Bu yatırım alkışlanır
Ford ve Koç gruplarının 750 milyon dolarlık Gölcük yatırımı ekonomik krizdeki Türkiye'ye moral verdi.
Dünyanın büyük otomotiv üreticisi Ford Motor Company'nin Başkanı Jacques Nasser, ekonomik krizden geçen Türk insanının kısa vadeli düşünerek kendini moralsiz bıraktığını Türkiye'nin geleceği iyi görülen ülkelerden biri olduğunu söyledi. Ford'un hiçbir yatırımında kısa vadeli hesap yapmadığını belirten Nasser, yeni yatırım için Ford dünyada çok alternati bulunmasına rağmen Türkiye ile ilişki kurmayı tercih ettiklerini dile getirdi. Nasser, finansal sıkıntı çeken Türkiye'ye gelebilecek destekler açısından Ford yatırımının dünyaya bir mesaj olduğunu da sözlerine ekledi.
Gölcük'te kurulan yeni Ford Otosan fabrikasının açılışı için Türkiye'ye gelen Nasser, dünyanın değişik bölgelerinde yatırımı olan bir firma olarak farklı ülkelerde ekonomik, siyasi krizler ya da doğal afetlerle karşı karşıya kaldıklarını belirterek Türkiye'nin sadece kendinde sıkıntılar varmış gibi görmemesi gerektiğini söyledi. Arazi tahsisinde yaşanan tartışmalar, 17 Ağustos depremi ve iki ekonomik krizin etkilediği Ford Otosan'ın Gölcük fabrikasını Ford'un en akıllıca yatırımlarından biri olarak değerlendiren Nasser, fabrikanın teknoloji düzeyinin çok çok yüksek olduğunu dünyadaki pekçok Ford fabrikasında olmayan proses ve yeniliklere sahip olduğunu dile getirdi. Nasser, fabrikanın bu konuma gelmesinde ortakları olan Koç Grubu'nun büyük desteği olduğunu da hatırlattı.
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç, grup olarak otomotivde önemli yatırımlar yapıldığını Ford Otosan ortaklığının ise iç piyasa yerine dış piyasaya odaklanacağını söyledi.
Ford'la 70 yılı geçen birliktelikte bu yıl dönüm noktasına gelindiğini belirten Koç, Türkiye'nin bir defada yapılan en büyük özel yatırımı olarak değerlendirdi. Babası Vehbi Koç'un hayalinin gerçek olduğunu söyleyen Koç, karar verilmesinden bugüne yaşanan sorunlara rağmen Ford Otosan fabrikasının yılmadan bugüne kadar getirildiğini dile getirdi.
Hedef 1 milyar dolar ihracat
Ford Otosan Kocaeli Fabrikası, 750 milyon dolarlık bir yatırımla 1,6 milyon metrekare açık alan üzerinde Gölcük'te devlet tarafından tahsis edilen bir arazi üzerinde inşa edildi. Deniz kenarında yer alan fabrika ihracat amaçlı kullanılacak bir de rıhtıma sahip. Bu yıl Ford Transit'in 2001 modelleri üretilen fabrikada önümüzdeki yıl ise Ford'un yeni model hafif ticari araçların üretilmesi hedefleniyor. Fabrikada yılda 150 bin araç üretmeyi planlayan Ford Otosan'ın ihracat hedefi ise yılda 1 milyar dolar. Merkezi İstanbul'da bulunan ve satış, pazarlama, mühendislik, üretim ve parça dağıtımdan oluşan entegre bir yapılanmaya sahip Ford Otosan, yeni kurulan fabrika dışında 3 bin 700 kişiye istihdam imkanı sağlıyor. Türkiye'de 643 bin aracın satıldığı 2000 yılında Ford, 42 bin 426 adet ticari araç satışıyla pazarın yüzde 23 ile liderliğini elinde bulunduruyor.
Ford, çeşitli ülkelerde yer alan ve 400 bin kişinin çalıştığı fabrikalarında yılda 7,5 milyon adet araç üretirken yıllık geliri de 160 milyar doları aşıyor. Yüzde 18 hissesi Borsa'da işlem gören Ford Otosan ise 1959 yılından beri ülkemizde.
Yılmaz: Siyasi riske değer
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın Ford Otosan fabrika açılışında yaptığı konuşmada Türk ekonomisi tarihinin en ağır krizini yaşarken büyük Marmara depreminin yıktığı bir bölgede ve bir bataklığın üzerinde dünya ölçeğinde bu tesisin açılışını yapmanın her türlü siyasi riske değeceğini söylemesi salonda alkışlarla karşılandı. Mesut Yılmaz, ekonomide yaşanan krizin altında geçmiş dönemde siyaseten gerekli fakat ülke için riskli kararların sıklıkla alınmasının yattığını dile getirdi.
Açılıştan notlar:
* Açılış törenine 'Bu proje için isterlerse Çankaya'nın bahçesini veririm.' diyen 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve işadamı Sakıp Sabancı'nın katılmaması dikkat çekti.
* Fabrika arazisi devlet tarafından bedelsiz tahsis edilen Ford Otosan bunun karşılığında İzmit ve Gölcük'te kalıcı konut, bir yüksek okul ve tanı merkezi inşa ettirdi.
* Gölcük'te deprem öncesi temelleri atılan fabrikanın temelleri deprem sonrası 2 metre kadar çöktü. Ancak bunu önlemek için ekstra destekler kullanıldı.
* Koç ailesinin Ford ile ortaklığı 1928 yılına kadar uzanıyor. O yıl Vehbi Koç, Amerikan Ford şirketi ile Ankara ve çevresi için bir distribütörlük anlaşması yapmıştı.
* En son dünya teknolojisinin kullanıldığı fabrikada üretim tümüyle robot teknolojisi ile yürütülüyor.
(Memduh Taşlıcalı / Ekonomi Servisi)
Ulusoy: Turizmle krizi aşarız
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, "Devlet Bakanı Derviş'in ifade ettiği gibi ekonomideki sıkıntıların aşılmasında turizm ve ihracatın katkısı büyük olacak." dedi.
Ulusoy, bu yıl Türkiye'ye 12 milyon turist ve 10 milyar dolar turizm geliri hedeflediklerini belirterek, sektörde bu yılın pazarlamasının bittiğini, yatırımların gelecek yıllara yapıldığını söyledi. Ulusoy, Türkiye'nin turizm yatırımlarının toplam değerinin yaklaşık 60 milyon dolar seviyesinde olduğuna işaret ederek, bu yatırımın yarısının "kum-güneş-deniz" üçlüsüne yapıldığını kaydetti.
38 sektörü besliyor
Sektörde İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde de turizm yatırımlarının devam ettiğini bildiren Ulusoy, hedefin Türk turizminin zenginliklerini ortaya koymak ve bu potansiyeli harekete geçirmek olduğunu ifade etti.
Turizm sektörünün 38 alt sektörü beslediğini ve ekonominin hareketliliğine önemli katkılar sağladığını dile getiren Ulusoy, "Devlet Bakanı Kemal Derviş'in ifade ettiği gibi ülke ekonomisinin içinde bulunduğu zorlukların aşılmasında turizm ve ihracatın katkısı büyük olacak." diye konuştu.
Turizmin zenginlikleri ve bu paralelde ülke tanıtımı için önümüzdeki dönemde etkin çalışmaları programa aldıklarını anlatan Ulusoy, tanıtımda, her ülke ve kıtaya özel tanıtım araçları kullanacaklarını söyledi.
Türkiye'nin dünya turizm gelirlerinden aldığı payın yüzde 1,6 seviyesinde kaldığını, bunu artırmayı hedeflediklerini kaydeden Ulusoy, Anadolu turlarında belli bir azalma olduğuna işaret ederek, "Bunun yeniden canlandırılması için Anadolu tanıtımına ağırlık verdik." dedi.
Ulusoy, şöyle devam etti: "Dünya turizm hareketlerinde, Ürdün'e arkeoloji, Paris'e kongre, İsviçre'ye de kayak için gidiliyor. Ülkemizde ise dört mevsim bir arada, her şey var. Zengin tarihi ve kültürel araçlarımız ve mekanlarımız var. Bunları tanıtacağız."
Sümer Oral: Programda pürüz yok
Maliye Bakanı Sümer Oral, ekonomik programla ilgili hiçbir pürüzün bulunmadığını belirterek, "Kabinenin tümü programı benimsemiştir ve arkasındadır." dedi.
Maliye Bakanı Oral, Avrupa Birliği'ne (AB) aday ülkelerin maliye bakanlarından oluşan G-13 Grubu toplantılarına katılmak üzere, Danimarka'ya gitti. Atatürk Hava Limanı'nda yaptığı açıklamada, toplantılarda, Avrupa Birliği'ne (AB) aday 13 ülkenin maliye bakanlarının bir araya geleceğini söyledi.
Ekonomik programla ilgili hiçbir pürüz bulunmadığını vurgulayan Oral, şöyle devam etti: "Maliye Bakanı olarak, program çalışmaları içinde en fazla olan kabine üyelerinden birisiyim. Zaman zaman farklı şekilde yansıyor. Kesinlikle; ama kesinlikle bir farklı durum yoktur. Kabinenin tümü programı benimsemiştir ve arkasındadır. Bunu çok rahat ve samimi olarak söylüyorum."
Avrupa maliye bakanlarından programa destek beklenip beklenmediği yolundaki bir soruya da Bakan Oral, "Bu toplantılarda G-7 üyesi 4 maliye bakanı bulunuyor. Gayet tabii temaslarımız olacak." diye cevap verdi.
GSM’de kıyasıya rekabet
GSM operatörleri Turkcell, Telsim ve Aria arasında devam eden rekabet, ekonomik krizle işlerin durma noktasına geldiği reklamcılık sektörü için yeni bir umut oldu. Üç GSM operatörünün 2001'in ilk üç ayındaki reklam harcamaları 54,4 trilyona ulaştı.
Rekabet ortamından dolayı daha önce açıkladıkları reklam bütçelerinin dışına çıkmak zorunda kalan üç GSM operatörünün 2001'in ilk çeyreğinde toplam reklam harcaması, 54 trilyon 394 milyar lira olarak gerçekleşti. Bu miktar hemen hemen Turkcell'in geçen yılki toplam reklam harcamasına eşit.
Ekonomik krizin yaşandığı ve her sektörün durma noktasına geldiği bu dönemde, üç GSM operatörü arasındaki kıyasıya rekabetin reklam harcamalarını önemli ölçüde artırdığını gösterirken, mayıs ayında faaliyete geçmesi beklenen Türk Telekom'un GSM operatörü Aycell'in de katılımıyla reklam yarışının daha da kızışacağına kesin gözüyle bakılıyor.
(Turhan Bozkurt / İstanbul CHA)
Gözüm: Moralimizi bozmayalım
Moralimizi bozmayalımNetaş/Nortel Electric Telekomünikasyon AŞ Genel Müdürü Sait Gözüm, "Yaşadığımız krizden dolayı moralimizi bozmayalım." dedi.
Sait Gözüm, Nortel Networks'ün dünyadaki 700 bayisini biraraya toplayan geleneksel "Barracuda" toplantısının tanıtımı nedeniyle düzenlenen toplantıda gazetecilerin sorularını cevapladı. Yaşanan krizin bir "hıçkırık" olarak değerlendirilmesini isteyen Gözüm, "Türkiye'nin potansiyeli çok yüksek, bu krizi de aşacaktır." dedi. Genelde teknolojide hiçbir sıkıntı olmadığına ve kapasitenin büyük ölçüde arttığına işaret eden Gözüm, son kullanıcıların bundan faydalanması için yatırımcıların daha fazla yatırım yapması ve regülasyonların hızlı yapılmasında yarar bulunduğunu ifade etti.
"Türk Telekom'un 2003 yılında tekeli kalkacak, Netaş/Nortel Networks'ün burdaki yeri ne olacak? şeklindeki bir soruya da Gözüm, "Biz üretici bir şirketiz, işletici şirket değiliz. Türk Telekom ve onlar gibi ortaya çıkacak diğerleriyle yatırım ortaklığı yapmamız söz konusu değil. Biz Nortel Networks birikimlerini, kendi ülke birikimlerimizle birleştirip şirketlerin hizmetine sunan, sattıkça yaşayan bir kuruluşuz." dedi.
IMF’de reform hazırlığı
Dünya ekonomilerindeki yavaşlama ve krizleri umursamayan IMF'nin gelecek haftaki ilkbahar toplantılarında en önemli gündem maddesi erken uyarı sistemleri. Sistem, IMF'nin gelişmekte olan ülkelerde sorunların tam bir krize dönüşmeden nasıl belirleyebileceğini içeriyor.
Dünya ekonomisi yavaşlıyor, Amerika resesyona yönelebilir, borsalardaki balon patladı ve Türkiye ekonomisi mahvoldu; ama ilkbahar toplantılarına hazırlanan IMF (Uluslararası Para Fonu) mutlu.
Gelecek haftaki toplantılara hazırlanan IMF aslında bu durumdan endişeli; ancak fonun Washington'ın merkezindeki binasında çalışanların rahat olmak için şimdilik iyi gerekçeleri var. Çünkü bugünlerde fonu eleştirenler nispeten sessizler. Hiçbiri fonu 'insan şekline girmiş şeytan' olarak adlandırmıyor, hiçbiri kapılarının kapatılmasını istemiyor. 1997-99 Asya malî krizi sırasında olanların aksine çok sayıda ekonomi çökerken kimse IMF'yi mezarlıktan geçerken ıslık çalmakla suçlamıyor. En sert eleştiricileri bile IMF'nin kendisini son yıllarda büyük bir hızla iyileştirdiğini kabul etmek zorunda kaldılar.
Asya krizinden beri IMF, eleştirilerin yaylım ateşine cevap olarak bir dizi reform yaptı. Krediler küçüldü, erken geri ödeme varsayımı var, IMF parasına bağımlılığın azaltılması için fon kredilerinin faiz oranları yükseltildi, kredi şartları ise azaltıldı. En önemlisi gelişmekte olan ülkelerin çoğunluğu dalgalı döviz kuru rejimlerini benimseyerek malî şoklara daha az açık ve çok daha şeffaf hale geldiler.
Uyarı görevi
ABD Hazine Bakanı Paul O'Neill, IMF'nin sistemik risk oluşturan ancak tavsiyelerini dinlemeyen ülkelere uyarıcı görevi üstlenmesi gerektiğini söyledi. Institute for International Economics Başkanı Fred Bergsten de, IMF'nin kamuoyuna açılmasını ve gerekli önlemi almayan ülkeleri uyarmasını istiyor. Bergsten, "Sorunları öngördükten sonra da erken önlem almanız gerekir." dedi.
Ancak üye ülkelerin olumsuz durumlarını başkalarına bildirmek IMF kültüründe deprem etkisi oluşturacaktır ki, Lissakers, böyle bir değişikliğin gerçekleşeceğini düşünmüyor. Lissakers, "Kurumun önlemek istediği krizi tetikleyeceği endişesiyle kurumun bunu destekleyeceğini düşünmüyorum." dedi ve "Fonun ülkeler için bir derecelendirme kuruluşu gibi davranması gerektiği düşüncesinin kabul edilebilir olduğunu düşünmüyorum." diye ekledi.
Toplantılarda konuşulacak diğer konular, IMF kredilerinin şartlarının azaltılması, yoksullukla mücadele, Dünya Bankası'yla daha yakın işbirliği ve tartışmalı bir nokta olan kurtarma kredilerinde özel sektörün rolü olacak.
Türkiye bulaşıcı değil
Türkiye ve Arjantin krizleri, henüz çözülememekle birlikte Asya çöküntüsünde görülen türde bir bulaşıcılık göstermediler. Gelecek haftaki toplantıda IMF reform gündeminin en önemli maddesi erken uyarı sistemleri, yani IMF'nin gelişmekte olan ülkelerde sorunları, patlayarak tam bir krize dönüşmeden nasıl belirleyebileceği olacak. Bu, IMF İcra Direktörü Horst Koehler, yeni Bush yönetimi, hatta fonu eleştirenlerin bile üzerinde anlaşabildikleri bir konu.
ABD'nin eski IMF yöneticisi Karin Lissakers, çarşamba günü yaptığı bir söyleşide, "Kriz önleme ve sorunlar çıkmadan önce iyi politikaların telkin edilmesi konusunda büyük gayret var. Zaten Koehler geçen sene devraldığı IMF İcra Direktörlüğü görevinde, kriz önlemeyi birinci önceliği haline getirdi.
Koehler kısa bir süre önce yaptığı bir konuşmada, "Geçmişteki krizlerden alınması gereken esas ders kriz önlemenin fonun görevlerinin merkezinde yer alması gerektiğidir." dedi. "Hâlâ iyileştirilmesi gereken çok şey var? Kırılganlıkların ve potansiyel krizlerin işaretlerinin erken tespit edilmesi ve bu gelişmelere karşı pratik ekonomik politika yaklaşımları geliştirilmesi (konusunda)." diye konuşan Koehler, bu çaba çerçevesinde dünya çapında sermaye piyasalarını izlemek için yeni bir departman kurma sözü verdi. Ancak gerçek çekişme konusu sorunlar erken tespit edildikten sonra ne yapılacağı. WASHINGTON (Reuters)
Gizli bilgi verecek
Devlet Bakanı Kemal Derviş, genel ekonomik konularla ilgili olarak TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nun kapalı oturumunda bilgi verecek.
Derviş, Plan ve Bütçe Komisyonu'nun 24 Nisan Salı günü yapılacak kapalı oturumuna katılarak genel ekonomik konularla ilgili bilgi aktaracak. Komisyon gündeminde Derviş'in bilgi vermesine ilişkin toplantı süresi 2,5 saat olarak belirlendi. Komisyonda, Merkez Bankası Kanunu'nu değiştiren tasarının görüşülmesi sırasında bazı üyeler, Bakan Derviş'in de katılımıyla kapalı oturum yapılması isteminde bulunmuşlardı.
TBMM İçtüzüğü'nün komisyonlarda kapalı oturumu düzenleyen 32. maddesi, kapalı oturum isteminin bakan ya da komisyon üyelerinin üçte biri tarafından istenebileceğini öngörüyor. Düzenlemede, "Kapalı oturumda komisyon üyelerinden ve bakanlardan başkası bulunamaz. Kapalı oturum yapılması, görüşmelerin sır olarak saklanmasına söz vermek demektir." hükmü de yer alıyor.
Derviş'e ihale ve döviz satışı sorusu
Bu arada DYP Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük, Devlet Bakanı Kemal Derviş'e, devalüasyondan bir gün önce yapılan Hazine iç borçlanma ihalesinde hangi bankaların ne miktarda teklif verdiğini ve bu tekliflere karşılık ne kadar teminat yatırıldığını sordu.
Bedük, Bakan Derviş tarafından cevaplanması istemiyle TBMM Başkanlığı'na sunduğu soru önergesinde, 20 Şubat 2001 tarihinde hangi bankaların bono alımından vazgeçtiğini ve bunun sonunda ne kadar teminatın yandığının açıklanmasını istedi. Bedük, önergesinde ayrıca, şu sorulara yer verdi: "20 Şubat 2001 tarihinde Merkez Bankası'ndan hangi banka ne miktarda döviz talebinde bulunmuştur ve Merkez Bankası hangi bankalara ne miktarlarda döviz satışı yapmıştır? 20 Şubat 2001 tarihinde Merkez Bankası'ndan bankalara toplam ne kadar döviz satışı yapılmıştır? Merkez Bankası bu dövizi bankalara Türk Lirası bazında hangi kurdan vermiştir?"
Yoğun bir gün
Devlet Bakanı Kemal Derviş, Avrupa Birliği (AB) büyükelçileriyle kahvaltıda bir araya geldi. Hollanda Büyükelçiliği Rezidansı'ndaki kahvaltıya, AB'ye üye ülkelerin büyükelçilerinin yanı sıra Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilcisi Büyükelçi Karen Fogg'un da katıldığı öğrenildi. Yaklaşık 1 saat 10 dakika süren kahvaltıda, Türkiye'nin AB ile ilişkileri, ulusal program ve dış kaynak konularının ele alındığı öğrenildi. Daha sonra Hazine'ye geçen Bakan Derviş, bürokratlardan, IMF'ye sunulacak yeni niyet mektubunun cumartesi günü akşamına kadar bitirilmesini istedi. Derviş ayrıca Dünya Bankası Türkiye Temsilcisi Ajay Chhibber ile görüştü.
Derviş, başbakan gibi
MÜSİAD Kayseri Şubesi Başkanı Ömer Kurşuncu, Devlet Bakanı Kemal Derviş'in başbakan görünümü verdiğini söylerken, İtalya'nın en önemli günlük gazetelerinden Corriere della Sera da, "Türkiye'yi yeniden ayağa kaldırmak isteyen Amerikalı" başlığıyla kullandığı haberinde, Türkiye'nin tüm umutlarını Kemal Derviş'e bağladığını yazdı.
İç borç 50,8 katrilyon
Hazine Müsteşarlığı, bu yılın mart ayı sonunda iç borç stokunun 50 katrilyon 851 trilyon 184 milyar liraya ulaştığını bildirdi.
Hazine Müsteşarlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, iç borç stoku, 2000 yılı sonunda 36 katrilyon 420 trilyon 621 milyar lira iken, 2001 Ocak ayı sonunda 44 katrilyon 428 trilyon 106 milyar liraya yükseldi. Bu yılın şubat ayı sonunda ise 45 katrilyon 427 trilyon 488 milyar lira olan iç borç stoku, mart ayı sonunda ise 50 katrilyon 851 trilyon 184 milyar lira olarak gerçekleşti. Açıklamada, mart sonunda iç borç stokunun 43 katrilyon 397 trilyon 288 milyar lirasını tahvil, 7 katrilyon 453 trilyon 896 milyar lirasını ise bonolar oluşturdu.
Krizde hedef büyüttü
Arçelik, Coca Cola, Toyota, Vestel ve Tofaş gibi firmalara ambalaj ve koli üreten Gediz Ambalaj, krizden çıkış için üretim kapasitesini artırma ve hedef büyütme kararı aldı.
Birçok firmanın kepenk kapattığı krizde Gediz Ambalaj üretim kapasitesini artırmaya karar verdi. Arçelik, Coca Cola, Merloni, Toyota, Vestel ve Tofaş gibi ünlü firmalara ambalaj, koli ve folyo üreten Gediz Ambalaj, hedefini büyüterek bu zor dönemde işçi de alacak. En iyi savunmanın hücum olacağı inancıyla hareket ettiklerini söyleyen Gediz Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Başol, "Geçen yıl bin 200 ton olan üretimimizi artırdık; 2 bin tonluk üretim hedefliyoruz. Hedeflerimiz tutarsa, bu krizde istihdam bile oluşturabiliriz." dedi.
1982 yılında fabrikalarının üretime başladığını belirten Başol, üç vardiya halinde levha, sera levhası, koli, folyo, seperatör ve safya üreterek yerli—yabancı firmaların siparişlerine cevap vermeye çalıştıklarını söyledi. Hindistan, Tunus, Hong Kong ve Bulgaristan gibi ülkelere ihracatlarının bulunduğunu kaydeden Başol, "Üretimi yapılan malzemelerimizin şeffaflığına, kırılmazlığına güveniyoruz. Değişik renklerde yapılabilir. Suya ve aside dayanıklı olan ürünlerimiz, 2—6 mm arası mukavemete dayanıklıdır ve çok değişik sektörlerde kullanılabilir." dedi.
Başol, kalitelerine güvendiklerini ve malzemelerinin tarım, inşaat, otomotiv, mobilya, beyaz eşya ve kırtasiye gibi sektörlerde kullanıldığını vurguladı. 1999 yılındaki teşvik ile hammadde yeri ve yükleme deposunun tamamlandığını ifade eden Yönetim Kurulu Başkanı Başol, İtalyan DMP firması ile yaptıkları anlaşma çerçevesinde 56 bin vida ve kovanın değiştirilerek, yenilendiğini belirtti.
Yıllardır Arçelik, Merloni, Toyota, Vestel gibi ülkemizin seçkin firmalarıyla ticari ilişkilerinin devam ettiğini ve üretimlerinin sürekli arttığını söyleyen İbrahim Başol, bu yılki hedeflerinin 2 bin ton olduğunun altını çizdi. Başol, "Bu krizde ayakta kalmanın yolu üretimden geçiyor. Üretimi azaltmıyor, artırıyoruz." dedi.
İhracat yapıyor
PTT'ye 250 bin koli satışının gerçekleştirildiğini, TSK, SSK, kargolar ve mücevher firmalarından oluşan 200 firmayla görüşmelerinin sürdüğüne dikkat çeken Başol, Coca Cola, Tofaş, Petkim'e parça üretiminin gerçekleştirildiğini belirtti.
Başol, Arçelik'in Tunus, Hindistan ve Hong Kong'daki fabrikalarına buzdolabı levhası, folyo gönderdiklerini, Adana'daki Sabancı Tekstil ve Bulgaristan'daki bir buzdolabı firmasıyla görüşmelerinin sürdüğünü söyleyerek, sözlerine şöyle son verdi: "Daha çok üretim, satış, kâr ortaklarımız ve Gediz için gereklidir. Hedeflerimiz tutarsa, istihdam oluşturabiliriz."
(Ramazan Sarı / Gediz)
Antredepolara kriz yaradı
İki aydır Türkiye'yi kasıp kavuran ekonomik kriz birçok sektörü kırıp geçirirken antredepocuların yüzleri gülüyor.
Getirdiği malları piyasaya sürmeyen ithalatçı firmalar, antredepolara mallarını yığarak döviz kurunun istikrara kavuşmasını bekliyor. İthalatçı firmalar, gümrük niteliğinde olan antredepolarda mallarını tutarak gümrük vergileri ve diğer masraflardan şimdilik kurtulmuş oluyorlar. Antredepolarda doluluk oranı yüzde 100 seviyesinde. Birçok antredepocu ilave yatırımlar yaparak yoğun talebe karşılık vermeye çalışıyor.
Türkiye'nin en büyük üç antredeposundan biri olan MASS Antredepoculuk Personel Müdürü İsmail Demir, kriz öncesi yapılan bağlantılarla depolarının tamamıyla dolduğunu vurguladı. Gümrük Müşavirleri Derneği Genel Sekreteri Cihangir Onger ise şunları söyledi: "Antredepolar ağzına kadar dolu. Krizin başlamasından bu yana geçen iki ay içinde depolarda en az 2 milyar dolarlık mal bulunduğunu tahmin ediyorum. "
(Gürhan Savgı / İstanbul CHA)
Bayındır’a Pakistan’da dava açıldı
Pakistan'ın başkenti İslamabad ile Peşaver şehri arasında otoban yolunu yapan Bayındır İnşaat, 5 yıldan beri devam eden çalışmalarında gecikmeden dolayı mahkemelik oluyor.
Pakistan Ulaştırma Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, Bayındır Türk Şirketi'nin yapılan ihale anlaşmasına göre zamanında çalışmalarını bitirmediğini ve bitirilmesi için verilen ek süre zarfında da sadece 2, 3, 4 ve 6. ünitelerin bitirildiği ifade edildi. Aynı zamanda verilen ek süre tarihi olan 19 Nisan 2001'de tamamlanamayan 1. ve 5. üniteler konusunda Bayındır İnşaat'ın ihale şartlarını yerine getiremediği ifade edildi.
Ulaştırma Bakanlığı'ndan alınan bilgilere göre ihalenin yüksek mahkemeye gideceğinin açıklanmasının yanı sıra Bayındır İnşaat yetkilileri herhangi bir açıklama yapmadı; ancak isminin açıklanmasını istemeyen bir yetkili Bayındır İnşaat'ın çalışmalarının devam ettiğini ve edeceğini belirtti.
(Cumhur Dereli / İslamabad Zaman)
TÜSİAD: Kurullara siyaset gölgesi düşmesin
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), kurullara siyasi amaçlarla atamalar yapılmasının, üst kurulların bağımsızlık ve tarafsızlıklarına gölge düşüreceğini bildirdi.
TÜSİAD, Rekabet Kurulu ve Enerji Piyasası Üst Kurulu'na yapılacak atamalarla ilgili olarak son günlerde kamuoyuna yansıyan haberlere yönelik olarak yazılı bir açıklama yaptı.
Türkiye'de mevcut ve yeni kurulacak üst kurul üyelerinin seçiminde nesnel kriterlerin ön planda tutulması gerektiği belirtilen açıklamada, Rekabet Kurulu gibi genel ve ekonomik hayatı doğrudan etkileyecek kararlar alma yetkisine sahip kurumların bağımsız ve tarafsız karar almalarının engellenmesi ve siyasi amaçlar doğrultusunda yönlendirilmesinin, piyasa dengelerinin ve rekabet ortamının zarar görmesi anlamına geleceğine işaret edildi. Açıklamada, şu görüşler dile getirildi: "Bütün üst kurulların yetkilerini toplumun refahını artıracak şekilde kullanabilmeleri için, siyasi otoriteden bağımsız karar alabilecek uzman kişilerden oluşması gerekmektedir."
Almanya'dan Türkiye’ye destek
Alman hükümeti, G—7 Grubu çerçevesinde Türkiye'ye yardıma hazır olduğunu açıkladı.
Maliye Bakanlığı'nın bir sözcüsü dün Berlin'de yaptığı açıklamada, Türkiye'ye maddi yardım yapmaya hazır olduklarını; ancak G—7 yardımı konusunda gruba üye ülkelerin ortak karar almaları gerektiğini belirtti. Bunun için de görüşmelerin sürdürülmesi gerektiğine işaret eden sözcü, "Hükümet olarak G—7 grubu içinde mümkün olan her türlü desteğe açığız." dedi. Bu arada Merkez Bankası ve diğer ekonomi kurumlarından bazı bürokratlar, IMF ile görüşmek üzere dün ABD'ye gittiler. Alınan bilgiye göre, gelecek hafta ortasına kadar, Washington'da, IMF yetkilileriyle görüşecek olan bürokratlar, ekonomi programı çerçevesinde, yeni Niyet Mektubu ve programın uygulanması için IMF'den alınması gereken mali kaynak konusunda altyapı çalışması yapacaklar. Devlet Bakanı Kemal Derviş de, gelecek hafta Washington'a giderek, IMF—Dünya Bankası Bahar Dönemi toplantılarına katılacak.
TARİŞ son ödemeyi yapacak
TARİŞ Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin, TARİŞ'in üreticilere olan borcunun 15 Mayıs'a kadar ödeyeceğini bildirdi.
Çetin, TARİŞ'in üretici ortaklarına 32 trilyon 500 milyar lira borçlandığını borcun 25 trilyon liralık kısmını ödediklerini, kalan 7 trilyon 500 milyar lirayı ise mayıs ayının ilk iki haftasında ödemeyi hedeflediklerini anlattı. Çetin, bu yıl üretecilere ilk kez kâr payı dağıtacaklarını söyledi.
'Asırlık çınar' Keskinoğlu, 101 yaşında vefat etti
Tavukçuluk sektörünün önde gelen isimlerinden ve Keskinoğlu Şirketler Grubu'nun kurucusu İsmail Keskinoğlu, geçirdiği rahatsızlık sonucu önceki gece vefat etti.
101 yaşında hayata gözlerini yuman Keskinoğlu'nun cenazesi, memleketi Manisa'nın Akhisar ilçesine bağlı Kayalıoğlu beldesinde toprağa verildi. 1900 yılında doğan İsmail Keskinoğlu, hayattaki en yaşlı sanayicilerimizdendi. Keskinoğlu, 4 çocuk sahibiydi.
Borsa Şirketlerinden...
Petrol Ofisi...
PETROL OFİSİ, 10-11 Nisan 2001 tarihlerinde Hazine Müsteşarlığı'ndan 6,46 trilyon lira tutarlı yatırım için teşvik belgesi aldı.
Akbank...
AKBANK yılın ilk 3 aylık döneminde 173 trilyon lira brüt kâr, 121 trilyon lira net kâr açıkladı.
Tansaş...
TANSAŞ, yeni bir kampanya ile 16 temel ihtiyaç maddesini en düşük fiyatlarla tüketiciyle buluşturuyor. "Kimse kolay kazanmıyor" sloganı ile yola çıkan şirket, 29 Nisan'a kadar sürecek yeni kampanyada, yoğurt, peynir, pirinç, un, salça, çay ve deterjan gibi 16 temel ihtiyaç maddesini en düşük fiyatla satacak.
Arçelik...
ARÇELİK Yönetim Kurulu, şirketin çıkarılmış sermayesinin yüzde 50 bedelsiz artırılarak 60,6 trilyon liradan 90,9 trilyon liraya yükseltilmesini kararlaştırdı.
Ford Otomotiv...
FORD OTOMOTİV Sanayi AŞ Yönetim Kurulu, çıkarılmış sermayenin 29 trilyon 242,5 milyar liradan 73 trilyon 106 milyar 250 milyon liraya yükseltilmesi kararı aldı.
Kordsa...
KORDSA Yönetim Kurulu, çıkarılmış sermayesinin yüzde 50 bedelsiz artırılarak, 24 trilyon 83 milyar 640 milyon liradan 36 trilyon 125 milyar 460 milyon liraya yükseltilmesine karar verdi.
Petkim...
PETKİM Yönetim Kurulu, çıkarılmış sermayesinin yüzde 25 bedelli, yüzde 50 yeniden değerleme artış fonundan karşılanmak suretiyle bedelsiz artırılarak 117 trilyon liradan 204 trilyon 750 milyar liraya yükseltilmesine karar verdi.
|