GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

12/04/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



HABERLER 


TRT'leşmeye muhalefet

Tv'lerin frekans ihalesine katılabilmesi için imzalamak zorunda bırakıldığı lisans taahhütnamesine RTÜK içinden itiraz geldi. RTÜK üyesi Mehmet Doğan özel televizyonların TRT'leşmesine karşı çıktı.

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından hazırlanan ulusal televizyon lisans taahhütnamesine Üst Kurul'un içerisinden itiraz olduğu öğrenildi. RTÜK üyesi Mehmet Doğan'ın, hazırlanan taahhütnameye itiraz şerhi koyduğu ve özel kanalların TRT'leşmesine karşı çıktığı belirtildi.

Özel televizyonların TRT'nin yayın konseptine çekilmesine karşı çıkan Doğan, "Yayıncı kuruluşların müspet olarak ne yapacakları onlara bırakılmalıdır. Bizi menfi olarak yapacakları yayınlar ilgilendirir." dedi.

Doğan şöyle konuştu: "Hiçbir yayın kuruluşu 'iyi ahlak televizyonu' olmaz, olamaz. Onlardan beklenen, sadece değerleri yıkma yönünde yayın yapmamalarıdır. Eğer ille de böyle yayınlar isteniyorsa, devletin elinde beş kanallı bir televizyon vardır. Devlet televizyonunun böyle bir fonksiyon icra etmesi yönünde kararlar alınması daha doğru olur."

Dil, Tv'ye bırakılmaz

Kendisi de dil konusunda uzman bir isim olan Doğan, RTÜK'ün "Türkçe'nin korunması ve geliştirilmesine yönelik" taahhütnamede yer alan ifadelere de karşı çıktı. Türkçenin iyi kullanılmasıyla ilgili metindeki ifadelerin 'kötü bir Türkçe' ile kaleme alındığına dikkat çeken Doğan, "Dünyanın hiçbir yerinde televizyonlar dili geliştirmez ve zenginleştirmezler. Dili geliştirmek ve zenginleştirmek, televizyonlara bırakılamayacak kadar önemli bir iştir. Bunun için öncelikle akademik kurumların üzerine düşeni yapmaları gerekir." dedi.

Kanunda zaten var

Taahhütnamede geçen birçok hususun 3984 sayılı kanun ve RTÜK'ün çıkardığı yönetmeliklerde olduğunu ifade eden Doğan, hazırlanan metnin de taahhütname kavramına uymadığına işaret etti. Metinde birçok dil ve ifade yanlışı bulunduğunu belirten Doğan, taahhütnamede hukukun en basit ve temel ilkelerinin dahi gözetilmediğini kaydetti.

Taahhütname gereksiz

Son olarak Türkiye'de yayın yapan kuruluşların ilgili mevzuata uymakla yükümlü olduğunun altını çizen Doğan, "Hiçbir taahhütname kanundan ve yönetmelikten daha etkili hukuki bir metin olarak görülemez." dedi. Doğan şöyle devam etti: "Bu taahhütnamede yer alan hiçbir hususla ilgili olarak bir lisans iptali söz konusu olamaz. Ancak kanunda açıkça belirtilen hususlarla ilgili olarak ağır ve sürekli ihlaller sonucunda ağır bir müeyyide olan lisans iptali söz konusu olabilir. Dolayısıyla, böyle bir taahhütnameye gerek de yoktur." ( Ahmet Bıyık/ ANKARA (Zaman))




TEDAŞ'çıların iddianamesi hazır

Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığı, Şanlıurfa'daki "Beyaz Enerji" operasyonu kapsamında yakalanan 9'u tutuklu, 2'si gıyabi tutuklu 18 sanık hakkındaki iddianamesini tamamladı.

Diyarbakır DGM Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede; TEDAŞ Şanlıurfa Müessese Müdürü Şükran Kayacan, Müdür Vekili İbrahim Halil Canbeyli, Muhasebe Şefi Mehmet İnanç, Müşteriler Müdürlüğü Tahakkuk Şefi İsmet Bingölü, İşletme Müdür Vekili Mükri Çetin ve Müşteriler Müdürü Mevlüt Özgeyik'in de aralarında yer aldığı 18 sanığın, "çıkar amaçlı suç örgütü oluşturmak, ihaleye fesat karıştırmak, vasıflı dolandırıcılık, sahte evrak tanzimi, rüşvet almak, rüşvet vermek ve rüşvete aracılık etmek" suçunu işledikleri belirtiliyor.

Cumhuriyet Başsavcılığı'nca fezleke ve ekleri üzerinde yapılan incelemelerde, "Şanlıurfa TEDAŞ Müessese Müdürlüğü'nde, kurumun açtığı ihalelere fesat karıştırıldığı, ihaleleri belirli firmaların ortak davranarak aldığı, ihaleyi alan firmalar ile kurum personeli arasında rüşvet ilişkisinin olduğunun belirlendiği" ifade ediliyor.

İddianameye göre, tutuklu sanık Şükran Kayacan hakkında TCK'nın ilgili maddeleri gereğince 9 ayrı davadan 2 ile 12'şer yıl hapis cezası, diğer sanıklar hakkında da TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca 3 ile 12'şer yıl arasında değişen hapis cezaları isteniyor. Davanın duruşması, önümüzdeki günlerde Diyarbakır 1 No'lu DGM'de görülecek.




ZAMLAR DERVİŞ'E

Memur, zammını Derviş'e gönderecek. Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye Kamu-Sen), memurlara yapılması kararlaştırılan zam ile maaşlarda 4-6 milyon liralık artış olacağını belirterek, bunun bir bölümünü 16 Nisan'da Devlet Bakanı Kemal Derviş'e göndereceklerini bildirdi.

Akay, yaptığı yazılı açıklamada, kamu çalışanlarının ekonomik krize katlanacak gücü kalmadığını vurgulayarak, "bıçak kemiğe dayanmadan önlem alınmasını" istedi.

İstanbul Tabip Odası Basın Sözcüsü Rıfat Yücel de, hükümetin memur maaşlarına yapmayı planladığı yüzde 2,7 oranındaki maaş zammını 'hekimler olarak hakaret kabul ettiklerini' ve 'reddettiklerini' bildirdi. Yücel, tüm hekimleri, 14 Nisan Cumartesi günü yapılacak Emek Platformu mitingine, "İstanbul Tabip Odası" pankartı altında beyaz önlükleriyle katılmaya çağırdı.




Azer Bülbül'de kokain çıktı

Uyuşturucu kullandığı gerekçesiyle VIP operasyonu kapsamında gözaltına alınan ve kamuoyunda Azer Bülbül olarak tanınan Sabutay Keskin'e yapılan saç testinde uyuşturucu kullandığı tespit edildi.

Bakırköy Uyuşturucu Tetkik ve Araştırma Merkezi (UTAM)'nce gerçekleştirilen saç testi sonucunda Azer Bülbül'ün vücudunda 60,7 ng/mg kokain bulunduğu bildirildi. Azer Bülbül ve Fatih Ürek hakkında TCK 404. maddesi gereğince, uyuşturucu kullanmak suçundan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Kazım Öcalan - Bülent Ceyhan/İSTANBUL (cha)




Siyasi alanlar gözden çıkarıldı

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ), siyasi amaçlarla inşa ettirilen ve her yıl büyük zarar eden 7 havaalanının kademeli olarak trafiğe kapatılmasını istedi.

DHMİ yetkilileri, birçok defa gündeme gelen ancak siyasi baskılar sebebiyle bir türlü çözüme kavuşturulamayan "zarar eden havaalanlarını" gündemine aldı.

Maliye ve Hazine'den gelen talepler doğrultusunda Isparta Süleyman Demirel, Altınoluk Körfez, Sinop, Zonguldak, Çaycuma, Tokat, Uşak ve Sivas havaalanlarının son durumu hakkında detaylı bir çalışma yürüttüklerini dile getiren yetkililer, devleti her yıl trilyonlarca zarara uğratan söz konusu havaalanlarının bir an önce kiraya verilmesi yönünde görüş bildirdiklerini kaydettiler.

İşletme hakları devredilebilir

Raporda belirtilen 7 havaalanındaki personel ile araç ve gerecin diğer havaalanlarına kaydırılmasının planlandığına dikkat çeken yetkililer, bu limanların kapatılmasının kesinlikle düşünülmediğini ve talep edenlere havaalanlarının imtiyaz işletme hakkının da devredilebileceğini bildirdiler.

Doğudakiler kalacak

Yetkililer, Doğu ve Güneydoğu'da bulunan havaalanlarının kapatılmasının da söz konusu olmadığını ifade ederek, stratejik öneme sahip bu limanların aynı şekilde faaliyetlerini sürdüreceğinin altını çizdiler.

Tasarruf tedbirleri doğrultusunda her alanda çalışma başlattıklarına dikkat çeken DHMİ yetkilileri, bu çerçevede kurumda 1988 yılından bu yana bulunan iki helikopterin de satışa çıkarılacağını belirttiler. Helikopterlerin satışından yaklaşık 3 trilyon lira gelir elde edileceği kaydedildi. ( Mustafa Gün/ İSTANBUL (Zaman))




Bebeğimi çaldılar

İkiz çocuk beklerken ameliyattan sonra bir kızı dünyaya geldiğini öğrenen Muhammed Sarı'nın iddiası Adana'yı karıştırdı.

Ameliyatı yapan jinekolog doktor Muzaffer Çalık ve Çukurova Doğum Kliniği'ni bebeğini çalmakla suçlayan Sarı, suç duyurusunda bulundu. Şikayetten sonra hekimler hakkında çift taraflı soruşturma başlatıldı. Tabipler Odası Başkanı Dr. Rıza Mete olayı doğrulayarak, "Oluşturulan kurula iddialar hakkında soruşturma yapması için yetki verdik. Hekim kusurlu bulunursa işlem yapılacak." dedi. Dr. Çalık ise, ısrarımıza rağmen telefona çıkmadı. Fatih Karaçalı/ADANA (cha)




Telefon zammına sanal protesto

Telefon ve internet ücretlerine yapılan zammı protesto eden bir grup vatandaş, kurdukları www.sanaleylem.org adresli site ile internet kullanıcılarını zamları sanal protestoya davet ediyor.

20 Nisan 2001'de modem kapatmayı, aynı gün saat 14.00'te Show Tv önünde seslerini tüm Türkiye'ye duyurma amaçlı bir gösteri düzenlemeyi düşünen grup, hazırladıkları sitede son ekonomik kriz sonrası bir saatlik internet bağlantısının 280.000 TL'den 414.000 TL'ye yükseldiğini yazıyorlar. Türkiye'de zamları sanal olarak ilk defa protesto eden grubun üyeleri "Telekom, internetin yaygınlaşmasının önündeki en büyük engeldir." dediler.

Murat Uçar / İSTANBUL (cha)




Profesörün isyanı

Fatih Üniversitesi Tarih Kulübü tarafından düzenlenen "Ermeni Meselesi" konulu panele konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Mim Kemal Öke'ye bir izleyici tarafından sorulan soru, duygulu anların yaşanmasına sebep oldu.

İzleyicinin "Bu kadar değerli bir bilim adamı olmanıza rağmen son bir iki yıldır neden kendinizi bilim dünyasından soyutladınız?" sorusuna Prof. Öke şöyle cevap verdi:

"1973—81 yılları arasında İngiltere ve ABD'deydim. Son derece iyi iş imkanlarına da sahipken, ülkeye hizmet için Türkiye'ye döndüm. Yıllarca bu ülke için hizmet ettim. Şimdiyse, bu ülkeye olan inancımı, sevgimi yitirmemek, bu ülkenin polisine, askerine, politikacısına, işadamına olan sevgimi yitirmemek için, bırakın hizmet etmeyi, bu ülkeden kaçıp gitmeyi bile düşünüyorum. Çünkü bu ülke dışarıdan bakıldığında, yolsuzluklarıyla, hırsızlıklarıyla, hortumlarıyla, demokrasi ihlalleriyle utanç duyulacak bir ülke gibi gözüküyor." Öke'nin konuşmasının ardından söz alan emekli Kurmay Albay Tahir Tamer Kumkale, 'Öke'nin çok değerli bir bilim adamı olduğunu, özellikle Ermeni terörünün yoğun olduğu yıllarda birçok tehlikeyi göze alarak ülkeye hizmet ettiğini' ifade ederek, devletin kendilerini unutsa da, sahipsiz kalmayacağını söyledi.




Eyleme son verilmeli

Esnaf eylemlerini değerlendiren Ecevit, ''Artık bu tür toplantılara son verilmeli. Yozlaştırmak isteyenler olacaktır." dedi.

DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit, esnaf eylemlerine son verilmesini istedi. Ecevit, partisinin grup toplantısından ayrılıkken gazetecilerin soruları üzerine esnaf eylemlerinde meydana gelen olaylardan duyduğu üzüntüyü ifade etti.

Başbakan Ecevit, iyi niyetle başlatılmış olsa bile bu tür toplantıları kendi amaçları doğrultusunda yozlaştırmak isteyenler olabileceğini söyledi. Bu nedenle artık bu toplantılara bir son vermek gerektiğini kaydeden Ecevit, "Şu sırada çok hassas bir dönemden geçmekteyiz." dedi.

Kutan da uyardı

FP Genel Başkanı Recai Kutan da esnafı, provokatörlere karşı uyardı. "Esnafın geldiği noktada, bıçak kemiğe dayanmıştır, çok sıkıntı içindeler." diye konuşan Kutan, esnafın reaksiyonunu ortaya koymasının Anayasal hakları olduğunu; ancak bunun Anayasal çerçevede olması gerektiğini vurguladı. Kutan, endişelerinin, esnafın aralarına bazı provakatörlerin girmesi yönünde olduğunu belirterek, esnafa dikkatli olması yönünde uyarıda bulunduklarını kaydetti.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Derviş Günday, Başkent'te düzenlenen "esnaf yürüyüşü"nün bazı provokatörlerce istismar edildiğini belirterek, benzer olayların tekrarlanmaması için, odalarca yapılması planlanmış miting ve gösteri yürüyüşlerinin ertelenmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.




TANTAN: Saldırı planlı

İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, Ankara'daki olaylarda bin kişilik bir grubun sanki planlanmış gibi herkese saldırdığını söyledi.

Göstericilerin hepsinin fotoğraflarının tespit edildiğini belirten Tantan, polise saldıran grubun örgüt üyesi olup olmadığının araştırılacağını kaydetti. Tantan, "Bu tip sokak hareketlerinden neticeye gitmek mümkün değildir. Esnafın masumane hareketleri şiddete ve devlete karşı isyana dönüşmüştür. Hukukun dışınıa çıkıldığında bir takım üzüntüler beraberinde gelir.”diye konuştu.




Cumhuriyet yine mahkum oldu

Fethullah Gülen'in terör örgütü Hizbullah'ı öven kasetleri bulunduğunu iddia eden Cumhuriyet Gazetesi, 2 milyar lira tazminat cezasına çarptırıldı.

İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada Fethullah Gülen'in avukatı Hasan Günaydın, terör örgütü Hizbullah'ın müvekkili tarafından övüldüğü isnadının ortaya atıldığını belirterek, şu şekilde savunmada bulunmuştu: "Cumhuriyet Gazetesi, akla hayale gelmeyecek şekilde çarpıtarak, Fethullah Gülen'in vahşi terör örgütünü ve onun canilerini övdüğünü iddia etmektedir. Bu ifadeler yalın orta düzeydeki bir okuyucuda husumet ve kuşku yaratacağı muhakkaktır. Basın hürriyeti sonucu ortaya çıkan haber verme ve eleştiri hakkı kötüye kullanılarak kişilerin tahkir edilmesinin hukuka aykırı olduğu bir gerçektir." Erkan Acar-İSTANBUL(cha)




Keçili'den açıklama yok

Egebank Davası sanığı Nail Keçili'nin avukatı Yağız Ali Dağlar, müvekkilinin açıklama yapacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Dağlar, gazeteci Can Ataklı'nın internetteki haber sitesi 'Haberatak'ta yer alan 'Çok ünlü bir tutuklu DGM'ye konuşacak' başlıklı yazısındaki iddialarla ilgili olarak şunları söyledi: ''Haberde isim verilmeden özellikleri tarif edilen kişi sizin de dediğiniz gibi Nail Keçili'ye benziyor. Ancak ben Ankara'ya gittiğimde Nail Keçili ile görüştüm. Kendisinin ne böyle bir demecinin ne de böyle bir amacının olduğunu söyledi. Kendisi cezaevinde bol bol kitap okuyarak zamanını değerlendiriyor. Tabii tutuklu olması sebebiyle de işleri büyük oranda aksadı.'' Erkan Acar / İSTANBUL (cha)




Grevde iki ölüm daha

Kartal F Tipi Cezaevi'nde ölüm orucunda olan ve bir haftadır Kartal Devlet Hastanesi'nde yatan mahkumlardan Nergiz Gülmez hayatını kaybetti.

19 Aralık cezaevi operasyonları sırasında Ümraniye Cezaevi'nde olan ve operasyonlardan sonra Kartal F Tipi Cezaevi'ne gönderilen Gülmez, açlık grevinin 121. gününde hayatını kaybetti. Gülmez'in bir haftadır tedaviyi kabul etmediği belirtildi. Bir diğer ölüm haberi de Kütahya'dan geldi. Bir süre önce Çanakkale'den Kütahya Cezaevi'ne nakledilen Fatma Ersoy ölüm orucu sonunda hayatını kaybetti. Bu arada tutuklu yakınları, basın toplantısı düzenleyerek, cezaevlerinde 174 gündür sürdürülen ölüm oruçlarının sona erdirilmesini istediler. Aileler adına konuşan Derya Bakır, 84 kişinin ihtiyaçlarını göremez durumda olduğunu, Nergiz Gülmez ile birlikte 19 Aralık'tan bu yana ölenlerin sayısının 39'e ulaştığını ifade etti. Ercan Yıldız / İSTANBUL (cha)




Mezarcı affedilebilir

İpsala Cumhuriyet Başsavcısı Önder Yaman, cezaevine konulan Hasan Mezarcı'nın, basın yoluyla işlenen suçların affedilmesi uygulamasından yararlanabileceğini belirtti.

Yaman, Mezarcı'nın, Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'nin, TCK'nın 159. maddesine göre kesinleşmiş 10 ay ağır hapis cezası bulunduğunu da hatırlatarak, "Mezarcı, 4616 sayılı basın yoluyla işlenen suçların affedilmesinden yararlanabilir. Bu konuyla ilgili olarak bizlere henüz başvuru yapılmadı." dedi.




Özürlü memur alınacak

Devlet Personel Başkanlığı, 8 kamu kuruluşuna bin 960 özürlü personel alınacağını bildirdi.

Devlet Personel Başkanlığı'nın Resmi Gazete'de yayımlanan duyurusuna göre, 8 kamu kuruluşunun boş bulunan memur kadrolarına sınavla özürlü personel alınacak. Bu çerçevede Maliye Bakanlığı'nda bin 783, Milli Eğitim Bakanlığı'nda 150, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nda 6, Jandarma Genel Komutanlığı'nda 10, Elektrik İşleri Etüt İdaresi'nde 5, Anadolu Üniversitesi'nde 4, Galatasaray Üniversitesi ve Konya-Yunak ilçesi Sülüklü Belediyesi'nde de 1'er özürlü vatandaşın istihdamı sağlanacak. Bu kuruluşlara alınacak memurlara ilişkin özürlülük oranları ve istenen diğer özellikler de tek tek belirlenirken, başvurular ilgili kurumlara yapılacak. Sınavlar da yine her kurumun kendisi tarafından gerçekleştirilecek.




Susurluk'ta 22 tutuklama

Balıkesir'in Susurluk ilçesinde 11 yaşındaki bir kız çocuğunun ölü bulunması üzerine başlayan olaylar sonucu gözaltına alınan 158 kişiden 22'si tutuklandı.

Kız çocuğunun ölü bulunduğu evin sahibi Recep İpek henüz bulunamadı. Bu arada olaydan en çok etkilenen vatandaşlar, Doğu kökenli pazarcılar oldu. Doğu ve Güneydoğulu esnaf ilçe pazarında sergi açmadı. Susurluk Belediye Başkanı Hayrullah Köroğlu, olayların bir daha yaşanmaması için Doğu ve Güneydoğulu vatandaşlardan dün kurulan ilçe pazarında sergi açmamalarını istediklerini belirterek, Vatandaşlarımız da bize yardımcı olmak için tezgahlarını kaldırdılar." dedi.




ANKARA yürüyüşü yasakladı

Ankara Valisi Yahya Gür, Ankara ve ilçelerinde toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin, bir ay süreyle yasaklandığını bildirdi.

Yahya Gür, yaptığı yazılı açıklamada, başkentte bazı esnaf odalarınca dönüştürülen dünkü mitingin amacından saptırılarak sokak hareketine dönüştürüldüğünü savundu. Kalabalık içine karışan tahrikçilerin öncülüğündeki bazı grupların polise taşlar ve sopalarla saldırdığını hatırlatarak şöyle devam etti:

"Provoke saldırgan grup, polise saldırıları yanında, kamu binalarına, özel araçlara, çevredeki işyerleri ve meskenlere zarar vermeye başlamışlardır. Tamamen kanunsuz bir sokak hareketi ve isyana dönüşen topluluk, güvenlik kuvvetlerinin cansiperane müdahaleleri sonucu dağılmışlardır. Olaylarda, 2'si ağır 81 polis meyaralanmıştır. Olaylarda 54 sivilin de yaralandığı belirlenmiştir."

Vali Gür, "Benzer olayların yaşanmaması için 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu gereğince Ankara ve ilçelerinde toplantı ve gösteri yürüyüşleri, bir ay süreyle yasaklanmıştır." dedi.




Susurluk ilişkileri

Susurluk Davası'nın 187 sayfalık gerekçeli kararı açıklandı. Kararda Susurluk sanıklarının ilişkileri ayrıntılı olarak anlatılıyor.

Devlet-çete ilişkileri ile uzun yıllar kamuoyunu meşgul eden ve sanıkların 4-6 yıl arasında cezalara çarptırıldığı Susurluk Davası'nın gerekçeli kararı açıklandı. Susurluk sanıklarının ilişkilerinin ayrıntılarıyla anlatıldığı 187 sayfalık kararda, sanıkların yasadışı eylemlerini devlet görevi olarak ileri sürdükleri belirtiliyor.

İstanbul 6 No'lu DGM'ce yargılanan sanıkların; Özel Harekat Dairesi eski Başkanı İbrahim Şahin'in organize ettiği ve Özel Timci M. Korkut Eken'in yönettiği, bazı siyasetçi ile bürokratların yönlendirdiği belirtilen Ayhan Çarkın, Ercan Ersoy, Oğuz Yorulmaz, Enver Ulu, Mustafa Altınok, Abdulgani Kızılkaya, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Akça, Yaşar Öz, Haluk Kırcı, Ali Fevzi Bir, Sami Hoştan ve ölen Abdullah Çatlı'dan oluşan çetede görev aldıkları gerekçesiyle 6 yıla kadar ağır hapisle cezalandırıldıkları belirtildi.

Gerekçeli kararda, 03.11.96'daki Susurluk kazasına dikkat çekilerek, emniyet üst düzey yönetici Hüseyin Kocadağ, özel durumu olan milletvekili Sedat Bucak, firari sanık Abdullah Çatlı ve onun hanım arkadaşı Gonca Us'un bir arabada bulunmalarını basit bir başsağlığı ziyareti ve gayrimenkul alım satımı ile ilgili bir seyahat olarak açıklamanmasının mümkün olamayacağı belirtiliyor.

Ağar kollamış

Gerekçeli kararda, suçluları adalete teslim etmekle görevli dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar'ın suç işleme makinesi sanıkları kolladığı tekrarlanıyor. Öldürülen MİT mensubu Tarık Ümit cinayetinin kapatılmaya çalışıldığına da değinilerek Ağar'ın "Bizim tosunlar bana sormadan bir şey yapmazlar." sözlerine yer veriliyor. Gerekçeli kararda, sanıkların devlet adına hareket ettikleri yolundaki savunmalarının gerçekle alakasının olmadığı belirtilerek, TBMM, Başbakanlık ve İçişleri'nin araştırmaları hatırlatılıyor. ( Bülent Ceyhan/ İSTANBUL (cha))




Polis Çapan'ı arıyor

Esenyurt Belediyesi'nde imar yolsuzluğu yaptıkları gerekçesiyle çoğunluğunu belediye çalışanlarının oluşturduğu 16 kişi gözaltına alındı. Belediye Başkanı Çapan ise aranıyor.

Esenyurt Belediyesi'nde imar yolsuzluğu yaptıkları iddiaları üzerine İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. DGM, aralarında Belediye Başkanı Gürbüz Çapan ile 2 kardeşinin de bulunduğu 30 kişinin yakalanmasını istedi. Jandarma, 16 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında Çapan'ın kardeşi Zeki Çapan da bulunuyor.

Jandarma tarafından aranan Belediye Başkanı Gürbüz Çapan ise, rahatsızlığı sebebiyle 20 gün izin aldığını ve 16 Nisan'da Türkiye'ye döneceğini açıkladı.

Alınan bilgiye göre, İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı üzerine harekete geçen jandarma, Esenyurt Belediyesi'nde imar yolsuzluğu yaptıkları ileri sürülen ve çoğunluğu belediye yöneticisi olan 26 kişinin ev ve işyerlerine operasyon düzenledi. Operasyonda, aralarında belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve Belediye Başkanı Gürbüz Çapan'ın kardeşi Zeki Çapan'ın da bulunduğu 16 kişi, ruhsatsız 1 adet tabanca ile yakalanarak gözaltına alındı. Belediye Başkanı Gürbüz Çapan ile olaya adları karışan kardeşlerinden Günay Çapan'ın da aralarında bulunduğu 10 kişi ise aranıyor.

İfadeleri jandarma alıyor

"Yetkilerini kullanarak menfaat temin ettikleri" belirlenen belediye yöneticilerinin sorgusu İl Jandarma Komutanlığı'nda sürüyor. Soruşturma kapsamında belediyenin bazı evrak ve belgelerine de incelenmek üzere el konuldu. Esenyurt Belde Belediyesi'nde usulsüz imar işleri yapıldığı yolunda İstanbul DGM tarafından başlatılan soruşturmaya, özellikle "Esenkent'te bina yapımında verilen usulsüz ruhsatlar ve arsa işlemlerindeki yasadışı uygulamaların yol açtığı" öğrenildi.

Bu arada, jandarma tarafından aranan ve Almanya'da olduğu öğrenilen Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan, 16 Mart 2001 tarihinde ortaya çıkan rahatsızlığı nedeniyle 20 gün izin aldığını belirterek, "Hakkımda açılan soruşturma sırasında yurtdışında bulunmam tamamen tesadüftür. 16 Nisan Pazartesi günü yurda döneceğim." dedi. İstanbul




Özürlü memur alınacak

Devlet Personel Başkanlığı, 8 kamu kuruluşuna bin 960 özürlü personel alınacağını bildirdi.

Devlet Personel Başkanlığı'nın Resmi Gazete'de yayımlanan duyurusuna göre, 8 kamu kuruluşunun boş bulunan memur kadrolarına sınavla özürlü personel alınacak. Bu çerçevede Maliye Bakanlığı'nda bin 783, Milli Eğitim Bakanlığı'nda 150, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nda 6, Jandarma Genel Komutanlığı'nda 10, Elektrik İşleri Etüt İdaresi'nde 5, Anadolu Üniversitesi'nde 4, Galatasaray Üniversitesi ve Konya-Yunak ilçesi Sülüklü Belediyesi'nde de 1'er özürlü vatandaşın istihdamı sağlanacak. Bu kuruluşlara alınacak memurlara ilişkin özürlülük oranları ve istenen diğer özellikler de tek tek belirlenirken, başvurular ilgili kurumlara yapılacak. Sınavlar da yine her kurumun kendisi tarafından gerçekleştirilecek.




KORKULAN OLDU

Esnaf eylemleri, şiddet olaylarına sahne oldu. Ankara'da dün göstericiler Meclis'e yürümek isteyince polisle çatıştı. Çok sayıda polis, gazeteci ve gösterici yaralandı.

Bir haftadır spontane olarak tüm yurtta yapılan esnaf eylemleri, dün istenmeyen olaylara dönüştü. Esnaf örgütlerince izinli olarak yapılan gösterilerde polis ile çatışmalar yaşandı.

Ankara'da başta GİMAT, OSTİM, Keçiören ve Sincan olmak üzere Ankara'nın çeşitli yerlerinden esnaf kepenk kapatarak büyük eylem için Tandoğan'a yürüyüşe geçti. Tandoğan Meydanı'nda toplanan 50 bin kişilik esnaf grubu, attıkları sloganlarla hükümeti istifaya davet etti. Konuşmaların yapılacağı platformu taş ve pankartlardan söktükleri tahta parçaları yağmuruna tutan göstericiler, Meclis'e yürümek istediler. Polise kaldırım taşlarını atan eylemci gruba, polis panzerlerle su sıkarak müdahale etti. Panzerlerin ardından Çevik Kuvvet de cop çekerek eylemci grubu dağıtmaya çalıştı. Esnafın Anıttepe Caddesi'ndeki polis barikatını zorlaması üzerine Ankara Emniyet Müdürlüğü, İl jandarma Alay Komutanlığı'ndan takviye kuvvet istedi. Yaklaşık 150 kişilik jandarma eri, ikinci bir barikat oluşturdu.

'1 Mayıs'ta görüşeceğiz'

Grubun, polis barikatını aşarak Meclis'e yürümek istemesiyle çıkan olaylar tırmanışa geçti. Anıtkabir'in önünde bekleyen kalkanlı ve silahlı jandarma birliği Çevik Kuvvet polisine destek oluşturmak amacıyla ilerledi. Polise 1,5 saat boyunca kaldırım taşlarını atan eylemci gruba, polis panzerlerle su sıktı. Göstericiler, copla dağıtılmaya çalışıldı. Müdahale sırasında bazı eylemciler '1 Mayıs'ta tekrar görüşeceğiz' şeklinde polise sözlü sataşmalarda bulundular. Gaz bombasıyla göstericiler dağıtıldı. Olaylarda Özel Harekat timleri de görev yaptı. Kızılay istikametine giden 150 kişilik grup, buradan Adalet Bakanlığı ve Başbakanlık istikametine ilerlemeye çalıştı. Celal Bayar Bulvarı üzerinde havaya ateş eden polis, eylemcileri, Gar ve Ulus istikametine doğru püskürttü, MKEK bahçesine kaçanları da gözaltına aldı. Göstericiler, Celal Bayar Bulvarı ve tren köprüsü altında iki barikat kurarak ateşe verdiler. Köprü altında da bir kamyonet, göstericiler tarafından ateşe verildi. Bölgedeki bir benzin istasyonu göstericiler tarafından tahrip edilirken, bazı göstericiler 19 Mayıs Spor Kompleksi içindeki İl Asayiş Ekipler Amirliği'ni taşladılar.

Kamu binaları taşlandı

Bazı göstericilerin Kızılay'a ulaşmasının ardından, polis buradaki grupları da gaz bombası ve sis bombası atarak dağıtmaya çalıştı. İki kola ayrılan göstericiler, Ziya Gökalp Caddesi'nde Başbakanlık Ek Binası'nı, Sıhhıye'de Adliye Sarayı'nı taşladılar. Ulus tarafındaki göstericiler ise Sayıştay binasını taşlayarak, camlarını kırdılar. Kazım Karabekir Caddesi üzerindeki göstericilerin ise ASKİ Genel Müdürlüğü binasını, Ulus'ta da vergi dairesini taşladıkları görüldü. Başkent'teki gösteriler, polisin uzun çalışmaları sonucu sona erdirildi. Olaylarda 137'si polis, 9'u basın mensubu olmak üzere toplam 202 kişi yaralandı. Yaralı polislerden biri beyin ameliyatına alınırken, bir polisin de beyin travması geçirdiği belirtildi. Bazı göstericiler de sıkılan gazlardan etkilenerek hastanelere kaldırıldı.

Terörde kayıtları yok

Öte yandan gösterilerde gözaltına alınan 139 kişinin adına polis kayıtlarında rastlanmadı. Tandoğan Meydanı'ndaki mitingte çıkan olaylarda toplam 139 kişi gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğü Spor Ssalonu'na konulan 139 kişinin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde kayıtları tek tek kontrol edildi. Polis yetkilileri gözaltına alınan 139 kişden hiçbirinin terörle mücadele şubesinde kaydına rastlanmadığını bildirdiler. (Sedat Güneç — Ziya Yıldırım —Orhan Sarar — Servet Dağ— Yalçın Kaya / ANKARA (cha))




'Sopalar önceden hazırlandı'

Ankara'da çatışmaların yaşandığı gösterilerde 139 gösterici gözaltına alındı. Gözaltına alınanların örgütsel bağ başta olmak üzere her türlü durumlarının sorgulanacağı bildirildi.

Ankara'da miting öncesi başta Siteler esnafından bir bölümünün özel sopalar hazırladığı duyumunun alındığını, miting sonrası bu sopaların kullanıldığını belirten üst düzey bir yetkili, "Bu olayları planlayanlar var, bunları tespit etmeye çalışıyoruz. Belli ki birileri bir şeylerden faydalanmak istiyor." dedi. Yetkililer, tespitler için olay yerlerinde çekilen görüntülerin istihbarat ve terörle mücadele birimlerince incelendiğini belirtti. Olaylar sırasında yaralanan 36 polis Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne başvurarak göstericilerden şikâyetçi oldu. Tedavi gören diğer polislerin de aynı başvuruyu yapacakları kaydedildi. Olaylarda hasar gören kamu binalarının yetkilileri, işyeri ve otomobil sahipleri de göstericilerden şikâyetçi olmaya başladılar.




Anadolu'da sakin tepki

Tüm yurtta esnaf sokaklardaydı.

KONYA:

Konya'da, Atatürk Kız Lisesi önünde toplanan esnaf, Alaaddin Tepesi çevresinde yürüyüş yaptıktan sonra, yine lisenin önündeki alanda buluştu. Buradaki mitingin ardından valiliğe yönelen göstericiler, polis tarafından engellenince, parti binalarının önünde toplandılar. Göstericiler tarafından taş atılması sonucu binaların camları kırıldı. MHP'nin parti aracı taşlanarak camları kırıldı. Polisin müdahalesiyle ara sokaklara dağılan göstericiler, valiliğe yöneldiler. Göstericiler bazı iş merkezlerinin de camlarını kırdılar; 50 kişi gözaltına alındı.

KIRŞEHİR:

Kırşehir'de de Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği'nce düzenlenen mitingde esnaf Ahi Meydanı'na yürüdü. Burada İstiklal Marşı okundu. Konuşmaların ardından göstericilerin çoğunluğu pankartları meydana bırakarak dağıldılar. Yaklaşık 500 esnafın Ankara-Kayseri karayolunu trafiğe kapatma girişimine güvenlik güçleri izin vermedi.

MERSİN:

Mersin Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği'nce Cumhuriyet Alanı'nda düzenlenen mitingde 50 bin esnaf yürüdü. Yürüyüşte ölmüş esnafı temsil eden beyaz kefene bürünmüş bir esnaf omuzlarda taşındı. Cumhuriyet Meydanı'nda ölü esnaf yere bırakılarak dua edildi. Göstericilerin slogan atmalarını oda başkanları engellemeye çalıştı. Silifke ve Hastane Caddesi'nde yürüyen esnafı polis dağıttı, 10 kişi göz altına alındı.

SİVAS:

Sivas'ta Kepenek Caddesi'nde toplanan esnaf, hükümeti istifaya çağırdı. 3 bin esnafın katıldığı eylemde, İstiklal Marşı okunduktan sonra, hükümet aleyhine sloganlar atıldı. Daha sonra bir grup, esnafın akıl hastası olarak canlandırıldığı bir dramı skeç olarak dile getirdiler. Miting alanına girişte yapılan aramalarda güvenlik nedeniyle 18 kişi gözaltına alındı.

İSTANBUL:

Son günlerde esnafın sık sık sokağa çıktığı İstanbul ise nispeten durgun bir gün yaşadı. Perpa esnafı, yürüyüş düzenleyerek hükümeti protesto etti. Zeytinburnu'nda öğretmenevi önünde toplanan yaklaşık 500 kişilik esnaf grubu da, 'Hükümet istifa' sloganları atarak adliye önüne kadar yürüdü. Polisin müdahale etmediği gösteride basın açıklaması yapıldı.

DENİZLİ:

Denizli'de Demokrasi Meydanı'nda 10 bin esnaf toplandı. Denizli Ticaret Odası (DTO) Yönetim Kurulu Başkanı Nail Kalemci, kitle örgütleri adına deklarasyonu okudu. Kuruluş temsilcileri hep birlikte hükümete kırmızı kart gösterdiler.

GÖLCÜK:

Gölcük Esnaf ve Sanayi Odası ile Harb-İş ortak gösteri yaptı. Konuşmalarda, depremzede esnaf ve işçinin dayanacak gücünün kalmadığı belirtildi. Devletin deprem bölgesine çok şey verdiği; ancak esnafa gereken yardımı yapmadığı savunulan konuşmalarda, vergi muafiyeti sağlanması istendi.

CEYHAN:

Adana'nın Ceyhan ilçesinde, Ceyhan Ticaret Odası, Ceyhan Esnaf Kefalet Kooperatifi ile birlikte 7 oda başkanı ortaklaşa uyarı yürüyüşü düzenledi. Esnaf, belediye önünden sebze hali kavşağındaki miting alanına kadar yürüdü. Mitingde maket tabutlar, kazıklar ve su hortumları dikkat çekti.

GAZİANTEP:

Gaziantep Küçük Sanayi Sitesi (KSS) esnafı, işyerlerini açmayarak yürüyüşe geçti. KSS'nin çıkış kapısına gelen ve siteyi kente bağlayan yola çıkmak isteyen çok sayıda esnafı, polis site kapısına durdurdu. Barikata rağmen ulaşı engellendi.

İZMİR:

İzmir'de esnaf kuruluşlarının aldığı kararla Gündoğdu Meydanı'nda yapılan esnaf mitinginin ardından valilik binasına yürümek isteyen esnafa, polis izin vermedi.

ÇANKIRI:

Çankırı'da, Kucaklama Taşı mevkiinde toplanan esnaf, Atatürk Bulvarı'ndan yürüyüşe geçerek Belediye Meydanı'na geldi. Mitingde, esnaf ve çiftçiyi temsilen 2 tabut taşındı.

SANDIKLI:

Afyon'un Sandıklı ilçesinde 6 esnaf odasının düzenlediği 'Çiftçi Esnaf El Ele' mitingi, Belediye Meydanı'nda yapıldı.

SAFRANBOLU:

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde esnaf, Köyiçi mevkiinden Aslanlar Kültür Merkezi alanına yürüdü. (Mürsel Çetin — Musa Taşpınar — Mehmet Kuru — Mehmet Demirci — Murat Akan — Ümit Pıtır — Hamit Kavak — Fikri Kaya — Mevlüt Yiğit / KONYA / SİVAS / İSTANBUL / MERSİN / DENİZLİ / İZMİT / CEYHAN (cha)



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.