Kurt ve kuzu meselesi
Büyükçekmece Gölü civarında, geniş bir arazi üzerine kurulmuş son derece modern bir kampus. Harika bir manzara, tertemiz bir hava. Anfileri, derslikleri, konferans salonları, laboratuvarları, kütüphanesi, yemekhanesi, spor tesisleriyle iç açıcı, pırıl pırıl bir üniversite, Fatih Üniversitesi...
Gazeteci, aydın ve sanatçılardan oluşan kalabalık bir grupla kampusü geziyoruz. Çevremizde üniversitelerini sevdikleri her hallerinden belli öğrenciler, son derece nazik öğretim üyeleri ve görevlileri. Konuşulanlara kulak kabartıyorum; özellikle bu kampuse daha önce yolu düşmemiş olanlar şaşkın; hayranlık duygularını heyecanlı bir dille ifade ediyorlar. Biri şöyle diyordu: “O kadar modern bir üniversite ki, istense bile burada ‘gericilik ve irtica’ (?) tutunamaz!”
Türkiye’de asıl mânâsında üniversite standartlarına sahip iki–üç vakıf üniversitesi varsa, bunlardan biri hiç şüphesiz Fatih Üniversitesi’dir. Bu, bizzat YÖK’ün 1999 genel denetimi sonucunda yazılan 11 Nisan 1999 tarihli raporla sâbit. Satır aralarından önyargılı oldukları anlaşılsa da, raporu yazanlar, hemen her konuda olumlu görüş beyan etmek zorunda kalmışlar. Fakat denetimi yaptıran kurum, yani YÖK, söz konusu rapor işine gelmediği için yeni bir rapor istemiş olmalı ki, aynı kişiler on dört gün sonra oturmuş, aynı denetime dayanarak bir önceki raporda yazdıklarına taban tabana zıt görüşlerin yer aldığı ikinci bir rapor yazmışlar.
İnanılır gibi değil; ama gerçek!
İsimlerinin başlarında kocaman kocaman unvanlar taşıyan iki müfettiş, nasıl olur da, aynı teftişe dayanarak birbirinden tamamen farklı iki rapor yazabilirler? Bu, hiçbir ahlâk anlayışının kabul edemeyeceği utanç verici bir şey değil mi? Böyle bir şeyi yaptıran ve yapan insanlar, “özsaygı”larını nasıl muhafaza edebilirler?
Türkiye’de gizli ve sinsi bir totalitarizm hüküm sürüyor. Görünüşte hukuk devletiyiz, demokrasiyle idare ediliyoruz, eh biraz da fikir ve ifade hürriyeti var gibi görünüyorsa da gerçekte öfkeli “ağabey” bizi sürekli gözetliyor; hürriyetimiz onun hürriyet anlayışıyla, demokrasimiz onun demokrasi anlayışıyla sınırlı. Ve ağabey asla kendi dar ufkunun, saplantılarının, hatalarının tartışılmasına izin vermiyor. Bir insanın veya kurumun bırakın çizilen sınırın dışına birazcık taşmasını, yakınmak için dudağını kıpırdatması bile çanına ot tıkanması için yeterli. İsterse dünyanın en başarılı insanı veya kurumu olsun! Kanun, hukuk, insaf, merhamet.. hakgetire!
Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan anlatıyor:
“Fatih Üniversitesi olarak bizden ne istendiyse derhal yerine getirdik. 2001–2002 öğretim yılında öğrenci yerleştirilmemesi yolunda YÖK tarafından alınan kararın hiçbir hukukî ve meşru gerekçesi yok ve öne sürülen gerekçeler doğru değil. Kaldı ki Yüksek Öğretim Kurulu hukuken böyle bir karar alamaz, bir kamu tüzel kişisi başka kamu tüzel kişisi üzerinde ancak kanunla mezun kılındığı takdirde yetki kullanabilir. YÖK’e tanınan yetki, her eğitim–öğretim yılında üniversitelerin kontenjan taleplerini değerlendirerek her bir bölüm için yerleştirilecek öğrenci sayısını belirlemek, yani kapasiteyi tespit etmektir. O halde Fatih Üniversitesi’ne yeni öğretim yılında öğrenci alınmaması kararı, yetki unsuru yönünden hukuka açıkça aykırıdır!”
Şerif Ali Bey, YÖK’ün gerekçelerini geçersiz kılan bütün çelişkileri bir bir saydı. Herkes hayretler içindeydi; benzerine hiçbir hukuk devletinde rastlanamayacak önyargılarla ve sudan gerekçelerle modern ve çok başarılı bir üniversite kapatılmak isteniyor. Dostlarımdan biri, kampusü alıcı gözlerle süzerken dedi ki:
“Hortumcu kurtlardan biri burayı gözüne kestirmiş olmasın!”
“Yok canım, dedim, olur mu öyle şey!”
Başka bir dostumun söylediği daha açıklayıcıydı:
“Canım, kafanızı niçin boşuna yoruyorsunuz? Kurt kuzuyu yemeye karar vermiş!”
Bahane: “Suyumu bulandırdın!”
b.ayvazoglu@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
24/
01/
2001...
"Toplu vurdukça yürekler.."
31/
01/
2001...
Ohannik Bey'in Türk musikisi sevgisi
07/
02/
2001...
Devlet Korosu 25 yaşında
21/
02/
2001...
Nâzım efsânesine dair (2)
28/
02/
2001...
Türk Dünyası Çağdaş Edebiyat Günleri
07/
03/
2001...
Taliban'a ve tasvir yasağına dair
14/
03/
2001...
İstiklâl Marşı
21/
03/
2001...
Kara kronoloji
28/
03/
2001...
Adam edilme tarihimize dair
04/
04/
2001...
Bir milliyetçilik eleştirisi
|