GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

14/04/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Fikir Platformu

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



 


Hak aramada şıklık

AB üyeliği sürecinde Türkiye–Almanya ilişkilerinin tartışıldığı bir konferansı izleyen Abdülhamit Bilici ilginç bir şeye şahit oldu. Avrupa'dan ve Türkiye'den birçok katılımcı var. Ulusal Program'la ilgili bir oturumdan sonra söz alan Prof. Dr. İzzettin Doğan, Milli Güvenlik Kurulu'nun tespitine göre irticanın birinci tehdit olduğunu söyledikten sonra kendine ait şu yorumu yaptı: "İrticanın en büyük kaynağı 113 bin personel çalıştıran ve devlet bütçesinden şu kadar kaynak aktarılan Diyanet'tir." Ve sorusunu ekledi: "Niçin Ulusal Program'da bu yanlışın giderilmesine dönük bir düzenleme yok?"

Avrupa Birliği Genel Sekreterliği'nde genel sekreter yardımcısı olan Büyükelçi Vural Bozkır, yurtdışında görev yaptığı ülkelerde Diyanet'in gönderdiği din adamlarından büyük yardım aldıklarını, Diyanet görevlilerinin büyük çoğunluğunun bağnazlıktan uzak olduğunu belirtti.

Bilinen sebepler ve konumu itibariyle Prof. Dr. İzzettin Doğan'ın hak aramasına kimsenin diyeceği yok. Ancak onun gibi değerli bir bilim adamının bunu yaparken, başkalarının haklarına saldırması ya da başkalarını hedef göstermesi ne kadar yakışık alıyor?




Duvar

Yılın yazarkasa ödülünü Ahmet Çakmak'a verelim




Dengesiz

Kamu personeli arasındaki dengesizlikleri giderme konusunda hükümete 3 ay süreyle kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi veren tasarı Meclis'te kabul edildi. Maaşlardaki dengesizliği hükümet halledecek; peki hükümetteki dengesizliği kim halledecek?




Döviz Gazi'si

İnsan hep kaybettiği şeyler yüzünden gazi olmuyor. Bazen kazançlar da gazi yapıyor. Bunun örnekleri çok. Ancak en canlı örneği Merkez Bankası eski Başkanı Gazi Erçel. Kriz öncesi, Halk Bankası'nda bulunan 52 milyar liralık hesabını dövize çevirerek kısa zamanda 31 milyar liralık kazanç sağlamıştı. Durum ortaya çıkıp da yoğun eleştiriler başlayınca, kazandığını Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'ne bağışladı.

Bunun üzerine millet çağdaş yaşamdan neyin kastedildiğini tam anlayamadı. "Çağdaş yaşam, haksız kazanç üzerine oturan bir derneğe mi dönüştürülmek isteniyor!" soruları dolaşıp durdu. Akabinde açıklama yapan Türkan Saylan parayı almayacaklarını belirtti.




Alternatifin alternatifi

Her ne kadar bu hükümet kendi pisliğini temizlemeli diye düşünüyorsak da, "Hükümetin alternatifi yok!" sözü de kanımıza dokunuyor. Alternatif yok, deniyor ve kabine değişikliği konuşuluyor. Şimdiden gazetelerde 3–5 bakanın resimleri boy göstermeye başladı.

Oysa aritmetik açıdan şu andaki hükümetin dışında alternatifler de var. Fahrettin Uludağ üşenmemiş, bunları çıkarmış. Şimdiki hükümeti saymazsak, tam 15 alternatif var. Bakın alfabetik sırayla şöyle:

1– ANAP–DYP–DSP

2– ANAP–DYP–FP

3– ANAP–DYP–MHP

4– ANAP–DSP–FP

5– ANAP–DSP–MHP(Mevcut hükümet)

6– ANAP–FP–MHP

7– DYP–DSP–FP

8– DYP–DSP–MHP

9– DYP–FP–MHP

10– DSP–FP–MHP

11– ANAP–DYP–DSP–FP

12– ANAP–DYP–DSP–MHP

13– ANAP–DYP–FP–MHP

14– ANAP–DSP–FP–MHP

15– DYP–DSP–FP–MHP

16–ANAP–DYP–DSP–FP –MHP (Acil seçim hükümeti)

Bunlara bağımsız kombinasyonları ve her hükümetin 3–4 başbakan alternatifi olduğunu da hesaplarsak, alternatifler 40'ı bile geçiyor. Seçin seçin beğenin. İşinize yararsa!




Savunma

Tartışmayı bir yana bırakın, konuşmanın bile cesaret istediği bir konudur savunma harcamaları. Halbuki, Türkiye'de en fazla payın ayrıldığı kalemlerden biridir. Buna rağmen NATO ülkeleri arasında en az rakama tekabül ediyormuş. Çünkü ülkemizin gelir seviyesi iyice düştü. Bu gidişle düşman saldırısından değil, düşman saldırısı korkusundan dolayı savunmaya harcanan paradan dolayı açlıktan öleceğiz. Bunu gören Genelkurmay 20 milyar dolarında yatırım projelerini erteledi.




Siyaset yapma!

Canı sıkılan, birilerini siyaset yapmakla itham ediyor. Sanki bu memlekette siyaset yapmak suçmuş veya birilerinin tekelindeymiş gibi. TOBB Başkanı siyaset yapmış! İmam hutbede siyaset yapmış! Yolda yürüyen esnaf siyaset yapıyormuş!

Hatta siyasi partilere bile 'Siyaset yapıyorsunuz!' suçlamasında bulunuluyor. Hiç kimse asla siyaset yapmaması gereken kurumlara 'siyaset yapma' deme cesaretini kendinde bulabiliyor mu? Gariban olunca yüklenin yüklenebildiğiniz kadar. Bunu derken de siz siyaset yapmış olmayın sakın!




Ba-yat

Hayat sadece yat ve kattan ibaret değil ki. Bir yat uğruna hapislerde yatan nice yiğit var bu memlekette.



s.karakis@zaman.com.tr         h.sutay@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.