GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

12/04/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Hekimoğlu İSMAİL

Tefekkür

Tarihî bir belge

Sandıklı Esnaf ve Sanatkârlar Odası'nın çıkardığı 28 Şubat 2001 tarihli gazetede yayınlanan bir makaleyi aynen aşağıya alıyorum:

TARİHTEN BİR ANI

1992 yılında Ankara Tıp Fakültesi'nde rahatsızlığım dolayısıyla yatarken aynı koğuşa Afyonlu yaşlı bir hemşehrim, hasta olarak yanımdaki boş yatağa yerleştirildi. Birbirimizle tanıştık.

Afyon'dan Hamdi Tiryakioğlu olduğunu, 77 yaşında ve emekli olduğunu öğrendim. Hastanede 30 gün bir arada kaldık. Bu uzun zaman içerisinde birçok konuda sohbet ettik. Bu sohbet sırasında Atatürk'ün silah arkadaşı Afyonlu Ali Çetinkaya'nın yeğeni olduğunu, Ali Çetinkaya'nın kendisinin has dayısı olduğunu söyledi ve uzun uzun muhabbet ettik.

Ben de o anılarından duyduğum bir tanesini siz okuyucularıma yazmaya karar verdim.

Cumhurreisi Mustafa Kemal Atatürk, Nafia Vekilliği'ne şimdiki adı ile (Ulaştırma Bakanlığı'na) atamak için Ali Çetinkaya'yı Çankaya Köşkü'ne çağırır ve der ki:

D.D.Yolları zarar ediyor, Nafia Vekilliği'ne sizi atıyorum. Ne edersen et, DDY'nı kâra geçir der.

Hemşehrimiz Ali Çetinkaya, 'Efendim, ben z asker adamım, bu işi yapamam, ben ne anlarım bu işten kabul edemem.' der.

Atatürk, 'Hayır bu işin üstesinden sen gelirsin. İtiraz etme bu göreve atadım. Görevinin başına gitmeni istiyorum.' diye emir verir.

Ali Çetinkaya da sonradan itiraz etmeyip görevi kabul eder ve Nafia Vekilliği'ne gider. Görevi teslim alır.

Birkaç gün göreve gelip gittikten sonra genel müdürleri, müsteşarları Ankara'daki yetkilileri bir toplantı salonunda toplar.

DDY'nın zarar ettiğini, bu işletmenin zarardan kurtarılması için Cumhurreisi Atatürk'ün emri bulunduğunu, bu göreve kendisini bakan olarak atadığını söyler. 'Hep beraber DDY'nı zarardan kurtarmamız gerekir.' diye bir konuşma yapar.

Sonra genel müdür ve müsteşarlardan hep olumsuz konuşmalar dinler. (Raylar eski, trenler demode, vagon az vs. vs.) Binbir dereden bahane ederek zarardan kurtulmasının mümkün olmadığını bakana anlatırlar.

Hemşehrimiz Ali Çetinkaya, bu olumsuz konuşmalardan etkilenir, sinirlenir ve sıkılır.

Bakar olacak gibi değil.

Belindeki beylik tabancayı çıkarır, masanın üzerine kor.

'Bundan sonra derdinizi buna (tabancaya!..) anlatın.

'Bundan sonra size bir ay müsaade ediyorum çaresine bakın araştırın, düşünün, son kararınızı bana bildirin. Toplantı bitmiştir. Herkes görevinin başına.' der.

Genel müdür ve müsteşarlar Ali Çetinkaya'dan ve tabancadan korkarlar. Ulan bu Kel Ali nereden geldi başımıza derler ve uzun uzun düşünmeye varırlar.

Sonunda DDY adına bir haftalık, 15 günlük, aylık, 3 aylık, 6 aylık, 1 yıllık, paso şeklinde biletler hazırlanır, halka satışa çıkarılır. Halk bundan memnun olur. Ekonomik ve hesaplı ucuz olan biletler rağbet görür, çabuk satılır. Cumhuriyet tarihinde ilk defa DDY zarardan kurtulur, Ali Çetinkaya (Kel Ali) zamanında kâra geçer.

Hemşehrimiz Ali Çetinkaya trenleri ve personeli kontrol için tebdili kıyafet yaparak Polatlı'dan bilet almadan trene biner. Kompartımanda bir köşeye gider, yalnız oturur. Kondüktör gelir... Bilet kontrollerini yaparken köşede oturan Bakan Ali Çetinkaya'ya biletini sorar.

Tebdili kıyafetli Bakan Ali Çetinkaya biletinin olmadığını, almadığını söyleyerek 'Şu 25 kuruşu al beni görme, idare et.' der.

Biletçi;

Be adam sana cezalı bilet keseceğim, der.

Bakan;

Ne olacak arkadaş param yok, beni idare et der.

Biletçi;

Olmaz arkadaş Kel Ali duyarsa senin de ananı......! Benim de anamı.......! der, ve ya parayı ver ya da in aşağı der.

Bakan Ali Çetinkaya, laf anlatamayınca cezalı bileti kestirir, parayı öder Eskişehir'e kadar gelir.

Eskişehir'de iner, gara gelir. Gar müdürü ile beraber biletçiyi çağırır. Rüşvet almayan biletçiyi 2 maaş ve iki kademe terfi ettirerekten ödüllendirir. Yusuf Akdoğan


h.ismail@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

03/ 03/ 2001... Fethullah Gülen ve insan hakları
09/ 03/ 2001... Ekonomik sohbetler
15/ 03/ 2001... Köprünün altından çok sular geçti
16/ 03/ 2001... Kıştan sonra...
22/ 03/ 2001... Meyhaneler ve okullar
23/ 03/ 2001... Ekonomi ve biz
29/ 03/ 2001... Apalar diyarında
30/ 03/ 2001... Kasa
05/ 04/ 2001... Ne umduk ne bulduk?
06/ 04/ 2001... Haberler ve yorumlar


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.