İntihar kapımızda, ne yapmalı?
İntihar eden kişilerin mutlaka, en yakınlarına bunalımdan bahsettiği biliniyor. Bu nedenle çevrenizdeki kişilerin bunalım sözünü ciddiye almalısınız.
Son yıllarda intiharların ve ciddi psikolojik problemlerin gittikçe arttığını hepimiz fark ediyoruz. Bu artış, son günlerde ekonomik krizle birlikte daha da fazlalaştı. Ekonomideki belirsizliğin devam etmesi durumunda bu durumun artmasından endişe ediliyor. Ekonomik krize bağlı intiharların artmaması için hepimize düşen bazı görevler var:
Ekonomik sıkıntılar, kişinin pek çok temel ihtiyacını karşılayamamasına sebep olduğundan insanları strese sokuyor. Bazı insanlar strese karşı daha dayanıksız oluyor. Bunda kişilik özellikleri ve psikolojik faktörler yanında biyolojik veya organik bazı hastalıklar da etkili olabiliyor.
Kişinin çevresinden ister ekonomik sebeplere ister diğer sebeplere bağlı olsun problemlerinin çözümü için maddi, manevi destek görmesi direncini arttıran ve intihara kalkışmasını önleyen şartlardan biridir. Zira intihar, umudun bittiği yerde ortaya çıkıyor. İntihar vak'aları incelendiğinde insanlar daha önce çevrelerindekilere bu konuda bazı sinyaller vermiş bulunuyorlar. Ya normalden fazla içe dönük ya da sürekli bazı şeylerden yakınıp, hayatın artık onlara güç geldiğini çok sıkıldıklarını söyleyebiliyorlar.
İntihar eden bazı kişiler aslında çok konuşkan mutlu görünen kişilerden de olabiliyor. Bunların insanlarla dertleşmemesi, dertlerini içlerinde saklamaları; deşarj olmalarını, rahatlamalarını engelliyor. Bununla beraber gördüğümüz vak'alardan derdini en çok gizleyen kişilerin dahi en yakınlarından birkaç kişiye bunalımda olduklarını, konuşmalarıyla hissettirmiş olduklarını yakınlarının anlattıklarından biliyoruz. Bütün bunlar hep bir yardım çağrısı oluyor. Çevrelerindekiler önem vermeyip 'nasıl olsa geçer' diye düşününce intihara kalkışabiliyorlar.
Milletçe zor günler geçirdiğimiz bugünlerde bunalım ifade eden davranış ve konuşmalara karşı daha duyarlı olmalıyız. Uyku bozuklukları, yeme bozuklukları (aşırı yeme veya iştahtan kesilme), değersizlik ve suçluluk duyguları, hareketlerde ağırlık, aşırı sessizlik, dalgınlık, unutkanlık veya aşırı alınganlık ve sinirlilik, hiçbir şey yapmak istememe, güçsüzlük gibi depresyon belirtileri gösteren kişilerin yardım almasının sağlanması gerekiyor. Zira depresyon, umutsuzlukla ölüm isteği meydana getirip kişiyi intihara sürükleyebiliyor.
Bunalımda olan kişilerin büyük kısmı yardım almayı reddederler.
Kişiyi yardım almaya ikna etmeden önce ona en azından bir iki saatlik zaman ayırmak onu dinlemek, mümkünse açık havada dolaştırmak da faydalıdır. Eğer kişi konuşmaya başlarsa suçlamadan yorum yapmadan dinlemelidir. Mevcut probleminin çözüm yollarını görmesi sağlanmalı, maddi manevi destek yolları araştırılmalıdır. Böyle bir konuşmadan sonra çoğu kişi profesyonel yardım almak için ikna edilebilir. Bu mümkün olmuyorsa haber vermeden bir psikologla veya psikiyatristle görüşmesi sağlanmalıdır. Profesyonel yardım almayı reddeden pek çok kişi bu şekilde bir uzmanla görüştüklerinde memnun kalıp tedaviye kendi istekleriyle devam etmektedirler.
t.artir@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
31/
03/
2001...
Takıntılı düşünceler
07/
04/
2001...
Aşırı yemek yiyorum
|