Kırmızı telefonlu gazeteciler
Gazeteciler ve gazetecilik gün geçtikçe güven kaybediyor. Olmayan güven bazı yanlış hareketler yüzünden sıfırın altına düşüyor. Sarı basın kartı taşımak neredeyse utanılacak bir şey olmaya başladı. Hampacı, avantacı, uyanık geçinen gazetecinin şiarı sayılır hale geldi. Aşağıda okuyacağınız bir mektubdur. Bir Hürriyet çalışanı tarafından yazılarak e–mail ile bize gönderilen bir mektup. Bir meslektaşımızın çığlığına kulağımızı tıkayamazdık. Bize de yayınlamak düştü:
"Ben bir Hürriyet çalışanı olarak çok rahatsız olduğum bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Çünkü bu olay, beni ve benim gibi Hürriyet çalışanlarını tiksindirdiği gibi onlar yüzünden avantacı gazeteci konumuna sokmaktadır.
Artık ben avantacı gazeteci imajını taşımak istemiyorum. Ancak mangalda kül bırakmayan gazateci ve yazarlarımız 500 dolarlık Nokia cep telefonu rüşvetini Aria'dan aldıklarında yüzleri dahi kızarmadı.
Oysa bu telefonun yarı fiyatına daha iki ay çalışan 360 arkadaşımız şimdi işsiz evlerinde oturuyor. Lafı fazla uzatmadan konuya gireceğim.
Yeni GSM şirketimiz Aria, (burada yazar isimleri vardı, zan altında bırakmamak için kaydetmiyoruz. Hodri) 50 civarında Hürriyet çalışanına içinde 500 dolarlık Nokia'nın en pahalı modeli olan kırmızı cep telefonlarını gönderdi.
Bu telefonları alan gazeteci ve yazarlarımızdan kimi ilk önce ne yapacağını şaşırdı. Aralarında bir anda telefon trafiği yaşandı. Sonunda, kimi çekmeceye koymaya, kimi ofisboylara vermeye kimi de aleni kullanmaya başladı. Hiçbirinin aklına iade etmek gelmedi.
Ne kadar acıdır ki, koskoca Hürriyet'te sadece bir kişi bu 500 dolarlık telefonu, gerisin geriye gönderme yolunu seçti: Tüketicinin Erkan Abisi...
Mangalda kül bırakmayan gazeteci ve yazarlarımız da, çalışanların yüzde 90'ının bir aylık maaşlarından daha pahalı olan bu 500 dolarlık rüşveti doğal karşıladı.
Fazla değil, bizler bundan 20 gün öncesinde, yemekhanenin önünde kurulan giyotin masalarında, çoğu bu telefonların parasına iki ay çalışan arkadaşlarımızın işten atılışlarını seyrettik. Şimdi de büyük gazeteci ve yazarlarımızın kırmızı telefonlarla birbirleriyle mesajlaşmalarını izliyoruz."
Tüketicinin Erkan Abisi Erkan Çelebi'ye telefonları sorduğumuzda olayı doğruladı. Kendisine ilaveten Enis Berberoğlu ve Vahap Munyar'ın da telefonu iade ettiğini söyledi. Gerisi telefon başında değilse buradan zevkle isimlerini açıklamaya hazırız. Meslek adına da şeref duyarız.
Duvar
Fuat Miras TOBB'u taca mı atmaya çalışıyor?
Bilgin
Bu köşede bilginiz dahilinde 'Bilgin' konusuna çok fazla eğildik. Bir dönem Sabah gazetesinde de çalışmış olan arkadaşımız Yetkin Bilgin diyor ki, 'Benim Bilgin'lerle hiçbir alakamın olmadığını üçüncü şahıslara duyurur musunuz?' Elbette neden olmasın? Sevgili okuyucularımız, bilginiz olsun!
Babasının oğlu
Kaza yerinin etrafını önce polis kordonu sonra da büyük bir meraklı kalabalığı çevirmişti. Gazetesine, iyi bir kaza fotoğrafı yetiştirmek isteyen fotomuhabiri çemberi aşamayınca "Yol verin.. Yol verin.. Ben kaza kurbanının oğluyum" diye bağırmaya başladı. Açılıp yol verdiler.. Fotomuhabiri yaklaştı. Arabanın önünde bir eşek yatıyordu.
|