İstanbul2008’in isim hakkı
www.istanbul2008.com kimde? Türkiye Olimpiyat Komitesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Gençlik Spor Bakanlığı, TBMM, yoksa...
Olimpiyat bir tutku haline geldi. Önce 2000'i kaçırdık ardından 2004'ü. Önümüzde önemli bir dönemeç var. 2008 veya 2012 olimpiyatlarını İstanbul kazanamazsa; Türkiye'nin dışlanması hissi uyandırılıyor.. Demeçler, tesisler, bayraklar dışlanmışlık savunması gibi ortada. Yapılması gerekenler sadece bunlar mı?
İstanbul2008 Olimpiyatları konusunda internet sitelerine girmeye çalışın, sonuçları göreceksiniz. Aslında şimdilik böyle bir site yok. Üstüne üstlük isim hakları da elden kaçmış durumda. com, org uzantıları Avustralya'dan alınmış durumda. com.tr veya org.tr için son şansları var yöneticilerin. Eğer birilerinin elinde İstanbul2008 adlı bir tüzel kişilik veya sivil toplum kuruluşu olsaydı onlar da gitmişti. Belki şu anda birileri almış da olabilir.
İnternetin önemi çok fazla. Olimpiyatların resmî sitesi www.olimpics.com'u Sidney Olimpiyatları süresince 9 milyar kişi ziyaret etti.
Sonuçta iletişimin günümüzdeki en etkin organı durumundaki interneti unutan bir yetkilinin, organizasyon başarısını şimdiden ölçebilirsiniz.
Sidney Olimpiyatları ile ilgili birkaç bilgi vereyim. Olimpiyatlar ve Özürlüler Olimpiyatları süresince oyunlar parkını 5,5 milyonun üzerinde kişi ziyaret etti; ama 6 milyon bilet satıldı. Diğer bölgeler buna dahil değil. Şehir hatlarında taşınan yolcu sayısı ise 29,5 milyon insana ulaştı.
Bunun en önemli yansımalarından biri de logolu perakende ürünlerde görülüyor. Sidney Olimpiyatları'yla ilgili 420 milyon adedi aşkın ürün pazarlandı.
17 bin 500 akredite gazeteci olimpiyatları izledi ve 350 basın mensubu konferansı organize edildi.
Bir de, günlük tüketimle ilgili bazı rakamlar verelim:
. 70 bin şişe kola
. 3 bin şişe su
. 4 bin adet dondurma
. 2 bin adet pizza
. 2 bin adet deniz ürünleri tabağı
. 3 bin adet sandviç, hamburger
. 3 bin adet sıcak içecek
Bu ekonomik çerçevenin içinde, sponsorların destekleri, ülkeye sağladığı imaj ve tanıtım ile istihdam yer almıyor. Ortada milyarlarca dolarlık bir pazar var...
Siz hâlâ İstanbul2008'in isim hakkının önemi yok mu, diyorsunuz?
Hadi bir ipucu daha... 2008'i kaçırırsak 2012'si var. Peki İstanbul2012'nin isim hakları kimde?.. Belki de kimse almamıştır. Kimbilir?..
Krizin fırsatları ve kırdıkları...
Hiç iş dünyası kulislerine kulak veriyor musunuz? Sıra kimde?.. En çok sorulan soru bu.
Birileri hummalı yatırımlar yaparken, birçoğu da can derdinde. Esnafın soluğu şirketlerde yangın şeklinde tezahür ediyor. Banka kredisiyle ilişkili olanlar, kritik çizgide. Çizginin ötesi belirsiz...
Bu krizden bazı grupların yeni şirketlerle çıkacağını söylemek kehanet olmasa gerek.
Son iki haftada Anadolu'da birkaç şehre gitme fırsatı buldum.
Belirsizlikler dertleri örtmüş, ümidi söndürmeye çalışıyor. Girişim azmi arayışı körüklüyor; arayış ümidin kıvılcımını çakıyor.
Ekonomik program bekleyişinde çare değil, yeni soluklar aranıyor.
Ankara'nın siyaseti, İstanbul'un ekonomiyi, Anadolu'nun geçinmeyi aradığı bir ortamda programın işe yarayacağını da pek sanmıyorum.
Sorunların kaynağının yönetim olduğu bir ortamda, ekonomik tedbirler ne kadar çare olabir ki?
Paket bugün veya yarın açıklanacak. İçine bakın. İstihdam, ihracat, fırsat eşitliği, esnaf, çiftçi varsa bir ümit olabilir...
Sorumluluklarını inkar, yetkilerini artırmak isteyen bir toplumun yapabileceklerinin sınırlı olduğunu unutmayın.
f.turkel@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
01/
02/
2001...
Maç yayınları
08/
02/
2001...
İlanların dili
15/
02/
2001...
Bir ülke yeniden nasıl yapılanır?
22/
02/
2001...
Tarkan, Aria ve marka ruhu
01/
03/
2001...
Kriz yazılmaz, yaşanır...
08/
03/
2001...
Derviş’le ilgili ben de yazmıştım...
15/
03/
2001...
Kriz ve yaşama duygusu...
22/
03/
2001...
Niye cep telefonunuzu değiştirirsiniz?
29/
03/
2001...
Film karelerinde saklananlar...
05/
04/
2001...
Programın kadar konuş
|