İtibar uyarısı
Cumhurbaşkanı Sezer: Döviz aşırı yükseldi. Buna paralel olarak Türk Lirası'nın değeri çok düştü. Bunu engellememiz lazım. Bir ülkenin itibarı parasının değeri ile ölçülür.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, ekonomik krizin ardından Türk parasının dolar ve mark karşısında aşırı değer kaybetmesinden şikayet ederek, "Türk parası çok değer kaybetti. Bunu durdurmamız lazım. Bir ülkenin itibarı parasının değeriyle ölçülür." dedi.
Cumhurbaşkanı Sezer, Sivas Ziraat Odası Başkanı Ahmet Ataman ve beraberindeki heyeti Çankaya Köşkü'nde kabul ederek bir süre görüştü. Basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmede, çiftçilerin sorunlarını dinleyen Sezer'in, Türk Lirası'nın aşırı değer kaybetmesinden yakındığı öğrenildi. Dolar ve marktaki artışın normalin çok üzerinde olduğunu belirten Sezer'in şu değerlendirmede bulunduğu kaydedildi: "Döviz aşırı yükseldi. Buna paralel olarak Türk Lirası'nın değeri çok düştü. Bunu engellememiz lazım. Bir ülkenin itibarı, parasının değeri ile ölçülür. Dünyadaki itibarımızı artırmak istiyorsak paramızın değerini artırmalıyız. Buna mecburuz. Ekonomisi güçlü olmayan ülkelerin itibarı zedelenir."
Programa destek istedi
Çiftçilerden, krizin aşılması için uygulanacak olan ekonomik programa destek verilmesini isteyen Sezer, milletin bu gayretlere omuz vermesi durumunda krizin kısa sürede aşılacağını dile getirdi. Esnaf eylemleri konusunda herhangi bir değerlendirmede bulunmayan Sezer, çiftçilerin isteklerini hükümete iletme sözü verdi. Sezer dün İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı Meral Gezgin Eriş ve beraberindeki heyeti de kabul ederek bir süre görüştü.
Apandisit patladı
DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, hükümetin hazırladığı ekonomik programı, 'apandisiti patlamış hastaya, apandisit ameliyatı yapmaya' benzetti.
Çiller, partisin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, hükümete sert eleştirilerde bulundu.
Hükümeti istifaya çağıran Tansu Çiller, "Hasta, apandisiti patlamış acilde bekliyor. Dediler ki ameliyat gerekli. Hasta razı. Bir hafta, iki hafta, 3 hafta, 40 gün geçiyor. Hâlâ ameliyat yok. Bundan sonra ameliyat yapsan da fark etmez. Patlayan apandisit kana karışmış. Bundan sonra açıklanacak programın bir anlamı yok." şeklinde konuştu.
4'lü konfederasyon
DYP lideri Çiller, '4'lü konfederasyon' olarak nitelendirdiği koalisyon hükümetinin, kabinede yapılacak revizyonla kurtulamayacağını savundu. Çiller, şöyle devam etti: "3'lü bir koalisyon vardı, 4'lü konfederasyona döndü. DSP, ANAP, MHP ayrı parça. Bir de dışarıdan atanmış tahsilat memuru var. O da el açıp para toplamaya çalışıyor. Biri bir tanesine 'hırsız' diyor. Diğeri 'ben bir konuşursam sen görürsün.' diyor. Şimdi bu konfederasyondan bir bakan çıkacakmış öbürü girecekmiş. Revizyon olacakmış, yeni başlangıç olacakmış. Bu anlayış, millete kafa tutmaktır."
Yunanistan'ın himmeti
Hükümetin, 'Yunanistan'ın himmetine muhtaç' hale geldiğini ileri süren DYP Genel Başkanı, bunun Çanakkale şehitlerinin kemiklerini sızlattığını söyledi. İktidar ortaklarından muhalefet partilerine yöneltilen, 'yıkıcı davranma' eleştirilerini de reddeden Çiller, "Muhalefet yıkıcıymış. Bu son derece boş ve saçma bir laf. Bu iktidar kimseye yıkacak bir şey bırakmadı ki." diyerek sözlerini tamamladı. ANKARA (Zaman)
Seçim hükümeti
Hükümetin kendini alternatifsiz ilan etmesinin sokağı alternatif yaptığını savunan Çiller, hükümetin istifası halinde ilk önce seçim hükümeti kurulacağını söyledi. Çiller, “Bu hükümet seçim kanunu, siyasi partiler yasası ve seçim harcamaları konusunda düzenleme yapmalı. Hiç olmazsa tercih sistemini getirmeli.” diye konuştu. Ankara (Zaman)
Hükümete 30 alternatif
Ekonomik krizin siyasi bunalıma dönüşme ihtimali ile mevcut hükümete yönelik "istifa" çağrıları, Meclis'teki hükümet alternatiflerini gündeme getirdi.
Yapılan hesaplara göre, Meclis içinden 30'a yakın hükümetin çıkabileceği; ancak DYP ve FP'ye dönük çekincelerin, bu formüllerin hayata geçmesini engellediği belirtiliyor. DYP Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya, ABD'de yapılan ve "çok partili parlamentoların hükümet altenatiflerini artırdığı" sonucunun çıktığı bir araştırmadan esinlenerek, '5 partili TBMM'den en az 30 değişik hükümetin çıkabileceğini' savundu. İyimaya, 5 partinin tek başına kuracağı azınlık hükümetlerinin yanı sıra, iki partili azınlık hükümetleri ve 3 partili çoğunluk hükümetleri oluşturulabileceğini kaydetti. İyimaya, bu altenatiflere, milli mutabakat ve teknokratlar hükümetini de ekledi. Bu alternatiflerden bazıları şöyle: ''Mevcut hükümetin, yeni kabine, protokol ve programla gündeme gelmesi, DSP–MHP azınlık, DSP–MHP–DYP, DSP–ANAP–DYP, MHP–DYP azınlık, MHP–ANAP–DYP, MHP–ANAP–FP."
ANAP'tan istifa talepleri geliyor
ANAP MKYK üyesi Oltan Sungurlu, hükümetin devam etmesinin yeni sıkıntılar doğuracağını savundu.
Ülkede yönetim boşluğu oluştuğunu anlatan Sungurlu, "Hükümetin acil olarak değişmesi gerekir. Bir an önce yönetim boşluğunun doldurulması gerekmektedir." dedi. ANAP İzmir Milletvekili Işın Çelebi ise, çözüm üreten siyasi bir yapıya ihtiyaç duyulduğunu, başkanlık sistemine geçilmesinin yaşanan sıkıntıları gidereceğini bildirdi.
ANKARA / İSTANBUL (Zaman)
Bakanlar tasarrufta
Devlet bakanları, Başbakanlık tasarruf genelgesi doğrultusunda, çeşitli önlemler alıyor. Devlet Bakanı Hasan Gemici, Başbakanlık'a ait makam araçları ile 3 adet cep telefonunu iade etti.
Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, geçici görevlendirilen danışman, memur ve sekreterlerden oluşan 34 kişiyi, bağlı oldukları kurumlarına gönderdi. Yücelen, makamda bulunan 9 araçtan 4'ünü de bağlı oldukları kurumlarına iade etti.
Devlet Bakanı Şuayip Üşenmez ise bakanlığına bağlı kuruluşların araçlarının nerelerde olduğunun belirlenmesi için talimat verdi. Üşenmez, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün, iade edilecek araçları tespit edeceğini ve çalışmalar sonuçlandıktan sonra Başbakanlık'a bildirileceğini söyledi.
'Hiçbiri' sendromu
Strateji–Mori Kamuoyu Araştırma Şirketi Genel Müdürü Selim Oktar, seçmenler arasında, hiçbir partiye oy vermeme davranışının ağırlık kazanmaya başladığını söyledi.
Bazı sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği, 'Değişim sürecinde Türkiye' konulu toplantıda konuşan Selim Oktar, ekonomik krizden sonra yapılan araştırmalarda, hiçbir partiye inanmayanların oranının yüzde 67'ye yükseldiğine dikkat çekti. Oktar, şöyle konuştu: "Şimdiye kadar bu kitle için 'kararsız' şıkkımız vardı. İnsanlar kendilerini 'hiçbiri' olarak tanımlamak istedi. Bu kitle daha çok ortanın sağ ve solunu temsil edenlerden oluşuyor."
'Sonrası bunalım'
Hükümette revizyon taleplerine ılımlı yaklaşan Başbakan Ecevit, istifa isteyen TOBB'a da, sert tepki göstermek yerine, yumuşak bir üslupla cevap vermeyi yeğledi. TOBB'un alternatif göstermesi gerektiğine işaret eden Ecevit, "Ben hiçbir zaman koltuğa yapışmadım. Şu sırada bir hükümet bunalımı Türkiye'nin hayrına olmaz. Onun için görevde kalıyorum, kalacağım." dedi.
Başbakan Bülent Ecevit, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)'ne, hükümetin istifasından sonra nasıl bir alternatif önerdiklerini açıklamaları çağrısında bulundu. Ecevit, kabinede revizyon önerilerine ise, "Bu ortaklarımızla konuşulacak bir konu." karşılığını verdi.
Ecevit, partisinin grup toplantısında hükümetin istifasını isteyen çevreleri cevapladı. Tansiyonu düşürmeye çalıştığı gözlenen Ecevit, 12 Eylül öncesinde cumhurbaşkanı seçilemediği için Türkiye'de rejimin çöktüğünü hatırlattı. Demokrasinin hareketli bir rejim olduğunu vurgulayan Ecevit, özetle şu görüşleri aktardı:
Alıngan olmamalıyız
"Eğer demokrasiyi istikrarlı şekilde yaşatmak istiyorsak çok alıngan, aşırı ölçüde duyarlı olmamalıyız. Değişik akımlar, iddialar her zaman gündeme getirilebilir. Fakat bunlardan çoğunda aklımıza ara rejim kaygısı gelecek olursa demokrasiye süreklilik ve istikrar kazandırma olanağı bulunamaz.
Herhalde bugünlerde hükümet başkanlığının çok zevkli bir meşgale olmadığını herkes takdir eder. Ama şu sırada yeni bir hükümet arayışının, bunun bir hükümet bunalımına dönüşmesinin memleket hayrına olmayacağına inanıyorum, onun için görevde kalıyorum, kalacağım. Birkaç kez genel sekreterlikten, genel başkanlıktan, başbakanlıktan ayrıldım; ama hiçbir zaman inançlarım uğruna mücadeleden vazgeçmedim.
TÜSİAD TOBB'a karşı
TOBB hükümetin istifasını isterken, TÜSİAD bu taleplere karşı çıkıyor. 'Hükümet istifa' sloganlarını haykırmak bütün vatandaşların hakkıdır. Ancak, (Hükümet istifa) dedikleri zaman o istifa etmesini istedikleri hükümet yerine nasıl bir hükümet düşündüklerini hiçbiri şimdiye kadar açıklamadı. Oysa vatandaşların sorumluluğu vardır devlet yönetimi konusunda.
Miras bazı güçlükler içinde
TOBB Başkanı Fuat Miras'ın bazı güçlükler içinde olduğunu tahmin ediyorum. Miras'ın ekonomik program hazırlıkları ile ilgili kendilerine bilgi verilmediği yolundaki sözlerini yadırgadım. TOBB yöneticileri daha önce "Ekonomik Kurtuluş Savaşı" ilan etti. Ancak Ekonomik Kurtuluş Savaşı gerilimle, kargaşa ile değil, sükunetle, huzurla ve dayanışma ile kazanılır. Türk Lirası'nı güçlendirmekle kazanılır.
Benim bakanlık görevimde meşhur deyimle koltuğa yapışmak gibi bir eğilimim hiçbir zaman olmamıştır. Hiçbir zaman koltuğa yapışmadım. Seçimle geldiğim bütün görevlerden kendi isteğimle ayrıldım.
Sayın Derviş için insaflı olunmalı. Göreve geldikten sonra birlikte çalışacağı arkadaşları saptamakta güçlük çekti. Birçok kurumun başkanı, müsteşarı hatta üyeleri yoktu. Desteğimizi sonuna kadar sürdürmeliyiz."
MHP Ecevit'i bekliyor
MHP Grup Başkan Vekili Mehmet Şandır, Başbakan Bülent Ecevit'in kabinede değişiklik yapma talebinde bulunması durumunda bu teklifi değerlendireceklerini söyledi. Şandır, böyle bir önerinin kendileri tarafından seslendirilmesinin söz konusu olmadığını belirtti.
Basındaki yorumlarda, değişecek bakanlar arasında ismi geçen Tarım ve Köyişleri Bakanı H. Yusuf Gökalp de, değişiklik yapıp yapmamaya MHP lideri Devlet Bahçeli'nin karar vereceğini kaydetti. Gökalp, "Bize, millete hizmet ve görev bayrağını liderimiz vermiştir. Gerekirse o bayrak yine liderimizce alınır, bir başka arkadaşımıza verilir. O bayrağı da, birlikte dalgalandırmaya devam ederiz." dedi.
Bahçeli temkinli
Bu arada, bir grup MHP'li milletvekilinin kabinenin değiştirilmesi yönündeki taleplerini Devlet Bahçeli'ye iletmeye hazırlandıkları ifade ediliyor. Revizyon isteyen MHP'liler, bununla hem "topluma bir güven" havasının verileceği hem de kamuoyu nezdinde çeşitli sebeplerle yıpranan bakanların görevden alınma fırsatının doğacağını düşünüyorlar.
MHP lideri Bahçeli'nin ise, değişikliğe temkinli yaklaştığı dile getiriliyor. Enis Öksüz ve Hüsnü Yusuf Gökalp'in görevden alınması için kamuoyu oluşturma çabalarına Bahçeli'nin tepki gösterdiği belirtiliyor. "Birileri istiyor diye bakanlarımı değiştirmem." görüşündeki Bahçeli'nin, revizyonun 'başarısızlık' olarak algılanmasından endişe duyduğu bildiriliyor.
Kadro yetersiz değişim şart
DSP İstanbul Milletvekili Rıdvan Budak, Başbakan Bülent Ecevit'ten hükümette ciddi bir revizyona gitmesini istedi.
Başbakan Ecevit, dün, bir süre önce 'rejim raydan çıkıyor' uyarısında bulunan Rıdvan Budak ile görüştü. Edinilen bilgilere göre, Budak görüşmede 'ara rejim' sözlerine açıklık getirerek, "Basın toplantısında bir soruya verilen cevapta böyle bir ifade yer aldı." dedi.
Ara rejime karşı olduğunu ifade eden Budak, Siyasi Partiler Kanunu'nun değişmesini ve dokunulmazlıkların sınırlandırılmasını önerdi. Budak, Ecevit'e, başarısızlık durumunda siyasal bedelin ödenmesi gerektiğini söyledi. Budak'ın DSP kurultayına ilişkin olarak da, "Kadronuz yeterli değil, size doğruları söylemiyorlar, eleştiri yapamıyorlar, katkıları yok." ifadelerini kullandığı öğrenildi. ANKARA (Zaman)
Revizyon konuşuluyor
Hükümetin istifasını isteyenlere 'alternatifimiz yok' cevabının verildiği DSP kulislerinde de 'hükümette revizyon' konuşulmaya başlandı. Kabine değişikliğinin geniş çaplı olması gerektiği belirtilen DSP kulislerinde, "Ancak patronlar ya da birileri istedi diye değişiklik yapıldı görüntüsü hoş değil.
Böyle bir hava yeni gelecek bakanların performansını da etkiler." görüşü seslendiriliyor. Başbakan Bülent Ecevit'in de gelinen noktada revizyona sıcak baktığı belirtiliyor. Hükümet protokolünde ya da bakanlık dağılımındaki değişikliklere olumlu yaklaşmayan DSP kanadı, bunun yeni tartışmalara sebep olmasından endişe ediyor ve böyle bir düzenlemenin 'hükümet uyumsuz' görüntüsüne sebep olabileceği vurgusu yapıyor.
DSP'de, Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Kültür Bakanı İstemihan Talay ve Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu dışında kalan kabine üyelerinin yerlerini yeni isimlere bırakabileceği konuşuluyor. DSP'de, ANAP'lı Enerji Bakanı Cumhur Ersümer'in görevden alınması da isteniyor. ANKARA (Zaman)
Meclis bir çözüm bulur
FP Genel Başkanı Recai Kutan, Başbakan Bülent Ecevit'in, 'ülkeyi yeni bir hükümet bunalımına sokmamak için' istifa etmeyeceğini açıklamasına tepki gösterdi.
Kutan, "Türkiye'nin bu hale getirmesi karşısında Başbakan bir an önce istifa etmelidir. TBMM'nin çok daha iyi bir çözüm bulacağına inanıyorum." dedi. Parti genel merkezinde gazetecilerin sorularını cevaplayan Kutan, milletin güvenini kaybetmesine rağmen hükümetin halen direndiğini söyledi.
FP Genel Başkan Yardımcısı Lütfü Esengün de, "Ecevit boşuna direnmesin, millet bu tepkiyi ortaya koyduktan sonra istifa etmesi gerekir." şeklinde konuştu. İstifanın ülkedeki tansiyonu düşüreceğini savunan Esengün, "Ecevit, nasıl ülkeyi 12 Eylül'e sürüklediyse şimdi de bu kaosa sürüklemiştir." dedi. ANKARA (Zaman)
Eski vekilin darbe kulisi
ANAP Uşak eski Milletvekili Yıldırım Aktürk, dün ortaya attığı iddialarla Meclis kulisini karıştırdı.
Aktürk, önce Bütçe Kanunu'nda değişiklik yapan tasarıda ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'i "Yüce Divan'a gönderecek" hükümler bulunduğunu iddia etti. Tasarının görüşmelerinde Derviş''in değil Maliye Bakanı Oral'ın hükümet adına Genel Kurul'da bulunması gerektiğini savunan Aktürk, "Sümer Oral, dördüncü madde ile Derviş'i Yüce Divan'a gönderecek tezgahı kurmuş. " iddiasında bulundu. Aktürk, daha sonra kuliste rastladığı bakan ve milletvekillerine cumartesi günü darbe yapılacağını söylemeye başladı. Meclis İdare Amiri Tartan'ın "Bu tavır size yakışmıyor." sözüne tepki gösteren Aktürk, küfre varan ifadeler kullandı. Hızını alamayan Aktürk, DSP'li vekillerin yanına giderek, "Bugün burada ihtilal oluyor. Siz koyun sürüsü değilsiniz. Oy verdiğiniz metni okuyun."diye çıkıştı. Aktürk, Emrehan Halıcı tarafından kulisten çıkarıldı. Ankara (Cha)
Ilıcak'tan suç duyurusu
FP İstanbul Milletvekil Nazlı Ilıcak Başbakan Yardımcıları Mesut Yılmaz ve Hüsamettin Özkan ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer hakkında bugün suç duyurusunda bulunacak.
DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel ile görüşecek olan Ilıcak, Mavi Akım projesindeki uygulamalardan dolayı ANAP lideri Yılmaz, Enerji Bakanı Ersümer, Yılmaz'ın kardeşi Turgut Yılmaz ve BOTAŞ yöneticileri, kamu bankalarındaki yolsuzluk iddialarıyla ilgili olarak ta Hüsemettin Özkan hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.
Ömer Şahin-Ankara (Zaman)
Fazilet'ten alternatif hükümet modelleri
Hükümetin istifasını isteyen çevrelere karşı, "Alternatif hükümet şekli önersinler" savunmasını yapan hükümet ortaklarına FP'den cevap geldi.
FP lideri Recai Kutan'ın bir süredir dile getirdiği seçim hükümeti formülünü öncelikli tercih olarak ortaya koyan FP kurmayları, bunun dışındaki alternatifler için de, 'milli mutabakat hükümeti' dışındaki bütün formüllere hazır olduklarını bildirdiler. FP kurmaylarının görüşleri şöyle:
FP Gen. Bşk Yrd. Veysel Candan: Yeni hükümet telaffuz edilmeye başlandığında alternatifler ortaya çıkar. Koltuğu boşaltmadan alternatif konuşulamaz. Mecliste beş tane siyasi parti var, çeşitli hükümet modelleri oluşabilir. Krizden çıkış için bir seçim hükümeti kurulabilir. Bu hükümetle Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve Anayasa'da değişiklikler yapılarak seçime gidilmesi gerekir.
FP Gen. Bşk Yrd. Faruk Çelik: Alternatif nasıl olmaz; bir başbakan bunu nasıl söyleyebilir? Hükümet bu tavrıyla militarizme kapı aralamaktadır. Alternatif TBMM'deki 543 milletvekilidir. FP-DYP- ANAP-Bağımsızlar", "FP-MHP-ANAP"gibi çok sayıda alternatif vardır. Bir Türkiye'yi seçime götürecek azınlık hükümetine talibiz, seçim hükümetine de varız. Ancak milli mutabakat hükümetine yokuz"
FP Gen. Bşk Yrd. Avni Doğan: Ecevit 56. Hükümeti 65 milletvekiliyle bir azınlık hükümeti olarak kurdu. Bu parlementodan da 10 çeşit alternatif çıkar. FP'nin öncülük edeceği 3-4 tane alternatif vardır. Bunun içine DSP, ANAP ve diğer partiler de dahil edilebililir. Ancak seçim hükümeti FP'nin öncelikli tercihidir. Krizden ancak bu şekilde çıkılabilir. (Emine Dolmacı / Ankara (Zaman))
Değişiklikte geç kalındı
ANAP, hükümette yapılacak değişiklikte çok geç kalındığı görüşünde.
Revizyonun gecikmesinden Başbakan Ecevit'i sorumlu tutan ANAP kurmayları, "Kemal Derviş'le birlikte başta ekonomi yönetimi olmak üzere 5-6 bakan değişseydi esnaf eylemleri bile olmazdı. Başbakan Ecevit'in karşı çıkması yüzünden bu değişiklikler gerçekleşmedi ve tepkiler büyüdü." değerlendirmesini yaptılar.
ANAP lideri Mesut Yılmaz, "hükümette ne zaman değişiklik yapılacağını" soran milletvekillerine, "Bizde değişiklik olmayacak." cevabını verdi. ANAP'lılar, Yılmaz'ın bakanlık bekleyen en az 60 milletvekilini hareketlendirmemek için böyle söylediğini belirtirken muhtemel bir DGM fezlekesinden önce değişikliğin yapılacağına kesin gözüyle bakıyorlar. Ömer Şahin-ANKARA (Cha)
Irmak geçerken at değiştirilmez
Kısa bir süre önce gündeme getirdiği ara rejim tartışmalarıyla tepki toplayan TİSK Başkanı Refik Baydur, bu kez hükümete destek verdi.
Hükümetin istifaya çağrılmasını tasvip etmediğini belirten Baydur, "Hiçbir zaman ırmak geçilirken at değiştirilmez. " dedi.
TİSK Başkanı Baydur, Başbakan Yardımcıları Mesut Yılmaz ve Hüsamettin Özkan ile ayrı ayrı görüştü. Görüşme randevularını eylemlerden önce aldığını kaydeden Baydur, şöyle konuştu: "Programda öngörülen unsur, bize göre yatırım ve istihdam hedefi olmalı. Yani, bir evvelki programda finansal sektöre dayadığımız kurtuluş çaremizin tutmadığını gördük." Baydur, hükümetin istifaya çağrılmasına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine de şunları söyledi: "Hiçbir zaman ırmak geçilirken at değiştirilmez. Hükümetin istifası halinde 2 alternatif var; birincisi, aynı Meclis'ten yeni bir hükümet çıkarmak mümkündür. Birkaç hükümet çıkabilir, ama çıkan hükümetler de aynı yerden başlayacağı için yine zaman kaybederiz. İkincisi, seçime gitmek. Bu, Türkiye'nin bugünkü durumunda yeniden ölümü kabul etmektir. Ben, bunu katiyen tasvip etmiyorum ve istifayı telaffuz etmenin bir fayda getireceğine inanmıyorum." ANKARA
|