönelik tanışma ve dayanışma yemeği Florya Sosyal Tesisleri'nde yapıldı. Memur–Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Fatih Uğurlu toplantı öncesinde sorularımızı cevaplandırırken, son günlerde Türkiye'yi sarsan esnaf eylemlerinin fiili bir durumdan kaynaklandığını söyledi. Uğurlu, "Hiçbir organizasyon olmadan gerçekleştirilen eylemler, artık sabır ve tahammül kalmadığının göstergesidir." dedi.
Teknokrat değil mutabakat
Başbakan Bülent Ecevit'in, hükümet olarak alternatiflerinin olmadığına ilişkin sözlerini eleştiren Fatih Uğurlu, "Ecevit'in bir sözü var. İstifamı isteyenler alternatif göstersinler, diyor. Alternatifim yok, demek diktatörlük demektir. Alternatif var. Biz Memur–Sen olarak milli mutabakat istiyoruz. Demokratikleşme paketini ancak bir milli mutabakat hükümeti çıkartabilir. Taşın altına elini sokmuş 5 parti sağlayabilir. Bu hükümet Meclis'ten olabilir. Tartışılan teknokratlar hükümetinde ise sorumluluk siyasi olmayacağından işin ucu kaçabilir. Türkiye böyle dönemler yaşadı." dedi.
Örgütsüz toplum kesimlerinin spontane eylemlerinin arkasından örgütlü kesimlerin de meydanlara ineceğini söyleyen Fatih Uğurlu, "Örgütlü sendikalar ve kurumlar olarak geri planda kalmadık. 14 Nisan'a hazırlanıyoruz. Her yerde arkadaşlarımız çalışıyorlar. Tatil gününde tüm Türkiye'de bu eylemlerimizi yapacağız. Sanırım 14 Nisan'da hükümet düşebilir." diye konuştu. Uğurlu, belirli bir organizasyon olmadan gerçekleştirilen eylemlerde vatandaşların tahriklere ve provokasyonlara kapılmamalarını istedi.
Yasak sokağa indi
Bakanlar Kurulu, okullardaki İstiklal Marşı törenlerine katılan velilerin de başlarının açık olmasını kararlaştırdı. Karar önceki gün yürürlüğe girdi.
Emine Dolmacı - ANKARA (cha)
Başörtüsü yasağının kapsamı giderek genişletiliyor. Türk Bayrağı Tüzüğü'nde yapılan bir değişiklikle, İstiklal Marşı'na katılan öğretmen ve öğrenciler dışındaki halk ve velilerin de törene başı açık olarak katılması istendi. Buna göre, bayrak törenlerine kimse başörtülü olarak iştirak edemeyecek. 22 Şubat 2001 tarihinde toplanan ve 'Türk Bayrağı Tüzüğü'nde değişiklik yapılan Bakanlar Kurulu kararında, "Öğretmenler, öğrenciler ve diğer kişiler törene başları açık olarak saygı duruşu ile katılırlar." ifadesine yer verildi. 'Bayrak töreni ve bayrağın katlanması' alt başlığı ile düzenlenen 22. maddede yer alan ifadeler ise şöyle: "Emrinde üniformalı personel bulunmayan kurumlarla yabancı ülkelerdeki resmi ve milli binalardaki törenlerde, bayrağı çeken ve indiren kişi başı açık olarak bulunur, çekilmesinden sonra veya indirilmesinden önce bayrağı selamlar. Okullardaki bayrak töreninde bayrağı çeken veya indiren kişi çekilmesinden sonra veya indirilmesinden önce bayrağı selamlar. Öğretmenler, öğrenciler ve diğer kişiler törene başı açık olarak saygı duruşu ile katılırlar. Varsa bando eşliğinde, yoksa boru veya komutla İstiklal Marşı söylenir." ifadeleri yer alıyor. Söz konusu karar, 6 Nisan 2001 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi.
Sincarlar ölüm kustu
Sincar aşiretinin reisi Murat Sincar'ın ''Kardeşimin kanını yerde bırakmayacağım. İstanbul'u kana bulayacağım.'' açıklaması gerçeğe döndü.
İstanbul'un göbeği Bostancı'da, 3 ay önce Büyük Ada'da işlenen aşiret cinayeti ile bağlantılı olarak iki kişi oto içerisinde vurularak öldürüldü. Kanlı hesaplaşmanın tetikçilerinden biri yakalanırken diğeri izini kaybettirdi.
Olay, önceki gece saat 00.15 sıralarında Bostancı Vapur İskelesi'nde meydana geldi. 3 ay önce Büyük Ada'daki Birtat Restaurant'ta Sincar aşireti reisi Murat Sincar'ın kardeşi Sadettin Sincar'ı öldüren Gaffar Karaca'nın ortağı Said Yılmaz, yanında bulunan Mustafa Yanbul ile beraber 34 GE 871 plakalı araca binerek iskeleden ayrılmak istedi. Bu arada, Sincar aşireti lideri Murat Sincar'ın adamları oldukları ileri sürülen Uğur Atilla ile Şükrü Uyar, Yılmaz ve Yanbul'a tabancalarla ateş etmeye başladılar. Açılan ateş sonucu Said Yılmaz başından aldığı kurşunla olay yerinde, Mustafa Yanbul, Göztepe SSK Hastanesi'nde can verdi. Polis, olaydan sonra saldırganlardan Şükrü Uyar'ı, Küçükyalı'da yakaladı. Diğer saldırgan Uğur Atilla ise aranıyor. Operasyonlar neticesinde olayla bağlantısı olduğu tahmin edilen 1'i bayan 9 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Sincar aşireti reisi Murat Sincar'ın kardeşi Sadettin Sincar, 16 Şubat gecesi Birtat Restaurant'ta, işyeri sahiplerinden Gaffur Karaca tarafından öldürülmüştü. Sincar aşireti lideri Murat Sincar, kardeşinin öldürülmesinin ardından gazetecilere "Kardeşimin kanını yerde bırakmayacağım, İstanbul'u kana bulayacağım!" diye açıklama yapmış, ardından da polis tarafından gözlem altına alınarak sorgusunun ardından serbest bırakılmıştı.
F tipinde bir ölüm daha
Edirne F Tipi Cezaevi'nde kalan ve ölüm orucu nedeniyle sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılan Adil Kaplan (38) adlı mahkum, dün sabah öldü.
Algoloji Servisi'ne getirilen Adil Kaplan'ın, bir haftadır burada kontrol altında tutulduğu, ancak tıbbi müdahaleyi kabul etmediği belirtildi. Kaplan'ın ölümü üzerine, hastaneye gelen amcası Hüseyin Kaplan ile halası ve yengesi, cenazeyi alarak, toprağa verilmek üzere memleketi olan Tunceli'nin Mazgirt ilçesine bağlı Avunca köyüne götürdüler. Cenaze masrafları, Edirne Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'nca karşılandı. İSTANBUL(cha)
BMD, kongresini yaptı
Bilişim Muhabirleri Derneği (BMD), 2. Olağan Genel Kurul toplantısını yaparak yeni yönetimini seçti.
İnterpro AŞ.'de yapılan kongrede, gazetemizin Bilişim Sayfası Editörü Mehmet Sakin, Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. Kongrede Yönetim Kurulu üyeliklerine Serhat Ayan, İlhan Özel, Ali Halaç, Gamze Göker, Bülent Nevres ve Dinçer Karaca getirilirken, Denetim Kurulu üyeliklerine de Suat Koyuncu, Cem Kıvırcık ve Murat Yıldız seçildi. Dernek 1998'den bu yana faaliyet gösteriyor.
(Zeliş Yıldırım - İSTANBUL cha)
PKK'nın Balkan sorumlusu yakalandı
PKK'nın sözde Balkanlar sorumlusu olan Hasan Kaya Bükreş'te yakalandı. Romanya'da Şehmuz kod adı ile dolaşan Hasan Kaya, Romanya'daki Türk işadamlarından haraç toplamak ve Asya ile Avrupa arasındaki uyuşturucu trafiğini organize ettirmekle suçlanıyor.
Romen polisi, Hasan Kaya'yı önceki gün Bükreş'te bir pizza restaurantında yakaladı. Kaya'nın sorgulandıktan sonra Türkiye'ye iade edileceği bildirildi. Emila Bobocu adlı bir Romen kadınla evii olan Kaya'nın üç yaşında bir çocuğu vardı.
Bekir Yıldırım / BÜKREŞ (cha)
Ulusoy'a dava
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy, başkan vekilleri Ata Aksu ve Orhan Saka, Genel Sekreter Aydın Torunoğlu ile 12 yönetim kurulu üyesi hakkında, 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açan Ankara Cumhuriyet Savcısı Abbas Özden, sanıkları, Türkiye Profesyonel 1. Ligi maçlarının televizyondan naklen yayın hakkının devri için yapılan ihalede, ihtiyati tedbir kararına muhalefet etmekle suçluyor.
Mehmetçik kurtardı
Dicle Nehri’ndeki adacıkta bir gün mahsur kalan 9 kişilik aileyi mehmetçik kurtardı. Yaldız ailesine mensup 9 kişi, perşembe günü Diyarbakır Bağlar beldesinden merkeze bağlı Güvercinlik köyü yakınlarından geçen Dicle nehir yatağındaki tarlaya karpuz ekmeye gitti.
Dicle Barajı'ndan nehre su bırakılması sonucu ailenin çalıştığı tarla, bir anda adacık haline dönüştü. Tarladan çıkamayan Cemil, Cemile, Cesur, Mehmet, Sultan, Fatma, Salih, Sezer ve Furkan Yaldız, geceyi yağmur altında korku içinde bekleyerek geçirdi. Olayı fark eden köylüler durumu jandarmaya bildirdi. Hemen harekete geçen jandarma, helikopterle, Yaldız ailesi fertlerin adacıktan kurtardı.
DİYARBAKIR (cha)
Mahmutpaşa Camii imamına gözaltı
Mahmutpaşa Camii imamı FP Genel Başkanı Recai Kutan'ın da katıldığı dünkü cuma namazında verdiği hutbe sebebiyle gözaltına alındı.
Önceki günkü cuma hutbesinde ekonomik krizin inançlardan uzaklaşmaktan kaynaklandığını söyleyen Mahmutpaşa Camii imamı Mustafa Demir şöyle demişti: "Allah'ın emri olan başörtüsü yasaklanırken ibadet yerlerine kilit vurursan hastalık artar. Bu kriz durup dururken kendiliğinden zuhur etmedi. Bu hastalıklardan kurtulmak Allah'ın kitabına dönmekle olur. Toplum bugün manen ve maddeten hasta ise bunun ilacı İslam eczanesinden alınacak ilaçtır. İsrafın önüne geçecek ve savurganlığı önleyeckesiniz." İmam Mustafa Demir dün ikindi namazından sonra Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözlem alınarak emniyete getirildi.
Kazım Canlan / İstanbul (cha)
Bartholomeos: Barışın önünde engel olmamalı
Fener Rum Patriği Bartholomeos, uygarlığın beşiği olarak görülen bölgelerin dünyanın en istikrarsız bölgeler olduğuna dikkat çekerek, istikrarsızlığın giderilmesinin tek şartının 'siyasi ve kültürlerarası diyaloğun sağlanması olduğunu söyledi.
Sivil Düşünce ve Demokrasi Hareketi (SDH) tarafından düzenlenen panelde konuşan Bartholomeos, "Tanrı isteseydi, bizleri birbirimize tıpa tıp benzer yaratırdı. Beş elin parmakları misali farklılıklar bizlerin bir arada barış içinde yaşamamızın önünde engel olmamalı. İnsanlığın selameti için harcanması gereken emek ve para asla silahlanmaya harcanmamalıdır." dedi. Prof. Dr. Hasan Ünal'ın yönettiği 'Kültürlerarası Diyalog' paneline Güneydoğu Avrupa ülkeleri Slovenya, Makedonya, Arnavutluk, Bosna–Hersek ve Romanya'nın büyükelçileri katıldı. Fatih Karakılıç / Bursa (cha)
|