FP'ye İstanbul morali
Fazilet Partisi, İstanbul'da 100 bin kişinin katıldığı mitingle moral buldu. Kutan'ın Kapalıçarşı'da yaşadığı tatsız olaydan bir gün sonra gerçekleşen miting olaysız sona erdi. Topluluğa kürsüden sürekli sükûnet çağrılarında bulunulurken, geniş güvenlik önlemleri dikkat çekti. 'Hükümet istifa' sloganları Çağlayan Meydanı'nda yankılandı.
FP Genel Başkanı Recai Kutan, önceki gün Kapalıçarşı’da yaşadığı tatsız olayın ardından dün Çağlayan mitingi ile büyük moral buldu. Yaklaşık 100 bin kişinin katıldığı miting olaysız sona ererken, ‘Hükümet istifa’ sloganları Çağlayan Meydanı’nda yankılandı.
Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı mitinge halkın büyük ilgi göstermesi, parti yöneticilerini sevindirirken, uzun süredir kapatma davasının baskısı altında bulunan FP tabanı da stres attı.
FP İstanbul İl Başkanlığı tarafından Çağlayan Meydanı’nda düzenlenen, ‘Yoksulluğa ve Yolsuzluğa Hayır’ mitingi için sabah saatlerinden itibaren güvenlik önlemleri alınmaya başlandı. Topluluğun miting alanına gelmesiyle birlikte, kürsüden sürekli provokasyon uyarılarında bulunuldu. Miting, İl Başkanı Numan Kurtulmuş ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna'nın konuşmalarıyla başladı. Genel başkan yardımcılarının konuşmalarının ardından Recai Kutan, topluluğa hitap etti.
'Ey Ecevit, kral mısın?'
Kutan konuşmasında Başbakan Ecevit’in 'Alternatifimiz yok.' sözlerini eleştirirken, "Sadece kral ve diktatörlerin alternatifi yoktur. Ey Ecevit, sen kral mısın, diktatör müsün? Ülkeyi yönetmeye de, kaynak bulmaya da hazırız. Biz bir solukta 50 milyar dolar kaynak buluruz. Örnek isteyenler Refahyol hükümetinin kaynak paketine baksın." dedi. Kutan, partilerinin kapatılmayacağını; ancak iktidar partileri DSP, ANAP ve MHP’yi ilk seçimde halkın sandığa gömerek kapatacağını savundu.
Ecevit’in “Kemal Derviş'i destekliyoruz.” ifadelerine de sert tepki gösteren Kutan, "Yoksa, Derviş dünya sermayesinin komiseri midir?" diye sordu. Halkın içine düştüğü sıkıntıları dile getiren Kutan, hükümetin yapması gereken en uygun hareketin en kısa zamanda istifa edip, seçime gitmek olacağını söyledi. Kutan, hükümetin normal şartlarda kurulmadığını da ileri sürdü. (Kamil Oğuz / Murat Uçar - İSTANBUL Zaman)
Mitingden notlar...
FP İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Yolsuzluğa ve Yoksulluğa Hayır” mitingi 100 bin kişilik katılımla gerçekleşti.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün geniş güvenlik önlemi aldığı miting için Şişli, Okmeydanı, Kağıthane, Gültepe istikametlerinde güvenlik noktaları oluşturuldu ve alana girenler tek tek arandı.
Miting alanı parti bayrakları, balonlar ve üzerinde "Yetti artık" yazılı afişlerle donatıldı. lKonuşmaların yapılacağı kürsünün sol tarafı partili kadınlara ayrılırken, kadınlarla erkekler arasında gençler kordon oluşturdu.
Miting alanının güvenliğini, üzerinde Fazilet Partisi İl Başkanlığı yazılı yaklaşık 4 bin partili genç sağladı.
Kürsüden partililere sık sık yapılan anonslarda provokasyonlara karşı dikkatli olunması ve belirlenenlerin dışında slogan atılmaması konusunda uyarılar yapıldı.
İstanbul dışından, Ankara, Bursa, Sakarya, Yalova, Kırklareli ve çevre illerden gelen partililer de mitinge katıldılar.
Mitingde İl Başkanı Numan Kurtulmuş, Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, FP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş’ın ardından kürsüye çıkan FP Genel Başkanı Recai Kutan uzun bir konuşma yaptı.
Kürsünün önünde yaşanan arbedenin ardından birkaç gazetecinin, müdahale taleplerine FP Grup Başkan Vekili Yasin Hatiboğlu’nun, ‘Sus be provoke etme’ şeklinde karşılık vermesi dikkat çekti.
Bir partili Necip Fazıl Kısakürek’in Sakarya Türküsü adlı şiirini okurken fondan Selda Bağcan’a ait ‘Yuh yuh çalanlara, nefsine uyanlara’ adlı şarkının çalınması ilginç bir görüntü oluşturdu.
Bir TIR üzerine yerleştirilen platformdan halka seslenen FP yöneticileri zaman zaman kendi aralarında da itişme yaşadılar. Buna, bazı milletvekili ve belediye başkanlarının kendi koruma görevlisini yanında taşıması sebep oldu. Recai Kutan’ın korumasının bir ara FP Grup Başkan Vekili Bülent Arınç’a yer vermediği gözlendi.
FP Genel Başkan Yardımcısı Fuat Çelik’ten başka, hiçbir konuşmacı Necmettin Erbakan ve Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili tek bir cümle sarf etmedi.
Zaman zaman konuşması sloganlarla kesilen Kutan, “Gençler bir dakika susun dinleyin.” ifadelerini kullandı.
Mitingde ilginç dövizler de yer aldı: “Ülke kaldı arıya, kurda, kuşa milleti getirdiler tuşa”, “Hortumcular, vampirler millet sizden ne bekler”, “Ülkemde barış, iş, aş istiyorum”, “IMF kalkındırmaz borçlandırır.”
İllegal slogana tepki
FP mitinginde zaman zaman organizasyon bozuklukları yaşandı. Bu durumdan gazeteciler etkilenirken, bir ara kürsüden basın mensuplarına yardımcı olunması istendi.
Sık sık sol örgütlerin partililerin arasına karışacağı anonsu dikkat çekerken, mitingin sonlarına doğru katılanların arasına giren 2’si bayan 3 kişinin illegal sloganlar atarak yürümeye başladıkları görüldü. Buna tepki gösteren bazı FP’liler bu kişileri yakalayarak polise teslim ettiler.
'Hükümet sırık fasulyesi gibi'
DYP lideri Tansu Çiller, hükümeti 'sırık fasulyesi'ne benzeterek, "Medya ve finans çevrelerine sarılmışlar, onlar desteklerini bir çekse düşecekler." dedi.
Antalya Mevlana Meydanı'nda partisince düzenlenen mitingte halka hitap eden Çiller, sosyal istikrarsızlığın siyasi istikrarsızlıktan daha tehlikeli olduğunu söyledi. Esnafın öfkesinin meydanlara taştığına dikkat çeken Çiller, tarım kesiminin de tasfiye edilmeye çalışıldığını savundu.
Devlet Bakanı Kemal Derviş'i dış ülkelerin 'tahsilat memuru' olarak tanımlayan Çiller, ANAP lideri Mesut Yılmaz'ı 'çamurun üzerinde debelenmek'le, MHP lideri Devlet Bahçeli'yi ise, 'ihanet içinde olmak'la suçladı. Çiller, Başbakan Ecevit'e de 'acıların başbakanı' benzetmesini yaptı. Çiller, şöyle konuştu: "Sayın Ecevit tarihe acıların başbakanı olarak geçecektir. Bu hükümet neye benziyor biliyor musunuz, Antalya'nın bir sırık fasulyesi var ya, şu sırığa dolanır durur, o sırığı bir çekseniz hemen düşer. Hükümet de öyle. Medya ve finans çevrelerine sarılmışlar, onlar bir desteklerini çekseler düşecekler."
'Yetti artık, önce geçim–hemen seçim.' diyen Çiller, partililere de ön seçim sözü verdi. (Ahmet Bıyık / ANTALYA Zaman)
Çiller'den seçim hükümeti talebi
Tansu Çiller, DYP Antalya İl Örgütü tarafından, Mevlana Meydanı'nda düzenlenen "Hükümeti halka şikayet mitingi"nde konuştu.
Ülkede yaşanan krizden çıkışın tek yolunun seçim olduğunu savunan Çiller, bir seçim hükümeti kurulmasını önerdi. Seçim Kanunu ile Siyasi Partiler Kanunu'nun değiştirilmesi gerektiğini anlatan Çiller, "İstiyorum ki Meclis'te sizin seçtikleriniz olsun. Liderler değil, siz seçin. Ben yanlışımı anladım. Ama istiyoruz ki, bütün Meclis anlasın." dedi.
Milletin hiç mi suçu yok?
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, kendisine hükümeti şikayet eden esnaflara, "Bu hükümeti siz getirmediniz mi?" sorusunu yöneltti.
Yazıcıoğlu, partisinin yürüttüğü 'Her bahar bir gülle başlar' kampanyası çerçevesinde Adana'da esnafa gül dağıttı. Yazıcıoğlu, dertlerini dinlediği esnafa şu sitemini iletti: "Bu hükümeti siz getirmediniz mi? Daha önceki hükümetler milleti hasta etti. Bu hükümet ise milletin boğazını sıkarak öldürdü. Ancak millet kendini hasta edenleri 'doktor' diye çağırırsa hasta iyileşir mi? Halkımız bunu hep yaptı."
Esnaf eylemlerine hükümetin bakış açısını da değerlendiren Yazıcıoğlu, provokatörün esnafın içinde değil, hükümette aranması gerektiğini savundu. Yazıcıoğlu, şöyle konuştu: "Bir zaman cezaevlerinde ortalık karıştı. O zaman başladılar düğmeye basanı aramaya. Halbuki onun sebebi af kanununun gündeme getirilmesi. Onu da gündeme getiren Başbakan'ın eşi. Krizi çıkaran Başbakan'ın kendisi. Tetikleyenler de başbakan yardımcıları. Mevcut sistem meleği şeytanlaştırır. Siyasi partiler kanunu değiştirilmeli. Dar bölge seçim sistemi olmalı. Başbakanı halk doğrudan seçebilmeli. Kabine, Meclis'in içinden seçilmemeli. Yani başkanlık sistemi olmalı."
Bu arada, Kahramanmaraş'ta düzenledikleri 'İktidara Yürüyüş' mitinginde halka seslenen Yazıcıoğlu, hükümetin istifasını istedi.
Türkiye'yi idare eden hükümetlerin sürekli krizler yarattığını, bunların faturasını hep milletin ödediğini ifade eden Yazıcıoğlu, ''Yeter artık milletin, hükümetlerin çıkardığı krizleri ödeyecek takatı kalmadı.'' eleştirisinde bulundu. Yazıcıoğlu seçim hükümeti kurulması gerektiğini de sözlerine ekledi. (Mustafa Kirazlı / Gökhan Kulaş
ADANA - K.Maraş Zaman)
'Cumhuriyet cumhursuz'
Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, devletin, birey için hizmet vermesi gerektiğini söyledi.
Selçuk, Batman Barosu’nca düzenlenen “Demokrasi, Düşünce Özgürlüğü ve Hukuk Devleti” konulu konferansta, insanların şartlar ne olursa olsun yaşaması gerektiğini, önyargılarla karar verilmemesini istedi. “Devletin üstünlüğü” kavramının yerine, “hukukun üstünlüğü” kavramının geçerli kılınması gerektiğini bildiren Selçuk, şöyle konuştu: “Milli eğitim bakanlığı olmaz, öğrenim bakanlığı olur. Çünkü, devlet sadece bilimi önerir. Nüfus cüzdanı alacaksınız, dini inancınızı açıklamak zorunda kalıyorsunuz. Devlet, bazılarının devleti değil, hepimizin devletidir. Yapılacak iş, bireyi öne çıkaran çoğulcu demokrasi anayasasını oluşturmaktır. Türkiye cumhursuz bir cumhuriyeti yaşıyor.” BATMAN (Zaman)
Işımer Paşa Yılmaz'ın dişçisi
ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın dişlerini Tuğgeneral Yalçın Işımer Paşa'nın yaptığı ortaya çıktı. Yılmaz, dün Işımer Paşa'nın kliniğinde dişlerini kontrol ettirdi. Halen GATA Dış Hekimliği Bölüm Başkanı olan Prof. Dr. Işımer, ANAP'lı Devlet Bakanı Yüksel Yalova'nın da diş doktoru.
ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz’ın diş doktorunun, milli marşımızın Şairi Mehmet Akif Ersoy’a ilişkin tepki çeken sözleriyle ülke gündemine gelen Tuğgeneral Yalçın Işımer Paşa olduğu ortaya çıktı. Yılmaz’ın yanı sıra Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın da dişlerini Işımer Paşa’ya yaptırdığı öğrenildi.
Mesut Yılmaz, dün öğle saatlerinde sürpriz bir şekilde Kızılay’da Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan Işımer Paşa’nın kliniğine gitti. Yılmaz, iki eskort eşliğinde sivil kıyafetlerle geldiği dişçide bir saatten fazla kaldı.
Yılmaz’ın dişlerini yapan Prof. Dr. Yalçın Işımer Paşa, 27 Eylül 1999 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA)’nin açılış töreninde milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’la ilgili söylediği sözlerle ülke gündemine oturmuştu.
Tuğgeneral Yalçın Işımer, halen GATA’da diş hekimliği bölüm başkanlığı görevini yürütüyor. (Ömer Şahin)
Kriz Evren'i de vurdu
7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren, ekonomik krizden kendisinin de etkilendiğini belirterek, son aylarda yaptığı 43 resmin yer alacağı sergiyi iptal ettiğini bildirdi.
Evren, Marmaris Armutalan’daki evinde son ekonomik krizi değerlendirdi. Anayasa’ya göre, Cumhurbaşkanı’nın olağanüstü hali devreye sokabileceğini ve Bakanlar Kurulu’nu toplayabileceğini ifade eden Evren, Türkiye tarihinin en büyük krizinin yaşandığını söyledi. Evren, özetle şu görüşleri aktardı:
'Cottarelli'ye kandık'
“Devalüasyon yapmaya gerek yoktu. Bana, Cottarelli’nin oyununa kandık gibi geliyor. Bu kriz sun'î yaratıldı. (Türkiye’yi biraz daha sıkıntıya sokalım da Kürt meselesini, Kıbrıs meselesini, Ege meselesini halletmek için bize daha muhtaç olacaklar, bunu koz olarak sürelim mi?) diye... Böyle bir yoruma sokmuş olabilirler. Çünkü Cottarelli’nin isteği üzerine bu yapıldı.
Kemal Derviş’i televizyonlardan izliyorum. Sevdim, sempatik birine benziyor; ama bu işleri Türkiye’de bilen yok muydu? (Türkiye o kadar kötü durumda mı, biz altından kalkamadık mı?) deniliyor. ABD’li uzmanı getirdik, moral bozukluğu oluyor. Bir tek kişi veya bakan, mucize yaratamaz.
Askerî çözüm dönemi bitti
Türkiye’de her şeyin askerden beklenmesi dönemi bitti. Asker, o zamanlar mecbur kaldı da yaptı. Şimdi artık sivil toplum örgütleri var. Sorunları kabullensinler ve çözsünler. Yeni bir seçim Türkiye’yi en az 10 yıl büyük zarara uğratır. Ekonomik krizlerin tarihine bakacak olursak, Turgut Özal’ın 1983’te Maliye ve Hazine’yi ayırmasıyla başladığını söyleyebiliriz. O günden sonra iki yakamız bir araya gelmedi.
Krizden önce yetkililere başvuruda bulunup, ‘Tasarrufa benden başlayın, altımdaki zırhlı makam aracını alın ve personeli azaltın önerisini götürün.’ dedim. Devlet Büyüklerini Koruma Kanunu var yanıtını verdiler. Bana göre bizi 15–20 seneden önce AB’ye almazlar.” İZMİR
Bahçeli medya patronu
MHP lideri ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, medyaya el attı. MHP Araştırma Geliştirme Merkezi’nin (Ar–Ge) çıkardığı 'Türkiye ve Siyaset' adlı derginin sahipliğini yapan Devlet Bahçeli, ilk yazısında, 'Bir demokrasi sorunu olarak, iktidar–muhalefet ilişkileri ve Meclis çalışmaları' konusunu ele aldı.
İki ayda bir yayınlanacak olan inceleme–yorum içerikli derginin ilk sayısı 1 Nisan’da okuyucularıyla buluştu. Genel Yayın Yönetmenliği’ni MHP Genel Başkan Yardımcısı Esat Öz, Yazişleri Müdürlüğü’nü ise Bahçeli'ye yakınlığıyla bilinen MHP Genel Sekreteri Bülent Didinmez’in yaptığı dergide, şu not yer alıyor: “Türkiye ve Siyaset dergisinde yer alan yazılar, aksi belirtilmediği müddetçe MHP’nin resmi görüşünü yansıtmaz. İmzalı yazılardaki görüşler sadece yazarlara aittir.”
'Demeç demokratları'
Dergideki ilk yazısında, iktidar–muhalefet ilişkilerinin sadece rejimin işleyişi açısından değil, demokratik siyasi kültürün gelişmesi bakımından da belirleyici olduğunu anlatan MHP lideri ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, 'demokrasi havarileri'nin eksik olmadığı bir siyasi geleneğin Türkiye'de yer ettiğini savundu. 'Demeç demokratlığı' ile havanda su dövmenin tercih edildiğini ileri süren Devlet Bahçeli, şöyle devam etti:
"Rekabet ve uzlaşma, eleştiri ile çözüm üretme arasında denge kuramayan hakim anlayış, siyasi kültürümüzde belirgin bir yere sahip olmuştur.
'İlişkiler sağlıksız'
Sağlıklı bir iktidar–muhalefet ilişkileri geleneğinin yokluğu, demokratik sistemin gelişip kurumsallaşmasının önündeki en büyük engellerden birini oluşturmuştur. İktidar–muhalefet ilişkilerinin görünümü pek iç açıcı olmadığı için uzlaşmacı demokratik kültür yeterince gelişmemiştir. Buna ek olarak, siyasi mücadeleyi ölüm kalım meselesi haline getiren zihniyetlerin varlığı ülkenin önünü tıkayan bir başka faktör olmuştur." (Selim Kuvel / ANKARA Zaman)
Gazeteci hastanelik oldu
MHP lideri ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli’nin Gebze’deki programı sırasında, gazetecilerle partililer arasında bir arbede yaşandı.
Bu sırada Kanal D muhabiri Bülent Yılmaz’ın kafası kanlar içinde kaldı. Jandarma ambulansı ile hastaneye götürülen Bülent Yılmaz’ın kafasına dikiş atılarak taburcu edildi.
Devlet Bahçeli, dün Alarko Carrier Üretim Tesisi’nin açılışını yaptı. Sanayi ve Ticaret Bakanı Tanrıkulu’nun da katıldığı program sırasında, Bahçeli’ye bir dosya vermek isteyen işadamı Fazlı Güleç, jandarma tarafından gözaltına alındı. Güleç ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Fazlı Güleç’in Devlet Bahçeli’ye vermek istediği dosyada, ameliyat ipliği üretmek için Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsat alamadığından yakındığı ve bu konudaki yardım talebinin yer aldığı öğrenildi.
Bu arada törenin sonunda Bahçeli’nin programını izleyen gazeteciler fabrikanın protokol girişinde partililer tarafından engellendiler. İçeriye girmek isteyen gazetecilerle partililer ve özel güvenlik elemanları arasında arbede yaşandı. Bu sırada başından yaralanan Kanal D muhabiri Bülent Yılmaz, jandarma ambulansıyla hastaneye kaldırıldı. Hastanede başına dikiş atılan gazeteci Yılmaz, daha sonra taburcu edildi. GEBZE
Olaylı açılış
MHP lideri Bahçeli'nin katıldığı açılış töreni sırasında bir gazetecinin yaralanması üzerine basın mensupları olayı protesto ettiler.
Bu arada Bahçeli'ye bir dosya vermek isteyen Fazlı Güleç isimli vatandaş gözaltına alındı. Güleç ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.
Ya adam gibi yönetelim ya da evimize gidelim
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, Türkiye'deki en büyük sorunun, 'ülkenin adam gibi yönetilmeme meselesi olduğunu' belirterek, "Siyasiler, yani bizler oy hesabı yapmamalıyız.
Ya bu devleti adam gibi yönetmeliyiz ya da gidip evimizde oturmalıyız." dedi.
ANAP'ın Yalova'nın Altınova ilçe kongresine katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Okuyan, problemlerin çözümünün, doğru yönetim anlayışıyla mümkün olabileceğini kaydetti. Türkiye'de bugün gelinen noktanın yanlış işlerden kaynaklandığını anlatan Okuyan, "Yıllardan beri gelen günü kurtarma ve popülist politikalar, Türkiye'yi bu duruma getirmiştir. Türkiye'de en büyük sorun, ülkenin adam gibi yönetilmeme sorunudur." şeklinde konuştu.
Bakan Okuyan, pek çok siyasetçinin, seçim zamanlarında vatandaşlara hayali vaatlerde bulunduklarını ifade ederek, vatandaşların da bu vaatlere kanıp o kişilere oy verdiklerini dile getirdi. Bunlar yerine getirilmeyince, sorunlar yaşandığını anlatan Yaşar Okuyan, sözlerini şöyle tamamladı:
"Siyasiler, yani bizler oy hesabı yapmamalıyız. Ya bu devleti adam gibi yönetmeliyiz ya da gidip evimizde oturmalıyız. Siyasette kul hakkı göz ardı edilmemelidir. Bizler, yarın Allah’ın huzuruna kul hakkıyla gitmemek için yapamayacağımız şeylerin sözünü vermemeliyiz. Öyle siyasiler var ki, 6 kez gitti 7 kez geldi. Bu dünyada eğer bir vebal varsa, bu vebal da onların üzerinde olacaktır.” YALOVA
CHP 'enerji' topladı
CHP Enerji Komisyonu, Genel Başkan Deniz Baykal’ın başkanlığında toplandı. Kızılcahamam Çam Oteli’ndeki toplantıya, Baykal’ın yanı sıra parti yöneticisi, enerji uzmanı ve öğretim üyelerinden oluşan 22 komisyon üyesi katıldı.
Basına kapalı olarak yapılan toplantıda, Türkiye ve dünyadaki enerji politikaları ele alındı. Türkiye’deki enerji darboğazının nasıl aşılacağı, enerjide öz kaynakların etkin kullanımı, yeni enerji kaynaklarına ilişkin politikalar değerlendirildi. Baykal’ın açış konuşmasıyla başlayan toplantıda, enerji uzmanları ve öğretim üyeleri konularında birer bildiri sunacaklar ve konular üzerinde tartışmalar yapılacak. Bugün sabah yapılacak son toplantının ardından ele alınan konulara ilişkin bildiri, Genel Başkan Baykal tarafından basın toplantısıyla açıklanacak. KIZILCAHAMAM
Derviş: Yalan haberle uğraşmam
Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu ile yaptığı görüşmeye ilişkin haberi, "Yalan haberle uğraşmam." şeklinde değerlendirdi.
Derviş, dün gün boyu hazinede bulunan makamında çalışmasının ardından geldiği Hilton Oteli'nin girişinde gazetecilerin, Papandreu görüşmesine ilişkin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, "Papandreu ile yaptığınız görüşme ve söyledikleriniz tartışmaya neden oldu, nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna, "Yalan haberle uğraşmam." karşılığını verdi. Derviş, "Dışişleri Bakanlığı'nın devre dışı bırakıldığına" ilişkin soruyu ise cevapsız bıraktı. Ankara
Fedakârlığı hükümet yapmalı
Kamu-Sen Genel Başkanı Resul Akay, ekonomik krizin atlatılması için vatandaştan önce devleti idare edenlerin fedakarlıkta bulunmaları gerektiğini söyledi.
Akay, Kemal Derviş'e de 'canbaz' nitelemesinde bulundu. Akay, Kars ve Erzurum gezisi sırasında yaptığı konuşmalarda hükümete yüklendi. Ecevit'in "Bu hükümetin alternatifi yok" şeklindeki sözlerinin çok komik ve gülünç olduğunu belirten Akay, "1999 yılında DSP 62 milletvekiliyle azınlık hükümeti kurmadı mı? Bu hükümet toplumun tüm kesimleriyle diyalog kurarak ülkeyi idare edemeyecekse Başbakan görevini Cumhurbaşkanı'na iade etsin. Bu meclisten başka alternatif hükümetler kurulur." dedi.
'Derviş cambaz gibi'
Bakan Derviş'in Türkiye'yi ve Türk insanını tanımadığını ileri süren Akay, Derviş'in göreve başladığı günden bugüne kadar yaptığı tahminlerden hiçbirisinin tutmadığını savunarak, şu ilginç benzetmeyi yaptı: "Eskiden cambazlar köylerde halkı eğlendirirlerdi. Canbazlar halkı eğlendirirken hırsızlar da halkın cebindeki parayı çalıp günlerini gün ediyorlardı." Kasım Şahin-Aziz Genç / Kars(cha)
|