ABD'ye her yıl 800 ton mücevher gidiyor AMERIKA mücevhere aç
Türkiye, krizden çeşitli çıkış yolları ararken firmalar da yeni pazarlara ulaşma peşinde. Giraş Kuyumculuk'un sahibi Sevim Duman, yıllardır kardeşleriyle birlikte Amerikan pazarına altın ve gümüş takı ihraç ediyor. Sevim Hanım, ABD pazarında büyük bir potansiyel bulduğunu belirterek Kapalıçarşı'daki firmaları teknolojiye yatırım yaparak bu pazara ulaşmaya çağırıyor. Giraş Kuyumculuk olarak 7-8 bin farklı takı çeşidini imal edip Amerikan pazarına ihraç ediyoruz. Belki 50 tane firma daha bu pazarda kendine yer bulabilir. Mücevher sektörüne sahip çıkıldığı takdirde, içinde bulunduğumuz krizi bile aşmamızı sağlayabilir. Çünkü bu sektör istihdamı ve ihracatı birlikte artırıyor.
kaç yıldır mücevher üretimi ve ihracatı ile meşgulsünüz?
Biz, kardeşlerimle beraber mücevher pazarlamaya 1983 yılında başladık. İmalat ile ilgilenmeye başlayalı ise 10 seneyi geçti. ABD'nin önde gelen mücevher toptancılarına sipariş üzerine mal üretiyoruz. Ağabeyim Sadi ve kardeşim Ergün Duman Amerika'da kurdukları Cybele Inc. firması ile altın mamullerininö pazarlamasını yapıyorlar. Bir başka şirket Dijaan Int. ile de gümüş ürünleri pazarlıyorlar. Ben ise İstanbul'daki Giraş Kuyumculuk Sanaye ve Ticaret AŞ'de Yönetim Kurulu Başkanı olarak üretimin başında bulunuyorum.
İş hayatında bir kadın olarak ne gibi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
Ben aslında bu işe biraz kardeşlerimin zoru ile girmiş oldum. Onlar Amerika'da mücevher pazarlaması ile ilgilenirken altın alan müşterinin biri aynı modellerin gümüşlerini de istedi. Biz de bunu Kapalıçarşı'ya fason yaptırmak istedik. Ancak bunlar, zamanında ve istenilen kalitede üretilemedi. Biz de o müşteriler ile ilişkimizi koparmamaya çalıştık. Daha sonra kardeşim İstanbul'da bir imalat yeri kurmayı düşündü ve yaptı da. Birkaç sene kendi bu işlerin başında durduktan sonra bu işlerin sorumluluğunu bana bıraktı. Kendisi Amerika'da pazarlamaya filan daha fazla önem verdi.
Ben ise sektörün içinden gelen birisi değildim. İlk başlarda pek çok zorlukla karşılaştım. Çalışanlar ile diyalog kurmakta biraz zorlandım. Acemilik dolayısıyla bazı yanlışlar da yaptım. Ancak tüm bu tecrübeler beni yetiştirdi. Çalışanlarımız ile bir aile gibi olduk. Ayrıca şimdi bir mücevher fabrikasını sıfırdan kurabilecek bilgiye sahip olduğuma inanıyorum. Kendi yetiştirdiğimiz elemanlar da bu işi ve yeni makineleri gayet iyi öğrendiler. İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Bölümü ile işbirliği yaparak bilim ve teknolojideki yeni gelişmeleri üretime uyarladık. Özellikle kaynak konusunda aldığımız yeni formüller, işimizi oldukça kolaylaştırdı. ABD pazarının dışında başka ülkelere de mal gönderiyor musunuz?
Bizim en yüklü siparişlerimiz Amerikan pazarına oluyor. Almanya'ya da az miktarda mücevher ihraç ettik. Ama orada ofisimiz olmadığı için kalitede çıkan problemleri tek tek çözmek oldukça zor oluyor.
Yıllık üretim ve ihracat kapasiteniz ne kadar?
Kendi imalatımız gümüşte 1,5 ton civarında. İhracat açısından ise Amerika'da altın pazarı çok daha geniş. Mesela bizim finansman kaynağımız yeterli olsa altın ihracatımız aylık 300 kilogramı bulur. Şu anda 65 kişiye istihdam sağlıyoruz. Her türlü takı çeşitlerini döküm, pres, şarnel ve halep olarak üretiyoruz. Eski telkari modellerinden yeni moda ürünlere kadar çeşitli dizaynlarımız var. Yaklaşık 7-8 bin modelimiz var diyebiliriz. Bir tek makine zinciri yapmıyoruz. Gümüşten ev eşyasına da bir talep var Amerika'dan. Belki yakında onları da ihraç etmeye başlayacağız.
Türkiye mücevher piyasasında şu anda ABD pazarının ne kadarına hitap edebiliyor?
Çeşitli istatistiklere göre Amerika'ya geçen yıl giden mücevher miktarı 800 ton civarında. Türkiye'den giden ise zannediyorum 15—20 ton civarında. Gümüş ihracatımız ise çok daha az. Bu konu ile uğraşan firma sayısı da oldukça az. Mücevher sektörü dünyada halen 3. sırayı alıyor. Ülkemiz ise dünya altın stoğunda Hindistan'dan sonra 2. sırada yer alıyor.
Mücevher sektörüne sahip çıkıldığı takdirde içinde bulunduğumuz krizi bile aşmamızı sağlayabilir. Çünkü bu sektör bir yandan istihdam sağlarken, bir taraftan da ihracatı artırıyor. Bu sayede Türkiye'ye önemli bir kaynak girişi sağlanabilir. Bu sektörde dünyada altın dendiği zaman herkes Vicenza, Basel gibi fuarlara katılır. Son dönemde 50'ye yakın firma yurtdışında bu tür fuarlara katılınca dünyadaki sektörün tüccarları Türkiye'yi keşfettiler ve yavaş yavaş ülkemize gelmeyi başladılar.
İtalya ile moda ve kalitede yarışabiliyor muyuz?
İtalya ile bizim yarışmamız için daha çok zaman var. İsrail bile yaptığı yeni yatırımlar ile bizi geçmeye çalışıyor. Yılda 50 ton ihracat yapıyor. Açıkça söylemek gerekirse bizim İtalya kadar teknolojimiz yok ve son işlemlerinde bizden daha iyi iş çıkarıyorlar. Türkiye'de de tekstil üretiliyor; ama moda Fransa'da belirleniyor. Biz de sektör olarak İtalyanları yakın takipteyiz. Ama yine de Türkiye'nin konumu gelecek açısından ümit verici.
Şu anda mücevher ihracatı yapan firma sayısı ne kadar?
Zannediyorum 25—30 firma organizeli olarak ihracatla uğraşıyor. Hatta son zamanlarda Anagold adı altında ortak ihracat şirketi de kuruldu. Bu birliktelik dış pazarlarda oluşsaydı Türk firmaları kendi aralarında rekabete düşmeyebilirlerdi. İtalyanlarda ise atölyeler küçük; ama hepsi belli ürünlerde yıl boyu üretim yapıyor. Bu da onların verimliliğini artırıyor. Pazarda ise birlikte hareket edip fiyat rekabeti yapmıyorlar. Bizde de ortak pazarlama firmaları kurulsa ofis maliyetleri düşeceğinden kâr önemli ölçüde artar.
ABD'ye ihracat yapan bir firma olarak Kapalıçarşı'da üretim yapan firmalara ihracatı tavsiye eder misiniz?
Elbette, aslında ABD pazarına cevap verecek birileri lazım. Belki 50 tane daha firma orada kendine yer bulabilir. Ancak kendi aralarında iyi organize olmaları şart. Bizim geçen sene fason olarak iş yaptırdığımız firma, önceden yurtiçine imal ederdi ve Kapalıçarşı'da 20 kişi ile üretim yapıyordu. Bizim onunla beraber çalışmamızdan sonra 800 metrekarelik yeni bir yer tuttu, şimdi 150 kişi çalıştırıyor. Hatta bu sene Amerika'da ofis kurdu ve bizim önerdiğimiz müşteriler ile irtibata geçti. Özellikle gençlerin bu işe girmesi ve mesleğe işletmeci gibi bakmaları ile beraber ihracatın artmaması için hiçbir sebep yok.
Amerikan piyasasında altın takı tercihinde trend nedir?
Altın olarak 14 ayar ve 10 ayar daha çok satılıyor. Altın ihracatında Darphane'den, gümüşte ise Topkapı Müzesi'nden ekspertiz yaptırarak gönderiyorsunuz. Hatta şu anda yeni bir projemiz var. Türkiye'deki Anadolu medeniyetlerinin figürlerini biz mücevher haline dönüştürüyoruz. Anadolu'da bildiğiniz gibi Urartu'dan Bizans'a kadar değişik uygarlıklar yaşamış. Biz bunların müzelerden resimlerini toplayarak uzun bir çalışma neticesinde bu projeyi belli bir noktaya getirdik. Üniversite ile bu konuda ortak çalışmalarımız var. Kullandığımız taşları bile aynı ortamlardan ve aynı renk seçiyoruz. Adeta bir sergi yapıyor gibi özel ambalaj ile müşteri grubuna özel üretim yapacağız. Amerikalılar bizim bu projeyi bir an önce tamamlamamızı bekliyorlar.
Başka ülkeler ile kıyaslama yapmak gerekirse Türk kuyumculuk sektörü, dünya çapında şu anda hangi seviyede?
Teknoloji olarak Türk kuyumculuk sektörü henüz çok geri. Kalite anlamında da İtalya ile şu anda yarışamıyoruz. Eskiden el ile yapılan pek çok şeyi bugün İtalyanlar, makine ile aynı kalite ve estetikte yapabiliyorlar. Elde eğe ile biz 8 bin çift küpeyi nasıl çıkarabiliriz? Ve maalesef elde yapılanlar makinedeki kadar muntazam standartta olmuyor. Sektördeki insanların yeni makineleri kullanmayı öğrenmesi ve iyi bir eğitimden geçmesi lazım. Mesela, küpe kaynatırken Kapalıçarşı'da şarlama dediğimiz usul ile üretim yapılıyordu. Ama şimdi tünel fırını çıktı. Preslerle kestiğiniz parçaları tünel fırına verdiğinizde elde yapacağınız bir haftalık işi bir saatte hallediyor. Eskiden ocakla eritilen hammadde şimdi makinelerde yapılıyor. 100 kg. altını ya da gümüşü koysanız tertemiz astarı elde edebiliyorsunuz. Bu makinelerin fiyatları oldukça yüksek; ama yaptığı iş gerçekten çok önemli. Mesela, mum basma makinesi mühendislerin yıllarca uğraşmaları sonrası bu hale geldi. Ancak ustalara teknolojiyi kabullendirmek çok zor oldu. Çünkü hepsi Kapalıçarşı'da usta—çırak ilişkisi içinde bu işi öğrenmişler ve devam ettiriyorlar. Ancak teknoloji sayesinde üretim artıyor.
Türkiye'de kuyumculuk sektöründe aslında binlerce firma faaliyet gösteriyor. Buna rağmen ihracatta neden daha başarılı olamıyoruz?
Bizim geçen sene fason olarak çeşitli yerlere yaptırdığımız mücevher ve altının 100 kilogramı kalitesi sebebiyle iade edildi. Bu da bizim oradaki müşteriler ile ilişkimizi bozuyor. Bana göre sektöre teknolojinin girmesi lazım. Ayrıca, ihracatta yeni siparişleri değerlendirmek için bankalar ile yaptığımız görüşmeler ise sonuçsuz kaldı.
Bankaların kuruluş gayesi yatırımcıya finans sağlamak iken üretici ve sanayiciye arkalarını dönmüş durumdalar. Bankalar belki tekstil sektörünü daha yakından tanıdığı için daha rahat kredi verebilirken mücevher sektörünün dünyadaki yerini ve önemini bizim bankacılar bile bilmiyor. Eğer biz birazcık kredi desteği alabilsek rahatlıkla 500 kişiyi istihdam edebiliriz. Aslında bizim hammaddenin bozulması, kumaşın yanlış kesilmesi gibi bir sorunumuz da yok.
Dövizdeki dalgalanma sonrası hammadde temininde bir zorluk yaşadınız mı?
Etibank özelleştirilmeden önce biz gümüşü oradan alırdık, fiyatları daha uygun olurdu. Özelleştirildikten sonra Kapalıçarşı'dan almaya başladık. Bu arada da yurtdışından ithal eden firmalardan hammadde aldık. Dışarıdan gelen malın asitin temizlenmesi sırasındaki işlemleri daha hassas yapılıyor. Biz, ihracat yaptığımız için de piyasadaki dalgalanmadan nispeten daha az etkilendik. Ancak piyasada dolar kuru sürekli değiştiği için fiyat tespitinde herkes zorlanıyor ve bir kilitlenme var. Bankalar ise sizin yurtdışından gelen paranızı dahi size zamanında vermiyor. Biz, geçenlerde bankadaki kendi paramızı hatırla tahsil edebildik. Umarım piyasa bir an önce istikrara kavuşur ve kriz ortamı son erer.
Krizin ilacı: Altın ve gümüş ihracı
"Bizim geçen sene fason olarak iş yaptırdığımız firma önceden yurtiçine imal ederdi ve Kapalıçarşı'da 20 kişi ile üretim yapıyordu. Bizim onunla beraber çalışmamızdan sonra 800 metrekarelik yeni bir yer tuttu, şimdi 150 kişi çalıştırıyor. Hatta bu sene Amerika'da ofis kurdu ve bizim önerdiğimiz müşteriler ile irtibata geçti."
Sevim Duman :Giraş Kuyumculuk
Kardeşleriyle işbirliği halinde mücevher üretimine başlayan Sevim Duman, Amerika pazarına yıllardır mücevher ihraç ediyor. Merter'de bulunan atölyesinde 65 kişiyi istihdam eden Duman, özellikle altın ve gümüş takı üretiyor. Firmanın yıllık ihracatı birkaç milyon doları
buluyor.
|